AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak şu ifadeleri kullandı;

"Bildiğiniz üzere şu an dışarıda kar yağıyor. Eskişehir’in geleceğini düşünmeyenler, bu şehri düşünen bir yaratan olduğunu bugün yağan karla beraber görüyorlar. Şu an gündem çok yoğun olduğu için bu konuyla alakalı bazı noktalar önem arz ediyor. Hem Türkiye’deki bazı illerimiz hem de Eskişehir’imiz, kuraklığın getirdiği noktayla barajlardaki sıkıntılarımızın zirveye çıktığı zamanları yaşıyor. Bu durumdan dolayı üzülüyoruz ve bu sebeple kar ya da yağmur yağmasına sevinir hale geldik.

Ocak ayı her zaman kış mevsiminin yaşanması gereken bir aydır. Ancak iklimlerdeki değişikliklerden kaynaklanan sıkıntılar nedeniyle şehri yönetenler ve belediye başkanları şehir için gelecek planları yapmak zorundadır. Bugün sizlerin vasıtasıyla bir konunun özellikle altını çizmek istiyorum. Bu konuda CHP milletvekilleri çok gereksiz bazı açıklamalar yapıyorlar. Biz bu zamana kadar yattık ve bu şehrin geleceğindeki suyla alakalı bir adım atmadık. Sıkıntıların hat safhaya gelmeye başladığını anladıkları için şu an bir önlem almaya çalışıyorlar.

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 7. maddesi r bendine göre; su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek, derelerin ıslahını yapmak, kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak Büyükşehir Belediyesinin görev, yetki ve sorumluluk alanlarındadır.

Ancak kanuni sorumlulukları olmasına rağmen belediyeler, bütçelerinden yeterli kaynak ayırmamaları sebebiyle bazı içme suyu temin projelerinin DSİ tarafından yapılmasını talep etmektedir. Yani gelen bütçeyi alıp olmadık yerlere harcıyorlar; bir yerlerde boya yapıyorlar ya da çiçek ekiyorlar. Sıkıntı olduğunda ise devletin nerede olduğunu sorgulayarak kendi görev ve yetki alanlarının dışına çıkıp bağırmaya başlıyorlar. Belediyelerin talebi üzerine Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, içme suyuna ilişkin çalışmaları 1053 sayılı Kanuna göre yatırım programında yer alması, ödeneğin bulunması ve ilgili belediyelerin protokolü imzalaması kaydıyla kaynaktan depoya kadar olan içme suyu tesislerini yapabilmektedir. Bu durum belediyelerin sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Sizin birinci asli göreviniz bunu planlamak, bütçesini ayarlamak ve kiminle iş birliği yapmanız gerektiğini ortaya koymaktır.

Tepebaşı bölgemizde yaşanan bir sıkıntının altını çizmek istiyorum. Bir borunun yenilenmesi konusuyla alakalı yaptıkları açıklamada önce 12 saat dediler, sonra bu süreyi 24 saate çıkardılar. Bu işi beceremediklerini ortaya koydular ve insanları hazırlıksız yakalayarak Eskişehir’in en büyük ilçesine 3 gün boyunca su sağlayamadılar. Bu, şehrin geleceğini düşünmek değildir. Şehrin geleceğini düşünen bir belediye ve ekipleri bunu zamanında planlar ve adım adım uygular. Atalarımızın dediği gibi 'Önünü kış tut, yaz çıkarsa bahtına' sözünü ihmal edip işleri sonraya bırakmışlar. Şu an kar veya yağmur yağmazsa Eskişehir’in yaz aylarında suyla alakalı büyük sıkıntısı yaşanacaktır.

Hem Belediye Başkanı hem de İl Başkanı mazeret üretmeyi seven bir tutum içerisindeler ve bu durum insanı üzüyor. Ancak sorumluluğunuzdan kaçamazsınız. Bu iş sizin sorumluluğunuzdadır ve bu işi yapacaksınız. Yapamazsanız da insanlardan özür dileyecek ve mücadelenizi göstereceksiniz. Bu zamana kadar harcamış olduğunuz paraları nerelere harcadığınızı da insanlara açıklayacaksınız.

Yılın sonu itibarıyla, 2025 yılının son 26'sında sizlerle tekrardan bir buluşma fırsatı oldu. AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak yapmış olduğumuz faaliyetleri bir rapor hâline getirdik. 170 sayfalık 2025 Faaliyet Raporu’nu sizlere de dağıttık. "AK Parti Seninle Eskişehir" dedik ve devamında AK Parti hükümetlerimizin 2025 yılındaki icraatlarını bu kitapçıkta, faaliyet raporunda tek tek anlattık.

Kendini bilmez ya da konuşmak için konuşan bir CHP İl Başkanı var. "Bu şehri cezalandırıyorlar" diyerek konuşmaya devam ediyor. Biz özellikle diyoruz ki; biz 2025 yılında TOKİ çalışmalarından altyapı ve ulaşım noktasına kadar her konuda AK Parti hükümetlerinin yapmış olduğu icraatlara devam ettik.

Hasan Bey Lojistik Merkezi bağlantı yolundan Alpu yolumuzdaki işin 2. evre ihale sürecine, Kalabak Seyitgazi Mezarlığı önündeki yolun ihalesinden Kırka yolumuzun ihalesine kadar tüm süreçleri milletvekillerimizle beraber gayretli bir çalışma içerisinde takip ettik. Bakanlarımızdan bu projeleri artık sonlandırmamız gerektiğini rica ettik. Ayrılan bütçelere biraz daha fazla bütçe ayırarak inşallah süreçlerin sonuna geldik.

Bir aksilik olmazsa 2026 ve 2027 yılında yollarımızı bitireceğiz. Hasan Bey Lojistik Merkezimizi bağlamış olacağız. Devamında Kırka yolumuzun ve Kalabak önündeki yolların sonlandırmasını yaparak süreçlerimizi tamamlayacağız.

Ben şunu anlamakta zorlanıyorum; CHP İl Başkanı ve belediye başkanları bu şehre ne yaptıklarını anlatmalıdır. Ancak sürekli genel siyasete giriyorlar. Sen Eskişehir İl Başkanısın, Eskişehir ile alakalı yaptığın işi ortaya koy. Belediyelerin yapmış olduğu değerleri ortaya koy diyoruz ama sürekli "Sokağa indiniz mi, pazara gittiniz mi?" diye soruyorlar.

Biz her gün halkın arasındayız. Dün halk günümüzde 74 vatandaşımızla görüştük. Gelen sorunların %80’i belediye ile ilgilidir. "Sumbatiğimiz yok, otobüs gelmiyor, Fevzi Çakmak’ta imar yok, Yeşiltepe’de imar sorunu var" gibi şikâyetler alıyoruz. İnsanlar belediyelerin yapmadığı hizmetlerle alakalı bizden talepte bulunuyor.

Bir amcamız, "Bunlar gezecek, dolaşacak; sizin Altyapı Bakanlığınız bu işleri çözsün" dedi. Sonrasında bir CHP milletvekili çıkıp "Eskişehir’den bu kadar vergi toplanıyor ama yatırım yapılmıyor" diyor. Bugün belediyelere gelen para, toplanan vergilerden aktarılıyor. Devlet her ay İller Bankası aracılığıyla parayı gönderiyor. Sen bu parayı alıp farklı yerlere harcayamazsın. "Çiçek ektim, güzel hizmet yaptım" diyerek bu iş olmaz.

Bugün en temel ihtiyaç olan su konusuyla alakalı büyük sıkıntılar yaşanıyor. Suyumuz bitiyor; neden tedbir almadın, neden planlama yapmadın? Biz bunları soruyoruz. AK Parti ailesi olarak biz halkımıza hesap verdik ve icraatlarımızı anlattık.

Şu an Emek Mahallesi ve Çankaya Mahallesi yakınlarında bir kapalı spor salonu ihalesi yapıldı, onu da biz yapıyoruz. Okulların bahçelerine 14-15 tane halı saha yaptık. Osmangazi Üniversitesi içerisindeki sahanın yenilemesini, Eskişehir Teknik Üniversitesi karşısındaki sahaların yenilemesini yine biz yaptık. AFAD il binamız bu sene bitmek üzeredir.

En önemlisi, depreme dayanıklı bir şehir olma noktasında 6026 konutumuzun ihalesi inşallah şubat ayında yapılacak. 2025 yılında 5900 konutumuzu teslim ettik. 2026 yılında da bazı ilçelerimizdeki konutlarımızı teslim ederek yolumuza devam edeceğiz. Bu soğuk günde bizlerle beraber olduğunuz için teşekkür ediyor, Çalışan Gazeteciler Günü’nüzü kutluyorum.

Her 26 bize Eskişehir'i anlatır, her 26 bize Eskişehir'i hatırlatır dedik. Bu minvalde gerçekten geçen sene Sayın Kültür Bakanımıza; sayın milletvekillerimizle, değerli Fatih Dönmez Bakanımız, çok kıymetli Profesör Doktor Ayşen Gürcan Bakanımız ve değerli Başkanımız Nebi Hatipoğlu ile beraber gittiğimiz zaman şunu dedik: 2026 bizim yılımız, onun için de Kültür Yolu Festivali konusuyla alakalı bize söz vermenizi istiyoruz dedik. Sağ olsun Kültür Bakanımız da bu konuda söz vermişti ve bu sene, 2026 yılında 6 tane şehirde yapılacak, bir tanesi de Eskişehir'de olacak. Ben tabii ki bununla alakalı görüşmeleri yaptım. Festivaller Genel Müdürümüz 'Başkanım, ocak ayı içerisinde tarihler belli olacak.' dedi. Tarihler belli olduğu zaman da biz muhakkak ekiplerimizi göndereceğiz ki oradaki inşallah festivali; Eskişehir'in kültür yapısını, Eskişehir'in gastronomisini, Eskişehir'in tarihini anlatan güzel bir Kültür Yolu Festivali... Konserlerimiz, ondan sonra bazı özellikli gastronomi noktasındaki yemeklerimiz, bunları anlatan ve tarihimizi anlatan güzel bir festival geçireceğiz. Bir aksilik olmazsa ocak ayı içerisinde hem tarihimiz belli olacak hem de sürecin hangi evrelerden olacağıyla alakalı bize bilgi vermiş olacaklar. Ama tabii ki biz şunu istedik: Eskişehir'in her dinamiğinin içerisinde olmuş olduğu bir festival olmasını istiyoruz dedik. Onlar da bize tamam demişlerdi. Tarih belli olduğu zaman da süreci hep beraber yönetmiş olacağız.

Bunlarla alakalı, Tıp Fakültesi ile alakalı tabii bir çalışma yaptık. O zamanlar Sağlık Bakanımız biliyorsunuz buraya geldiği zaman da bu konuyu kapsamlı bir şekilde müzakere ve istişare etmiştik. Şimdi oradaki depreme dayanıklılık noktasındaki durumun çok çok sıkıntılı olmadığını yapılan sonuçlarda ve bununla alakalı güçlendirme yapılması gerektiğiyle alakalı bize gelen en son bilgiydi, en son rapor böyleydi. Ve bu noktada da şu an ne yapılıyor? Planlama noktasına gidilecek şimdi inşallah bir aksilik olmazsa. O da nedir? Çünkü orada bir güçlendirme noktasına girdikleri zaman o zaman hastalarda ya da hasta bakma noktasında bir azalmaya gitmeleri gerekiyor. Ondan dolayı da bir planlama yapacak ama tabii ki bizim düşüncemiz nedir? Oranın tekrardan Tıp Fakültesi Hastanemizin yeni yapılması. Ama biliyorsunuz bir de şu an bizim eski devlet hastanemizin olduğu yer var, 590 yataklı. Onunla alakalı her türlü bilgi, doküman ne oldu? Stratejik Bütçe Başkanlığına verildi. Ama orada şöyle bir durum var. Eğer ki diyoruz burada 590 yatağı yaparsak daha hızlı bir adım atma, niye? Oradaki hasta noktasındaki ya da hasta bakma noktasını buraya kaydırırız. Buradaki oradaki süreci de biraz daha hızlı bir şekilde ne yapmış oluruz? İlerletmiş oluruz diye düşünüyoruz. Ama tabii ki değerli arkadaşlar bunda açık olarak söyleyeyim şu an Türkiye'de 157 tane hastane yapılıyor ve bunun 13 tanesi de şehir hastanesi. Bu noktada bakacaklar, bir de tabii ki burada yatak sayısı yani işte 100 kişide kaç tane hasta bakılıyor, onların o sayıları, yatak sayılarıyla orantılı olarak yapılan hesaplamalardan inşallah bu 590 yataklı hastane konusunu biraz daha hızlandıracağız. İlk önce orası sonra devamında da inşallah Tıp Fakültesi'nin güçlendirmesi noktasındaki planlamayı da şu an bizim Osmangazi Üniversitesi Rektörlüğümüz yapıyor. Yani şöyle, orada ister istemez bir güçlendirme yapılırken ne olacak? Bazı birimleri boşaltmak noktasında bir durum var. Onun için de orada hastalarımız mağdur olmaması noktasında böyle bir düşünce içerisindeyiz. O da ne oluyor? Hastaları bu tarafa nakletmiş olacağız ya da hasta bakımları bu tarafta olmuş olacak. Oranın da güçlendirilmesi yapılması noktasında bir ilerleme kaydedilmiş olacak.

Projelerimiz çoktur. Ancak bu sene inşallah en önemli nokta olarak şunu yapmak istiyoruz: Biliyorsunuz, şu an bizim Bursa-Ankara otobanı diye tabir ettiğimiz ya da belli bir kesimin çevre yolu olarak adlandırdığı Kuzey Çevre Yolu ile alakalı sürecin sonlanması ve ihale sürecinin yapılması yönünde bir baskı içerisinde olacağız. Devamında da biliyorsunuz şu an Hasanbey Lojistik Merkezi ile OSB arasındaki bağlantı yolumuz şubat ayı içerisinde inşallah tamamlanacak. Orada ray döşeme konusu %70’lere gelmiş durumdadır. Bir aksilik olmazsa Yenişehir-Gemlik arasındaki bağlantı yolunun inşallah bu yıl içerisinde temelinin atılması noktasında gayret edeceğiz.

Bunlar Eskişehir’in 100 yıllık hayalleridir. Her zaman ne diyoruz? Yaparsa AK Parti yapar. Neler yaptı? Bütün alt geçit ve üst geçitleri yaptı. Devamında TOKİ projeleri ile devam etti. Daha sonra KYK yurtlarını yaptı. Biliyorsunuz, geçen sene Büyükşehir Belediyesi bir su deposunu aldı ve biraz restore etti. İçine 20 tane yatak koydu ve şöyle bir lansman yaptı: "Kız öğrencilerimizin kalacağı bir yurt" dediler. Ancak buranın 20 yataklı olduğunu söylemediler. Bugün Eskişehir’de biz, şu an 20.000 kapasiteli KYK yurtlarımızla gelen hiçbir öğrencimizi boşta bırakmadık. Bu yüzden "Yaparsa AK Parti yapar" diyoruz.

Ben genel olarak konuşurken her zaman Eskişehir’i konuşuyorum. Çünkü ben AK Parti'nin Eskişehir İl Başkanı'yım. Eskişehir’deki sorunları, sıkıntıları, yaptıklarımızı ve şu an ihalesi devam eden ya da ihalesi yapılacak süreçleri hep Eskişehir özelinde ortaya koyuyorum. Ancak ne hikmetse il başkanından belediye başkanlarına ve milletvekillerine kadar herkes genel siyaset noktasında bir çaba gösteriyor. Çünkü yaptıkları ve ortaya koydukları bir değer yoktur.

Şunu da özellikle belirtmek istiyorum: Biliyorsunuz, Yaşar Kemal Caddesi vardır. Asri Mezarlık'ın arka tarafında, kuzeyde kalan o caddeyi şu an bağlayacaklar. 1.400 metrelik bir yol yapıyorlar ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin ifadesiyle "Dev proje tamamlanmak üzere" dediler. 1.400 metrelik bir yol yapıyorsunuz ve adına "dev" diyorsunuz. Biz şu an Kırka yolunda 7 kilometrelik yol yapmışız ama buna "dev" demiyoruz. İnşallah 2 yıl içerisinde 40 kilometrelik yolu bitireceğiz diyoruz ve buna da "dev" demiyoruz. Onların dev anlayışını buradan anlayın. Her yere çiçek ektikleri ve her yeri boyadıkları için insan üzülüyor.

Geçen gün Sümer Mahallesi’nde bisiklet ile alakalı bir park açtılar. Gaziantep’ten bir arkadaşımız geldi ve "Şurada bir yürüyelim" dedik. Burayı Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin yeni açtığını ve yeni bir park olduğunu söyledim. Arkadaşım "Burası park mı?" diye sordu. "Gaziantep’te park görmek istiyorsan, bir insan sabah girer ve akşam ancak çıkar" dedi. O kadar devasa büyüklükte ve güzel parklar yapıyoruz. Bu durum bana biraz tuhaf geldi. Onlar burayı bir hizmet olarak görüyorlar. Toplamda 1.500-2.000 metrekarelik bir alanı "park yaptım" diyerek koskocaman Büyükşehir Belediye Başkanı gidip orada açılış yapıyor.

Daha sonra bakıyorum, bir çeşme açmaya Genel Başkanı götürdüler. Devamında bir berber dükkanı açtılar ve Genel Başkan Yardımcıları geldi. 3 milletvekili, 1 başkan ve tüm belediye başkanları bir berber açılışına katıldı. Onların hizmet anlayışındaki vizyonları işte bu kadardır. Bu yüzden bu şehir kaybediyor ve kaybetmeye devam ediyor. Ancak inşallah biz kendimizi daha iyi anlatacağız. Bizim mottomuz "Eskişehir" diyecek. Her yer altı bize Eskişehir’i anlatır ve her yer altı bize Eskişehir’i hatırlatır. Durmak yok, çalışmaya devam edeceğiz inşallah."