AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak şu ifadeleri kullandı:
“Rüştü Şentuna bir açıklama yapmış. Biz, biliyorsunuz ki bu Kızılinler Projesi’ni en başından beri takip eden birisi ya da bu süreci belli bir noktaya kadar taşıyan birisi olarak şunu söylemem lazım: Ben bazı şeyler söyleyince tabii ki hoşuna gitmiyor. Ondan dolayı da böyle kalkıp basın açıklamaları yapma ihtiyacı duyuyor.
Biz defaatle şunu söyledik. Bakın, bundan takriben 10 ay önceki süreç. Turizm Bakanlığına bizzat ne yaptık? Rüştü Bey’le gittik. Süreçleri belli noktalarda tamamlamış olmamıza rağmen Rüştü Bey kalktı, sistemin imzalanmış olmasını bilmesine rağmen, sistemin 3-4 gün içerisinde sisteme yüklenmesini bildiği veya bilmemesine rağmen ne yaptı değerli arkadaşlar? Bir basın açıklaması yaptı.
Ve orada ne dedi? ‘AKP’ye yakın bir iş adamı bizi engelliyor’ diye ifade kullandı. Sonra ne oldu? 9 ay önce, 10 ay önce işte. Devamında ne oldu? Bazı gazeteler hemen ‘AKP engelliyor’ diye manşet attı.
Bakın, bu işin özellikle Bakanlık tarafındaki sürecini yöneten bir kardeşiniz, bir arkadaşınız olarak bugün kalkıp da Rüştü Bey’in kendisinin, hanımının siyasi görüşünün ne olduğunu bilmiş olmamıza rağmen bu projenin Eskişehir’e bir kazanım sağlayacağını öngördüğümüz için ne yaptık? Biz bu işe öncülük yaptık.
Ama biz kendisine dedik ki ‘Böyle bir açıklamayı yapma Rüştü. Rüştü Bey, böyle bir açıklamayı yapma.’ Yapma, niye? ‘Bak, sistem imzalanmış. Evrak imzalanmış, sisteme yüklenecek 3-4 gün sonra’ dedik. Ama ne yaptı Rüştü Bey? Buna bakmadı. Dedi ki ‘Ben arkadaşlarıma söz verdim.’ Ve kalktı gerçekten talihsiz bir açıklama yaptı.
Bugün bu süreci ben AK Parti İl Başkanı olarak yönetmiş olmama rağmen kalkıp, o sanayicinin ve iş adamının Eskişehir’in medarıiftiharı, gururu olan bir ailenin, Firuzan Kanatlı’nın olduğunu bilmiş olmasına rağmen ne yaptı? Esrarengizleştirerek ‘AKP’ye yakın bir iş adamı’ diyerek herkesi zan altında bıraktı. Biz bu işi yapmış olmamıza rağmen çıkıp orada ‘Ben teşekkür etmek istiyorum’ demesi gerekirken kalktı, bizleri zan altında bıraktı.
Bakın değerli arkadaşlar, Rüştü Şentuna ya da ERİAD bu işi yapıyorsa babasının hayrına yapmayacak. Bu işten para kazanacak. Yani ‘Ben bu işi 3 yıldan beri takip ediyorum.’ Evet, takip edeceksin. Niye? Para kazanacaksın. Sen bunu kalkıp da yapıp, ‘Ben bunu halka bırakıyorum, devlete bırakıyorum’ demeyeceksin. Para kazanacaksın.
Orada örnek de verdim kendisine. Dedim ki ‘Bak, bugün senin beraber gezdiğin, her gün beraber oturup kalktığın Tepebaşı Belediye Başkan Yardımcısına git sor. Tepebaşı Belediyesine sor. De ki bugün normalde bir insan bir ev yapacaksa, 100 metrekare iki katlı bir ev yapacaksa bile bir inşaat ruhsatı almak için 1 yıl, 1,5 yıl bekliyor. Bir şey prosedüründe kendi dünyasında ilerliyor.’ demiş olmamıza rağmen ne yaptı? Dün yine kalktı, farklı bir şekilde ajitasyon yaptı.
Orada da gazeteci bir arkadaşımızın dediği, birinizin sorduğu bir soru var değil mi? ‘AK Parti İl Başkanı adaylığınız var mı?’ dedi. Yani ‘Siyasete girecek misiniz?’ diye bir soru sordu.
Bakın, bugün Rüştü Şentuna eğer ki bir parti il başkanı olacaksa o da Yeni Parti İl Başkanlığı olur. Onu da nasıl yapar? Hanımını, İnci Şentuna’yı Tepebaşı’ndan 1. sıra adayı nasıl yaptıysa Yeni Parti’ye de kendisi öyle il başkanı olur. Öbür türlü farklı partilerde il başkanı olma şansı bence yok derecesinde azdır. Onu da özellikle dile getirmek istiyoruz.
Ama burada kalkıp da sürekli Eskişehir’i ortaya koyarak ve ‘Biz burada Eskişehir’e bir yatırım yapacağız, yatırım yapacağız’ diyerek, ajitasyon yaparak yol yürümesi de çok enteresan geliyor. Neden? Çünkü sen bu işten para kazanacaksın Rüştü Bey. Senin etrafındaki insanlar da para kazanacak.
Ama bu konuyu kalkıp da biz engellemedik, engellemeye çalışmadık. Ya da bu işin önünü açan birisi varsa senin ne oluyor? Gidip de o Tepebaşı Belediye Başkanının, Tepebaşı Belediye Başkan Yardımcısının olmadı; AK Parti İl Başkanı ve AK Parti milletvekilleri oldu. Ama kalkıp hâlâ farklı bir noktada yolu yönlendirmiş olman gerçekten kamuoyunu farklı noktalarda, biraz da bizim üzerimizden prim yapmaya çaba gösteren bir durum içerisinde. Ben Eskişehir adına üzüldüğümü dile getiriyorum.
Bakın, bu prosedürde şu an belki bitti, belki bitmek üzeredir ya da belki 10 gün sonra, belki 15 gün sonra imzalanacaktır. Süreç kendi mecrasında ilerliyordur. Ama kalkıp da böyle gereksiz toplantılar, böyle gereksiz şeyler ya da sana birkaç tane arkadaşın bir evrak verdiği zaman her evrağı alıp da açıklama yapmak zorunda olmadığını bilmesi lazım.
Sonuçta sen burada bir ticaret yapacaksın, para kazanacaksın. Biz buna inandığımızdan dolayı da ne yaptık? Bu sürecin bir noktada önünü açmış olduk. Bakanlığa bugün sorun. ‘Sizi Bakanlığa hangi il başkanı götürdü? Manyakodu ile alakalı süreci tamamlayan, seni paşeyle görüştüren ve sürecin hızlanmasını sağlayan hangi il başkanı?’ diye sorun bakalım. Cevabını verecektir yani.
Geçen Eskişehir Kalkınma Platformunda da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın geldiği programda konuşulmuş. Orada basına kapalıydı. Biz bilgi alabilir miyiz? Neler yaşandı?
Orada soruyu sordu. Gerekli noktalarda Cumhurbaşkanı Yardımcımız dedi ki ‘Bu konuya bakalım.’ Yani sürecin kendi mecrasında ilerlemiş olduğunu da söyledik. Ama her defasında kendini farklı bir noktada bulan ve değerlendiren Rüştü Bey burada da kalktı, o soruyu sordu.
Biz de gereken cevabı verdik. ‘Süreç kendi mecrasında ilerliyor.’ Ama kendini farklı bir noktada gündemde tutmaya çaba gösteren bir arkadaş dedik. Çünkü ne oluyor? Gündemde olmayacak. Yatırımını yapacak mısın? Yatırım yapacaksın. Bununla alakalı tüm altyapı hazırlıkların hazır mı? Yani onlar bile meçhul şeyler. Ondan dolayı da bu noktada sıkıntı.
Bir de bakın, bu işin biliyorsunuz ki yatırım maliyeti takriben 2,5-3 milyarlık bir rakam. Ellerinde şu an olmuş olduğu rakamı mesela kendi ifade ediyor, 500 milyon. Geriyi nereden bulacak? Bak, bunların hepsini açıklamalı. Altyapıyla alakalı tüm süreçleri bitirmiş olduğunu açıklamalı.
Ama ne yapıyor? Sürekli bizim üzerimizden bir siyaset yaparak yol yürüyor. Ondan dolayı da gerçekten Eskişehir adına aslında sonuçlandıramayacak. Hani daha demin geçenlerde yine söylemiştim. Yani ne derler? Şu ifadeyi kullanırlar: ‘Gelin oynamayı bilmeyince yerim dar dermiş.’ Şimdi bu da ne yapıyor? Oynamayı bilmediğinden dolayı habire ne yapıyor? Topu bize atıyor, taşı bize atıyor. Ama gereksiz şeyler. Sen işine bak. Süreç kendi mecrasında ilerliyor.
Ve yine söylüyorum, tekrardan söylüyorum, anlaması için söylüyorum. Bugün bir belediyede, Odunpazarı ya da Tepebaşı’nda 2 yıldan beri bekleyen, iskân bekleyen insanlar, 1 yıl, 1,5 yıl inşaat ruhsatı bekleyen insanlar var. Ne oluyor? Süreç kendi mecrasında ilerliyordur. Yakın gelecekte de belki ne olacak? Süreç tamamlanmış olacaktır yani.
Benim son sorum da Kızılinler halkı ile ilgili. Halk çok tepkili başkanım. Onlara bir mesajınız var mı?
Sürecin başında da söyledik. Evet, termal turizm noktasındaki süreçle alakalı biz buna inandığımızdan dolayı Rüştü Bey’i ne yaptık? Aldık, Bakanlığa gittik. Bakanlıkta konuyu anlattık. Sürecin hızlanması noktasında her türlü girişimde bulunduk. Aradık kaç sefer, buna şahittir kendisi, görüşmeler yaptık.
Ne için? Evet, bu sürecin hızlanmasını istediğimizden ve bu projenin şehre bir kazanım sağlayacağını öngördüğümüzden dolayı.
Ama kendisi, ben diyorum yani, bu kadar çok gündeme gelmiş olması… Bir zamanlar Ticaret Odasında çok adı geçti, orayı denedi. Sanayi Odasında adı geçti, orayı denedi. Tabii ki kimse kalkıp da ‘Ben buraya adayım’ demez.
Ben de diyorum ki mert ol, samimi ol. Samimi noktada, mert bir şekilde ‘Evet arkadaş, ben böyle böyle yapacağım’ de. Yani çalıyı dolanmanın bir anlamı yok. Bunu da özellikle bilmesini istiyoruz.”





