ES TV'de konuşan Eskişehirspor Teknik Direktörü Hakan Şapçı şu ifadeleri kullandı;

"Kontenjan oyuncuların beşi birden aynı anda sahada olabiliyor. Dolayısıyla bir oyuncuyu oyuna almak istediğimizde, kontenjana dahil başka bir oyuncuyu çıkarmamız gerekiyor. Belki ikinci yarılarda hepsini kullanabileceğimiz bir imkân tanınsa bizim açımızdan kadroyu güçlendirecek bir durum olabilir. Ama mevcut sistemde birinin oyuna girebilmesi için kontenjan oyuncularından birinin sahadan çıkması gerekiyor. Bu da açıkçası enteresan bir durum.

Diğer grupta kadroya 10 oyuncu alabiliyoruz, bizim orada da 9 oyuncumuz var. Yani fazladan oyuncumuz yok. 2004 ve sonrası doğumlu oyuncular konusunda da elimiz oldukça geniş. Bu grupta da 8-9 oyuncumuz bulunuyor.

Dolayısıyla kadroyu hem sayı hem de pozisyon dağılımı açısından çok doğru planladığımızı düşünüyoruz. Aynı zamanda takım içerisinde çok fazla forma şansı bulamayacak oyuncu barındırmak istemiyoruz. Bu nedenle mevcut oyuncu sayısının bizim için yeterli olduğu kanaatindeyiz.

Genç oyuncularımız da gerçekten oldukça iyi. Onlara güveniyoruz. Genel anlamda baktığımızda takımımızı iyi kurduğumuzu ve dengeli bir kadro oluşturduğumuzu düşünüyoruz.

Takımı kendimiz kurduk, kendimiz oluşturduk ve sezon başı hazırlığını da kendimiz yaptık. Açıkçası bu durum, başta yönetimimize ve camiamıza karşı sorumluluğumuzu daha da artırıyor.

Bizim lige iyi başlamak gibi bir mecburiyetimiz var. Çünkü iyi başladığımız takdirde haftalar ilerledikçe daha da iyi olacak bir takıma sahibiz. Alacağımız galibiyetler hem takımımızın özgüvenini artıracak hem de camiamızın geçen sezondan yaşadığı hayal kırıklığını yeniden umuda dönüştürecek. Şehri de takımı da yeniden o havanın içerisine sokmamız gerekiyor.

Bu nedenle, sizin de söylediğiniz gibi, çok planlı ve programlı hareket ettik. Bana göre doğru zamanda, doğru şekilde bir takım oluşturduk.

21 Temmuz’dan bugüne kadar yaklaşık 40 gündür, birkaç oyuncumuz dışında neredeyse bütün takımla birlikte antrenman ve kamp yapma fırsatı bulduk. Bu da bize daha fazla sorumluluk yüklüyor. Takımı sahaya mümkün olduğunca hazır çıkarmak için çalışıyoruz. Bundan sonra da maçlarımızı kazanarak yolumuza devam etmemiz gerekiyor.

Ben camiaya daha önce de söyledim. “Bana dört hafta verin, bize beş hafta verin” gibi bir düşüncem yok. Öyle bir durum söz konusu değil. Ama futbolun da bir realitesi var. Takımlar oynadıkça maç temposunu ve ritmini yakalıyor. Özellikle bizim gibi 14-15 yeni transferi bulunan bir takımda oyuncuların birbirlerini tanıması, birbirlerinin oyun alışkanlıklarını öğrenmesi zaman içerisinde gelişecek. Dolayısıyla oynadıkça muhakkak daha iyi bir takım haline geleceğiz.

Ama ben bu süreci hiçbir zaman mazeret olarak öne süremem. Kazanmak ve lige kazanarak başlamak zorundayız. İnşallah galibiyet serileriyle yolumuza devam ederiz.

En büyük hayalimiz de ekim ayında burada taraftarımızın karşısına çıktığımızda lider, oynadığı bütün maçları kazanmış bir takım olarak onlarla buluşmak.

Akın Akman şu anda rakibimizin oyuncusu. Dolayısıyla Akın hakkında çok fazla konuşmam doğru olmaz. Ama geçen sezon bizimle olan bütün oyuncularımıza teşekkür ettiğim gibi Akın’a da ayrıca teşekkür ediyorum. Özellikle sezonun ikinci yarısında takımın lider oyuncularından biriydi ve bize önemli katkılar sağladı. Christopher Jakob Aydemir transferinin süreci ise biraz daha farklı gelişti. Biz hem Christopher Jakob Aydemir'in hem de Akın Akman’ın burada kalması için açıkçası mücadele ettik. Bunu çok iyi biliyorum. Yönetim kurulumuzun bu konuda yaptığı fedakârlıkları da biliyorum. Ama sonuçta oyuncuların kendi tercihleri var. Buna da saygı duymak gerekiyor."