Türk Harb-İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Hasan Atak şu ifadeleri kullandı;
“Eskişehir bir havacılık şehri ve havacılık üssü olarak görülüyor. Bu alanda Eskişehir’in ardından Ankara ve İstanbul geliyor. Ancak son yıllarda kamuoyuna da zaman zaman anlatmaya çalıştığımız ve uzun süredir büyük çaba gösterdiğimiz bir konu var. Maalesef bunun artık böyle olmadığını, Eskişehir’in il bazında gerilediğini düşünüyorum.
Siyaset kurumu, iktidarıyla muhalefetiyle, Eskişehir’e özgü ihtiyaçları ve talepleri yeterince göremedi. Bu taleplerimizi Türkiye gündeminde tartışılır hâle getirmekte de maalesef başarılı olamadı. Son dönemde milli savunma alanında İHA ve SİHA’ların geliştirilmesi ve belirli bir seviyeye ulaşması yeterliymiş gibi bir algı oluştu. Oysa en önemli sorunlardan biri dışa bağımlılığın ortadan kaldırılmasıdır. Bu bağımlılık özellikle motor ve güç gruplarında devam etmektedir. Biz hâlâ kendi motorumuzu üretebilmiş değiliz.
Bu konu sadece Hava Kuvvetleri ile sınırlı değildir. Eskişehir’de F-4 ve F-16 uçaklarının bakımlarını gerçekleştiriyoruz. Ancak hava sahasına hâkim olabilmek için KAAN gibi uçaklara sahip olmanız gerekir. Bununla birlikte KAAN’ın motorunu da kendimizin üretmesi ve imal etmesi gerekir.
Peki bunlar şu an yapılabildi mi? Hayır. Aynı durum Deniz Kuvvetleri için de geçerlidir. Eğer bir denizaltı yapacaksanız, onun motorunu da kendiniz üretmek zorundasınız. Bu alanlarda güçlü olmadığınız sürece milli savunmada güçlü olduğunuzu söyleyemezsiniz.
Rusya-Ukrayna savaşı da açıkça göstermiştir ki İHA ve SİHA’lar tek başına bir savaşın kazanılması için yeterli unsurlar değildir. Elbette bunu söylerken bu teknolojilerin önemini küçümsemiyoruz. Aksine, son derece değerlidirler. Ancak tek başlarına yeterli değildirler.
Türkiye yazılım alanında önemli bir noktadadır. Mühimmatların uçaklara entegrasyonu ve radar sistemleri konusunda da iyi durumdayız. Ancak yüksek performans gerektiren işlemcilerde ve havacılık sanayisinde kullanılan yüksek katma değerli yarı iletkenlerde, motor ve güç gruplarında olduğu gibi dışa bağımlılığımız sürmektedir. Bu nedenle Rusya, Çin Halk Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerin seviyesine ulaşamadık. Hâlâ bu sorunlarımızı çözemedik ve onların gösterdiği performans düzeyine erişemedik.
Bunu başarabilmek için neye ihtiyacımız var? Her şeyden önce nitelikli insan kaynağına ihtiyacımız var. Yazılım geliştirebilecek, elektronik harp sanayisinde fikir üretebilecek ve bu projeleri hayata geçirebilecek insanlara ihtiyacımız bulunuyor. Ancak özellikle son 4-5 yılda, Eskişehir’den başlayarak bu insan kaynağına yeterince sahip çıkamadık. Milli savunma alanında çalışan insanların küstürülerek sistemden uzaklaşmasına göz yumduk ve onları kaybetmemizin önüne geçemedik.
Buna rağmen Eskişehir’in bu alandaki şansını tamamen kaybettiğini düşünmüyorum. Her ne kadar geriye gidiş yaşanmış olsa da Eskişehir hâlâ bir motor bakım ve havacılık üssü olabilir. Önümüzdeki 10-20 yıl içerisinde şehrin değeri çok daha yukarı taşınabilir. Bunun için bu işi bilen, sektörün içinde yer alan insanlara kulak verilmesi gerekir. Bu kişilerle birlikte çalışmalar yapılmalı, projeler geliştirilmeli ve gerekli yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
Sizlerin de yakından takip ettiğini düşündüğüm üzere, son 4-5 yıldır yaptığımız ısrarlı uyarılar maalesef karşılık bulmadı. Bugün de aynı durum devam ediyor. Özellikle belirtmek isterim ki savunma sanayisindeki ve milli savunmadaki organizasyonun merkezi olacak bir şehir varsa, o şehir Eskişehir’dir.
Eskişehir’de bulunan 1. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü, 2026 yılında kuruluşunun 100. yılını kutluyor. Bu nedenle şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Bana ‘Eskişehir bir uçak motoru üretebilir mi?’ diye sorarsanız, cevabım kesinlikle evet olur.
Eskişehir bunu yapabilecek kapasiteye sahiptir. Burada çalışan insanların bilgi birikimine, kurumlarımızın yıllardır Türkiye’ye sağladığı katma değere ve ortaya koyduğu işlevselliğe güveniyoruz. Bu işi başarabilecek gücümüz ve potansiyelimiz var. Yeter ki destek görelim, yeter ki buna inanılsın ve arkamızda durulsun. Merkezi hükümetin, yerel yönetimlerin ve yerel siyasetçilerin bu konuda Eskişehir’e destek vermesi gerekiyor.”





