Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir şu ifadeleri kullandı;
"Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş Onikişubat’ta peş peşe yaşanan, çok sayıda canımızı yitirdiğimiz ve çoğu öğrenci 36 yurttaşımızın yaralandığı silahlı katliamlar yüreğimizi yakmış, Türk milletini derin bir yasa boğmuştur. Hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımıza Tanrı'dan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.
Bilinmelidir ki bu yaşananlar; öfkeli birkaç gencin anlık psikolojik buhranları denilerek geçiştirilemez. Karşı karşıya olduğumuz tablo; adaletsizliğin sıradanlaştığı, suçluların sokaklarda elini kolunu sallayarak gezdiği, liyakatsizliğin kurumsallaştığı tek adama dayalı Saray Rejimi’nin tümden iflasının en acı ve kanlı özetidir. Geleceğe dair umudunu yitirmiş, uyuşturucu ve sanal kumar batağına itilmiş, kalabalıklar içinde yalnızlaşmış gençlerimiz üzerinden okullara sıçrayan bu şiddet sarmalı göz göre göre gelmiştir.
Eğitim sistemini aklın ve bilimin ışığından koparıp kendi ideolojik saplantılarına kurban eden odaklar bu can pazarının baş sorumlusudur. Atatürk çizgisinde, çağdaş ve kurucu değerlere bağlı bir eğitim modelini inşa etmesi gerekenler suni gündemlerle siyasi şov yaparken; okullarda can güvenliği kalmadığı için Anayasal haklarını kullanarak protesto yürüyüşü yapan öğretmenlerimiz sokaklarda polis şiddetiyle bastırılmaktadır.
Öğretmenin adil bir düzende mesleğini icra etmek yerine can derdine düştüğü bir sistemde, hiçbir Türk gencinin geleceği güvence altında olamaz.
Zafer Partisi olarak, "Tertemiz Türkiye Projesi" ile gençlerimizi hedef alan bu zehirli ekosisteme karşı iktidarı defalarca uyardık. Bugün bir kez daha medyamızı ve yetkilileri uyarıyoruz: Olayların sosyolojik ve psikiyatrik boyutları göz ardı edilmemeli; saldırganların isimlerini, fotoğraflarını ve yöntemlerini ifşa ederek cezasızlık algısının kol gezdiği bu düzende yeni potansiyel trajediler (kopyalama etkisi) tetiklenmemelidir.
Medyamız illa birilerini haber yapacaksa; o okulların kapısından giren her bir canın evine sağ salim dönmesini sağlayamayan ve derhal istifa etmesi gereken Yusuf Tekin denilen Milli Eğitim Bakanı'nı haber yapmalıdır.
Artık söz bitmiş, icraat vakti gelmiştir. Okullarımızdaki zafiyete derhal son verilmeli, profesyonel güvenlik görevlisi istihdamı ve giriş-çıkış denetimleri tüm okullarda tavizsiz şekilde zorunlu hale getirilmelidir.
Yaşanan bu büyük toplumsal travmanın atlatılabilmesi, okullardaki güvenlik tedbirlerinin baştan aşağıya gözden geçirilmesi ve şiddet dalgasının bir furyaya dönüşmesinin engellenmesi için hükümeti derhal 1 günlük milli yas ilan etmeye ve tüm yurtta eğitim-öğretime hafta sonuna kadar ara vermeye çağırıyoruz.
Hayvanlarla, kadınlarla ve çocuklarla başlayarak önce aile yapımızı hedef alan bu şiddet sarmalının böyle giderse toplumsal yapımızı hedef alacağını, yaşananların münferit hadiseler değil tepeden tırnağa çürümüşlüğün eseri olduğunu defalarca söyledik; söylemeye devam edeceğiz.
Türk öğretmenini ve Türk gencini bu çürümüş düzende sahipsiz bırakmayacağız. Sürecin, ihmali olan tüm yetkililerden hesap sorulana dek sonuna kadar takipçisi olacak; vatanımızı ve ailemizi birlikte savunacağız."





