Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir şu ifadeleri kullandı:
"Dün Alpagut'taydık. Sebebine önce eğilmek lazım. Bilirkişi heyeti, Büyükşehir Belediyesinin itirazları bünyesinde bir rapor hazırlamak münasebetiyle alanda yer alacaktı ve çevreci dernekler, birçok sivil toplum kuruluşu bu alanda olacağını beyan ettiler. Bizler de Doğa ve Yaşam Platformu başta olmak üzere TEMA gibi kuruluşlarla sürekli irtibat halinde olduğumuz ve ülkemizin doğasına, suyuna, her şeyine sahip çıkma arzusu içinde olduğumuz için oradaydık.
Orada bulunmamızın ana gerekçesi geçmiş dönemde kamuoyuyla paylaştığımız riskler silsilesidir. Yani bu riskler o alandaki mikroklima ikliminin etkilenme olasılığı, su havzasının ne hale gelme potansiyeli, geçmiş dönemde İliç'te yaşananlar, işte Rize İkizdere'de yaşatılmak istenenler bu konuların tekrar gündeme getirilmesi ve bu alanın toplumun tamamına ait olduğunun tekrar vurgusunun yapılması amacıyla oradaydık. Heyet geldi, raporları tutmak için o alanda yer aldı. Biz de o raporlar bünyesinde toplumun geleceğinin doğru şekillenmesi, o alanların Türk milletine ait olduğunun devamının sağlanması için sesimizi yükselttik. Güzel bir şekilde gerçekleşti dünkü hadise. Duyurmaya çalıştık sesimizi Türk toplumunun hassasiyetleri noktasında ve bu sebeple oradaydık. Sonucu da iyi olacağına inanıyoruz.
Bu süreç yaklaşık 1-1,5 sene sürecek anladığımız kadarıyla ama altyapısı birileri tarafından hazırlanmış. Yani yolları, izleri, belli noktaları maalesef kanuni olmayan bizim tahlillerimiz, netleşmeyen noktada onlar kendi kafalarına göre bir strateji gütmüşler işi hızlandırmak adına ama 1-1,5 sene bu iş böyle havada kalır ve 1,5 sene sonra yapılacak ilk seçimde mevcut yönetim değişikliğinden sonra yine Alpagut, Atalan Tekke ve ülkenin güzide noktaları tekrar milletin elinde kalmaya devam eder.
Burası Sakarya Havzası, dediğim gibi birçok ili de ilgilendiren bir mevkiye sahip ve beraberinde Türkiye’de eşi benzeri tek Iğdır’da yaşanan mikroklima iklimine sahip binlerce bitkinin, nebatatın, hayvanın çok organize bir şekilde diyeyim yaşayabildiği, tarımsal üretimde çok önem atfeden biliyorsunuz orada seracılık çok iyi şekilde organize ediliyor. Başta İstanbul olmak üzere birçok nüfusun da belli ihtiyaçlarının giderildiği tarımsal bir alan, cennetten bir köşe.
Buranın bu şekilde devam etmesini sağlayacak faktörleri biz elimizde tutarak bu alanda oluşacak herhangi bir riskin ortadan kalkması münasebetiyle o alandayız ve olmaya devam edeceğiz. Önemi de Sakarya Havzası o 7 tane ili etkileyen, özellikle kaynak suyu, suyun şeklini etkileyen bir alan. Burada oluşacak en ufak risk tüm alana sirayet edecek. Biz geçmiş dönem basın açıklamalarımızda da belgeleriyle, bilgileriyle sunmuştuk. 2 tane ciddi anlamda risk teşkil eden deprem fay hattı var. Bu fay hattının aktif olması durumunda da oluşacak, özellikle siyanürle altın faaliyetlerinden kaynaklı oluşacak sızıntının tüm yeraltı kaynak suları dahil olmak üzere Sakarya Havzası'nı tamamen yerle yeksan edeceğinin bilincindeyiz. O doğanın o tahribatın şeklini bugünden tahmin edebiliyoruz o açıdan Alpagut, Atalan Tekke bu kısım çok çok önemli.
Orada yaşayan vatandaşlarla sürekli görüşme halindeyiz. Kimisi mevcut durumda günü kurtarmak adına maalesef satışları yapmış ama direnen bir kesim de var. Direncin sebebi sadece kendini düşünmemeleri, gelecek nesilleri düşünmeleri. O açıdan orada o direnen vatandaşlara bir nebze olsun katkı sunabilmek için zaten öncelikle o alandaydık dün. Mihalgazi Belediyesi de zaman zaman ihalelerle bu alandaki belli arazileri, kendisine ait arazileri satışa sunuyor. 27 Nisan'da da 3 tane parselin satılacağı bir ihale var. Onun da araştırmasını meclis üyelerimiz vasıtasıyla yaptık. Riskleri tahlil ettik. Bu ihale sonrası gelişmeleri de takip ederek kamuoyunu tekrar aydınlatacağız."