Eskişehir Hayvan Hakları Platformu Başkanı Hüseyin Karadayı şu ifadeleri kullandı;
Basın açıklaması dedik, gördüğünüz gibi basından başka kimse yok. Hayvanseverler yok. Biliyorsunuz, kanunlu yasanın çıktığından beri bütün eylemleri Hayvan Hakları Platformu adına ben düzenliyorum. Her ne kadar da mikrofon arkasında ben olmasam da derneklere, şunlara, bunlara açıklama yaptırıyordum.
Bugün size çok şey anlatacaktım ama vaktinizi almak istemiyorum. Niye bugün bu kadar azız? Basın mensuplarının dışında niye yokuz?
Maalesef korku iklimi her tarafı sardı. Dernekler, "Aman belediyelerle ters düşmeyelim", çalışanlar "İktidarla ters düşmeyelim" diye herkes bir korkunun içinde ve telaşında.
Bugüne kadar yaptığımız, aşağı yukarı iki yıllık eylemlerde çeşitli dernekleri çağırdık, hayvanseverleri çağırdık, platformları çağırdık, oluşumları çağırdık. Maalesef herkes "Mikrofon varsa ben varım" diyor. Yani mikrofon hayvanseveri, kendi hayvanseveri... Maalesef kimin elinden mikrofonu aldıysak sahamızı terk etti. Hayvanseverliği oraya kadar.
Şimdi bazı derneklerin tabii yaşam alanları var. E bizim sorunlarımız belediyelerle, iktidarla... İktidarla konuşursak iktidarın nimetlerinden yararlanamayız, belediyelere söylersek, belediyeleri hedef alırsak ne yapacaklar? Bu sefer bize yapılan hizmetlerini kesecekler.
Dediğim gibi, başlangıçtan beri ben, Hüseyin Karadayı olarak, Hüseyince duruşumu sergiliyorum. Tek kişi de olsak bu basın açıklamalarını yapacağız. Çünkü korkunç şekilde hayvan katliamları sürüyor. Her yerde... Denizli'de binlerce T61 ilacı alındı, bunu süs için alınmadı. Ankara'da, nereden bakarsanız bakın arkadaşlar, 76.000 köpek toplanmış, 36.000 tanesi yok. Denizli'de malum... Bir doktor çıkıyor, yaşatmak için yemin, Hipokrat yemini etmiş bir aşağılık adam, çıkıyor baltayla bir köpeği katlediyor. Ülkenin her tarafı gerçekten kan revan içinde.
Cezasızlıklar, korku, üç maymun ve dilsiz şeytan olan toplumumuz maalesef bunlara teslimiyet gösteriyorlar. Bugün de maalesef biz de burada bunları anlatacaktık ama yeterince katılım sağlayamadık. Sizlerden özür diliyorum ama geldiğiniz için hepinize çok teşekkür ediyorum. Gerçekten bu şehirde hayvansever diye geçinen ne bir dernek var, ne bir oluşum var, ne de sokakta hayvansever var. Eğer yürekleri olsa çıkar gelirler. Hayvanlar katledilirken şan, şöhret...
Adamlar haklı olarak diyorlar, işte... şundan yararlanıyorlar, bundan yararlanıyorlar. Aslında yararlanılan hiçbir şey yok. Yararlanılan tek şey; aktivist olmak, şöhret olmak, mikrofonun arkasında olmak. Gerçekten bugün çok üzüldüm. Yani bu kadar hayvansever şehri olan Eskişehir'de hiç kimsenin gelmemesi tamamen hayvanseverlerin, derneklerin egosundan dolayıdır.”





