Hekim Birliği Sendikası, hekimlerin teşvik ödemelerine ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak mevcut ödeme sistemine tepki gösterdi. "Teşvik Değil, Bitiş Sistemi" başlığıyla yapılan açıklamada, sağlık hizmetini sunan hekimlerin emeğinin karmaşık, öngörülemez ve adaletsiz bir ödeme sistemi nedeniyle karşılığını bulamadığı ifade edildi. Sendika, hekimlerin her geçen gün daha fazla çalışmasına rağmen gelirlerinin azaldığını savunarak, mevcut uygulamanın hekim emeğini değersizleştirdiğini belirtti.
Açıklamada, sağlık sisteminin yükünü taşıyan hekimlerin gece gündüz görev yaptıkları, ağır iş yükü ve sınırlı imkânlar altında vatandaşlara sağlık hizmeti sundukları belirtildi. Buna rağmen performans puanlarının yükselmesine karşın gelirlerinin aynı oranda artmadığı, hatta birçok durumda gerilediği ifade edildi.
Hekim Birliği Sendikası açıklamasında, "Sağlık sisteminin bütün yükünü omuzlayan hekimlerin emeği, 'teşvik' adı altında uygulanan karmaşık, öngörülemez ve adaletsiz ödeme sistemiyle her geçen gün daha fazla değersizleştirilmektedir. Gece gündüz demeden, ağır iş yükü ve yetersiz imkânlar altında yurttaşlarımızın sağlığı için çalışan hekimler; daha fazla hizmet üretmelerine, daha yüksek performans göstermelerine ve daha fazla puan toplamalarına rağmen sürekli gelir kaybına uğramaktadır. Gelinen noktada bu sistemin adı teşvik değildir. Bu sistem; hekimi daha fazla çalıştıran, emeğini daha ucuza satın alan, gelirini belirsiz katsayılara bağlayan ve her ay biraz daha yoksullaştıran bir bitiş sistemidir." ifadelerine yer verdi.
Sendika, performans puanları ile teşvik ödemeleri arasındaki farkın resmi verilerle açıkça görüldüğünü belirtti. Açıklamada paylaşılan bilgilere göre, Haziran 2024 döneminde 27 bin 969 performans puanı karşılığında 26 birim teşvik ödemesi yapıldı. Haziran 2025'te performans puanının yüzde 39 artışla 39 bin 28'e yükseldiği ancak ödemenin yalnızca yüzde 26 artarak 33 birim seviyesinde kaldığı ifade edildi. Haziran 2026'da ise performans puanının 29 bin 838 ile iki yıl önceki seviyenin üzerinde olmasına rağmen teşvik ödemesinin 30 birime gerilediği kaydedildi.
Hekim Birliği Sendikası, bu tabloyu değerlendirirken, "Yani hekim daha fazla çalışmış, daha fazla puan üretmiş; ancak emeğinin karşılığını alamamıştır." değerlendirmesinde bulundu.
Açıklamada ayrıca Haziran 2024 ile Haziran 2026 arasındaki iki yıllık resmi TÜİK enflasyonunun yüzde 71,60'a ulaştığı belirtilerek, "Gerçek hayat pahalılığının bunun çok daha üzerinde olduğu ise herkesin malumudur. Buna rağmen teşvik ödemeleri, enflasyon karşısında güncellenmek bir yana, iki yıl öncesinin nominal değerlerine mahkûm edilmiştir." denildi.
Sağlık Uygulama Tebliği fiyatlarında yapılan artışların hastanelerin gelirlerine yansıdığı belirtilen açıklamada, aynı artışların sağlık hizmetini doğrudan sunan hekimlerin gelirlerinde görülmediği ifade edildi. Hekim Birliği Sendikası, "Ortaya çıkan tablo açıktır. Hekim daha fazla çalışmakta, daha fazla puan üretmekte, daha fazla sorumluluk üstlenmekte; ancak reel olarak her ay daha da yoksullaşmaktadır." ifadelerini kullandı.
Açıklamanın devamında teşvik sisteminde yıllar içinde yapılan düzenlemelerin hekimlerin gelirlerini olumsuz etkilediği savunuldu. 2022 yılında sistem ilk uygulanmaya başlandığında yüzde 36 olan dağıtım tutarı tavan oranının daha sonraki düzenlemelerle düşürüldüğü belirtilerek, ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerinde bu oranın yüzde 32'ye indirildiği, Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri ile Ağız ve Diş Sağlığı Hastanelerinde ise yüzde 24'e kadar gerilediği aktarıldı.
Hekim Birliği Sendikası, "Bu kurumlarda tavan oranındaki kayıp yüzde 33'e ulaşmıştır. Bunun adı teknik düzenleme değildir. Bunun adı, hekim emeğinden doğrudan kesintidir." ifadelerine yer verdi.
Şubat 2026 itibarıyla uygulanmaya başlanan Kurum Hedef Katsayısı'nın da eleştirildiği açıklamada, bu uygulamanın hekimlerin bireysel emeğini dikkate almadığı savunuldu. Sendika, "Hekimin bireysel emeğini, mesleki niteliğini, yaptığı işlemin güçlüğünü, hizmet sunduğu hasta sayısını ve üstlendiği riski dikkate almayan bu sistem; hekimin alın terini kurum performansına, idari tercihlere ve sürekli değişen formüllere bağlamaktadır. Bir hekimin emeğinin karşılığının, kendi çalışmasıyla doğrudan ilgisi olmayan kriterlere göre azaltılması kabul edilemez." değerlendirmesinde bulundu.
Açıklamada, her ay değişen katsayılarla ücret hesaplanmasının belirsizlik oluşturduğu belirtilerek, "Her ay değişen katsayılarla gelir hesaplayan, ay sonunda ne kadar ücret alacağını öngöremeyen bir hekime 'teşvik ediliyorsun' denilemez. Bu sistem hekimi teşvik etmemekte; aksine çalışma azmini, mesleki motivasyonunu ve geleceğe olan güvenini yok etmektedir." ifadeleri kullanıldı.
Hekim Birliği Sendikası, açıklamasının sonunda yetkililere çeşitli sorular yöneltti. Sendika, Sağlık Uygulama Tebliği'nde yapılan fiyat artışlarının sağlık hizmetini üreten hekimlerin gelirlerine neden yansımadığını, hastanelerin döner sermaye gelirleri artarken teşvik ödemelerinin neden aynı seviyede kaldığını veya gerilediğini sordu.
Ayrıca iki yıllık resmi enflasyonun yüzde 71,60'ı aşmasına rağmen ek ödemelerin neden iki yıl önceki seviyelerde tutulduğu, performans puanı artmasına rağmen hekimlerin neden daha düşük ödeme aldığı ve Kurum Hedef Katsayısı kapsamında bireysel emeğin neden kurumun kontrolü dışındaki kriterlere bağlandığı soruları da açıklamada yer aldı. Hekim Birliği Sendikası, mevcut teşvik ödeme sisteminin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek açıklamasını tamamladı.





