Demiryol-İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Hüseyin Çakmak şu ifadeleri kullandı:

“Sendikal mücadelenin temelinde değişmeyen tek bir gerçek vardır: Emeğin ve emekçinin mücadelesi. Alın teriyle emeğini ortaya koyan her emekçi, her türlü saygıyı ve değeri hak eder. Bugünün dünyası sermayeyi ön plana çıkarıp emeği ve emekçiyi arka plana itmeye çalışsa da emek sermayeden üstündür.

İşte emeği gerçek anlamda kutsal yapan da budur. Emek üretmektir, emek çalışmaktır. Atatürk’ün ifadesiyle, yaşamak demek çalışmak demektir. Çalışmanın en kutsalı ise yalnızca kendisi için değil, millet için çalışmaktır.

Biz demiryolcular da bu anlayışla Türkiye’nin ilk demiryolu hattının döşendiği 1856’dan bu yana milletimiz için çalışıyor, milletimiz için üretiyoruz. Dün dizel lokomotiflerden bugün elektrikli lokomotiflere uzanan büyük bir üretim geleneğinin temsilcileriyiz.

Bizler yalnızca yarınlarımız için çalışan insanlar değiliz. Bizler geçmişten geleceğe uzanan büyük bir millî hafızanın emekçileriyiz. Demiryolu işçisinin iki asra yaklaşan bu hizmet yolculuğunda, ummanda bir damla misali de olsa hizmet vermeye gayret ediyoruz.

Değerli arkadaşlarım, hizmete talip olduğumuz ilk gün, makamları kendimiz için değil, üyelerimiz için kullanacağımıza; üyesine kapısı kapalı, üyesinden kaçan, üyesini sadece seçim zamanı hatırlayan, iş yapmak ve değer üretmek yerine kapalı kapılar ardında siyaset yapan bir anlayışa son vereceğimize, şartlar ne olursa olsun hakkı ve hakkaniyeti savunacağımıza söz vermiştik.

Söz vermenin kolay, sözüne sadık kalmanın zor olduğu günümüzde biz elimizden geleni değil, elimizden gelenin fazlasını yapmaya gayret ettik. Verdiğimiz sözlerin arkasında durduk. Bu nedenle bugün alnımız ak, başımız dik bir şekilde karşınızdayız.

Şimdi ise daha fazla çalışmak, daha fazla mücadele etmek için hizmetinize yeniden talibiz. Çünkü bizler, ‘Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla yorulmazlar.’ sözünü kendimize ilke edindik.

Görevde olduğumuz dört yıl boyunca gece gündüz demedik, bayram keyfi bilmedik, mesai saatleri gözetmedik. Yedi gün 24 saat aynı tempo ve motivasyonla işimizin başında olduk.

Bugün, dört yıl önceki heyecanından hiçbir şey kaybetmemiş ancak daha tecrübeli, mücadele azmi daha da bilenmiş bir kadroyla karşınızdayız. Çalışmaktan, koşturmaktan, mücadele etmekten asla gocunmadık.

Önümüzdeki hizmet döneminde de sanki her ayın 32. günü, her günün 25. saati, her haftanın 8. günü varmışçasına çalışmaya devam edeceğiz.

Değerli delegelerimiz, sizler de şahitsiniz ki geride bıraktığımız faaliyet döneminde üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumak adına yoğun bir çalışma yürüttük. Sendikada oturup ‘Kapımız herkese açık.’ demekle yetinmedik. Kapıları çaldık, eşikleri aşındırdık, üyelerimizin talep ve sorunlarını yerinde dinledik.

Yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için elimizden geleni değil, elimizden gelenin fazlasını yapmaya gayret ettik. Şubemizin çalışmalarını üyelerimizle şeffaf bir şekilde paylaştık. İçten pazarlıklı olmadık, ikircikli davranmadık. Ne dediysek o oldu.

Hiçbir talebe ‘Olmaz, yapılmaz, çözüm yok, eskiden beri böyle.’ demedik. Biz ‘Nasıl olur, nasıl çözülür, nasıl yapılır?’ diye mücadele ettik ve çok şükür sizlerle birlikte pek çok sorunun üstesinden gelmeyi başardık.

Hepinizin bildiği gibi göreve geldiğimiz ilk günlerde kamu işçisinin hâli perişan durumdaydı. Ülkedeki ekonomik krizin faturası kamu işçisine kesilmiş, toplumun her kesimine yapılan ücret artışlarından kamu işçisi bir türlü payını alamamıştı.

İşte böyle bir dönemde Demiryol-İş Sendikası Genel Merkezimizin ve Türk-İş’in öncülüğünde fabrikalarda ve meydanlarda sesimizi yükselttik. Omuz omuza verdik, safları sıklaştırdık. Üreten işçinin gücüyle çok şükür bugünlere geldik.

İş yerlerimizde yeni işe alımlarda Genel Merkezimizin öncülüğünde sendikamızın gücünü ve etkisini ortaya koyduk. Bu çalışmaların sonucunda başta iş yerlerimiz olmak üzere pek çok şubemize genç ve dinamik çalışma arkadaşlarımız katıldı.

Aslında sizin bize verdiğiniz yetkiyi bir iradeye dönüştürerek hem çalışma hayatımıza hem de ülkemize somut katkılar sunduk.

Değerli delegelerimiz, dün olduğu gibi yarın da sahada olacağız. Dün olduğu gibi yarın da alın terinin hakkını savunacağız. Dört yıl önce yola çıkarken içimizde taşıdığımız heyecanı bugün aynı inançla, aynı kararlılıkla taşımaya devam ediyoruz.

Her sorunun takipçisi, her talebin muhatabı, her hakkın savunucusu olmaya devam edeceğiz. Çünkü bizim için en büyük makam üyelerimizin güvenidir. En büyük güç üyelerimizin desteğidir. En büyük sorumluluk ise temsil ettiğimiz binlerce emekçinin hakkıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle Demiryol-İş Sendikamızın 13. Olağan Genel Kurulunun başta üyelerimiz olmak üzere çalışma hayatımıza hayırlar getirmesini temenni ediyorum.

Bu süreçte yanımızda olan, teşkilatımızın her kademesinde özveriyle ve fedakârlıkla görev yapan tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Emeğin hakkını savunmaktan, emekçinin yanında durmaktan ve sizlere hizmet etmekten asla vazgeçmeyeceğiz.

Hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.”