YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan şu ifadeleri kullandı;

"Kreşler gerçekten çok can yakıcı bir sorunumuz. Eskişehir bu konuda Türkiye'nin birçok kentine göre avantajlı görünse de ihtiyaçların tamamen karşılandığını söylemek mümkün değil. Belediyelerimizin bu alanda hayırsever yurttaşlarımızla iş birliği içerisinde yürüttüğü çeşitli projeler ve çalışmalar var. Biz bunları geliştirerek sürdürmek istiyoruz. Ancak ne yazık ki belediyelerimiz uzun zamandır soruşturma kıskacı altında tutuluyor. Bunun Türkiye'nin farklı kentlerinde de örneklerini görüyoruz.

Kreşler, öncelikle kamusal alanda merkezi idareye bağlı kamu kurumlarının hayata geçirmesi gereken bir hizmet. Bunun siyasi partilere göre bir yaklaşımı ya da dağılımı söz konusu olamaz. Merkezi idarenin yerel yönetimlerle iş birliği içerisinde olması; özel sektörü ve hayırsever yurttaşlarımızı da sürece dahil ederek, başta çalışan kadınlarımız olmak üzere ailelerin çocukları için ihtiyaç duyduğu kreşleri yaygınlaştırması gerekiyor.

Kreş ihtiyacının karşılanması ve kreşlerin yaygınlaştırılması kuşkusuz temel tercihlerimizden biri. Yeni Parti olarak gerek çok yakın gelecekte iktidara geldiğimizde gerekse yerel yönetimlerimiz aracılığıyla bu alandaki boşluğu doldurmaya çalışıyoruz.

Ücretlendirme konusuna geldiğimizde ise belediyelerimiz ne yazık ki Sayıştay'ın ya da farklı denetim mekanizmalarının kıskacı altında. Burada Sayıştay'a dayanak oluşturan, kamunun ürettiği mal ve hizmetlerle ilgili bir yönetmelik var. Bu yönetmelik kapsamında herhangi bir istisna, muafiyet ya da indirim yapılacaksa buna karar verebilecek Türkiye'de yalnızca bir kişi var. Bu da tek adam rejiminin ortaya çıkardığı bir durum. Ne yazık ki tablo böyle.

Bu nedenle belediyelerimiz kendi gelir tarifeleri içerisindeki ücretleri piyasanın altında tutarak vatandaşlarımızla, hemşehrilerimizle dayanışma içerisinde olmaya çalışıyor. Ancak mevcut olanaklar bir noktaya kadar buna izin veriyor.

Elbette burada kâr-zarar hesabı yapılmaması gerektiğini düşünüyoruz. Asıl olan kamusal hizmet; halka ve ailelere hizmet sunmak. Gerektiğinde belediyeler zararı da göze alarak fiyatlarda indirime gidebilmeli. Ancak ne yazık ki yapılan denetimlerde, Sayıştay raporlarında ya da mülki müfettişlerin hazırladığı raporlarda bu uygulamalar nedeniyle belediye başkanlarımız ve idari yönetimler ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kalabiliyor.

O nedenle ücretler konusunda sizin aracılığınızla bir çağrıda bulunmuş olalım. Biz bu konuları zaten Meclis gündemine de taşıyoruz. Vatandaşlarımızın içinde bulunduğu ekonomik koşullar mutlaka gözetilmeli ve buna uygun bir fiyatlandırma sistemi hayata geçirilmeli. Bu artık kaçınılmaz bir zorunluluk."