TBMM Dilekçe ve İnsan Haklarını İnceleme Karma Alt Komisyonu’nda konuşan CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan şu ifadeleri kullandı;
"Hak arama mücadelesi kapsamında böyle bir kurumun varlığını bilerek buraya başvuran duyarlı yurttaşlarımıza ve çözüm ürettiklerini ifade ederek olumlu bir tablo ortaya koyan kamu denetçisi arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Ancak burada teşekkür edilmeye değer bir durumun olmadığını da açıkça ifade etmek isterim. Çünkü asıl üzerinde durulması gereken konu, mevcut eksikliklerdir.
Sizlerin müteahhit ve taşeron firmalarla ya da bu firmaların alt yüklenicileriyle imzaladığı sözleşmelerin kapsamını merak ediyorum. Yurttaşlarımız, imzalanan sözleşmeler doğrultusunda evlerini eksiksiz, kusursuz ve tam olarak teslim almak zorundadır. İdare olarak sizlerin de bu konutları eksiksiz şekilde teslim etmesi gerekir. Bu süreci denetleyen herhangi bir mekanizma bulunmuyor mu? Vatandaşlarımız ısıtma sistemlerinden şikâyet ediyor, su tesisatına ilişkin sorunlarını dile getiriyor ve kapılardaki problemleri aktarıyor. Bu sorunlar bir türlü çözülemediği için vatandaşlarımız, belki de Sayın Dal'ın yönlendirmesiyle, nihayet Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuruyor. Sorunlar ancak bu başvurudan sonra çözüme kavuşuyor ve biz de bu durumu burada alkışlamak zorunda kalıyoruz. Oysa bunun tam tersi olması gerekmiyor mu?
Bu konutların, vatandaşlarımızın sizlerle imzaladığı sözleşme hükümleri kapsamında tam ve eksiksiz olarak teslim edilmesi yasal bir zorunluluktur. Ancak şikâyetlerden de anlaşıldığı üzere konutlar maalesef eksiksiz teslim edilmiyor. İdare olarak kurumunuz bu durumun denetimi konusunda nasıl bir rol üstleniyor? Müteahhit ve taşeron firmalara yönelik ne tür yaptırımlar uygulanıyor? Eskişehir'de teslim edilen TOKİ konutlarında aradan yıllar geçmesine rağmen vatandaşlarımızın yaşadığı sorunlara ilişkin sizlere sayısız örnek verebilirim. Kurumu bilen kişilerin başvurusu üzerine dostane çözüm ya da tavsiye kararlarıyla bu sorunları çözmüş olabilirsiniz. Ancak kuruma başvuramayan yüz binlerce insanın yaşadığı kronik sorunların çözümünü nasıl sağlayacaksınız?
Milletvekilimiz Gülizar Hanım da aidatların yüksekliği konusuna değindi. Sizler, Türkiye'nin mevcut ekonomik koşullarında 10 bin liralık taksit miktarının uygun olduğunu idare olarak ifade edebilirsiniz. Ancak 20 bin lira gelirle geçinmek zorunda olan bir yurttaşın bu parası elinden alınacaksa ve bu kişi hâlâ kirada oturuyorsa, mevcut yaşam koşulları içerisinde bu imkânlardan nasıl yararlanacaktır? Bu sorunun doğrudan muhatabı belki TOKİ değildir. Ancak hepimizin bu konuda birlikte çözüm üretmesi gerekiyor. Bizler de emeklilerimizin, asgari ücretlilerimizin ve işsizlerimizin sorunlarının Meclis çatısı altında bir an önce çözüme kavuşturulması gerektiğini tam da bu nedenle dile getiriyoruz.
Yüzyılın projesi olarak tanımladığınız her iki projeye de yaklaşık 8,5 milyon yurttaşımız başvuruda bulundu. Sizler bu başvuruların yaklaşık 5,5 milyonunu geçerli kabul ettiniz. Yapmayı taahhüt ettiğiniz konut sayısı ise yaklaşık 500 bindir. Geçmiş projeleri yapıp teslim edemediğiniz gibi, 2022 yılında verdiğim soru önergesine de 236 bin hak sahibinin belirlendiği yönünde yanıt verdiniz. Aradan yaklaşık 3-4 yıl geçmesine rağmen o konutlar dahi hâlâ tamamlanarak hak sahiplerine teslim edilemedi. Ortadaki can yakıcı gerçek son derece açıktır. 5,5 milyon geçerli başvuru sahibi yurttaşımız ciddi bir barınma kriziyle karşı karşıyadır. Bizler bu büyük soruna mutlaka çözüm üretmek zorundayız.
Arsa meselesi, inşaat maliyetlerinin en az %50'sini oluşturan önemli bir unsurdur. Bu ihtiyaç, Hazine ve Milli Emlak arazileri aracılığıyla büyük ölçüde karşılanabilmektedir. Bu nedenle konutların yapımı, dağıtımı ve yurttaşlarımızın barınma sorununun çözümü konusunda gerekli tüm işlemler eksiksiz şekilde yerine getirilmelidir. Aidat sorunları, yönetim zafiyetleri, binaların ve iş yerlerinin eksik teslim edilmesi, hatta sosyal donatı alanlarının dahi inşa edilmemiş olması gibi çok ciddi problemler ortadadır. Bu kapsamda, sorunları hâlâ devam eden yurttaşlarımızın mağduriyetine ilişkin ya da eksik şekilde teslim edilen konutlardan sorumlu olan kişiler hakkında herhangi bir soruşturma başlattınız mı? Bu kişilere yönelik herhangi bir yaptırım uyguladınız mı? Türkiye genelinden bu konuda bizlerle örnekler paylaşabilir misiniz?"





