YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan şu ifadeleri kullandı;

"Söylenecek söz çok ama bugün başka bir amaçla buradayız. O nedenle o konulara girmek değil, Yeni Parti Türkiye siyasi tarihinde bir devrimine imza atıyor şu anda ve bu devrimin kahramanları olarak sizler bizim gibi aslında bizler tarihe geçiyoruz.

Güne dair bu partinin adayları neden ön seçimle belirlenmiyor, neden üyeler hep devre dışı bırakılıyor serzenişlerimiz, şikayetlerimiz vardı. Bugün komple hepsini ortadan kaldıran sadece milletvekili adaylarının belirlenmesi değil; il, ilçe, milletvekili, belediye başkanı, belediye ve il genel meclis üyesi, genel başkan ve cumhurbaşkanı adayını doğrudan üyenin belirleyeceği, yetkinin, sözün ve kararın doğrudan üyede olacağı bir siyaset anlayışıyla yola çıkıyoruz.

Burada her bir üyemizin bu haklarına, bu sorumluluklarına mutlaka sahip çıkması ve gereğini yapmasını da elbette bekliyoruz. Ama sevgili arkadaşlar, bu yeni siyaset ya da yeni nesil siyaset anlayışımız sadece il, ilçe başkanı kim olsun, onlarla ilgili üye nasıl bir irade koysun çalışmasından ibaret değil. Bizim anlayışımız aslında nasıl bir ülke hayal ediyorsak onun yansıması olarak nasıl siyaset yapacağımızı da Türkiye'ye göstermek üzere ortaya koyduğumuz bir yaklaşım.

Çünkü millet iradesinin ayaklar altına alındığı, millet egemenliğinin yok sayıldığı bir düzende onu partiye uyarladığınızda üye iradesini yok sayan, ayaklar altına alan bir anlayışı kabul etmemiz, sindirmemiz kimse tarafından beklenemez. O nedenle biz il, ilçe başkanlarımızı seçerken soru ve bize yöneltilen sorulara verilecek yanıt bununla sınırlı değildir.

Yeni Parti nasıl siyaset yapılması gerektiği ile ilgili çok kısa bir zamanda çok ciddi çalışmalar yaptı. Sevgili arkadaşlar, biz 21. yüzyılın Türkiye'sinde ve dünyasında toplumun bizden olan beklentileri, özlemleri, talepleri doğrultusunda siyaset yapma biçimimizi, örgütlenme anlayışımızı, siyasal söylemimizi, siyasal eylemimizi ve bütün bunlara koşut olarak siyasal aktörlerimizi de günün koşullarına, toplumun beklentilerine uygun olarak yenileyebilmek durumundayız.

Bunun gerekçesi şu arkadaşlar: Bakın tüzüğümüze madde olarak koyduk. Dönem sınırlaması. Buna belki hiç ihtiyaç olmaması gerekirken dönem sınırlamasını da bu dönem bir devrim niteliğinde sadece milletvekilleriyle yine sınırlı değil, il, ilçe başkanlarıyla, belediye başkanlarıyla, milletvekilleriyle ve kaldı ki bu kuralın sadece dışında kalan tek istisna genel başkanımızdır.

Ve Genel Başkanımız da dün kendi söylemiyle "Partiyi iktidar yapamazsam, partiyi 1. parti yapamazsam bu kurala bağlı kalmaksızın o gece istifamı vereceğim." diyerek de yine Türkiye siyasi tarihine devrim niteliğinde bir eylemi olduğunu duyurdu.

Sevgili arkadaşlar, Türkiye'nin halini anlatmaya gerek yok. Dün Sarıcakaya'daydım. Saat 10'a kadar, gece 10'a kadar Sarıcakaya'da yüzlerce hemşehrimizle bir araya geldik. Önceki 3 günüm Afyon'un 8 ilçesiyle birlikte sokakta, yurttaşlarımızla, milletimizle, örgütümüzle birlikteydik. Sizler de hep birlikte sahada görüyorsunuz, yaşıyorsunuz.

Bize düşen görev o çaresiz olan, o yalnızlığa itilen, kendine uzatılacak bir eli kavramaya hazır olan milletimizin, halkımızın önüne bir gelecek projesi koymaktır. O gelecek projesini de bizler bir demokrasi şöleniyle kurabiliriz, biz demokrasi şöleniyle sağlayabiliriz.

Sevgili dostlar, bunun 1. koşulu da şudur: Bu odanın, bu salonun içindeki her üyemiz benim ailemin bir parçasıdır, ben de o ailemin bir parçasıyım. Her bir arkadaşım benim yoldaşımdır.

O nedenle bu kongreye ya da bu ön seçime Eskişehir'de öyle bir atmosfere sokulmuştur ki çok büyük haksızlıklara da imza atılmıştır. Hepimizin aynayla yüzleşmesi lazım. Eski siyasi alışkanlıklarımızdan arınmadan, kendimizi zihinsel devrimle yüzleştirmeden Türkiye'nin önüne gelecek projesi sunma olanaklarımız kısıtlanır.

Elbette demokrasiyi içselleştireceğiz, elbette demokratik yarışlar olacak. Ama şu kapıdan çıkarken hiçbir arkadaşımızın yarın başımızı önümüze eğdirecek hiçbir davranış ve tutum içerisinde olmadan omuz omuza, kol kola çıkma becerisini o bütünlükle iktidara yürüyüşünüzü sürdürmeniz gerektiği de çok açık.

O nedenle ben üyelerimizin bugün sandığa olan inancımızla, demokrasiye olan inancımızla, partimizde yeni siyaset yapma biçim ve anlayışıyla kaldı ki dediğim gibi arkada çok ciddi hazırlık var. Sadece bu il, ilçe başkanlarının seçimi değil, yönetim kurullarını kimse konuşmuyor. Yeni Parti nasıl bir yönetim tanımını da yapıyor.

Yeni Parti Siyasi Etik Yasası'nı Meclise sunup milletvekillerinin, kamuda görev alanların 1., 2., 3. dereceye kadar insanlarının mal varlıklarını sorgularken siyasi ahlakı, siyasi etiği yasal düzenleme içerisinde kavuşturmaya çalışırken parti içerisinde de ona imza atıyor. Onun için devrim diyoruz. Biz nasıl bir ülke hayal ediyorsak onun için öyle bir parti diyorum.

Evet, bu dönemde o da yaşama geçiyor. İl, ilçe başkanlarımız taahhütte bulunacaklar. Belki de o belgelerini il başkanlıklarında sundular.

Sevgili arkadaşlar, örgütlenme biçimimizi de değiştiriyoruz. Üye doğrudan söz, yetki ve karar sahibi olacak. Üye aynı zamanda denetim görevini de yerine getirecek. Yeri geldiğinde görevden el çektirme, göreve, görevini geriye alma niteliğini de taşıyor.

O nedenle üyemizi sadece sandıklarda oy kullanan pozisyonuna koymayacağız. Yatay, dikey örgütlenmeler, partimizin sadece üyesiyle de sınırlı kalmayıp toplumun tüm kesimleriyle kucaklaşmak adına önümüzdeki günlerde çok ciddi örgütlenme çalışmalarına da imza atacağız.

O nedenle diyoruz ki il, ilçe başkanlarımız sadece kendi ismiyle, cismiyle değil, nasıl bir Eskişehir'de Yeni Parti hayallerini bizlerle, Eskişehir kamuoyuyla paylaşmalıdır, hedeflerini ortaya koymalıdır ki günün birinde değerlendirmelerimiz buna uygun olsun. Böyle olacağına da yürekten inanıyorum.

Ama sevgili arkadaşlar, bir üzüntümü ifade etmek isterim. Kuşkusuz çok uzun yıllar sonra, yanılmıyorsam en son SHP'de, sonrasında da CHP'nin 99'unda eğilim yoklamaları ve ön seçimlere tanık olundu. O da sadece partinin milletvekilliği ya da belediye başkan adaylarının belirlenmesindeydi.

Bugün çok farklı bir iş yapıyoruz ve bundan sonrasında inşallah çok farklı, yeni, nefis siyaset yapma anlayışına da sahip çıkacağız.

Ama sevgili arkadaşlar, hani söylenmesi lazım bunların. Kimi köşe başlarında değişik iftiralarla, değişik yorumlarla, görüşlerle partiyi, partililerimizi, birbirlerinin yönetimlerine de asla itibar etmeyelim. Güne kadar ortalıkta görünmeyen bir yığın abuk sabuk insan 1 haftadır, 10 gündür Odunpazarı ilçe ön seçimlerine dair söylenmedik laflar bırakmamıştır, adaylar üzerinde söylenmedik laflar bırakmamıştır.

Rahmi Başkan ve Yönetim Kurulu benim yoldaşlarım arkadaşlar. Bu partiye dün nasıl emek koymuşlarsa bugün de kurucu ilçe başkanı ve yönetimi olarak aynı emeği, aynı katkıyı verdiler, o çalışmalarını sürdürdüler. Ama bunu sizlerle birlikte yaptılar.

Cevayir kardeşim dünden bugüne, ailesinden itibaren sol, sosyal demokrat mücadelede yerini alıp emeğini hiçbir aşamada esirgemedi. İki arkadaşım da çok kıymetli. İki arkadaşımdan birisi bugün seçimi göğüsleyecek.

Ama biz kazananı alkışlayacağız, tebrik edeceğiz. Kaybedeni kucaklayacağız. Bu yarışın kaybedeni yoktur edasıyla bu kapıdan omuz omuza, hep birlikte daha büyüyerek, daha gelişerek yolumuza devam edeceğiz.

Son söz sevgili arkadaşlar, katılımın, çoğunluğun söylenecek derdi gerçekten söz yok ama danışma kurullarında konuşuruz inşallah. "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!" diyoruz ya. İşte bugün o sloganı yerli yerine getirme günüdür.

İşte bugün arkamızda hiçbir arkadaşımızı geride bırakmadan yüzümüzü geleceğe dönük 1 yıl içinde gerçekleştirilecek olan seçimde gerçek halk iktidarını milletin adını verdiği, milletin kurduğu, finansmanını milletin sağladığı Yeni Parti'mizde sağlayacağız.

Bu duygu ve düşüncelerle yarışımızın, çalışmalarımızın partimize, ülkemizin demokrasisine katkılar getirmesi dileğiyle her iki başkan adayı arkadaşımıza da başarılar diliyorum, saygılar sunuyorum."