YENİ Parti'ye geçen Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan şu ifadeleri kullandı:
“Bu aralar yalan haberler çok var. Çünkü neden? Biz İbrahim Vekilimin dediği gibi geçmişimizin izinde gidiyoruz. Yani geçmişini bilmeyen geleceğini yaşayamaz.
Bizim sosyal demokrat belediyeciliğimiz, halkçılığımız sadece orada, yangın yerine dönen bir binayı terk ederek YENİ Parti adı altında tertemiz, böyle güzel gençlerle, tecrübeli, o belli bir yaşta olan dostlarımızla biz Özgür Genel Başkanımızın, halkın ümidi olan, iktidara yürüyen, önünü kesmeye çalışmaya çalışanlara rağmen biz ismiyle yenilendik, YENİ Parti'yi kurduk.
Değerli dostlar, ben de Mahmudiye'den size kucak dolusu selamlar getirdim. Tabii ki kırsalda yaşamanın bazı da zorlukları vardır. Ama bana verdiğiniz, bana verilen yetkiyle 3 dönem ben yılmadan, yorulmadan yerel bir idareci olarak, yerel bir başkan olarak herkesi kucaklayarak o hizmeti getirdik.
Ben dün sabah erken vakitte kahvede çay içerken Mahmudiye'nin selamını getirirken bana dediler ki, “Başkanım, biz sizleri tanıyoruz. Sizin yanınızda olan belediye başkanlarınız, milletvekilleriniz, özellikle bizim Mahmudiye'mize Çan Mahallesi var, Talat Başkana da özellikle selam gönderdiler.”
Emirdağlı oradaki vatandaşlarım, onu da hepinize de iletmiş olayım. Onların dedikleri şu: “Biz artık arayış içerisindeyiz arkadaşlar.” Burada farklı siyasi görüşlere, görüşleri olan kişiler vardı. Hatta Ramazan Karataş Başkanım da sonradan geldi.
Dolayısıyla orada konuşmamızdaki içerik, “Bizleri yalnız bırakmayın. Biz seçilenlerin yanında olun. Seçilmeyenlerin koltuk sevdası için, makam için...” Az önce değerli konuşmacı arkadaşlarımızın söylediği gibi biz onların yanında yokuz.
Ben geçiş sürecinde 3-4 gün geciktim YENİ Parti'ye. Kararımı vermiştim. Birlikte hareket etmekten gurur duyuyorum. İnşallah diğer arkadaşlar da hep beraber aynı yolda yürüyeceğimize karar verdik.
Tabii belli şeyler bir süreçtir. Bazıları kaşıyarak “Şuraya gidecek, buraya gidecek” düşüncesinde olmasınlar arkadaşlar. Bunu kesinlikle ben birlikteliğin sözü olarak söylüyorum, bir başkasının sözü olarak değil.
Ve bana dediler ki, “Gel bakalım, sen nerede geziyorsun arkadaş? Kol kola Genel Başkanla çarşıya indin, fotoğrafı çektirdin. Sen bu yanlış binada daha ne duruyorsun?” dediler. Hemen kararımı birlikte vererek arkadaşlarla yolumuza devam etmeye çalıştık.
O kırsaldaki üreticilerimizin serzenişleri arkadaşlar, aynı sizler gibi. Nasıl asgari ücretlinin, emeklinin zor şartlarda geçinmeye çalıştığı gibi o mutfaktaki kazanda taş kaynamıyor.
Ben de üreticiyim arkadaşlar, görüyorsunuz. Yine bu göreveme rağmen görevi aksatmadan tarlaya gidip biçerdöver sürebiliyorum. Üretmeye çalışıyoruz. Toprak anaya küsmüyoruz.
Buğdayın maliyetinin 19-20 lira olduğu bir hasat döneminde biz 13 liraya, 14 liraya, 15 liraya buğday sattık arkadaşlar. Onların da sözlerini burada paylaşmak istiyorum. Çünkü bu sorun hepimizin sorunu.
Yine aynı şekilde pancarın, ayçiçeğinin, buna benzer tarım ürünlerinin... Tarım politikası olmayan, üretim planı olmayan bir ülkemizde bizler inşallah kararlı bir şekilde hep beraber herkesi kucaklayarak iktidara yürüdüğümüzü değerli arkadaşlarım zaten burada beyan ettiler.
Yürüdüğümüzde güzel bir Türkiye, geleceğimizin teminatı olan gençlerimize güzel bir vatan bırakarak bu kararımızı net verdik.
Bugün rozetimizi takacağız, üyeliğimiz de olacak. Sadece Talat Yalaz Başkanımızın dediği gibi burada bir boncuk gibi duracak rozet değil. Burada Atatürk'ümüzün bize bıraktığı 100 yıllık bu ilkenin biz değerlerini yüreğimizde ve burada rozetimizde atacağımız kararlı, düzgün, doğru adımlarla sizlere sunacağız."





