CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü şu ifadeleri kullandı;
"Yıllardır hakları gasp edilen Yıldızlar Holding Doruk Madencilik işçilerine destek amacıyla burada bulunuyoruz. Baktığınız zaman aslında Naksan Holding’in Adularya Madencilik olarak açtığı termik santral ve kömür santralinde işler yolunda giderken, birdenbire FETÖ soruşturmaları sonrasında 2016 yılında kayyum atandı Adularya'ya ve ardından da TMSF'ye devredildi. TMSF 3 yıl boyunca madeni çalıştıramadı ve çok çeşitli emekçilerin hak gaspları yaşandı. 2022 yılında ise şirket birdenbire Yıldızlar Holding'e bağlı Doruk Madencilik’e devredildi. Devredilirken de yapılan rödovans sözleşmesiyle madencilerin tüm geçmişe dayalı haklarının ödeneceği bir anlaşmaya bağlandı ama ardından verilen sözler tutulmadı. Seçim öncesi biraz önceki basın açıklamasında da söylendiği gibi bütün oraya giden iktidar yetkilileri, dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, şu anda da Eskişehir Milletvekili olan Fatih Dönmez de o ekibin içindeydi, çeşitli sözler verdiler. Ergun Atalay gitti Maden-İş Sendika Başkanı ama verilen sözlerin hiçbiri yıllar içinde tutulmadı.
Aslında şu anda 125 madenci Ankara'da direniyor ama orada holdingin bünyesindeki Yunus Emre Termik Santrali ve kömür madeninde 2.000 işçinin alacakları mevcut. Aslında her yerde 3 aylık alacakları olduğu söyleniyor ama aslında bu bilgi doğru değil. Mihalıççık'ta görüştüğüm tüm madenciler emeklilik hakları, kıdem tazminatları, bütün özlük haklarının ödenmediğine dair yıllara sari çok fazla alacakları olduğunu söylüyorlar. Ve geldiler Ankara'ya yürüdüler. Ankara'da Bağımsız Maden-İş Sendika Başkanımız Gökay Çakır ve avukatları Abdülkerim ile milletvekillerini tek tek Meclis'te birlikte dolaştık. Daha önce de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Enerji Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na soru önergeleri vermiştim ama soru önergelerimin hiçbirine henüz yanıt gelmedi. Madencilerle birlikte tüm muhalefet partisi milletvekillerimizi gezdik. AK Partili milletvekilleri ile de görüştürdük kendilerini. Hep sözler veriliyor ama sözlerin tutulduğuna bir türlü inanmıyorlar.
Gerçekten büyük bir baskı ile karşılaştılar Valilik talimatıyla. Meclis’e 1 km yasa gereği yaklaşmaları engellendi. Yaşam alanı oluşturmaktan tutuklanıp gözaltına alındılar. Orada ziyaret ettiğimde görüştüğüm komiserler dediler ki "Biz aslında hak da veriyoruz işçilerimize ama ne yazık ki Valilik talimatı." dediler. Evet, ne yazık ki şirketlerin yanında duran iktidar partisi valiler eliyle yaşam alanı oluşturmaktan gözaltına aldılar. Ama aslında yaşam alanı oluşturma gibi bir şansları olmadı, üzerine yatacakları kartonlar bile ellerinden alınmıştı.
Belediyelerimizin desteğiyle kendilerine birkaç gün yer sağlandı. Kurtuluş Parkı'na geçtiler. Şimdi bugün az önce bakan açıklamış; demiş ki 31 milyar paraları hesaplarına para yattı. Ama direnişi bırakmıyorlar çünkü inanmıyorlar bu söylenen verilen sözlere. Daha önce de kendilerine çok söz verilmişti. Aslında evet, holding yetkilileri, Doruk Madencilik Türkiye'nin pek çok yerinde hak gaspı gerçekleştiriyor ama esas sorumlunun ben ısrarla ve tekraren söylüyorum ki Bakanlık. Çünkü o sözleşmeyi devrederken tüm haklarını alacağını anlaşmaya yazan Bakanlık hiçbir şekilde sorumluluk almıyor bu konuda. Esas sorumlular bakanlardır; hem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı hem de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı'dır. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Milletvekillerimiz işçilerin yanında. Dün Eskişehir'e gelmiştim, bugün buradaki özellikle dayanışma toplantısına katıldım. Ama gözüm kulağım Bağımsız Maden-İş ile sürekli irtibat halindeyiz Ankara'da. Haklarının takipçisiyiz. Biz Eskişehir halkı olarak, Eskişehir'den çok az çalışanımız var aslında madende çünkü çoğu Mihalıççık'tan ayrıldı maden şirketinden ya da işten atıldı. Ama Çayırhan, Beypazarı, Nallıhan'dan çok fazla çalışanlar var, Bartın'dan madenciler var. Tüm Türkiye'deki madencileri mağdur ediyorlar. Dolayısıyla biz tüm hak gasplarının yanındayız. Maden şirketleri sadece doğayı talan etmekle kalmıyor, aynı zamanda işçilerin haklarını da talan ediyor, gasp ediyor ama biz işçilerin, emekçilerin haklı mücadelesinde sonuna kadar yanlarındayız diyoruz."