Türkiye’nin farklı illerinden esnaf ve sanatkar odalarının kadın başkanları, Ankara’da düzenlenen buluşmada bir araya gelerek ortak deklarasyon yayımladı. Dünya Esnaf ve Sanatkârlar Derneği ve Ahi Enstitüsü öncülüğünde gerçekleşen toplantı, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü desteğiyle 2 Nisan 2026 tarihinde Öz Finans İş Sendikası Konferans Salonu’nda yapıldı.
“Anadolu’nun Ahisiyiz, Türkiye’nin Ailesiyiz” projesi kapsamında düzenlenen “Ahiyiz, Aileyiz Buluşması”nda gün boyunca farklı başlıklarda oturumlar gerçekleştirildi. Ailenin korunmasında esnafın rolü, kadınların iş hayatındaki yeri, çocukların ve gençlerin korunması ile mesleki eğitim gibi konular ele alındı. Katılımcılar, mevcut sorunları ve çözüm önerilerini detaylı şekilde değerlendirdi.
Buluşmaya katılan kadın başkanlar, Ahilik kültürünün yalnızca geçmişe ait bir değer olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Deklarasyonda, “Ahilik, günümüz şartlarına uyarlanabilecek ve uygulanması gereken canlı bir yaşam biçimidir. Bu mesele artık ertelenemez ve vazgeçilemez bir noktadadır” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, esnaf ve sanatkarların yalnızca ticaret yapan kişiler olmadığı vurgulanarak, “Bizler aynı zamanda toplumsal dayanışmanın, komşuluğun ve insanlığın değerlerinin temsilcileriyiz” denildi. Esnaf dükkanlarının yalnızca meslek öğrenilen yerler olmadığına dikkat çekilerek, bu alanların aynı zamanda ahlaki değerlerin aktarıldığı birer okul olduğu ifade edildi.
Kadınların iş hayatındaki yerine de geniş yer verilen deklarasyonda, kadın esnafın birden fazla sorumluluğu aynı anda taşıdığı belirtildi. Açıklamada, “Bir kadının esnaf olabilmesi bir erkek kadar kolay olmuyor. Kadınlar evdeki sorumlulukları ile iş hayatının yükünü birlikte taşımaktadır” denildi.
Kadınlara yönelik olumsuz davranışların önlenmesinde esnafın rolüne de dikkat çekilen metinde, bu konuda tüm kurumların sorumluluk alması gerektiği ifade edildi. Kadınların üretimde ve istihdamda daha güçlü yer almasının önemine vurgu yapılarak, mevcut desteklerin kalıcı ve sürdürülebilir hale getirilmesi talep edildi.
Deklarasyonda mesleki eğitime de ayrı bir başlık açıldı. Çırak yetiştirme sisteminin zayıfladığı belirtilerek, “Sorun ara eleman değil, aranan eleman sorunudur. Bu durumun çözümü doğrudan bir devlet politikası olmalıdır” ifadeleri kullanıldı.
Ekonomik başlıklar da açıklamada geniş yer buldu. Basit usul esnafın deftere tabi tutulmasının küçük işletmeleri zor durumda bırakacağı ifade edilirken, zincir marketlerin birçok sektörde satış yapmasının yerel esnafı olumsuz etkilediği belirtildi. Ayrıca sigorta primleri ve kredi faizlerinin esnaf üzerinde baskı oluşturduğu, deprem bölgesindeki esnafın ise halen ciddi sıkıntılar yaşadığı kaydedildi.
Kadın kooperatiflerine yönelik değerlendirmelerin de yer aldığı metinde, bu yapıların doğru şekilde denetlenmesi gerektiği ifade edildi. Çocukların ve gençlerin geleceğe hazırlanmasında meslek seçiminin önemine dikkat çekilerek, uzun vadede ihtiyaç duyulan alanlara yönlendirme yapılması gerektiği vurgulandı.
Deklarasyon, farklı illerden oda başkanları ve sivil toplum temsilcilerinin imzasıyla yayımlandı.





