Türk Eğitim-Sen Eskişehir 1 No’lu Şube Başkanı Kamuran Arıkan şu ifadeleri kullandı:
"Geçtiğimiz haftalarda LGS sonuçları açıklandı. Bugün de üniversite sınavı sonuçları açıklandı. İnşallah herkes gönlündeki okula ve bölüme yerleşir.
Eskişehir'i eğitim açısından değerlendirdiğimizde, Türkiye sıralamasında kaçıncı sırada olduğunu veya okullarımızın Türkiye genelindeki başarı sıralamasını maalesef bilemiyoruz. Çünkü önceki yıllarda ilimizin ve okullarımızın her branştaki başarı durumları kamuoyuyla tek tek paylaşılıyordu. Artık bu veriler paylaşılmıyor. Dolayısıyla Eskişehir'in üniversite sınavında ya da LGS'de Türkiye genelinde kaçıncı sırada olduğunu bilmiyoruz. Ancak edindiğimiz bilgiler çerçevesinde geriye doğru bir gidiş olduğu söyleniyor.
Eskişehir'de proje okulları özelinde değerlendirme yaptığımızda, geçmişte Türkiye'de ilk 5'e ve ilk 10'a giren okulların artık aynı başarıyı gösteremediğini duyuyoruz. Bu da bizim açımızdan üzücü bir durumdur.
Okulların başarısını değerlendirirken şuna bakmak gerekir: Bir okul öğrenciyi yüzde kaçlık başarı dilimiyle aldı, mezun ederken öğrencilerini yüzde kaçlık başarı dilimiyle mezun etti? Eğer yüzde 1'lik başarı dilimiyle öğrenci alan bir okul, öğrencilerini yüzde 9, yüzde 10 veya yüzde 20'lik dilimlerde mezun ediyorsa, bu başarı değildir. Ancak yüzde 1'lik başarı sıralamasıyla öğrenci alan bir okul, bu başarıyı koruyorsa ya da daha da ileriye taşıyorsa, bu bir başarıdır.
Son dönemde Eskişehir'de eğitim başarısı açısından bir gerileme olduğu ifade ediliyor. Bu da bizi üzen bir durumdur.
Özellikle başarının artırılmasında liyakatin son derece önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. Bütün okullarda birinci planda liyakate önem verilmelidir. Özellikle proje okullarında liyakatten kesinlikle taviz verilmemelidir.
Öğretmen seçimi yapılırken, geçmişte olduğu gibi liyakate dayalı bir sistem uygulanmalıdır. Daha önce proje okullarına, eski adıyla Fen Liseleri ve Sosyal Bilimler Liseleri gibi okullara öğretmen atamaları sınavla yapılıyor, öğretmenler bu sınav sonuçlarına göre görevlendiriliyordu. Şimdi ise takdir yetkisi büyük ölçüde okul müdürlerinin ve Milli Eğitimi yönetenlerin elindedir. Burada okul müdürlerinin ve yöneticilerin ne kadar adil olduğu büyük önem taşımaktadır. Öğretmen seçimi eş, dost veya arkadaş ilişkileriyle mi yapılıyor, yoksa gerçekten liyakat esas alınarak mı gerçekleştiriliyor? Bu önemli bir konudur.
Türk Eğitim-Sen olarak proje okullarına yapılan öğretmen atamalarına ilişkin açtığımız davalarda, mahkeme kararıyla bazı okullardaki öğretmen atamaları iptal edilmiştir. Çünkü bugün bir okul müdürünün veya İl Milli Eğitim Müdürlüğünün proje okullarına öğretmen atama konusunda, neredeyse bakanda olmayan bir takdir yetkisine sahip olduğunu söyleyebiliriz. Mahkeme de iptal kararında, yöneticilerin sınırsız bir yetkiye sahip olmadığı gerekçesini esas almıştır. Bu nedenle proje okullarına öğretmen atamalarının bir an önce liyakate dayalı şekilde yapılması gerekmektedir. Yönetici seçimleri de aynı anlayışla, liyakat esas alınarak gerçekleştirilmelidir.
Eskişehir özelinde tekrar ifade ediyorum; İl Milli Eğitim Müdürlüğünden beklentimiz, tüm başarı verilerinin Eskişehir kamuoyuyla paylaşılmasıdır. Bakanlıktan veya YÖK'ten kendilerine mutlaka çeşitli veriler ulaşıyordur. Bu bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması, eğitim alanındaki tüm soru işaretlerini de ortadan kaldıracaktır.
Üniversite sınavı sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte tüm gençlerimizin istedikleri ve sevdikleri bölümlere yerleşmelerini temenni ediyorum."





