YENİ Parti Eskişehir İl Başkanlığı ön seçiminde konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt şu ifadeleri kullandı;

“Bugün YENİ Partimizin ilk olağan kongresini gerçekleştiriyoruz. Kurucu il başkanımızın ve kurucu il yönetimimizin 3 ay boyunca yapmış olduğu çalışmalardan dolayı kendilerine çok teşekkür ediyorum. Geçmiş dönemde de il başkanlığı yaptığı için Talat Yalaz’ı tanıyoruz. Ona güveniyoruz ve o güvenle bugün tek aday olarak ilk kongremizi gerçekleştiriyoruz.

İlk kongremizin tek adaylı olması bazı arkadaşlarımız tarafından zaman zaman eleştiriliyor. Ancak buna olumlu yönden bakmakta yarar olduğunu düşünüyoruz. Tek aday, bütün partinin, bütün tabanın güvenini kazanmış bir aday demektir. O nedenle yeni dönemde kendisine ve seçeceğimiz yönetimine de başarılar diliyorum.

YENİ Parti gerçekten yeni bir parti yaratmalı. Bu yeni partiyi yaratırken de temel dayanağın partinin üyeleri olduğunu hepimizin ve Türkiye’deki herkesin bilmesi gerektiğini vurgulamak istiyoruz. Genel başkan yardımcımız söyledi, milletvekilimiz söyledi, siyasal anlamda bir devrim yapıyoruz.

Acele bir kongre sürecindeyiz. Kongreleri tamamlayalım, kurultayı yapalım, ondan sonra 6 ay geçsin, seçime girme hakkı elde edelim, üyeyle ön seçimi bir dahaki sefere bırakabiliriz denebilirdi. Ama denmedi ve üyeye olan güveni net bir biçimde ortaya koyduk.

Bir ay önce ilçe kongrelerimizi bütün üyelerle yaptık. Bugün de il kongremiz için adayımızı belirlemek amacıyla ön seçimimizi yapıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun.

Önümüzdeki dönemde il ve ilçe yönetimlerimiz için en önemli görev şudur: Partimiz iktidar olmak zorundadır. Aksi hâlde Türkiye’nin sonu felakettir.

Şu anda gelinen durumdan memnun olan hiçbir sınıf yok, hiçbir katman yok, hiçbir meslek grubu yok. Çünkü 25 yıldır kötü yönetilen bir ülkedeyiz.

Hatırlar mısınız? Ekrem İmamoğlu’nun diploması iptal edildiği zaman Ekrem Bey şunu söylemişti:

“Benim diplomamın iptali ileride sizin tapularınızın iptalini gerektirecektir. Şirketlerinizin sermayesine el konulacaktır. Pek çok konuda haksızlıklar yapılacaktır. Bunlara dikkat edelim.”

Peki, ne oldu? Şu anda kaç tane şirketin varlıkları fona devredildi, kaç tane şirkete kayyum atandı?

İşte daha dün Halk TV’ye baskı yapıldı, baskın yapıldı ve el konuldu. Özgür yayın yapma hakkı, bir başka açıdan da vatandaşın haber alma hakkı ortadan kalktı.

Demek ki bu sistem yanlış bir sistem. Türkiye’de ikili bir hukuk uygulaması, Yeni Parti’nin bir an önce iktidar olarak hak, hukuk ve adaleti gerçekleştirme zorunluluğunu getirmektedir.

Çok garip işler oluyor. Çok garip uygulamalar oluyor. Tutuklanmış, cezaevine yatırılmış, İBB davasında iddianamede sanık olması unutulmuş insanlar var.

Geçen hafta sorgulandı, ev hapsine konuldu, ayağına elektronik kelepçe bağlandı, dün gözaltına alındı. Gözaltına almak ne anlama gelir? Ya kaçacaksındır ya delil karartacaksındır ya da başka bir durum söz konusudur. Zaten ev hapsine koymuşsun.

Ev hapsindeki adamı yeniden gözaltına almak gibi garip bir hukuk uygulaması olur mu? Tutuklu adamı kaçma şüphesi var diye tekrar tutuklamak gibi bir uygulama var.

Ama diğer tarafa bakıyorsunuz, 160 milyonu yatırmış, 3 ay sonra 2,5 milyarı kazanmış bir örgütlü işlem sonucunda ifadeye bile 10 gün sonra çağrılan bir uygulama var. Aynı olayda aynı parayı kazananların bir kısmı tutuklandı.

Bu nedenle YENİ Parti’nin mutlaka iktidar olması lazım. Yeni Parti’nin iktidar olabilmesi için hepimize çok büyük görevler düşüyor.

Kapı kapı çalışmalıyız. Ev ev, tarla tarla çalışmalıyız. Çünkü basın elimizden gitti. Televizyon elimizden gitti. Yarın sosyal medyaya da yasaklar gelir, o da elimizden gider.

Güveneceğimiz tek şey üyelerimiz. Güveneceğimiz tek dayanak üyelerimizin mücadelesi. Bunu da örgütlemek parti il ve ilçe yönetimlerimizin işi.

O nedenle il ve ilçe yönetimlerine seçilen arkadaşlarımız çok ciddi çalışmalar yapmak zorunda. Seçildim, 2 ay sonra yolum bozuldu, işim bozuldu, çok işim var, ben biraz dinleneyim demeyin.

Olağanüstü bir dönemde olağanüstü çalışmalar bekliyoruz. O olağanüstü çalışmalarla da iktidar olacağız. Başka türlü bu işin değerlendirilmesi mümkün değil.

Türkiye’de şu anda yolsuzluklar var, yoksulluklar var, yasaklar var. Hâlbuki bu iktidarın iktidara geliş sebebi bunları kaldırmaktı. Ne yazık ki bu mümkün olmadı.

Şimdi en çok tartışılan konulardan birisi Cumhurbaşkanlığı seçimi. Erken seçim mi, normal seçim mi, geçiş seçimi mi?

Bir hukukçu olarak şöyle bir yorum yapmak istiyorum ve bu perspektifi değiştirmek istiyorum.

Erken seçim diye bir şey şu anda yasalarda yok. Seçimin yenilenmesi söz konusu. Meclis kararıyla seçimin yenilenmesi söz konusu ya da Cumhurbaşkanının kararıyla Meclisin feshi söz konusu. Fesih hâlinde yeni seçimler yapılır. O zaman ikisi birlikte yapılır.

Ama yasanın ruhu şu: Seçimin yenilenmesi, 5 yıl dolduktan sonra seçime 15 gün kala yapılacak bir iş değil.

Seçim herhangi bir sebeple bir sakatlık ifade ediyorsa ya da Cumhurbaşkanıyla Meclis arasında çok farklı sürtüşmeler söz konusu oluyorsa seçimden hemen sonraki dönemde uygulanabilecek bir şeydir.

Yani mayısın kaçında? 28 Mayıs’ta seçim oldu. Haziranın 15’inde, temmuzun bilmem kaçında, ağustosun bilmem kaçında Meclis seçimin yenilenmesine karar verebilir. Yenilenme budur.

5 yıl dolmuş, normal seçime 15 gün kala seçimi yenileyelim. Yahu neyi yeniliyorsunuz? Zaten eskimiş, bitmiş o iş.

O nedenle partimizin buna dikkat etmesi lazım. Genel başkan geçmiş dönemde bir avans verdi. 2,5 senden, 2,5 benden. Buna uymayan bir hükümetle, bir Cumhurbaşkanıyla yeni dönem için pazarlık yapılamaz.

Seçim normal zamanında yapılmalıdır ve Sayın Cumhurbaşkanı aday olmamalıdır. Bu kadar net. Yasalar bunu gerektiriyor.

Yasalar keyfe göre uygulanmaz. Anayasa Mahkemesini tanımayan, Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımayan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını tanımayan bir hükümetle, bir Cumhurbaşkanıyla oturup pazarlık edilip anlaşma yapılamaz.

Cumhurbaşkanı bu anayasayı kendisi yaptı. Bu anayasanın referandumu sırasında kendisi anlattı. İki dönem şartını kendisi getirdi. 5 dönem olsaydı 5 dönem çıkarırdı. Niye dedi? Niye demedi?

Bunu şimdi bizi kandırmak için uyguladığı, kullandığı işi değiştirmeye çalışıyoruz. O zaman “Yetmez ama evet” diyenler şimdi umarım pişmandır. Şimdi umarım değişmiştir.

Burada Türkiye’nin gerçekten kalkınabilmesi, gerçekten hukuk devleti olabilmesi Yeni Parti iktidarına bağlıdır. Yeni Parti’nin iktidarı da sizlere bağlıdır. Sizler olmazsanız bu iş olmaz.

Çok değerli üyelerimiz, çok değerli partili yoldaşlarımız, biz önümüzdeki süreçte işimizi gücümüzü bırakıp 24 saat partimiz için çalışmak durumundayız.

Kavga, gürültü, dedikodu, bunları bırakalım. Bunlar bitti. Yeni Parti’nin hedefi bellidir. Yeni Parti’nin hedefini de hayata geçirecek olan sizlersiniz.

Size güveniyoruz. Bu güveni boşa çıkarmayalım. Türkiye’nin geleceği sizlerle, bizlerle birlikte gerçekleşecek.

Ben yeni başkanımıza, yeni yönetimimize başarılar dileyerek hepinize saygılar sunuyorum.”