Koskoca Anadolu Üniversitesi ve Ramazan’ın sadece ilk günü mü

Yıllardır bu şehirde üniversite öğrencilerinin hayatına, sevincine, derdine tanıklık ediyorum. Ama her Ramazan ayında içime aynı sızı düşüyor.

Abone Ol

Anadolu Üniversitesi, Ramazan ayının ilk gününde, 19 Şubat 2026 Perşembe günü öğrenciler için ücretsiz iftar programı düzenleyeceğini açıkladı. Menü paylaşıldı, “tüm öğrencilere ücretsiz” denildi. Elbette güzel bir adım. Kimsenin buna itirazı olmaz. Allah kabul etsin.

Ama insan sormadan da edemiyor…

Koskoca Anadolu Üniversitesi, Ramazan’ın sadece ilk günü mü?

Bugün üniversite öğrencisinin hali ortada. Ev kiraları uçmuş, yurt fiyatları cep yakıyor, kantinde bir tostun fiyatı dudak uçuklatıyor. Çay bile artık hesaplanarak içiliyor. Bir öğrencinin günlük yemek masrafı bile ciddi bir yük haline gelmiş durumda.

Ramazan mübarek bir ay. Paylaşmanın, dayanışmanın, sofrayı büyütmenin ayı. Ama gelin görün ki, birçok öğrenci iftar saatine doğru ücretsiz yemek bulma telaşına düşüyor. Belediyelerin iftar çadırlarını kovalayacak gençler var bu şehirde. Sıcak bir çorba için sabahından gidip sıraya girenler… “Bugün nerede iftar var?” diye birbirine mesaj atanlar…

Bu tablo insanın içini acıtıyor.

Anadolu Üniversitesi bu şehrin gözbebeği. Devasa bütçesi, on binlerce öğrencisi, köklü geçmişi var. Böylesi büyük bir kurum için 30 gün boyunca ücretsiz iftar vermek gerçekten bu kadar zor mu? Belki geçmiş yıllarda yapılmamış olabilir. Ama her yıl aynı noktada kalmak zorunda mıyız?

Ramazan sadece bir günle mi hatırlanmalı?

Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’e buradan samimi bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bu konuya bir el atılsa… Üniversite yönetimi, hayırsever iş insanları, mezunlar, sponsorlar bir araya gelse… Anadolu Üniversitesi kampüsünde 30 gün boyunca öğrencilere ücretsiz iftar verilse… İnanın bu sadece bir yemek organizasyonu olmaz. Bu, gençlerin kalbine dokunan bir adım olur.

Birkaç tabak yemek bazen sadece karın doyurmak değildir. Bir öğrencinin “Bu akşam ne yiyeceğim?” kaygısını alır götürür. Onun dersine odaklanmasını sağlar. Yalnız olmadığını hissettirir.

Bu üniversite nice başarı hikâyeleri yazdı. Belki de şimdi yazılması gereken en kıymetli hikâye, öğrencisinin yanında durma hikâyesidir.

Ramazan paylaşmaktır. Sofrayı büyütmektir. Anadolu Üniversitesi o sofrayı 30 gün boyunca büyütemez mi?

Bence büyütebilir. Yeter ki niyet olsun.