Maalesef bu yağma düzeninden Eskişehir’imiz de çok kötü şekilde etkilenecek

Türkiye, yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından çok zengin. Ülkemiz, dünyada en fazla maden çeşitliliğine sahip yerlerden biri.

Abone Ol

Ancak başta emperyal maden şirketleri olmak üzere bazı yapılar bu kaynakları hızla yağmalamak istemekte. Bu şirketlerle iş birliği yapan yapılar da hazır beklemekte. Yeraltı kaynaklarını bir an önce çıkarmak için fırsat kollamaktalar. Belirledikleri alanlar için yasal düzenlemeler yapılmakta. Bu düzenlemeler onların çıkarına hizmet etmekte. Amaç, yağmayı hızla hayata geçirmek.

Maalesef bu yağma düzeninden Eskişehir’imiz de çok kötü şekilde etkilenecek. Etkiler çok ağır olacak. Sivrihisar’dan Seyitgazi’ye kadar geniş bir alan risk altında. Mihalıççık’tan Mihalgazi’ye kadar bölgeler de kapsam içinde. Alpu ve Tepebaşı da bu alana dahil. Yaklaşık 14 bin stadyum büyüklüğünde bir alan zarar görecek. Bu alanlar delik deşik edilecek. Yerüstü üretimi de büyük ölçüde yok olacak. Günümüzde zaten su krizi başlamış durumda. Madencilikte kullanılacak su bu krizi artıracaktır. Ciddi bir su sıkıntısı yaşanması kaçınılmaz.

Plansız ve kontrolsüz yağmanın sonuçları ağır olacak. Doğal yaşam zarar görecek. Ekosistem dengesi bozulacak. Maden ayrıştırma süreci tehlikeli. Siyanür gibi zehirli maddeler kullanılacak. Ağır metaller insan sağlığını tehdit edecek. Bu durum toplumsal sağlık sorunlarına yol açacak. Gıda üretimi azalacak. Tarım zarar görecek. Bunun sonucu gıda yetersizliği olacak. Küçük bir sermaye grubu kazanç sağlayacak. Buna karşılık milyonlarca insan zarar görecek. Doğada yaşayan canlılar yok olacak. Doğal güzellikler geri dönülmez şekilde tahrip edilecek. Tüm bunlar bilinmektedir. Buna rağmen uygulamaya başlanmaktadır. Bu durum emperyalist sistemin acımasızlığını göstermekte.

Elbette madenler değerlendirilmeli. Yeraltı zenginlikleri kullanılmalı. Ancak bu süreç planlı olmalı. İhtiyaca uygun hareket edilmeli. Doğaya zarar verilmemeli. Yerüstü üretim korunmalı. Madencilik kamu eliyle yapılmalı. Çıkarılan madenler ülkede işlenmeli. Mamul hale getirilmeli. Ekonomiye katkı sağlanmalı. Aynı zamanda halkın yaşam kalitesi yükseltilmeli.

Vahşi madencilikten vazgeçilmeli. Bu faaliyetler özel sektöre bırakılmamalı. Aksi halde büyük zararlar kaçınılmaz. Hem ülke hem Eskişehir ağır tahribat yaşayacak. Bu tahribatın önüne geçilemeyecek. Gelecek nesiller de bu durumdan etkilenecek. Çok zor günler yaşanacak. Vahşice ve özel sektör eliyle yürütülen madenciliğe hayır.