Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi Başkanı Mehmet Avci şu ifadeleri kullandı:
"Terörsüz Türkiye sürecini yakından takip ediyoruz. Hem Genel Merkezimiz hem de bizler, ülkenin içinde bulunduğu bu hassas dönemde neler oluyor, neler yaşanıyor diye süreci takip ediyoruz.
Artık mevcut iktidar, kendisini ve iktidarını nasıl koruyacağını bilemez bir hale geldi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nden kaynaklanan yüzde 50+1 gerçeği nedeniyle farklı kesimlere şirin gözükmek adına her geçen gün farklı adımlar atıyorlar.
Bugün 19 Eylül Gaziler Günü. Bugün, gazilerimizin birçoğunun yaşadıklarının sorumlusu olarak gördüğümüz PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'la ilgili yürütülen çerçeve yasa tartışmalarının içinden şimdi de bir konut meselesi çıktı.
Kimileri villa olduğunu söylüyor, kimileri binlerce metrekarelik bir alandan bahsediyor. Sonuçta Abdullah Öcalan bir hükümlü. 50 bin yurttaşımızın kanının elinde olduğunu düşündüğümüz bir vatan haini. Bu ülkenin topraklarında cezaevinde olması gerekirken bugün villada mı, konutta mı, orada mı, burada mı tartışması yapılıyor. Hayır, bu kişinin yeri cezaevidir. Yeri kapalı bir hücredir. Bu kişinin nefes alması bile bu millet için yeri geldiğinde zuldür.
Daha geçen günlerde Güvenpark'ta özlük haklarını savunan gazilerimize palas pandıras müdahale eden bir iktidarın, bugün terör örgütünün elebaşı olarak gördüğümüz Abdullah Öcalan'a böyle bir konut yaptırarak rahatlık sağlamaya, bir ev hapsi havası oluşturmaya çalışması bizleri üzmüştür. Bunu esefle kınıyoruz. İktidarın bu yanlıştan bir an önce dönmesini talep ediyoruz.
Sonuç itibarıyla bu devlet hepimizin devleti. Verdiğimiz vergiler, verdiğimiz emekler var. Ben size daha acı bir şey söyleyeyim. Bana göre asıl acı olan da budur. Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığı için kanını dökmüş şehitlerin hatırası üzerine basılarak burası yapılıyor. Vergilerden harcanan paradan ziyade, bu memleket için kanını dökmüş ve canını vermiş şehitlerin hatırası ezilerek bu konutların yapıldığını düşünüyoruz.
İktidar mensuplarının bir an önce bu yanlıştan dönmesi, bu konuyu kapatması ve Abdullah Öcalan'ın cezasının gerektiği şekilde cezaevinde infaz edilmesini sağlaması gerekiyor. Çünkü bu sürecin sonrasında "Meclise gelsin, konuşsun" aşamasına ilerleyeceğini düşünüyoruz. Mecliste kurulacak alt komisyonlarda görev almasının gündeme gelebileceğini düşünüyoruz. Şimdi de süreci oradan, Meclisten yürüteceği söyleniyor.
Türk milletinin vicdanen de insani olarak da bunu reddettiğini düşünüyoruz. Terör örgütünün elebaşı olarak gördüğümüz bir kişiye bu tarz ayrıcalıkların tanınması milletimizin tepkisine neden oluyor. Bu yanlıştan bir an önce dönülmesini talep ediyoruz."





