Odunpazarı Belediyesi AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Kepez şu ifadeleri kullandı;

"Geçen ay faaliyet raporu görüşülürken grup olarak meclisi terk etmemizin nedenini kendisi daha iyi biliyor ama basının önünde tabii böyle şeffaflıktan, hoşgörülülükten taviz vermemek için o gerçekleri söylemiyorlar. 2,5 yıldır burada mecliste beraberiz. Geçen ayki toplantıya kadar herhangi böyle bir tepkimiz olmadı ama defalarca kendisini ve grubunu, Sayın Başkanım size de izah ederek, yani biraz daha siyasi nezaket gereği konuşmalara müdahale etmemesini söyledik, tavsiye ettik ve o toplantıdan önce de hem kendisiyle hem de meclisi yönetecek Meclis Başkanvekili ile konuştuk. Dedik ki; bu faaliyet raporu biraz uzun sürecek, onun için kimse kimseye müdahale etmesin, zaten en sonunda Sayın Başkan herkese cevap verecek. Biz gayet bu siyasi nezaket içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi grubundan iki arkadaşımızı ve Grup Başkanvekilini dinledik, hiç sataşma yapmadan.

Ben konuşmaya başladığımda kendisinin bu konuda anlıyorum heyecanlı olabilir, genç olabilir ama burada bir usul vardır, adap vardır, dinlemek gerekiyor. Birkaç defa ikaz etmeme rağmen dinlemeyince biz de demokratik tepkimizi bu şekilde gösterdik. Eğer bir mecliste muhalefet grubu meclisi terk ediyorsa bu, bunun suçu meclisi yönetenlerindir, bizde değildir. Demek ki iyi yönetemediniz, ondan dolayı da meclisi terk etmek zorunda kaldık veya bırakıldık. Ben bundan dolayı, yani şu ana kadar yapmış olduğumuz meclis toplantılarında herhangi böyle bir gerilime sebebiyet vermedik, vermemeye de gayret ediyoruz. Ben yıllardan beri belediyede çalışan birisiyim, bir dönem başkanlık yapmış birisi olarak da mecliste nasıl, ne şekilde konuşulacağını ve tavır takınılacağını bilen birisiyim. Bundan dolayı bu konuda ben kendilerine bunu yaptığı bu işlerden dolayı bizden özür dilemesini beklerken hâlâ bizi suçlar vaziyette açıklamalar yapmasını kabul etmiyorum.

Ve biz çıkıp gittikten sonra da, sonra da "İşte zaten bekleniyordu, böyle bir şey bekliyorduk." gibisinden açıklama yapması hoş bir şey değil. Sayın Başkanım, ben bu arada size de üzüntülerimi tabii ifade etmek istiyorum. Siz her ne kadar meclisi yönetmiyor olsanız bile orada yanında otururken arkadaşımızı ikaz edebilirdiniz. Neyse o geçti artık, bundan sonraki toplantılarda gayet birbirimizi saygı ve sevgi içerisinde, siyasi nezaket çerçevesinde dinleyelim; eleştiri yapmaya herkesin hakkı var tabii ki.

Şimdi kesin hesapla ilgili arkadaşlarımız gereken açıklamaları yaptı. Karşı oy gerekçemizi yaparken sizin verdiğiniz dosyadan, kesin hesap dosyası çizelgelerinden hareketle itirazlarımızı yapıyoruz. Yani biz Cumhuriyet Halk Partisi grubundan şunu beklemiyoruz; yani bunu siz de kalkın eleştirin, ya iyi olmamış, belediyeyi iyi yönetmiyorsunuz, zarar etmişsiniz, faiz böyle, işçiler böyle demenizi zaten öyle bir şey beklemiyoruz, tabii ki savunacaksınız. Şu anda yönetimde sizsiniz ama biz de bunları yaparken, eleştirirken lütfen her seferinde olduğu gibi Sayın Grup Başkanvekili ya bilmiyorlar ya bilgisizce ya samimi değiller gibi böyle ithamlarda bulunmasını da kabul etmiyorum, ben iade ediyorum. Burada grubumuzda bulunan hem AK Parti hem de MHP grubundaki arkadaşlarımızın herhangi bir art niyeti yok. Vermiş olduğunuz dosyadan hareketle, rakamlardan hareketle biz eleştirilerimizi yapıyoruz.

Bu noktada geçenki faaliyet raporunda Sayın Başkanım size yine üzüntülerimi ifade ediyorum. Yani şu cümlenizi kabul etmiyorum; "Bunlar işte uçuk kaçık şeylerden bahsediyorlar." diye böyle belki kastınızı aşan bir cümle kullandınız. Ben zatıalinize bunu yakıştıramadım. Biz uçuk kaçık şeylerden bahsetmiyoruz. Burada verilen rakamlar ortada. Yani gelir belli, gider belli, nerelere ne harcamaların yapıldığı belli; biz kendi kafamızdan uydurmuyoruz, siz ne yazdıysanız onu söylüyoruz. İşte personel giderleri bu kadar, mal ve hizmet alımları bu kadar, kültür ve sanat, sosyal faaliyetlere harcanan para bu kadar, yatırıma bu kadar olmuş... Yani bunları biz kafamızdan uydurmuyoruz. Ha bizim bakış açımız farklı tabii ki. Biz sizinle aynı pencereden bakmıyoruz bu konuda. Siz kendi pencerenizden bakıp belediyeyi yapmış olduğunuz işleri çok başarılı bulabilirsiniz, takdirle karşılıyoruz, saygı duyuyoruz ama biz kendi penceremizden baktığımızda yapmış olduğunuz bu faaliyetlerin çok da verimli olmadığını ileri sürüyoruz ve bunları ileri sürerken de kesinlikle belediye yönetimini ve çalışan müdürleri, personelimizi, yani rencide edici bir dil de kullanmıyoruz. Samimi değiller şöyle böyle falan da demiyoruz.

Kazım Kurt televizyonda açıklama yaparken şöyle bir cümleniz vardı: "İşte satarak açık kapatılmaz." diye hükümeti eleştirdiniz. O sizin görüşünüz tabii ki, saygı duyuyoruz. Aynısını kendinizin yaptığını da söylüyorum ben şu anda, aynısını siz yapıyorsunuz. Satarak borç kapatma veya açık kapatma yoluna gidiyorsunuz.

Şimdi her seferinde CHP grubundan; "İşte AK Parti döneminde şöyle satıldı, böyle satıldı." deniliyor. Daha önceki meclis toplantılarında da zatınıza da ben gönderdim. AK Parti hükümeti zamanında satılan yerlerin listesi, ondan önceki dönemlerdeki hükümetler zamanında yapılan satılan yerlerin listesinin yanında çok az bir yer işgal ediyor.

Bunu herkes biliyor. Bunu basında, bunu defalarca açıkladılar; televizyonlarda çarşaf çarşaf listeler yayımlandı. Ama bütün bunlara rağmen tekrar; "İşte hükümet şunu sattı, bunu sattı, hiçbir şey kalmadı." Ya şu anda siz de aynısını yapıyorsunuz. Bak biz de sizi bu yönde eleştiriyoruz. Madem siz diyorsanız hükümet mal emlak satarak, şurayı burayı satarak borç kapatamaz veya açık kapatamaz diyorsunuz; o zaman siz de satmayın. Niye satıyorsunuz?

Şimdi, ha satamaz mısınız? Satıyorsunuz zaten. Meclise geldiğinde biz gereken tepkimizi, karşı oyumuzu kullanırız ama satıp satmama yetkisi tabii ki sizde. Ama yapılan eleştirilerin, hükümet nezdinde yapmış olduğunuz eleştirileri yaparken o zaman bir dönüp kendinize bakmanız lazım. Acaba ben de bunu yapıyorum da bana da buradan bir şey söylerler mi diye.

Meclis üyesi arkadaşımız konuşma yaparken teşekkür ediyorum kendisine. Kendimi bir anda TBMM'de zannettim. İnşallah kendisini de orada görürüz yani. Bundan önce de İbrahim Aslan Bey aynısını yapardı mecliste; şimdi Uğur kardeşimiz yapıyor. İnşallah ileriki dönemde CHP'den de meclise gönderilir ki meclisten bir vekilimiz olsun tabii ki. Bu sevindirici bir şey.

Ama şunu söylüyorum: Şimdi biz Odunpazarı kesin hesabını konuşurken arkadaşımız hükümet politikalarını dile getirerek eleştirmeye başladılar. Yani Merkez Bankasından bakanlardan, oradan buradan. Yani bunlar zaten görünen bilinen şeyler. Tamam siz, bak biz sizi burada eleştirdiğimizde diyorsunuz ki; "Vatandaş bizi onaylıyor." Doğrudur. 3. dönemdir sizi onaylıyor. Ben her seferinde Sayın Başkana söylüyorum. Her ne kadar biz sizin yapmış olduğunuz bu icraatları beğenmesek de vatandaş çoğunlukla beğeniyor, onaylıyor, sizi seçiyor. Tebrik ediyoruz.

Ama siz hala 25 yıldır iktidarda olabilen hükümeti "Nereden geldi bunlar?" sanki biz zorla oturuyoruz, silah zoruyla oturmuşuz gibi orada... Ya vatandaşın oyuna biraz saygılı olun. Tercihine saygılı olun. Vatandaş seçiyorsa size ancak saygı duymak düşer ve tebrik etmeniz lazım.

Hükümetin yaptığı bütün işler yani faizdi şuydu buydu... Efendim biz burada faiz giderlerini eleştirirken kredi aldınız çok yüksek faizli falan bir sefer almışsınız zaten onu söylemiyoruz. Burada faiz giderlerinin bir çoğu; işte personel emekli olmuş, ödenmemiş, oradan faiz işlemiş. Kamulaştırmasız el atma yapılmış, orada vatandaşla uzlaşılamamış, orada ödemelerde gecikme olduğu için buradan faizler işlemiş. Size biz "Bankadan kredi çekmişsiniz de hükümet zaten faizleri yükseltti, siz niye düşük faizle almadınız?" falan demiyoruz yani.

Bunu da böyle laf kalabalığına getirmenin de bir anlamı yok. Ha hükümetin hep yapmış olduğu bu işte faizleri şunları bunları gündeme getiriyorsunuz da yaptığı işlerden hiç bahsetmiyorsunuz. Bakın en sonunda Yıldırım Han diye bir füze yaptık ya. Bir çıkın da teşekkür edin. 6.000 kilometre mesafesi olan kıtalar arası bir füzeyi yaptık. Daha da ilerisini yapmaya çalışacağız. Cumhuriyet Halk Partisinden bunu takdir etmesini bekliyoruz. Ne yazık ki öyle bir şey yok. Şunu bile diyemiyorlar: "Ya siz 6.000 yaptınız da biz gelirsek 9.000 yaparız." Ama öyle bir hayaliniz bile yok sizin yani. Onun için hükümetimiz gayet güzel işleri yapıyor, hepsini de başarılı bir şekilde yürütüyoruz. İnşallah daha güzel günler hep birlikte yaşayacağız diyorum.

Söylediğim gibi ağırlıklı olarak personel giderleri, mal ve hizmet alımları, sosyal ve kültürel faaliyetler... Bunlar ağırlıklı olarak... İlan, reklam, temsil, ağırlama vesaire bunları da eklediğimizde bütçenin %70’e yakın bir bölümünü işgal ettiğini görüyoruz. Bunun dışında yatırıma kalan çok az bir şey kalıyor. Ha bir de şununla övünüyorsunuz: "Yaklaşık 1,5 milyara yakın bir bütçeyi kullanmadık, iptal ettik, geriye çektik falan." Yani ben bunun övünülecek bir şey olduğunu zannetmiyorum. Kullansaydınız, niye kullanmadınız? Yani yol yapsaydınız, kenar mahallelerdeki kaldırımları yapsaydınız. Asfaltlar, çukurlar, işte yama gerektiren şeyler var; asfalt yapılması gereken yerler var. Bunları yapsaydınız niye yapmadınız da Fen İşleri'nin bütçesini iptal ettiniz veya Park Bahçeler’in? Yani bu çok övünülecek bir şey değil. "Biz tasarruf ettik, yol yapmadık. Biz tasarruf ettik, park yapmadık. Biz tasarruf ettik, işte asfalt atmadık." gibi bir şeye dönüyor. Bunu da tabii ki bizim kabul etmemiz mümkün değil.

Evet, İller Bankası payından bahsetti Sayın Grup Başkanvekili. Yani bu tartışılacak bir şey değil. Bu herkese, bütün belediyelere nüfuslarıyla orantılı olarak gönderiliyor. Yani burada "AK Partili belediyeye fazla, CHP’li belediyelere az gönderiliyor." diye bir şey yok. Ama bunu "Hükümet bizi engelliyor." falan gibi bu anlamda kullanıyor. Daha önceki meclis toplantısında da bir arkadaşımız bunu söylemişti: "Belediye olarak hükümetten hakkımızı alamıyoruz." falan. Borcunuz varsa da kesilecek bak, kendiniz söylediniz Sayıştay raporlarında işte AK Partili birçok belediyenin vergi borcu, SGK borcu olduğundan bahsediliyor. Olabilir, borcu varsa onun da parasını keserler, o da öder. Yani "CHP’li belediyeler ödesin diye sıkıştırıp da AK Partili belediyelere herhangi bir uygulama yapılmıyor." diye bir şey yok. Birçok arkadaşımızla görüşüyoruz; Eskişehir’deki AK Partili belediyelere bile SGK’den yazıların gittiğini, borçlarına karşılık ödemelerin yapılmasını istediklerini biliyoruz. Bundan dolayı biz belediyenin bu anlamda yapmış olduğu faaliyetleri tabii ki -yani bir yıl içerisinde hiçbir şey yapmamışsınız, yan gelip yatmışsınız falan demiyoruz- yapılan şeyleri de söylüyoruz. Ama sizin vermiş olduğunuz rakamlardan hareketle bunun daha iyi yapılabileceğini biz öngörüyoruz. Daha iyi yapılsaydı yatırıma, vatandaşa bütçenin büyük bir kısmının böyle farklı yerlere olup yatırım alanında çok kısıtlı bir bütçe uygulamasının yapılmasının iyi olmadığını söylüyoruz. Bundan dolayı da arkadaşlarımızın zaten karşı oyda ve diğer konuşmacı arkadaşımızın söylemiş olduğu gerekçelerden dolayı kesin hesaba biz karşı oyumuzu bildirdik ve olumlu oy kullanmayacağımızı buradan belirtiyorum."