ESKİŞEHİR HABER

Melih Aydın: "Asla vazgeçmedik, vazgeçmeye de niyetimiz yok"

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Melih Aydın, partilerinin kuruluşundan bu yana yaptığı uyarılarda haklı çıktığını savunarak vatandaşlara destek çağrısında bulundu.

Abone Ol

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Melih Aydın şu ifadeleri kullandı;

"Maalesef Türkiye'de artık vatandaşların da canı burnunda, tiksinmiş haldeler. Fakat İYİ Partinin de kıymetinin bilinmesi gerektiğinin de altını çizmek lazım.

İYİ Parti kurulduğu günden beri bugüne kadar ne söylediyse ne kadar haklı çıktığını aslında vatandaşlarımıza acı tecrübelerle, Türkiye'de bu yaşatılarak öğretildi. Ve biz artık şunu istiyoruz: Vatandaşlarımızın da şapkasını çıkarıp önüne koyması lazım. Biz bu ikili sıkıştırdıkları sistemden bahsederken biliyorsunuz İYİ Parti yandaş ve yoldaş medya aracılığıyla itibar suikastına uğradı, edilmeyen hakaret kalmadı ve inanılmaz bir şekilde bir oyun oynandı, üstümüze gelindi. Biz o duruşumuzdan, dik duruşumuzdan asla vazgeçmedik.

Asla vazgeçmedik, vazgeçmeye de niyetimiz yok. Dava arkadaşlarımızla beraber dimdik buradayız. Her geçen gün ülkemiz daha kötü bir hal alırken her geçen gün teşkilatımızın da ne kadar sıkı sıkıya ve daha da kalabalıklaşarak buralarda olduğunu görüyorsunuz. Artık bizim il başkanlığımız bayramlaşmaya yetmiyor. Sayın il başkanımıza da buradan bir çağrımız olsun, artık salonlarda bayramlaşmamız gerekiyor, toplantılarımızı yaptığımız gibi. Sizleri de daha rahat ağırlamak isteriz.

İYİ Parti 2017'de demişti ki daha kuruluş aşamasındayken: "Bu tek adam rejimi ülkeyi felakete götürür. Bir faniye bu kadar yetki verilmez, burada sizi kandırıyorlar." Geldiğimiz nokta ortada. Vatandaşlarımız bunu çok acı tecrübeyle 9. yılında yani 2018'de bu oldu, 8. yılında yaşayarak öğreniyor. İYİ Parti 2019'da, daha kuruluşunun 1. yıl dönümünde, hiçbir zaman AK Parti iktidarından sonra kazanamayan muhalefete umut oldu ve büyükşehirler İYİ Partinin sayesinde kazanıldı. İnsanlar bir refah seviyesine nasıl ulaşılabilir, seçim nasıl kazanılır, sadece işte bakın "Başka aday mı var, başka parti mi var?" derken büyükşehirler nasıl alınır, Türkiye'ye bunu öğretti.

2023 yılına giderken: "Bir aday var, bu kazanamaz. Asla aday olmamalı. Onun dışında kazanacak adaylarımız var, onlar olmalı." dedik. Yine hakaretlere maruz kaldık, yine operasyonlara maruz kaldık. O adayların kazanabileceği gün gibi ortadayken kazanamayacak adayla tekrar seçimleri verdik, halimiz yine ortada.

2024 yılı ve süregelen bu süreçte İYİ Parti bu dediklerinin arkasında dimdik durarak aslında Türkiye'nin ihtiyacı olan parti olduğunu göstererek, Türkiye'nin erken uyarı sistemi olduğunu göstererek, Türkiye'nin emniyet sigortası partisi olduğunu göstererek bugünlere geldi. Neden emniyet sigortası diyorum? Bakın 1 sene önce Türkiye'de hiç olmayacak, hiç akla gelmeyecek bir şey oldu ve cani başını, 50000 kişinin katilini meclise bile davet edebilecek cüreti gösterdiler ve buna dik duran sadece İYİ Parti oldu. Ne o komisyona girdi ne onlarla bir görüşme yaptı ne de onlardan gelen herhangi bir talebi kabul etti ve sayemizde, bunu çok net söylüyorum, kamuoyu oluşturulması ve kamuoyunu düzgün bilinçlendirmesi sebebiyle hiçbir istediklerini de yapamadılar. İYİ Partinin o duruşu olmasaydı, bize de bunu kabullendirebilselerdi milletimize rağmen, biz milletimizin sesi olduğumuz için bunu kabullenmedik çünkü milletimiz böyle bir şeyi zaten istemiyordu, emin olun o cani başını mecliste de görürdünüz. Konuşmalar da yapılırdı, ayağına giden heyetin boy boy fotoğrafını da görürdünüz. Giden heyet utancından inkar etti, sonra mecbur kabul ettiler ve fotoğrafları servis edilmedi biliyorsunuz. Bu rezillikler yaşandı ve bunların tamamında da İYİ Parti dik durdu.

Bakın şimdi siyasetin ve demokrasinin askıya alınmak istenildiği bugünlerde de İYİ Parti yine bir duruş sergiliyor ve Sayın Müsavat Dervişoğlu Genel Başkanımız ne dedi: "Hiçbir kimseyi, gücünü milletten almayan hiç kimseyi ben siyasi muhatap kabul etmem." dedi. Rakibimizin küçültülmesine bile müsaade etmeyeceğini gösterdi. Türkiye'nin değerleri olduğunu, Türkiye'nin köklü partisine bunun yapılmaması gerektiğini, Türkiye'de o partiye gönül veren seçmenlerin oyunun bir çırpıda çalınıp başka bir şekilde devşirilmesine müsaade etmeyeceğini gösterdi ve her zaman demokrasiden yana olan inancımızı dile getirmiş olduk aslında.

O yüzden yine söylüyorum, vatandaşlarımızın şapkasını çıkarıp önüne koyup İYİ Partinin ne kadar kıymetli olduğunu, İYİ Partide siyaset yapan insanların bu işi meslek olarak değil, görev olarak kabullendiğini anlamalarını rica ediyorum. Bunlar bizim mesleğimiz değil. Bakın akçeli işlerin ne kadar ortada döndüğünü görüyorsunuz. Maalesef çok yıpratılmış bir siyaset kurumu var ve vatandaşlar siyasete ve siyasetçiye haklı olarak asla güvenmiyor. İşte İYİ Parti bu meslek olarak değil, görev olarak bu bilinçte siyaset kurumunun içinde yer alan insanlardan oluştuğunu tekrar tekrar gösteriyor. O yüzden çağrımız kendilerinedir. Bayramları bayram gibi yaşamak istiyorsak gerçekten kendilerinin sesi olan, siyasi parti olan İYİ Partiye gönülden destek vermelerini de rica ediyoruz.

Biz her gün sokaklardayız. Eskişehir'de de öyle, Eskişehir'in sokaklarını karış karış geziyoruz bütün ekibimizle; ilçe başkanlarımızla, il başkanımızla, partililerimizle hep birlikte. Ve her yere çok rahat girip çıkabiliyoruz, her yerde içecek 1 bardak çayımız var, her yerde bir muhabbet edecek dostlarımız var çünkü biz onlara hiçbir zaman yanlış yapmadık, hiçbir zaman farklı davranmadık ve onlardan biri olduğumuzu da o samimiyeti de onlar da bize her zaman, bizi gördükleri her yerde gösterdiler. Hâlâ da göstermeye devam ediyorlar. Artık bunu siyasi olarak taçlandırmamız gerekiyor Türkiye genelinde. Bu yapılardan hep beraber kurtaracağız.

Yıllarca biliyorsunuz, iktidarın karşısına dendi ki: "Ya başka oy verecek biri mi var? İşte başka adam mı var? Muhalefet kötü." İYİ Parti kurulmadan önce hep bu sözler vardı biliyorsunuz. E artık var. İşte adam gibi adam Müsavat Dervişoğlu var. O yüzden safları sıkılaştırmaya, omuz omuza vermeye, mücadele etmeye ben herkesi davet ediyorum. Bu herkese çağrımdır. Başta şehrim Eskişehir olmak üzere tüm Türkiye'ye çağrımızdır. Hepinize saygılar sunuyorum."