Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler şu ifadeleri kullandı;

"Hiçbir şey yapmazsanız maalesef bir şey olmuyor. Hiçbir şey yapmadığınız zaman da kimse size "Niye bir şey yapmıyorsunuz?" demiyor. Şimdi hep söylediğim bir şey var, bu kentin %50'si geçimini hizmet sektöründen sağlıyor, bu bir gerçek. Yani bizim gelen, kente gelen misafir sayısını 3 milyona çıkartalım, şu anda işte %50 dediğimiz kesim, ekonomik olarak da çalışanlarımızla birlikte daha anlaşılır hale gelir. Mesele bunu yapabilmek.

Şimdi bizim fiziki alanlarımız belirli. Biz burada neler yapabileceğimize bakıyoruz şu anda. Bunun adı fuar olabilir, kongre olabilir, e-sanat gibi faaliyetler olabilir, özellikle söylüyorum bunu. Ya ben şuna inanıyorum, bu kente bir geliniyorsa veya kendimizden pay biçelim, herhangi bir kente ziyaret ettiğiniz zaman, işte oranın tatlısını, oranın ön plana çıkan bir ürününü, oranın helvasını, buna benzer ürünleri, benzin alıyorsunuz, simit yiyorsunuz, restorandan faydalanıyorsunuz, o kentte vakit geçiriyorsunuz. O yüzden o kentte vakit geçirdiğiniz sürece para harcamanız, harcamanız mümkün.

O yüzden ben önemli buluyorum. Yani bu kente bizim artık birbirimizden alışverişin dışında dışarıdan birtakım girdileri sağlayamazsak bu Ticaret Odasının görevi, Sanayi Odasının görevi, Organize Sanayi Bölgesinin görevi, belediyelerin görevi. Toptan aynı yere bakacak yeni projelere ihtiyaç var.

Bir evet, işte Bursa bunu yaşadı. Otomotiv sektörü evet dedi, geldiği noktayı görüyorsunuz. Ya ben tabii kentin yani ekonomik olarak büyümesini, alan olarak, aslında elimizde o kadar çok operasyon var ki. Havacılık sektörü bizim için en büyük değer. 100 yıldan beri, Tayyare Fabrikasından beri bu kentte havacılık sektörü konuşuluyor. Karakurt meselesi bu kentin önemli bir değeri. Yani baktığımız zaman ana sanayi, yan sanayilerimiz var ama yetmiyor artık. Ya o alanda büyümeyi planlayacaksınız ama yan sanayi değil, ana sanayi noktasında bir noktaya geleceksiniz. Şu anda Eskişehir'de buna benzer birkaç firma da ortaya çıkmış durumda baktığınız zaman. Bunların sayısını arttırmanız lazım.

Bana göre otomotiv sektöründe çok bir şey yapmıyoruz. Beyaz eşya, lokomotifimizdi yıllardan beri. Otomotiv sektöründen belki 200'e yakın yan sanayideki firmamız ekmek yedi. Belki çalışan sayımız 60 bin, 70 bin, 80 bine ulaştı bu sektörlerde. Ama şimdi ufacık bir durgunluk, şu anda beyaz eşya sektöründe, siz de takip ediyorsunuzdur son gelişmeleri, eleman çıkartmalar, küçülmeler, belki 3. çeyreğe kadar da bu böyle yürütülecek. Hemen kapanıyor, yani oradaki bir sinyalin aşağıya yansıması çok acımasız oluyor şu anda. O yüzden farklı sektörlerde de kendimizi geliştirecek yeni formüller lazım bize.

O yüzden diyorum, yani burada havacılık sektöründe, şimdi Türk Hava Yolları ile alakalı bir iş birliği yaparak bu kente bir şey sağlayabilirsek, örnek veriyorum, bir kıvılcımdır bu, bir yerden başlayabilirseniz, işte uçak bakımı olur, onarımı olur. Yani burada rakamlar inanılmaz. Yani havacılık sektöründeki değerler ve katma değer çok yüksek. Diğer ürünlere benzemiyor yani. O yüzden yeni sektörlerde pozisyon alma zorunluluğumuz var.

Şimdi sanayiciye "Sen bugün bunu yap, yarın bunu yapabilir misin?" değil. İşte öncelikle bunun bir altyapı formülleri var. Biraz devletle iş yapacaksınız, biraz kamuyla iş yapacaksınız, işte biraz destekleyici unsurlar var. Şimdi bunlar kent birliği gerektiriyor burada. İşte Valilik, Belediye Başkanlarımız, biz Oda Başkanlarımız, birlikte hareket etme noktasında şu anda iyiyiz. Hepimiz aynı yöne doğru bakabiliyoruz, bu çok kıymetli ve değerli. "Hadi gelin" dediğimiz zaman, işte atıyorum Ulaştırma Bakanına aynı anda ulaşabiliyoruz hep beraber. Veya X kurumunu aynı zamanda ziyaret edebiliyoruz, çok sevindirici.

O yüzden önemli olan burada kent birliğini sağlamak. Şu an itibarıyla kent birliğini sağlama noktasında da her şey stabil yerinde geliyor, güzel gidiyor, onu söyleyebilirim. İnşallah böyle devam eder sonuna kadar."