Eskişehir İl Kongresinde konuşan Milliyetçi Hareket Partisi'nde (MHP) Araştırma ve Strateji Geliştirmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Özgür Bayraktar şu ifadeleri kullandı;
"Milliyetçi Ülkücü Hareketin Lideri, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendinin siz Eskişehirlilere, ülküdaşlarına, dava ve yol arkadaşlarına selam, sevgi ve muhabbetlerini getirdim, arz ederim.
Sözlerime başlarken Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Başbuğumuz Alparslan Türkeş, bu toprakların evladı, dürüstlüğün, liyakatin, devlet adamlığının ve ülkücü duruşun simgesi olan Gün Sazak ve onun babası, Milli Mücadelenin mimarı, önemli siması Mehmet Emin Sazak Bey, bütün şehitlerimizi ve ebediyete irtihal etmiş dava büyüklerimizi rahmetle, minnetle, şükranla yad ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun inşallah.
Eskişehir, Selçuklu'dan Osmanlı'ya, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan tarihi geçmişinin yanında sanayileşmenin, kalkınma hamlelerinin ve üretimin öncüsü olmuştur. İşgalin ve İstiklal Savaşı'nın en ağır şekilde yaşandığı Eskişehir, Büyük Atatürk'ün övgüsüne mazhar olmuştur. Büyük Atatürk, Kurtuluş'tan 5 ay sonra, 15 Ocak 1923'te Eskişehirli ve Eskişehirlileri çok iyi tanırım. Milli Mücadele yıllarında büyük vatanseverlik ve üstün bir cesaretle mücadelemizin daima yanında olmuş, bu mücadeleye çok geniş yardımlarda bulunmuşlardır. Gördüğüme göre halk aydın ve faaldir. Toprak verimlidir. Az zamanda zayiatı telafi ve fedakarlıklarıyla da iftihar edilecektir. Eskişehir, dün olduğu gibi bugün de, bugün olduğu gibi yarın da milli iradeye elbette ki sahip çıkacaktır.
Anadolu'nun dört bir yanında yakılan kongre meşaleleri, Ülkücü Hareketin tazelenme, kenetlenme ve çelikleşme iradesinin en somut tecellisidir. Bizim kongrelerimiz, yarım asrı aşan kutlu maziye vefa borcunun ödendiği, kucaklaşma ruhunun zirveye tırmandığı helalleşme ve yenileşme meydanlarıdır. Bu hareketin mensupları, bedel ödenmesi gerektiği anda öne atılır, fedakarlık gerektiği anda da karşılık beklemeden gerekli fedakarlığı yapar. Bugün bu salonu dolduran her bir dava arkadaşımız bu şuurla milletimizin birlik ve dirliğinin teminatıdır.
Kıymetli hazurun, dünya ve coğrafyamız krizlerin ve belirsizliklerin öne çıktığı son derece kritik bir tarihsel eşikten geçmektedir. Küresel sistem aşınmakta, uluslararası kuruluşlar işlevsizleşmekte ve jeopolitik dengeler altüst olmaktadır. Sınırlarımızın hemen ötesinde çatışma hatları derinleşirken küresel vesayet odakları bölgemizi yeni baştan dizayn etme ve coğrafyamıza kan ve gözyaşıyla çizilecek yeni haritalar dayatma peşindedir. Böyle bir küresel ve bölgesel denklemde Türkiye'mizin olayları uzaktan izleme, bekle-gör, tavır alma deme şansı elbette ki yoktur. İşte Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye ve dünya şartlarında meydana gelen gelişmeleri anlık takip etmekte, milli devlet aklının süzgecinden geçirerek basiretli ve öngörülü politikalar üretmektedir. Çünkü bizim siyaset anlayışımızın özü, önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben ilkesinde tecelli etmektedir.
Değerli dava arkadaşlarım, bu bükülmez irade ve derin stratejik akılla ilan edilen terörsüz Türkiye süreci, devletimizin bekasını ve milletimizin istikbalini teminat altına alan tarihi bir adımdır. Sayın Genel Başkanımızın liderliğinde ortaya konulan bu vizyon bir tercih değil, kökü tarihimize dayanan millet aklının en somut tecellisidir. Şunu ifade etmek istiyorum ki Milliyetçi Hareket Partisi konusu Türkiye, amacı Türkiye, derdi Türkiye olan bir siyasi partidir. Türkiye'nin meseleleri elbette ki Milliyetçi Hareket Partisinin meselesidir. Türkiye'nin meselesi söz konusu olduğunda Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Beyefendi, bütün oy endişelerini ve parti çıkarlarını bir kenara bırakmak suretiyle hiç kimsenin tezviratına aldırış etmeden, bildiği yolda hiçbir şeyden çekinmeden elini taşın altına koymuştur. Türkiye için bütün inanç ve iradesiyle her şeyi göze almıştır. Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkücü Hareket tam kadro liderinin, Genel Başkanının açtığı yolda aynı inanç ve şuurla liderinin yanındadır, buradadır, Eskişehir'dedir.
Kıymetli Eskişehirliler, değerli dava arkadaşlarım. Bakın, Türk milliyetçiliği Kurtuluş Savaşı'nı verip Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmuştur. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kurucu kahramanların tamamı Türk milliyetçisidir. Türkiye Cumhuriyeti, Türk milliyetçiliği esası üzerine inşa edilmiştir. Bu Cumhuriyetin temeli milli kültür ise o halde Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkücü Hareketin ilgi alanında 86 milyon vatan evladının tamamı vardır. Yani her bir vatandaşımız haysiyet, onur ve şerefiyle bizim için aziz ve muhteremdir. Dertleri derdimiz, sevinçleri coşkumuzdur. Yani hedefimiz belli, yolumuz hak, tarafımız doğru, alnımız paktır.
Burada bu konuya dikkatinizi istirham etmek istiyorum. Bakın değerli gönüldaşlarım. Terör koridorlarını Fırat Kalkanı, Barış Pınarı, Zeytin Dalı, Pençe-Kilit Harekatı ile darmadağın eden irade neyse bugün terörü kaynağında kurutup coğrafyaya nizam veren, huzur ve güvenliği tesis eden irade aynı iradedir. Lider Devlet Bahçeli'dir. Kardeşlik kalbimizde, gelecek aklımızdadır.
Değerli dava arkadaşlarım, bugünün içinde dün vardır, yarının içinde de elbette bugün olacaktır. Yani bugün ne yaptığımız, hangi tercihlerde bulunduğumuz yarın ne olacağının, nesillerimizin ne yaşayacağının belirtisidir. Terörsüz Türkiye, gelecek nesillerimizin huzur ve refahı için atılmış tarihi bir adımdır. 100 yıllık güvenlik konseptimizin miladıdır. Türk vatanı; üzerinde yaşayan, altında yatan ve henüz doğmamış olanların vatanıdır. Bizim mücadelemiz günü kurtarmak için değil, geleceği inşa etmek içindir. Şimdi önümüzde devasa bir hedef vardır. Cumhuriyetimizin 2. yüzyılında Türk ve Türkiye yüzyılını hep birlikte inşa edeceğiz. Liderimizin işaret ettiği o muazzam çatıyı kurmaya hazırız. Türkçe dünya kurma idealine Eskişehir hazır mı?
Bakınız, yaşanan zaman diliminde Batı'nın çıkarlarını öneleyen değerler dünyasının insanlığı daha mutlu bir geleceğe taşıyacağı mümkün gözükmemektedir. O halde dünyayı Türkçe okuyacağız, dünyayı Türkçe anlayacağız ve Türkçe bir dünya kuracağız. Devletimizin ve liderimizin kararlılığıyla yürütülen terörsüz Türkiye hamlesi, bu büyük vizyonun en kritik adımıdır.
Bakın, hiçbir süper gücün ayağında terör diye bir pranga, sırtında terör örgütü diye bir kambur olamaz, olamaz. O halde terörün tamamen bitirilmesi, iç cephenin tahkim edilmesi bizim bileğimizi elbette ki bükülmez bir hale getirecektir. Doğudan batıya, kuzeyden güneye huzurlu, müreffeh, gençlerimize güvenli bir gelecek sunan ve Türk Devletleri Teşkilatı ile kesintisiz bir entegrasyon sağlayan süper bir güç haline gelecektir.
Terörsüz Türkiye huzur demektir, kalkınma demektir, mutlu gelecek demektir, bir ve bütünlük içerisinde millet, devlet demektir, Türk ve Türkiye yüzyılı demektir. Yani herkes bilsin ki Türkiye Cumhuriyeti, vatanı ve milletiyle bölünmez ebedi bir bütündür. Bizim mücadelemiz devlete ebet müddet, millete ebet müddet içindir.
Kıymetli gönüldaşlarım. Herkes şunu çok iyi bilmeli ve müsterih olmalı ki Milliyetçi Hareket Partisinin ve Cumhur İttifakının olduğu yerde istiklalimizden ve istikbalimizden taviz asla ve kat'a söz konusu olamaz.
Türkiye'nin terörle mücadelesinde destanlı başarılara imza atmasında, vatandaşlarımızın huzur ve güven içerisinde olmasındaki en büyük pay sahibi elbette ki gazilerimiz ve şehitlerimizindir. Şehitlerimizin ruhunu incitecek, gazilerimizi üzecek, şehit ve gazi ailelerimizi mahsun ve mahcup edecek hiçbir adım bu süreçte atılmamıştır, atılması da mümkün değildir. Sizlerin desteği, duası, mücadelesiyle alnımızın akıyla şehit ve gazilerimizin emanetine en ufak bir leke bulaştırmadan Anadolu irfanının gücüyle, Türk milletinin ferasetiyle bu süreci başarıyla taçlandırıp elbette ki kalıcı kılacağız. Hedefimiz belli, yolumuz hak, tarafımız doğru, alnımız paktır.
Çok kıymetli dava arkadaşlarım. Menfaatleri için bütün ilkelerinden vazgeçenler, ilkeleri için bütün menfaatlerini terk edenleri elbette ki anlayamazlar.
Bakın, bu menfaatçilerin söyledikleri bir şey yok, yaptıkları bir şey yok, Türkiye'yi zaafa uğratmaktan elbette ki başka gayeleri yok. Kıymetli hazurun. Milli meselelerde milli duruş sergilenmesi siyaset kurumunun millete karşı görev ve sorumluluğudur. Uzun mesafeli düşünülmeden günübirlik siyasi tartışmaları siyasetin esas konusu ve meselesi gören, siyaseti ticari bir faaliyet gibi görüp şahsi ikballerini Türk milliyetçiliği maskesi ardına gizleyenler yalan, riya ve istismardan başka sermayesi kalmayanların elbette ki sizleri, Milliyetçi Hareket Partisini anlamaları ve yorumlamaları beklenemez. Milletin derdi ile dertlenmeyen, sevinci ile sevinmeyen, acısıyla kederlenmeyenlerin elbette ki bizimle olmaları mümkün değildir. Onlara girdikleri yolun inkarı, utancı ve zilleti yeter. Bırakın düştükleri bataklıkta debelenip dursunlar. Zira Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizim önümüzde daha yapacak çok önemli işlerimiz var.
Bakın, gerçek milliyetçilik devletin bekasını şahsi ikbalin önünde tutmaktır. Türk-İslam ülküsünü bir bayrak gibi lekelemeden taşımaktır. Geleceğe güvenle bakan, çağı Türkçe okuyan bir vizyona sahip olmaktır. Siyaset bizim için bir ikbal kapısı değil devlete ve millete adanmışlık yeridir. Biz siyaseti günübirlik heyecanlarla, gelip geçici heyecanlarla yapmıyoruz. Kararlılığımız net, duruşumuz ahlakidir. Tek bir gayemiz vardır, o da devletimiz payidar, milletimiz bahtiyar olsun.
Büyük kongremize giden yolda birlik ve beraberlik ruhuyla, fitne odaklarını bertaraf edecek, yenilenmiş kadrolarımızın heyecanıyla hedeflerimize hep birlikte yürüyeceğiz. İl kongremizin partimize, teşkilatımıza ve aziz milletimize hayırlar getirmesini Yüce Allah'tan niyaz ediyor, yeni görev alacak arkadaşlarımıza da üstün başarılar diliyorum.
Bizim yolumuz İlâ-yı Kelimettullah yoludur. Bu hareketin her kademesinde şehitlerimizin kanı, dava büyüklerimizin alın teri, Taş Medreselilerimizin çektiği çilelerle doludur. Bunu asla unutmayacağız. Bir olacağız, beraber olacağız, Eskişehir'de 3 hilali layık olduğu yere hep birlikte taşıyacağız.
Bakın, dertleri derdimiz, sevinçleri coşkumuz olan, her daim sevdasını taşımaktan onur, mensubu olmaktan gurur duyduğumuz Yüce Türk Milletinin hayrına ve yararına olmayan her durumun ve her şeyin karşısında, tek başımıza da kalsak, sonuna kadar durur, bunun bedeli neyse biz bu bedeli seve seve öderiz. Bizden bu konuda rüşt ispatı isteyenlere verilecek cevabımız; çekilen bunca çile, dökülen bunca gözyaşı ve kandan sonra, vatan ve millet sevgisinde bizim en büyük şahidimiz tarihin bizatihi kendisidir.
Dün ödedik, bugün de öderiz, yarın da seve seve bu bedeli öderiz. Çünkü bizim vazgeçilmez sevdamız vatan ve millettir. Terk edilmez ilkemiz ise ne mutlu Türk'üm diyebilmektir.
Ben bu vesileyle bu güzel kongrenin yapımında emeği geçen başta Eskişehir İl Başkanımıza, Yönetim Kurulu üyelerimize ve "Parti benim partim, dava benim davam, bayrak benim bayrağım" deyip partisine, bayrağına, davasına sahip çıkıp bu alanı şereflendiren siz kıymetli gönüldaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyor, hepinizi Cenab-ı Allah'a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun."





