Türkiye Emekliler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Muhsin Dilbaz şu ifadeleri kullandı:
"Sayın Cumhurbaşkanımız sonunda emeklilerimizi hatırladı. Ancak ne yazık ki eksik hatırladı. Sayın Cumhurbaşkanımız, emekli aylıklarına ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Başımızın tacı olan emeklilerimizin maaşlarında birazcık iyileştirme yapmak için çalışma başlattık. En kısa sürede netice alacağımızı düşünüyorum.”
Bu açıklamada öne çıkan üç ifade var: Birazcık iyileştirme, en kısa sürede ve çalışma başlattık.
Peki, bu sözleri daha önce kaç kez duyduk? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından, Cumhurbaşkanı yardımcılarından ve Hazine ve Maliye Bakanından benzer açıklamalar dinlemedik mi?
Yıllardır aynı sözler, aynı vaatler ve aynı beklentiler… Peki, sonuç nerede?
Emekliler; bu ülkeye yirmi beş, otuz, otuz beş, hatta kırk yıl hizmet etmiş, ülkemizin kalkınmasında pay sahibi olmuş, vergisini ve primini ödemiş onurlu, gururlu ve saygın insanlardır.
Onlar, yaşamlarının bu döneminde kimseye muhtaç olmadan, huzur ve güven içinde yaşamak istiyor. Yıllarca verdikleri emeğin karşılığını almak, insanca yaşamak ve hak ettikleri sosyal güvenlik hizmetlerinden yararlanmak istiyorlar.
Onlar sizin anneniz, babanız, teyzeniz, halanız, dayınız; kısacası bu toplumun bir parçası, hepimizin ailesinden biridir.
Emekli, bu ülkenin geçmişine emeğini vermiş, bugününe katkı sunmuş ve geleceğinde de onurlu bir yeri olması gereken insandır.
Yıllarca çalışan, üreten ve ülkesine hizmet eden insanları emeklilik dönemlerinde geçim sıkıntısına mahkûm etmek kabul edilemez. “Çalışma yapıyoruz.” diyerek emeklilere sürekli umut vermek, ancak somut sonuç ortaya koymamak doğru değildir.
Emeklilerin bekleyecek zamanı kalmamıştır. Çünkü emeklilik, ertelenebilecek bir yaşam dönemi değildir. Her geçen gün geçim sıkıntısı, emeklilerin yaşamını, sağlığını ve huzurunu daha fazla etkilemektedir.
Emeklilerimizin sorunları birkaç cümlelik açıklamalarla, geçici iyileştirmelerle veya günü kurtarmaya yönelik uygulamalarla çözülemez.
Emekliler, haklarını güvence altına alacak kapsamlı, kalıcı ve adil bir yasal düzenleme bekliyor.
Emeklilerin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi için aşağıdaki düzenlemelerin acilen gündeme alınmasını talep ediyoruz.
İntibak düzenlemesi yapılmalıdır.
Aynı veya benzer koşullarda çalışmış, prim ödemiş emekliler arasındaki aylık farklılıklarının giderilmesi için adil bir intibak düzenlemesi hayata geçirilmelidir.
Emekli aylıklarının hesaplanmasındaki adaletsizlikler giderilmelidir.
Karma maaş hesaplama sisteminin yarattığı eşitsizlikler ortadan kaldırılmalı; açık, anlaşılır ve hakkaniyetli bir sistem oluşturulmalıdır.
Maaş bağlama oranları yeniden düzenlenmelidir.
Emeklilerin talebi doğrultusunda, geçmişte uygulanan yüzde yetmiş oranı yeniden değerlendirilerek emeklinin çalışmasının ve ödediği primlerin karşılığını almasını sağlayacak adil bir sistem kurulmalıdır.
Emekli aylıklarının hesaplanmasında esas alınan kazançlar yeniden değerlendirilmelidir.
Emeklinin çalışma hayatını ve prim ödemelerini daha adil biçimde dikkate alan bir hesaplama yöntemi geliştirilmelidir. Aylık hesaplamalarında tüm çalışılan yılların değil, son yılın kazancı esas alınmasına yönelik talebimiz değerlendirilmelidir.
Emekli aylıklarının güncellenmesinde gerçek ekonomik koşullar dikkate alınmalıdır.
Emeklilerin alım gücünü koruyacak, enflasyonun etkilerini ve ekonomik gelişmeleri gözeten adil bir güncelleme mekanizması oluşturulmalıdır. TÜİK sisteminden çıkarılıp katsayı sistemine geri dönülmelidir.
Altı aylık zam dönemi yeniden ele alınmalıdır.
Hızla değişen fiyatlar karşısında emeklilerin gelir kaybına uğramasını önlemek amacıyla aylıkların daha sık güncellenebileceği bir sistem değerlendirilmelidir.
Emeklilerin geçmişten gelen hak kayıpları giderilmelidir.
Sosyal güvenlik mevzuatı yeniden ele alınmalı, emeklilerin geçmişte sahip oldukları hakların yeniden değerlendirilmesi ve hak kayıplarının giderilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
Bu talepler ayrıcalık talebi değildir. Bunlar, yıllarca çalışmış, üretmiş, vergisini ve primini ödemiş insanların insanca yaşama hakkının gereğidir.
Emeklilerin bugün yaşadığı sorunlar bir günde ortaya çıkmadı. Yıllar içinde yapılan düzenlemeler, değişen maaş hesaplama yöntemleri ve ekonomik koşullar, emeklilerin gelirlerini ve yaşam standartlarını doğrudan etkiledi.
Bugün emeklileri ağır bir geçim mücadelesiyle karşı karşıya bırakan koşulların sorumluluğu emeklilere yüklenemez.
Emekliler, yıllarca verdikleri emeğin karşılığını alamadan hayata veda ediyor. Bu mağduriyetin sorumluluğu görmezden gelinemez.
Emeklileri yaşlarına göre ayırarak çözüm üretmeye çalışmak, yeni eşitsizliklere yol açacaktır. İhtiyacımız olan, emekliler arasında yeni ayrımlar yaratmak değil, bütün emeklilerin haklarını gözeten adil bir sistem kurmaktır.
Gerçek hayat pahalılığını karşılamayan artışlarla emeklilerin gelir kaybı telafi edilemez. Seyyanen zam adı altında yapılan yetersiz artışlar da emeklilerin temel sorunlarını tek başına çözemez.
Ekonominin kötü gidişatının faturası emeklilere yüklenemez.
Ülkeyi yönetmek, ekonomik istikrarı sağlamak, refah düzeyini artırmak, kamu kaynaklarını adil kullanmak ve sosyal güvenlik sistemini toplumun ihtiyaçlarına uygun biçimde işletmek, devlet yönetiminin sorumluluğudur.
Emekli suç işlemedi. Emekli ülkesine ihanet etmedi. Emekli yıllarca çalıştı, üretti, vergisini ödedi, primini yatırdı ve ülkesine hizmet etti.
Bugün istediği tek şey, kendi ülkesinde insanca yaşayabilmektir.
Emeklilerin geçim sıkıntısı, yalnızca bireysel bir sorun değil, toplumsal bir sorumluluktur. Emeklilere sahip çıkmak, onların yaşam koşullarını iyileştirmek ve sosyal güvenlik haklarını korumak devletin temel görevleri arasındadır.
Emekliler artık sürekli bütçe imkânlarından, kaynak yetersizliğinden ve ekonomik zorluklardan söz edilmesini dinlemek istemiyor.
Kamu kaynaklarının nasıl kullanılacağı, sosyal güvenlik sisteminin nasıl güçlendirileceği ve emeklilerin nasıl korunacağı iktidarın meselesidir.
Sosyal güvenlik sistemi, emeklileri yoksulluğa mahkûm etmek için değil, çalışma hayatı boyunca ödenen primler karşılığında güvence sağlamak için vardır. Bu nedenle sistemin adaleti, hakkaniyeti ve sürdürülebilirliği yeniden değerlendirilmelidir.
Emeklilerin sorunlarını geçici iyileştirmelerle geçiştirmeyin. Emeklilerin haklarını güvence altına alacak kapsamlı bir yasal düzenlemeyi acilen hayata geçirin.
İntibak sorununu çözün. Maaş hesaplama sistemindeki adaletsizlikleri giderin. Maaş bağlama oranlarını yeniden değerlendirin.
Emekli aylıklarının insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılması için kalıcı çözümler üretin. Emeklilerin alım gücünü koruyacak adil bir güncelleme mekanizması oluşturun.
Geçmişte yaşanan hak kayıplarını giderin ve sosyal güvenlik sistemini adalet temelinde yeniden düzenleyin.
Emeklilerin yaşamını belirsiz açıklamalara, sürekli ertelenen vaatlere ve geçici uygulamalara mahkûm etmeyin.
Emekliler artık beklemek istemiyor. Emeklilerin ertelenecek bir ömrü kalmadı.
Emeklilik, yoksullukla mücadele etmek değil; yıllarca verilen emeğin karşılığını alarak huzur içinde yaşamaktır.
Emekliler olarak ayrıcalık değil, adalet istiyoruz. Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz. Geçici iyileştirme değil, kalıcı çözüm istiyoruz.
Söz değil, yasal güvence istiyoruz. Yıllarca çalışarak, üreterek ve prim ödeyerek hak ettiğimiz onurlu yaşamı istiyoruz."





