Türkiye Emekliler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Muhsin Dilbaz şu ifadeleri kullandı:

"Daha dün petrole 4-4,5 lira gibi bir zam yaptılar. Emekliye verilen bu enflasyon farkı üzerine ikinci zam. Emeklinin geçen 6 aydan bu yana aldığı enflasyon farkı 3 bin 552 lira. Daha önce en düşük emekli aylığı 20 bin liraydı. Şimdi 23 bin 552 lira oldu.

Bu demektir ki hükümet; emekliyi, çalışanı, memuru gözden çıkarmış. Bu da ne demek oluyor? Türkiye nüfusunun yüzde 80'i değil mi? Yani emekli, memur ve çalışanlar. Artık hükümet nüfusun yüzde 80'ini gözden çıkarmış durumdadır. Geri kalan yüzde 20'si de işte o mutlu azınlık dediğimiz kesimdir. Bizim bütün vergilerimizi, bütün paramızı, bütün sermayemizi bunlara aktarıyorlar.

Hatta öyle doymaz bir Maliye Bakanımız var ki hâlâ vergisini, hâlâ ÖTV'sini, KDV'sini emekliden, çalışandan almak istiyor.

Doğru mudur? Tabii ki doğru değil. Ne söylesek de artık bu insanlar sesimize kulak verse. 23 bin 552 lira ile bu insanlar bir ayı nasıl geçirsinler, nasıl yaşasınlar? Eskiden "Torununa harçlık versin" diyorduk. Bırakın harçlık vermeyi, evine ekmek götüremiyor ki ne harçlığı verecek?

Televizyonlarda soruyorlar, "Emekli tatil düşünebiliyor mu?" Evet, tatil düşünebiliyor; evinde tatil yapıyor. Artık sokağa çıkamıyor.

Bu hale kim, nasıl, niye düşürdü? Hiç mi insafı yok? Hatta ev sahibi kiraya zam yaptığında Sayın Cumhurbaşkanı, "Hiç mi insafınız yok?" demişti, hatırlarsınız. Biz de şimdi bizi yönetenlere soruyoruz: Hiç mi insafınız yok?

23 bin 552 lira... Eskiden Çalışma Bakanı böyle dönemlerden önce çıkar, "Emekli için çalışmalar yapıyoruz" derdi. Şimdi artık onu da diyemiyorlar. Meclisten alelacele kanunlarımız çıkarıldı ve sonuç 23 bin 552 lira. Bozdur bozdur harca. Böyle bir insafsızlık bu topluma yapılabilir mi? Ama maalesef yapılıyor.

Bugün bir milletvekili bir yerde yemek yese, bizim maaşımızdan çok daha fazla para öder. Zaman zaman söylüyoruz; dışarıda yemek yemek artık hayal oldu. Emekli zaten dışarıda yemek yemediği gibi evinde de istediği gibi yemek yiyemiyor, kent lokantalarını tercih ediyor. Neden? Çünkü orada yemek 100 lira. Evinde aynı yemeği pişirmeye kalksa çok daha fazla paraya mal oluyor.

Onun için söylediğim gibi artık ne söyleyeceğimizi bilemiyoruz. Öyle perişan hâle geldik ki çözüm arıyoruz ama maalesef bizimle iletişime geçip çözüm arayan yok. Defalarca şunu söyledik: Biz eski yasalarımızı geri istiyoruz. Çünkü 1999'dan önce böyle bir sorun yaşamıyorduk. Bakın, 1999 ile 2026 yılı arasında 26 yıllık bir fark var. 26 yılda bu ülkeyi artık yaşanmaz hâle getirdiler.

Sadece biz şikâyet etmiyoruz, sadece biz böyle hayıflanmıyoruz. Bu ülkede yaşayan herkese sorun. Normal maaş alan insanlar bile çocuklarını okutmakta tereddüt ediyor ya da herhangi bir yere gitmekte zorlanıyor. Şehirler arası seyahat bile edemiyoruz. Yakıt fiyatları bu kadar artınca bilet fiyatları da doğal olarak çok yükseldi. Hele emekliyi düşündüğümüzde, bu insanlar artık evinden dışarı çıkamaz hâle geldi."