AK Parti Meclis Üyesi Mustafa Güleryüz şu ifadeleri kullandı;

"2025 yılı İdari Faaliyet Raporu üzerine söz almış bulunuyorum.

Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki; bu raporu incelediğimizde bir faaliyet raporundan çok, bol görselli bir tanıtım dosyasıyla karşı karşıya kaldığımızı üzülerek belirtmek durumundayız.

2024 yılında 95 olan fiziki yapı sayısının 2025 yılında da aynı kaldığını görüyoruz. Belde evleri, gençlik merkezleri, spor alanları… Liste uzun, fotoğraflar bol. Ancak iş yeni yatırım yapmaya gelince maalesef ortada tek bir somut adım yok. Demek ki 2025 yılı, mevcutların fotoğrafını çekip sunma yılı olarak değerlendirilmiş.

Rapor boyunca dikkat çeken bir diğer husus ise şeffaflık eksikliğidir. Görseller var ama rakamlar yok. Taşınmazlara dair net veriler yok. Yıllardır aynı alışkanlık: görsel var, hesap yok.

Araç filosuna 1 otobüs, 2 kamyon ve 4 elektrikli bisiklet eklenmiş. Özellikle bu 4 bisiklet meselesini biraz anlamaya çalıştık… Acaba şehir içi ulaşım sorununu bununla mı çözeceğiz diye düşündük. Eğer öyleyse gerçekten vizyoner bir yaklaşım (!) diyelim.

Personel sayısı 370 olarak ifade ediliyor. Ancak belediye şirketlerinde çalışan binlerce kişinin ücretleriyle ilgili tek bir bilgi yok. Bu konuda da klasik yaklaşım devam ediyor: soru sormayın, biz de anlatmayalım.

Gelelim bütçeye…

2025 yılı için 3 milyar 800 milyon TL gider öngörülmüş. Ancak bunun yaklaşık %22’si kullanılmamış. Yani ya bütçeyi yaparken ciddi bir öngörü hatası var ya da vaat edilen projelerin önemli bir kısmı hayata geçirilememiş. Her iki durumda da tablo çok parlak değil.

Giderlerin %74’ünün mal ve hizmet alımlarına gitmesi, buna karşılık yatırım harcamalarının oldukça sınırlı kalması ise bize çok net bir şey gösteriyor: Üreten değil, tüketen bir belediyecilik anlayışı.

Nitekim yatırım yani sermaye giderlerinin toplam bütçe içindeki payı sadece %4,5 seviyesindedir. Bu oran, bir belediye için oldukça düşük olup, yatırım yerine harcama odaklı bir yönetim anlayışını açıkça ortaya koymaktadır.

Kültür Müdürlüğüne 147 milyon TL bütçe ayrılırken, tüm müdürlüklerin sermaye giderlerine ayrılan toplam bütçenin yalnızca 132 milyon TL olması bu anlayışın en net göstergesidir.

Anlaşılan o ki bütçeyi yatırıma değil, gezmeye ve etkinliğe ayırmışsınız.

Faiz giderlerine baktığımızda ise tablo daha da çarpıcı hale gelmektedir.

2025 yılında 23.775.000 TL olarak tahmin edilen faiz giderlerinin, net bütçe ödeneğinde 82.071.000 TL’ye çıkarıldığı ve yıl sonunda 76.370.335,81 TL olarak gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu kalemde gerçekleşme oranı %321,23 gibi son derece yüksek bir seviyeye ulaşmıştır.

Bu durum, bütçe tahminlerinin ne kadar sağlıksız yapıldığını açıkça ortaya koymaktadır.

Faiz gideri gibi öngörülebilir bir kalemde dahi bu denli büyük sapmalar yaşanması, mali disiplin açısından ciddi bir sorun teşkil etmektedir.

Gelir tarafında ise işler fena gitmiyor. Gelir artmış, tahsilat oranları yüksek. Ama buna rağmen yatırım yok. O zaman sormak gerekir: Bu kaynaklar nereye gitti?

Plan ve Proje, Fen İşleri, Park ve Bahçeler… Bütçeleri var, ödenekleri var. Ama sahada karşılığı nerede?

Tepebaşı halkı yol bekliyor, park bekliyor, hizmet bekliyor. Ama biz raporda daha çok fotoğraf görüyoruz.

Mali tablolar kısmına geldiğimizde ise tablo daha da ilginç hale geliyor. Aynı kalem için farklı yerlerde farklı rakamlar var. Açıkçası biz anlamakta zorlandık. Eğer anlayan bir arkadaş varsa çıkıp bize de anlatsın, biz de öğrenelim.

Belediyenin 2025 yılı itibarıyla toplam 1.779 adet idari, hukuki ve ceza davası ile karşı karşıya olması da cabası. Bu tablo, sadece mali değil, aynı zamanda yönetsel bir zafiyetin açık göstergesidir.

Üstelik bu davaların belediyeye oluşturacağı mali yük ve risklere ilişkin faaliyet raporunda tek bir değerlendirmeye dahi yer verilmemiştir.

Raporun kendi içinde de itiraflar var. Ücret eşitsizliği kabul ediliyor. Hizmet binasının sorunlu olduğu ifade ediliyor. Temizlikle ilgili şikayetlerin yoğunluğu dile getiriliyor. Yani sorunları siz söylüyorsunuz, ama çözüm kısmında somut bir irade göremiyoruz.

Bir de tasarruf genelgesi meselesi var… Eğer her şeyin sebebi tasarruf genelgesi ise o zaman şu soruyu sormak gerekir: Bu bütçeleri yaparken genelge yok muydu? Yatırım programlarını hazırlarken bu kısıtlar bilinmiyor muydu?

2025 yılı, Tepebaşı’na hizmet yılı olmaktan çok, siyasi gündemlerle meşgul olunan bir yıl olarak geçmiştir. Belediyenin asli görevlerinden uzaklaşıldığı, enerjinin başka alanlara harcandığı açıkça görülmektedir.

Ortada güçlü bir faaliyet değil, güçlü bir sunum vardır. Bu düşüncelerle 2025 yılı Faaliyet Raporuna karşı oy vereceğimizi ifade ediyor, saygılar sunuyorum."