Tepebaşı Belediyesi CHP Meclis Üyesi Nazan Erşahin şu ifadeleri kullandı;
"Şehrimizin kayıp kamu kurumları listesine eklenmiş olan Eskişehir PTT Başmüdürlüğü ile ilgili olarak gündem dışı söz aldım. Eskişehir PTT Başmüdürlüğü, Posta ve Telgraf Teşkilatının organizasyon yapısında uzun yıllardır Kütahya, Afyonkarahisar ve Bilecik illerini koordine eden, tüm uzmanlık alanlarında bu illere destek veren, şirket doktrini alınarak birçok PTT şubesinin pilot uygulamalarına ev sahipliği yapmış köklü bir başmüdürlük olup alanında uzman personeliyle yeni hizmet ve uygulamaların tüm ülkeye teşmil edilerek hayata geçirilmesinde kilit roller oynamıştır.
PTT Genel Müdürlüğü 81 ilde kurulu bulunan başmüdürlük sayısını azaltarak bölge müdürlüğü yapılmasına geçme kararı aldığında ilk önce 12, sonrasında 18 bölge müdürlüğü kurulması planlanmıştı. 2026 yılı başında bölge müdürlüğü uygulamasına geçilmesinden sonra da Malatya'nın yerel AKP'li siyasetçilerinin baskıları sonucunda Malatya ili PTT Baş Bölge Müdürlüğüne sahip 19. il olmuştur, 18 planlamasına rağmen. Ne yazık ki Eskişehir'in iktidar partisine mensup siyasi liderleri bu konuda uzun süre duyarsız kalmış, şehrimizin kayıpları noktasındaki ilgisizliklerini bu konuda da devam ettirmişlerdir.
Bu konudaki açıklamalarında bölgeler belirlenirken işlem hacimlerinin, bölgeye dahil illerin nüfuslarının dikkate alındığını, bu nedenle Eskişehir'in bölge müdürlüğü olarak yer alamadığını, bu durumun hizmetlerde ve personelde bir mağduriyet yaratmayacağını söylemelerine rağmen şimdi sunacağım veriler ve yaşanan olaylar bu iddiaları çürütmektedir. Eskişehir'in yıllardır PTT hizmetleri açısından koordine ettiği Kütahya, Afyonkarahisar ve Bilecik illeri ile 20 PTT Bölge Müdürlüğü içinde işlem hacmi açısından 13, nüfus yoğunluğu bakımından 13, iş yeri sayısı açısından 13, personel sayısı bakımından 10. büyük bölge müdürlüğü olarak yapılanmada yerini alacaktır eğer o yapılanmaya girseydi.
Ayrıca personel mağduriyeti olmayacağı ifade edilmesine rağmen tamamı alanında uzman 45 personelin tayini çıkmıştır. Bu personelden Ankara, Bursa, Antalya, Malatya, Gaziantep gibi illere tayin edilen personeller olduğu gibi şehir içinde ilçelere gönderilen yetkinliğinin sıfırlanması sonucu emekliye ayrılan personel de mevcuttur. Yine iktidar vekillerinden Nebi Hatipoğlu 10 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamada Eskişehir PTT Başmüdürlüğünde giderlerin yüksek olduğunu, verimsizliğin mevcut olduğunu ve bölge müdürlüğü olunmamasının vatandaş açısından bir olumsuzluk yaratmayacağını ifade etmiştir.
Şimdi sizlerle paylaşacağım bu bilgiler ise vekilimizin bu iddiasını çürütmektedir. Yeni yapılanmanın şirket zararının azaltılması ve verimliliğin artırılması amacıyla yapılacağı söylense de Eskişehir PTT Başmüdürlüğü, PTT Genel Müdürlüğünce sene başında belirlenen gelir ve gider hedeflerini tutturmuş, mali yönden bu disiplini sağlarken güncel veriler itibarıyla gönderi dağıtım ayağında Türkiye 2.si olarak verimliliğini de ispat etmiştir. Ayrıca Eskişehir PTT Başmüdürlüğü personelinin yetkinliği, verdiği PTT hizmetlerinin kalitesi açısından daima ülke genelindeki başmüdürlükler içinde parmakla gösterilen bir idare olarak anılmıştır. Eskişehir PTT personeli bu başarılı çalışmaları neticesinde genel müdürlükçe pek çok kez de taltif edilmiştir.
PTT iş yerlerinin tüm ihtiyaçlarının karşılandığı birimleri barındıran başmüdürlüğün kapatılmasının vatandaşa bir olumsuzluk olarak yansımayacağını düşünmek de çok doğru değildir. Çünkü vatandaşla muhatap olan personelin görevlendirilmesinden hizmet vermesi için zorunlu olan nakit paranın yönetimine, iş yerlerinin yapısal ve teknolojik gereksinimlerinden malzeme ihtiyaçlarının karşılanmasına kadar tüm iş ve işlemler başmüdürlük birimlerince karşılanmaktaydı. Bir süre sonra vatandaş hizmet alma noktasında sıkıntılar yaşamaya başladığında Nebi vekilimizin haksız olduğu görülecektir. Ayrıca bu tarih, Eskişehir PTT Başmüdürlüğünü bölge müdürlüğü yapabilmek için geç kalınmış olacaktır.
Bu sürecin başından beri konu hakkında kayıtsızlık gösteren iktidarın il başkanı ise kamuoyu önünde uzun süre hiçbir açıklama yapmamıştır. Kendisine bölge müdürlüğü olma taleplerini ileten kurum personelini defalarca geri çevirmiştir. Şimdilerde konuyu ele alacağına dair ifadelerde bulunan il başkanının bu konuda somut adımlar atmasını ve sonuca dönük çaba sarf etmesini beklemekteyiz. Eskişehir'in siyaseten cezalandırılmasına yeni bir örnek olan bu kaybın amacı başmüdürlüğe ait olan ve şehir merkezinde yer alan 10.000 metrekarelik kapalı alana ve açık kapalı otoparka sahip başmüdürlük hizmet binasının satışa çıkarılmasına kapı açmak mıdır? Eski Devlet Hastanesi arsasının, Eski Hava Hastanesi bölgesinin akıbetinin bir benzeri de PTT Başmüdürlük binasına mı yaşatılacak? Bu konuyu da Sayın İl Başkanına, yine satış olup bittikten sonra mı öğreneceğiz diye sormak istiyorum.
PTT'de uygulanmaya başlanan bölge yapılanmasından olumsuz olarak etkilenecek olmasına rağmen konuya gereken hassasiyeti göstermeyen bir diğer grup da Eskişehir Ticaret Odasıdır. Kapatılan Eskişehir PTT Başmüdürlüğünün yerel esnaftan sağladığı mal ve hizmet tutarı 2025 rakamlarıyla yaklaşık 30.000.000 Türk lirasıyken halihazırda mağdur edilen personel maaşlarının Eskişehir ekonomisi içerisinde harcanmasından kaynaklanan dolaylı etkiyi de göz önüne alırsak şehrin ticaretinin kaybının 75.000.000 seviyesine ulaşacağı görülmektedir.
186 yıllık geçmişi ile yaklaşık 50 yıldır PTT binası aslında eski ve şimdiki haliyle bu şehrin hafızasında önemli yer teşkil etmektedir. Burası şehrin büyük postanesidir. Bu lokasyon 2 asra yaklaşan tarihiyle bu topraklara hizmet vermiş bir kurumun şehrimizdeki temsil noktasıdır. Bu bina 30 yılı aşkın süredir Afyonkarahisar, Bilecik ve Kütahya illerini içeren bölgeyi PTT hizmetleri açısından koordine eden stratejik bir noktadır. Yıllardır bölge müdürlüğüne benzer bir vasıfla hizmet eden Eskişehir PTT Başmüdürlüğü, şehrimiz siyasetinin Malatya ilinde olduğu gibi etkili bir reaksiyon vermemesi sebebiyle bölge müdürlüğü olamamıştır. Eskişehir PTT Başmüdürlüğünün bölge müdürlüğü olarak faaliyetlerine devam etmesinin, şehre hizmet ettiğini iddia eden herkesin görevi olduğunu belirterek hepinize saygılarımı sunuyorum."