Makina Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Başkanı Nergis Uygun şu ifadeleri kullandı:

“Ben aynı zamanda TMMOB bünyesinde sendikal çalışmaların yürütüldüğü kurullarda da yer alıyorum.

1980 yılını söylediğimde burada bulunan birçok arkadaşımız o dönemi az çok hatırlayacaktır. Elbette aramızda o yılları yaşamamış genç arkadaşlarımız da var. 1980 darbesinden sonra en büyük darbeyi alan alanlardan biri sendikacılıktı. İnsanların sendikalı olmaktan, sendika kurmaktan ve sendika yönetimlerinde görev almaktan çekindiği, sendikal hakların büyük ölçüde ortadan kaldırıldığı bir süreç yaşandı.

İşte böyle bir dönemde KESK ve bağlı sendikalar sendikal mücadelede önemli bir öncülük üstlendi. Bu mücadele bugün de devam ediyor. Ülkemizin içinde bulunduğu bu karanlık dönemde bile sendikalar olarak alanlarda, iş yerlerinde ve mücadelenin olduğu her yerde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Biz mühendisler de geçmişte sendikalarda, sendika yönetimlerinde ve çeşitli kurullarda aktif olarak yer almaktan zaman zaman uzak duruyorduk. Ancak süreç içerisinde gördük ki mühendislerin, özellikle de kamu mühendislerinin hakları ciddi biçimde geriledi. Aldığımız ücretler, özlük haklarımız ve çalışma koşullarımız son dönemde, özellikle mevcut hükümet döneminde önemli ölçüde tırpanlandı.

Bu gelişmelerin ardından kamu mühendislerinin haklarını savunmak amacıyla farklı sendikal örgütlenme çalışmaları başladı. Bununla birlikte TMMOB bünyesinde Teknik Hizmetler Komisyonunun oluşturulmasıyla kamu mühendisleri olarak bizler de kendimize yeni bir mücadele alanı açtık.

Bu nedenle bütün arkadaşlarımızı ve meslektaşlarımızı, bulundukları her alanda hakları için mücadele etmeye davet ediyorum. Sendikal örgütlenmelerin içerisinde yalnızca üye olarak değil, yönetimlerde ve karar alma mekanizmalarında da aktif biçimde yer almamız gerektiğine inanıyorum.

Sendikal mücadele benim için ayrıca çok önemli. Çünkü ben kamuya ilk girdiğim andan itibaren sözleşmeli personel olarak çalışmaya başladım ve aynı dönemde sendikaya üye oldum.

O yıllarda özellikle sözleşmeli çalışan arkadaşlarımızın önemli bir bölümü sendikalı olmaktan çekiniyordu. Sendikaya üye olmanın kendileri açısından sorun yaratabileceğini düşünüyorlardı. Ancak ben ilk günden itibaren sendikal örgütlenmenin içerisinde yer aldım.

Bu süreçte sendikamız her zaman arkamızda durdu. Haklarımızın korunması, çalışma koşullarımızın iyileştirilmesi ve özellikle sözleşmeli personelin yaşadığı sorunların çözülmesi noktasında önemli destekler gördük. TMMOB’nin de bu mücadelede bizlere büyük katkıları oldu.

Bu nedenle sendikal örgütlenmenin ve dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu kendi çalışma hayatımda da deneyimledim. Haklarımızı koruyabilmek ve daha iyi çalışma koşullarına ulaşabilmek için örgütlü mücadeleden vazgeçmememiz gerekiyor.

Bu dönemde Gerçek Hanım’ın öncülüğünde görev yapan bütün yönetici arkadaşlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Yeni dönemde görev alacak arkadaşlarımıza da şimdiden başarılar diliyorum.

Bizler bu mücadeleyi her koşulda sürdürmeye devam edeceğiz.”