Saadet Partisi Eskişehir İl Kadın Kolları Başkanı Nesrin Kuz şu ifadeleri;
"Bugün yalnızca bir siyasi partinin mensupları olarak değil; evlatlarını her sabah “zihni açık olsun” dualarıyla okula uğurlayan anneler, ablalar ve bu vatanın geleceği için kaygı duyan kadınlar olarak konuşuyoruz.
Yüreğimiz yanıyor, nefesimiz daralıyor. Önce Siverek, ardından Kahramanmaraş. İki gün içinde iki okulumuzda, çocuklarımızın ders dinlemesi gereken sıralar ne yazık ki silah sesleriyle yankılandı. Kahramanmaraş’ta 10 kişi hayatını kaybetti, 13 kişi ise yaşam mücadelesi veriyor.
Bu tablo yalnızca bir güvenlik zafiyeti değildir. Bu tablo, bir toplumun derin bir kırılma yaşadığını göstermektedir. Henüz 8. sınıfa giden bir çocuğun eline silah alarak okulu basabildiği bir ortamda, herkesin sorumluluğunu yeniden değerlendirmesi gerekmektedir.
Bu ülkede yalnızca bazı şeyler bozulmuyor, köklü bir çözülme yaşanıyor. Bu çözülme artık sokakları aşmış, okul koridorlarına ve sınıfların içine kadar ulaşmıştır. Silaha erişimin bu denli kolay olduğu bir düzen, ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir.
Bizler Saadet Partisi Kadın Kolları olarak şu soruları yöneltiyoruz:
Güvenlik nerede. Makamları korumak için seferber edilen imkânların neden benzeri öğretmenleri ve öğrencileri korumak için kullanılmamaktadır.
Eğitim nerede. Çocukları yalnızca sınavlara hazırlayan, ancak insani değerleri yeterince kazandıramayan bu sistem daha ne kadar sürdürülebilir.
Denetim nerede. Şiddetin yaygınlaştığı, kontrol mekanizmalarının zayıf kaldığı bir ortamda çocukların ruh sağlığını kim koruyacaktır.
Bu durum bir ihmal olmanın ötesinde, ciddi bir yönetim sorunudur. Bunun bedelini ise savunmasız çocuklar ve öğretmenler ödemektedir. Bir anne için evladının okul çantasına kitap yerine tehlikenin girmesi en ağır acılardan biridir.
Buradan yetkililere sesleniyoruz. Bölgeye gönderilen heyetimizle hukuki ve idari sürecin takipçisi olacağız. Ancak yalnızca adli süreç yeterli değildir. Aile yapısını zayıflatan, şiddeti normalleştiren ve eğitimi işlevsizleştiren bu yapının köklü biçimde ele alınması gerekmektedir.
Okul koridorlarında barut kokusu değil, eğitim ortamının huzuru; çocukların korkusu değil, güven duygusu hâkim olana kadar bu konunun takipçisi olacağız.
Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun."





