Eskişehir'de konuşan Anahtar Parti Genel Sekreteri Nihal Ağca şu ifadeleri kullandı;
"Gördüğünüz gibi, yağmurun altında bile coşkulu bir kalabalıkla birlikteyiz; sizlerle beraberiz. Ben de buraya her geldiğimde partim adına gerçekten gurur ve onur duyuyorum. Bu ilgiyi, bu sevgiyi, bu çabayı görmek gerçekten çok heyecan verici.
Bugün burada bulunduğumuz Odunpazarı ilçemizin standı, bu yıl 98 gün boyunca, 98 ayrı günde burada kuruldu. Bu bilgi bile tek başına, Eskişehir’de ne kadar sahada olduğumuzu; aslında benzer şekilde Türkiye’nin dört bir yanında da sahada olduğumuzu, milletimizi dinlediğimizi, gördüğümüzü, anlamaya ve çözüm üretmeye çalıştığımızı gösteriyor.
Bu yüzden Eskişehir her zamanki gibi yine güzel, yine keyifli, yine heyecanlı. Bana göre çok güçlü bir şekilde Anahtar Parti’li bir Eskişehir var.
Anahtar Parti, son bir yıl içerisinde üye artışını en fazla yükselten ikinci parti olmuştur. Eskişehir de Türkiye genelindeki bu artışa ciddi katkı sağlayan illerimizden biridir. Bu durum aynı zamanda milletimizin Anahtar Parti’ye olan ilgisinin, alakasının ve birlikte görünme arzusunun bir yansımasıdır.
Bu nedenle vatandaşlarımızın gösterdiği ilgiden, bizimle olan bağlarını resmîleştirerek partimize üye olmalarından dolayı mutluyuz ve gururluyuz. Eskişehir’e, bu emeği ortaya koyan tüm ekibe ve bu sonucu elde eden arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, kendilerine minnettarlığımızı ifade ediyoruz.
Seçimlerde biz iktidarı hedefliyoruz. Eskişehir’de de, Türkiye’nin tamamında da hedefimiz iktidardır; açıkçası başka bir hedefimiz yok. Yola çıkarken de ‘Milletimizin A planıyız, kimsenin B planı değiliz’ diyerek çıktık. 28 Ekim 2024’te ortaya koyduğumuz iddianın bugün de arkasındayız.
Eskişehir’le ilgili olarak elbette yerel sorunlar var. Çağlar Ölce başkanımızı da siz basın mensupları yakından takip ediyorsunuz; sıcak gündemlere ilişkin düzenli olarak kamuoyunu bilgilendiriyor, parti politikalarımızı anlatıyor. Ancak açıkçası Eskişehir’in sorunları, Türkiye’nin genel sorunlarından çok da farklı değil. Burada da işsizlik var, ekonomiyle ilgili sıkıntılar var, trafik sorunu var, çocuklarımızı tehdit eden uyuşturucu problemi var, su sorunu var.
Az önce yürürken bir hanımefendi dönüp, ‘Siz nereden geldiniz? Bizim rögarlarımız tıkandı, onu çözecek misiniz?’ diye sordu. Aslında bu serzeniş, Eskişehir’in de Türkiye’nin de ortak sorunlarını özetliyor. Her yerde sistemi kilitleyen bir yapı var ve biz bu kilitlerin anahtarı olmak için varız. Bu sorunları çözmek için varız.
Biz milletimizin A planı olmak üzere yola çıktık, kimsenin B planı olmayacağız dedik. Dün de ittifak konusu ayrıca çok konuşuldu. Biliyorsunuz, siyaset sıkıştığı zaman hemen yeni senaryolar yazılır. Bizi de sürekli ‘AK Parti ile mi beraber olursunuz, CHP ile mi yol yürürsünüz, milliyetçi bir ittifakta milliyetçi partilerle mi bir araya gelirsiniz?’ diyerek bir gruba, bir kategoriye yerleştirmeye çalışıyorlar.
Bu konuda daha dün Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu ve Parti Sözcümüz Sayın Fuat Geçen açıklamalarda bulundu. Ben de burada onların ifadelerini teyit etmek isterim. Herhangi bir siyasi partiyle ittifak yapmayı şu aşamada düşünmüyoruz. Bizim ittifakımız milletimizledir. Bugün kararsız seçmen oranı tarihinin en yüksek seviyelerindedir. Genellikle yüzde 30-35 bandı konuşuluyor ama bazı araştırma şirketleri bu oranı yüzde 38-39’a kadar çıkarıyor.
Bu tablo, milletimizin neredeyse yüzde 40’ının mevcut durumdan ve daha önce oy verdiği partilerden memnun olmadığını gösteriyor. Sayın Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi, biz AK Parti’nin mevcut karnesinin sorumluluğunu tek başına üstlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Dolayısıyla en üst düzeyde yaptığımız açıklamalarda da belirttiğimiz üzere, herhangi bir partiyle değil, milletimizle ittifak yapma; yani müstakil siyaset yürütme irademizi sürdürüyoruz.
Uzun süredir siyasetin yüzde 50 zorunluluğu nedeniyle AK Parti ve CHP arasına sıkıştığını düşünüyoruz. Sanki mutlaka bu iki taraftan birinde yer almak gerekiyormuş gibi bir anlayış oluştu. Biz buna itiraz ediyoruz. Bu iki seçenek dışında da milletimiz için bir alternatifin mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu alternatifi kendimiz inşa edeceğimize ve milletimizden de bu doğrultuda destek alacağımıza inanıyoruz. Çünkü yüzde 50 zorunluluğu, normal şartlarda bir araya gelmesi mümkün olmayan parti ve grupları bir araya getirdi. Bunun da siyasetin prensiplerinden ve partilerin temel ilkelerinden taviz verilmesine yol açtığını düşünüyoruz. Biz buna karşıyız.
Biz diyoruz ki: Müstakil olarak yola çıkacağız. Milletimizi ne AK Parti’ye ne de CHP’ye mecbur bırakmak istiyoruz. Başka bir yolun mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu yolu açmayı, bu yolda yürümeyi ve müstakillik irademizi sonuna kadar sürdürmeyi planlıyoruz.
Yaklaşık 14-15 ay önce, Ekim 2024’te Türkiye’nin 161. partisi olarak kurulduk. 160 parti varken 161. parti olarak siyaset sahnesine çıktık; zor bir alana girdik. Ancak ilk bir yıl içinde kamuoyu araştırmalarında ilk 5 parti arasına girdik. Bugün birçok araştırma şirketinin verilerine baktığınızda partimizin 4. ya da 5. sırada yer aldığını görüyorsunuz. Oy oranımız da yüzde 5-6 bandında seyrediyor. 5,2; 5,9; hatta 6,8 gibi oranlar da açıklandı. Ortalama olarak yüzde 5,5-6 seviyesindeyiz. Bir yıllık bir parti için bunun önemli bir başarı olduğunu düşünüyoruz. Hedefimiz, yaza kadar oy oranımızı yüzde 8-10 bandına taşıyarak partimizi ilk 3 arasına sokmaktır.
Teşkilatlarımız 81 ilde kurulmuş durumda. Yaklaşık 730-740 ilçede teşkilatlanmamızı tamamladık. Yani Eskişehir’de gördüğünüz sahadaki varlığımız, Türkiye’nin dört bir yanında da mevcut. Ana akım medyada zaman zaman görmezden gelinsek de yereldeki çalışmalarımız sayesinde milletimiz bizi tanıyor, güveniyor ve bize kredi açıyor.
Bu nedenle sürecin iyi ilerlediğini, anketlerin de beklentilerimiz doğrultusunda geliştiğini düşünüyoruz. İnşallah bir sonraki Eskişehir ziyaretimizde yüzde 8-10’ları konuşuruz.
Biz zaten itiraz etmek üzere kurulmuş bir partiyiz diyoruz. Genel Başkanımızın da sürekli vurguladığı gibi; itirazın onurunu korumak, yapılan tüm haksızlıklara, hukuksuzluklara ve adaletsizliklere karşı çıkmak için yola çıktık. Bu yolda da kararlılıkla devam ediyoruz.
Bu meselede muhalif ya da iktidar belediyesi, medya ayrımı yapmıyoruz. Elbette millete hizmet etme iradesi ve isteği önemlidir; ancak birileri bu hizmete engel oluyorsa, bunu doğru bulmayız. Biz, bütün kaynakların milletimizin lehine seferber edilmesi gerektiğine inanıyoruz ve partimizi de bu anlayışla kurduk.
Kaynakların verimsiz kullanıldığını düşünüyoruz. Bu eleştirimiz yalnızca belediye hizmetleriyle sınırlı değil; genel bir yönetim anlayışına yöneliktir. Bu kaynakların daha verimli hâle getirilmesi ve milletimizin yararına kullanılması gerektiğini her fırsatta ifade ediyor, bu yöndeki irademizi kararlılıkla ortaya koyuyoruz."





