Hekim Birliği Sendikası, 2026 YKS kontenjanlarına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, yükseköğretimde plansız kontenjan artışlarının hem eğitim kalitesini hem de mezuniyet sonrası istihdamı olumsuz etkilediği belirtilerek, kontenjanların bilimsel veriler doğrultusunda belirlenmesi gerektiği ifade edildi.
Sendikanın paylaştığı verilere göre, 2026 yılı kontenjanlarında tıp fakülteleri için 18 bin 627, bilgisayar mühendisliği için 13 bin 430, hukuk fakülteleri için 8 bin 812, diş hekimliği için 6 bin 587, mimarlık için 3 bin 906 ve eczacılık için 3 bin 166 kontenjan ayrıldı.
Hekim Birliği Sendikası, plansız kontenjan artışlarının uzun vadeli sonuçlarına dikkat çekerek, "Plansız kontenjan artışlarının ve dengesiz kadrolaşmanın bedelini gençlerimiz, meslekler ve ülkemiz ödüyor" açıklamasında bulundu.
Bazı alanlarda uzman ihtiyacının devam ettiğini, buna karşın eğitim altyapısı yeterince dikkate alınmadan kontenjanların artırıldığını belirten sendika, "Bir tarafta bazı alanlarda ciddi uzman açığı sürerken, diğer tarafta eğitim altyapısı, akademik kadro, uygulama alanı ve gelecekteki istihdam kapasitesi gözetilmeden kontenjanlar artırılıyor" ifadelerine yer verdi.
Özellikle tıp ve diş hekimliği eğitiminde yalnızca öğrenci sayısını artırmanın çözüm olmadığı vurgulanan açıklamada, "Tıp ve diş hekimliği gibi doğrudan insan sağlığını ilgilendiren bölümlerde yalnızca öğrenci sayısını artırmak çözüm değildir. Yetersiz öğretim üyesi sayısı, sınırlı klinik eğitim, artan iş yükü ve mezuniyet sonrası plansız istihdam; eğitimin niteliğini ve sağlık hizmetinin geleceğini tehdit eder" denildi.
Kontenjan planlamasının kısa vadeli tercihlere göre değil, uzun vadeli ihtiyaçlara göre yapılması gerektiğini belirten Hekim Birliği Sendikası, "Kontenjanlar günlük tercihlerle değil; nüfus projeksiyonu, bölgesel ihtiyaç, uzmanlık dağılımı, eğitim kapasitesi ve uzun vadeli insan gücü planlaması dikkate alınarak belirlenmelidir" açıklamasını yaptı.
Açıklamanın sonunda ise yükseköğretim planlamasında önceliğin öğrenci sayısını artırmak değil, eğitimin niteliğini yükseltmek olması gerektiği vurgulanarak, "Nicelik değil nitelik, plansız büyüme değil bilimsel planlama istiyoruz" ifadeleri kullanıldı.





