Eğitim-Bir-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Ertuğrul Baki şu ifadeleri kullandı;
"Eskişehir'de peş peşe iki tane aslında üniversite değişecek. Eylül ayında da Eskişehir Teknik Üniversitesi tabii değişecek derken rektörün ilk görev süresi doluyor. Tabii Eskişehir Teknik Üniversitesi başvuruların açıldığı dönemde değerlendirilir. Şimdi gündemimiz Osman Gazi Üniversitesi.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi yalnızca Eskişehir'in değil Türkiye'nin dört bir yanından gelen öğrencilerin hastaların burayı özellikle belirtiyorum hastaların akademisyenlerin ortak değeridir. Bu nedenle yeni dönemde en büyük beklentimiz adaletin, liyakatin, huzurun hakim olduğu bir yönetim anlayışıdır. Mutlu ve huzurlu çalışma ortamlarının daha verimli, daha başarılı, daha üretken sonuçlar ortaya çıkardığına inanıyoruz. İnsanların düşüncelerine, dünya görüşlerine ya da kişisel ilişkilerine göre değil ortaya koydukları emek, bilgi, başarıya göre değerlendirileceği bir üniversite iklimi kurumun geleceğinde güçlendirecektir.
Özellikle üniversite hastanesi artık sadece Eskişehir'e değil bölgeye hizmet veren stratejik bir kurumdur. Artan yoğunluk nedeniyle bekleme sürelerinin uzaması, hizmet süreçlerinde yaşanan aksaklıklar ve mevcut binaların deprem güvenliği konusunda ortaya çıkan ihtiyaçlar yeni dönemin öncelikli başlıkları arasında yer almalıdır. Gerek güçlendirme gerekse yeni yapı yatırımları konusunda hızlı kararlı adımların ivedilikle atılması gerekecektir.
Benzer şekilde diş hastanesinin yeni binasına taşınması ki iki bin yirmi beş Aralık ayında burası taşınacak diye ilan edilmişti ama halihazırda yedi sekiz aydır halen taşınmamış bir diş hastanesi var buranın da bir an önce yeni hizmet binasına geçmesi ve huzurlu, nitelikli bir hizmet ortamına kavuşması önem arz etmektedir.
Öğrenci ve personelimizin yaşadığı ulaşım sorunları göz ardı edilmemelidir. Kampüs içi ring sistemi nedeniyle oluşan maliyetler ekonomik şartların zorlaştığı bir dönemde aileler ve çalışanlar üzerine ek bir yük oluşturmaktadır. Üniversiteye erişimin kolaylaştırılması ve maliyetlerin azaltılması yönünde çözümler geliştirilmesi sosyal devlet anlayışının bir gereğidir.
Üniversite bünyesinde fiziki imkanların daha etkin kullanılması atıl durumdaki yapıların şehir dışından gelen hasta yakınlarının veya başarılı öğrencilerin hizmetine sunulması ayrıca kuruma bir değer katacaktır. Burayı niye söyluüyorum. Şimdi üniversitenin içerisinde bir otel binası var biliyorsunuz. Otel binasının aynısı bir ikiz bina bir yan tarafında var. Burayı bir laboratuvar şekline dönüştürmüşler. Aynı otel binası olarak yapılmış ve laboratuvara dönüştürülmüş. Bu laboratuvara dönüştürülen binada içeri birtakım şeyler koymuşlar ama ne hizmet verdiklerini ben hiç görmedim ve sürekli de kapalı.
Şimdi oraya gelen şehir dışından hasta yakınları var. Bunların birçoğu da belki ekonomik durumda zorlanıyorlar belki aylarca burada kalmak zorunda kalıyorlar bunlar olabiliyor. Şimdi bunlar için bir konukevi yapılabilir mi orası yapılabilir. Veya başarılı öğrencilerin daha ekonomik şartlarda kalacağı daha böyle içerinin ikişer kişilik odalar halinde olabileceği bir yer haline de dönüştürülebilir ama bu bina atıl bir vaziyette orada bekliyor. Ne iş yaptığını üniversite yönetimi açıklarsa biz de bileceğiz ama bugüne kadar açıklanmış değil. Bir laboratuvar diyorlar. Ama bence oranın daha işlevsel olarak kullanılacağı bir sisteme dönüşebilir.
Ayrıca üniversitelerin asli görevi Osmangazi Üniversitesi için eğitim, bilim bu bütün üniversiteler için aynı zamanda sağlık hizmetidir. Bu nedenle ekonomik faaliyetlerin ve ticari alanların mümkün olduğunca daha etkin, daha sürdürülebilir modellerle yürütülmesi üniversitenin enerjisini esas misyonuna yöneltilmesine katkı sağlayacaktır. Bizler yeni dönemde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nin bilimsel başarılarıyla öne çıkan çalışanlarının huzurlu olduğu, öğrencisinin aidiyet duyduğu benimsediği hastasının memnun ayrıldığı ve şehrine değer katan bir kurum olarak daha güçleneceğine inanıyor bu yönde atılacak her yapıcı adımı kıymetli buluyoruz. Teşekkür ederim.
Otopark sorunu da bu sorunlarla birlikte değerlendirilecek bir sorun. O da hastanenin de içerisine alan bir sorun. Oraya bir an önce hastayla gelen hasta yakınlarının park edebileceği bir yer lazım. Yani hem diş hastanesi için hem de aşağıdaki polikliniklerin önünde bulunan otopark hizmetlerinin bir an önce sistemsel ve işlevsel hale dönüşmesi lazım. Çünkü daha önce biz sizle konuştuğumuzda söylemiştik hastaların hastalara gösterilen otopark polikliniklerle arasında yaklaşık beş yüz altı yüz metre var ve gelen hastalar oraya yürümekte çok zorlanıyorlar.
Bir başka şey de orada demin de söylediğim gibi hizmet konusunda problem yaşanıyor. Nasıl hizmet. Ben dün hastanedeydim mesela. Dün saat bir buçukta başlayacak hizmet ikide başladı. Üç kişi için yaklaşık yirmi yirmi beş dakika bekledim. Evet içeride hastanın süreçleri uzun sürüyor olabilir. Ama işlevsellik açısından bir durağanlık var orada.
Yani mesela nedir MR çektiriyorsunuz. Benim orada yaşadığım şeylerden bir tanesi MR'ın CD'sini alacaksınız. Size diyor ki sabah dokuzda çektirdiğiniz MR'ı yarın sabah gel gittin MR'ını çektirdin öğleden sonra bir buçukta gel al diyor. Ya kardeşim orada hemen çek versene. Ya beneraya hastaysam zaten zor şartlar altında yürümüş gelmişim veya ulaşım sağlamışım. Beni bir daha öğleden sonra oraya niye getiriyorsun.
Ya birtakım hizmetlerin artık sistemleştirilmesi ve kolaylaştırılması lazım hastanede. Hastane üniversitenin üzerinde çok büyük bir yük ve bana göre artık tıkanmış durumda ve her an patlayabilir. Ben buradan aslında şunu da söyleyeyim. Yani şu anda hükümet eden siyasi partinin de lehine bir durum oranın sisteminin oturması, işlemesi çünkü burası bir bölge hastanesi.
Burayı bir lise gibi düşünmemek lazım. Yani üniversiteler bir lise değildir. Buralar Türkiye'nin her yerine hizmet verir. Dolayısıyla her yerine hizmet verdiği zaman siyaseti de birebir ilgilendirir bir mahalleye hizmet veren bir kurum değil burası. Bence siyasilerin de oturup bu konuda görüşlerinin net bir şekilde ortaya koyması gerektiğini düşünüyorum."





