CHP Grup Başkanı Özgür Özel şu ifadeleri kullandı;

"Ben kurultaydan önce, daha doğrusu Sayın Kılıçdaroğlu milletvekili değildi ve milletvekili grubumuzdan oy birliği ile grup başkanı seçilmiştim 28 Mayıs 2023 seçimlerinin hemen ertesinde yemin töreninden sonra, oy birliği ile seçilmiştim.

Ardından kurultayda aday olduk, yarıştık. Ben Genel Başkan seçildim. Otomatikman grup başkanıydım. Aslında bu butlan kararı benim mazbatamı elimden almıyor. YSK'de zaten mazbatayı iptal etmiyor, ettim de demiyor. Ben seçilmiş genel başkanım. Ancak butlan kararı ile bir tedbir kararı uyguluyorlar ama o tedbir kararı benim ne milletvekilliğimi elimden alıyor ne genel başkanlığımı elimden alıyor. Sadece genel başkanlıkla ilgili bazı yetkileri, mahkeme kararı kesinleşene kadar kullanamayacağım yönünde aslında tamamen hukuksuz bir karar var ortada.

Ama yine de biz tedbiren, bu sefer biz tedbiren grup başkanlığı boşaldığı takdirde ilk kapalı toplantıda derhâl yenisi seçilir maddesi hükmü gereğince partimizdeki kendisi seçilmiş olan grup yönetiminin, yani benim değil grup yönetiminin 12 arkadaşımızın çağrısıyla usulüne uygun olarak toplandık ve grup başkanlığı seçimini yeniledik. Bunu da Meclise bildirdik. Onlar da bunu tescil ettiler, sistemlerine işlediler. Bu konuda herhangi bir şey yok.

Buradaki grupla ilgili maksat, bu grup toplantısının bir kez daha başka zaman yapılması falan ise o toplantı yapıldı. Grup başkanlığı bir şekilde boşalırsa o zaman yeniden yapılabilir. Allah sağlık verirse şu anda grup başkanlığı boşalmıyor. Benim grup başkanlığından istifa etmek gibi bir niyetim yok. Ama amcam dün bu saatlerde yaşıyordu, bugün toprağa girdi. Eğer ona birileri ümidini bağlamışsa bana bir şey olursa yenisini yeni baştan seçerler. Ama bu kadar hani buradan sonra artık bu parti biraz daha gerginlik yaşasın falan filan deyip isteyip bu grup toplantısına ilişkin bir şeyler söylenmesini de doğru ve sağlıklı bulmam.

Zaten Kemal Bey milletvekili olmadığı için grup başkanı olması mümkün değil ve grup seçimleri ile ilgili de grup yönetiminin bir iradesi olabilir, grup başkanının bir iradesi olabilir. Ama genel başkan ile grup başkanının böyle bir hiyerarşisi yok. Bir tanesi grubu yönetiyor, bir tanesi partiyi yönetiyor.

Bununla ilgili söyleyeceğim bundan ibaret. Yani öyle bir yazıya gerek de yoktu. Öyle bir yazının bir sonuç doğurmayacağını da Meclis İçtüzüğü'nü ve grup iç yönetmeliğini bilen herkes bilir. Ben de bu görevi en uzun süre yapmış kişiyim parlamento tarihinde. Grup başkanvekilliğine baktığımızda Engin Altay ile Engin Altay benden birkaç ay daha uzun yapmıştı veya 1 yıl daha uzun yapmıştı, tam hatırlamıyorum ama grup başkanlığını ve 2,5 yıldır süren bu süreyi de yaptığımızda biz bu şeyleri biliriz.

Boşu boşuna partide yeni bir gerginlik, yeni bir tartışma alanı... Çünkü her gün yeni bir doz tartışmadan kim ne medet umuyor, onu anlayabilmiş değilim açıkçası."