TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder şu ifadeleri kullandı;
"Porsuk Barajı’nın doluluk oranı bugün itibarıyla %35 seviyesinde. Normalde her yıl sulama birlikleri, Devlet Su İşleri’nin onayıyla 15 Nisan’dan sonra kanallara su vererek çiftçiye sulama imkânı sağlar. Ancak mevcut doluluk oranı, bu sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından oldukça düşük.
Çevre illerde yağışlar görülse de, Eskişehir bulunduğu konum itibarıyla ne kardan ne de yağmurdan yeterince pay alabildi. Yağış miktarları hâlâ oldukça düşük seviyelerde seyrediyor. Dün, 22 Mart Dünya Su Günü’ydü ve bu tablo aslında su konusundaki ciddi durumu bir kez daha ortaya koyuyor.
Türkiye genel olarak su sıkıntısıyla mücadele ediyor. Önümüzdeki yıllarda ise, Akdeniz iklim kuşağında yer alan ülkemizde özellikle Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinin bu durumdan en fazla etkileneceği öngörülüyor. Artık su için “kriz mi, iflas mı?” tartışması yapılıyor; gelinen noktada su yönetiminin ciddi bir darboğaza girdiği açıkça görülüyor.
Yakın zamanda yayımlanan kapsamlı bir su raporunda, yaklaşık 9 yıllık verileri içeren ve 33 maddeden oluşan, özellikle tarıma yönelik başlıklar ön plana çıkıyor. Çünkü tarım, bu meselenin adeta şahdamarı. Raporda öne çıkan önerilerden biri, uzun yıllardır gündemde olmasına rağmen hâlâ hayata geçirilemeyen bir Su Kanunu’nun oluşturulmasıdır. Ayrıca kapalı boru sistemine geçilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bunun nedeni, suyun kaynaktan çıktıktan sonra önemli bir kısmının buharlaşma ve kayıplar nedeniyle heba olmasıdır. Nitekim bugün sulama için kullanılan suyun ancak %50-51’i verimli şekilde değerlendirilebiliyor. Bu kayıp, Eskişehir için de geçerli.
Sulama yöntemlerine bakıldığında damlama, yağmurlama ve salma (vahşi) sulama sistemleri öne çıkıyor. Eskişehir’de çiftçilerin büyük bölümü artık vahşi sulamadan vazgeçmiş olsa da, damlama sulamanın doğru kullanılmadığı görülüyor; adeta salma sulama gibi uygulanabiliyor. Bu noktada çiftçiye yönelik eğitim ve uygulamalı desteklerin artırılması gerekiyor.
Zira çiftçi zaten artan gübre, mazot ve diğer girdi maliyetleri altında her geçen gün daha fazla zorlanıyor. Bu nedenle sağlanacak desteklerin yüzeysel değil, kalıcı ve yapısal olması büyük önem taşıyor.
Eskişehir’de kuraklık beklentisi nedeniyle obruk sayısının artacağı öngörülüyor. Aynı zamanda, geçen yıla göre bu yıl sıcaklıklara bağlı olarak orman yangınlarının da daha fazla yaşanması bekleniyor. Kuraklıkla birlikte yeni obruk oluşumlarının da artacağı öngörülüyor."





