Ramazan ayında kilo almamak için hazırlıklarınıza şimdiden başlayın

Ramazan ayı, sadece ruhumuz için değil bedenimiz için de bir arınma ve denge dönemidir. Ancak bir gecede değişen beslenme düzeni, özellikle hazırlıksız yakalandığımızda halsizlik, baş ağrısı, mide sorunları gibi şikâyetlere yol açabilir.

Abone Ol

Oysa Ramazan’a birkaç küçük adımla hazırlanmak, bu süreci çok daha konforlu ve sağlıklı geçirmemizi sağlar.

Öncelikle, öğün düzenimizi gözden geçirmekle başlayabiliriz. Gün içinde sık sık atıştırmaya alışkın bir bünyenin, bir anda uzun süre aç kalması zorlayıcıdır. Ramazan’dan 1-2 hafta önce ara öğünleri azaltmak ve ana öğünleri daha dengeli hale getirmek, vücudu açlığa kademeli olarak alıştırır. Özellikle akşam geç saatlerde yapılan abur cubur atıştırmalarını azaltmak, sahura uyumu da kolaylaştırır.

Su tüketimi bu dönemde en çok ihmal edilen ama en kritik konulardan biridir. Gün içinde yeterli su içmeye alışmak, Ramazan’da susuzluk hissini azaltır. Çay, kahve ve asitli içeceklerin fazla tüketimi ise vücuttan su atımını artırır. Bu nedenle Ramazan öncesinde bu içecekleri azaltıp, suyu öncelik haline getirmek önemli bir adımdır.

Besin seçimleri de hazırlık sürecinin temel taşlarından biridir. Aşırı yağlı, çok tuzlu ve şekerli besinler; Ramazan’da hem susuzluğu artırır hem de mideyi yorar. Bunun yerine tam tahıllar, sebzeler, kaliteli protein kaynakları ve sağlıklı yağlarla dengeli tabaklar oluşturmak gerekir. Lifli besinler, uzun süre tok kalmaya yardımcı olurken sindirim sistemini de destekler.

Bir diğer önemli nokta ise uyku düzenidir. Ramazan’la birlikte sahur nedeniyle uyku saatleri değişir. Bu yüzden mümkünse Ramazan öncesinde daha erken yatmaya alışmak, vücudun bu yeni düzene adaptasyonunu kolaylaştırır.

Unutmayalım, Ramazan bir yarış değil; bedenimizi zorlamak değil, dinlendirmek ve dengelemek için bir fırsattır. Kendimizi dinleyerek, küçük ama sürdürülebilir değişikliklerle bu mübarek aya hazırlanmak hem ruhumuza hem bedenimize iyi gelecektir.