<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gazete26 Gzt26</title>
    <link>https://www.gzt26.com</link>
    <description>Eskişehir Haber, Gazete 26, Gzt26, Eskişehir'in haber platformu, Eskişehirspor haberleri, Son dakika Eskişehir haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gzt26.com/rss/eskisehir-haber" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 10 Mar 2026 03:05:59 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/rss/eskisehir-haber"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir’de hızlı tren ile bayram yolculuğu planlayanlara erken bilet uyarısı]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/eskisehirde-hizli-tren-ile-bayram-yolculugu-planlayanlara-erken-bilet-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/eskisehirde-hizli-tren-ile-bayram-yolculugu-planlayanlara-erken-bilet-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan Bayramı öncesinde tren seferlerine ek düzenleme yapılıyor. Ankara İstanbul hattında ek seferler planlanırken trenlerde toplam 8 bin 898 kişilik kapasite artışı sağlanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan Bayramı yaklaşırken şehirler arası yolculuk planı yapan vatandaşlar için tren seferlerinde yeni düzenlemeler yapılacağı bildirildi. Bayram döneminde artan yolcu talebini karşılamak amacıyla yüksek hızlı tren, ana hat ve bölgesel trenlerde ek kapasite oluşturulacak. Yapılan planlamaya göre trenlerde toplam 8 bin 898 kişilik kapasite artışı sağlanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bayram günlerinde şehirler arası hareketliliğin artmasıyla birlikte özellikle büyük şehirler arasındaki tren hatlarında yoğunluk bekleniyor. Bu nedenle Ankara ile İstanbul arasında çalışan yüksek hızlı tren hattında da ek seferler planlandı. Ramazan Bayramı dolayısıyla Ankara İstanbul Ankara güzergahındaki yüksek hızlı tren hattında 19 Mart, 22 Mart ve 23 Mart tarihlerinde ilave seferler yapılacak.</p>

<p>Düzenlenecek ek seferlerle birlikte bayram süresince binlerce kişi daha yüksek hızlı tren ile yolculuk yapabilecek. Planlamaya göre yalnızca yüksek hızlı trenlerde yapılacak düzenleme ile 2 bin 898 kişinin daha sevdiklerine ulaşması mümkün olacak.</p>

<p>Ankara İstanbul hattında toplam 6 ek yüksek hızlı tren seferi gerçekleştirilecek. Bu ek seferlerin saatleri de belirlendi. İlave yüksek hızlı tren seferleri Ankara’dan saat 11.15’te hareket edecek. İstanbul’dan yapılacak ek seferler ise saat 17.45’te başlayacak.</p>

<p>Bayram döneminde sadece yüksek hızlı trenlerde değil ana hat ve bölgesel trenlerde de kapasite artırımı yapılacak. Yapılan düzenlemelerle birlikte trenlerde toplamda 8 bin 898 kişilik ek kapasite oluşturulacak. Bu sayede bayram günlerinde şehirler arası yolculuk yapmak isteyen daha fazla kişinin trenle seyahat edebilmesi planlanıyor.</p>

<p>Bayram yaklaştıkça özellikle Ankara ve İstanbul yönüne yapılacak tren seferlerinde yoğunluk yaşanabileceği belirtiliyor. Eskişehir’den bu güzergahlara yolculuk planlayan vatandaşların da bu yoğunluktan etkilenebileceği ifade ediliyor. Bu nedenle trenle seyahat etmeyi planlayanların biletlerini erken almaları öneriliyor.</p>

<p>Her bayram döneminde olduğu gibi bu yıl da tren garlarında yolcu hareketliliğinin artması bekleniyor. Özellikle yüksek hızlı tren hatlarının geçtiği şehirlerde bayram günleri öncesinde bilet talebinin yükseldiği görülüyor. Ankara İstanbul hattında planlanan ek seferler ve kapasite artışı ile daha fazla yolcunun bayramda yolculuk yapabilmesi için hazırlık yapılıyor. Eskişehir’den bu hatları kullanarak seyahat edecek vatandaşların ise planlarını erken yapmaları önem taşıyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/eskisehirde-hizli-tren-ile-bayram-yolculugu-planlayanlara-erken-bilet-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 22:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2025/03/eskisehir-konya-hizli-tren-seferi-ile-ilgili-flas-gelisme.jpg" type="image/jpeg" length="93010"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[App plaka uyarısı sonrası Eskişehir Şoförler Odası'nda yoğunluk oluştu]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/app-plaka-uyarisi-sonrasi-eskisehir-soforler-odasinda-yogunluk-olustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/app-plaka-uyarisi-sonrasi-eskisehir-soforler-odasinda-yogunluk-olustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğünün app plaka uyarısının ardından Eskişehir Şoförler Odası'nda yeni plaka başvuruları arttı. Her gün onlarca sürücünün işlem yaptırdığı öğrenildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emniyet Genel Müdürlüğünün app plaka olarak bilinen ve yetkili kuruluş tarafından basılmayan araç plakalarına yönelik yaptığı açıklamanın ardından Eskişehir'de dikkat çeken bir hareketlilik yaşanıyor. Yapılan uyarının ardından çok sayıda araç sahibi plakasını değiştirmek için Eskişehir Şoförler Odası'na başvurmaya başladı.</p>

<p>Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, yetkili kuruluş tarafından basılmayan ve kamuoyunda app plaka olarak bilinen plakaların hukuken geçerli olmadığı belirtildi. Açıklamada bu plakaları kullanan sürücüler hakkında ağır yaptırımlar uygulanacağı ifade edildi.</p>

<p>Emniyet Genel Müdürlüğü, söz konusu plakaların kullanılması halinde 140 bin lira idari para cezası uygulanacağını duyurdu. Ayrıca sürücü belgelerinin 30 gün süreyle geri alınacağı ve araçların da 30 gün süreyle trafikten men edileceği bildirildi.</p>

<p>Yapılan açıklamanın ardından Eskişehir'de araç sahipleri yeni plaka almak için harekete geçti. Eskişehir Şoförler Odası'nda son günlerde yoğunluk yaşandığı öğrenildi. Odaya başvuran sürücüler, araçlarında bulunan app plakaları değiştirmek için işlem yaptırıyor.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre her gün onlarca sürücü Eskişehir Şoförler Odası'na gelerek yeni plaka başvurusunda bulunuyor. Sabah saatlerinden itibaren başlayan yoğunluk gün boyunca devam ediyor. Plakasını değiştirmek isteyen sürücüler gerekli işlemleri tamamlayarak yeni plakalarını teslim alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eskişehir Şoförler Odası'nda çalışan görevlilerin de yoğun talep nedeniyle gün boyunca işlemleri hızlandırmak için çalıştığı öğrenildi. Plaka değişimi için gelen araç sahipleri gerekli belgelerle birlikte başvurularını yaparak işlemlerini tamamlıyor.</p>

<p>Yetkili kuruluş tarafından basılmayan plakaların geçersiz olduğunun açıklanmasının ardından Eskişehir'de birçok araç sahibinin kısa sürede plakasını değiştirmek için başvuruda bulunduğu belirtiliyor. Şoförler Odası'ndaki yoğunluğun önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor.</p>

<p>App plaka kullanan sürücülere yönelik yaptırımların açıklanmasıyla birlikte şehirdeki birçok araç sahibi plaka değişim işlemlerini hızlandırırken, Eskişehir Şoförler Odası'nda gün boyunca yeni plaka başvuruları alınmaya devam ediyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/app-plaka-uyarisi-sonrasi-eskisehir-soforler-odasinda-yogunluk-olustu</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 20:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/03/app-plaka-uyarisi-sonrasi-eskisehir-soforler-odasinda-yogunluk-olustu.jpg" type="image/jpeg" length="87046"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mustafa Kemal Bandırma'dan Odunpazarı Belediyesi'ne arazi tepkisi]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/mustafa-kemal-bandirmadan-odunpazari-belediyesine-arazi-tepkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/mustafa-kemal-bandirmadan-odunpazari-belediyesine-arazi-tepkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mustafa Kemal Bandırma, belediyeye ait arsanın yarısının satılması ya da kat karşılığı verilmesi kararına ilişkin açıklama yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Mustafa Kemal Bandırma şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>“Bugün meclis üyesi arkadaşlarımla beraber geçen hafta mecliste görüşülen ve karara bağlanan, arkamda görmüş olduğunuz arsanın yarısının satılması ya da kat karşılığı verilerek belediye envanterinden çıkarılmasına ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek için buradayız. Bu görmüş olduğunuz arsa, Odunpazarı Belediyesi mülkiyetinde bulunan ve geçmişte vatandaşlardan belediye hizmet binası yapmak amacıyla kamulaştırılmış bir arsadır. Bu arsa sıradan bir taşınmaz değildir, bizim tepkimiz de zaten bu yüzdendir. Burası belediye için stratejik bir arsadır ve vatandaşlardan da hizmet binası yapmak için kamulaştırılmıştır. Karşıda görmüş olduğumuz daha önce devlet hastanesi olan arsayla beraber bu arsada Büyükşehir Belediyemiz meclisinden kamu yararına kullanılacağı için imar artışı da yapılmıştır. Burası normalde diğer arsalar gibi, yukarıdaki evler gibi 2 kat imarı olan bir arsaydı. Şu an hem hastane hem de burası 6 kat imara çıkarıldı. Bu neden yapıldı? Bütün partilerin onayıyla kamu yararına kullanılacağı için yapıldı.</p>

<p>Fakat şimdi görüyoruz ki belediyemiz bu arsanın yarısını kat karşılığı vermek suretiyle kalıcı olarak elinden çıkarmak istiyor. Parsel bazlı bir satış ya da kat karşılığı verilmesi söz konusudur. Şimdi bu yaklaşım kamu yararı açısından da şehir planlayış anlayışı bakımından da doğru değildir. Odunpazarımız bugün Eskişehir'in en büyük ilçesidir. Günden güne nüfusumuz artmakta, hizmet alanlarımız da büyümektedir. Belediyenin de daha ferah mekanlara ihtiyacı her geçen gün artmaktadır. Arkamızda görmüş olduğunuz eski belediye binası bugün yetersiz hale gelmiştir. Zaten bu sebeple de burada bir kamulaştırma yapılmış ve yeni hizmet binası yapılması planlanmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şimdi yarısına bir hizmet binası yapılacak, 30 yıl sonra, 40 yıl sonra yetersiz geldiğinde burada herhangi bir genişleme alanı bırakılmayacaktır. O yüzden biz şu an üzerinde olduğumuz arsanın tamamının belediye mülkiyetinde kalmasını talep ediyoruz. Buranın kalıcı olarak elden çıkarılması da geleceğe yönelik ciddi bir planlama hatası olacaktır. Önemli bir konu da burası vatandaşlardan kamu hizmeti gerekçesiyle alınmıştır. Daha sonra ticari ortaklık modeliyle önce kat artışı yapılmış, şimdi de başka birine devri söz konusu olmuştur. Kamu adına alınan bir mülkün yine kamu adına korunması esastır. Kamulaştırma kapsamı kanununda yapılan arsalar yine kamulaştırma kanununda kullanılır ve kamu yararına kullanılması zorunludur. Mesela belediye hizmet binası, sosyal tesis, park ya da yol olarak bu alanlar kullanılabilir. Eğer kamulaştırma belediye hizmet alanı amacıyla yapılmışsa idarenin bu alanı başka bir ticari amaca çevirmesi hukuken de sakıncalıdır.<br />
Burası, üzerinde bulunduğumuz arsa, amacına uygun kullanılmazsa eski maliklerin de geri alma hakkı doğabilir. Eski malikler "Kamulaştırma amacı ortadan kalktı, biz burada hakkımızı geri istiyoruz." diyerek dava yoluna gidebilirler ve bu konuda da Danıştay’ın emsal kararları vardır. Burada bir de şöyle bir endişemizi biz söylüyoruz: Şimdi bu alanın madem yarısı belediye hizmet binası olarak yeterliydi, neden hepsi kamulaştırıldı? Hepsi kamulaştırıldıysa da neden şimdi 6 kat ticari imar açıldıktan sonra yarısı satılmak isteniyor?</p>

<p>Biz burada belediyeyi matematiksel hesaplar üzerinden eleştirmek ya da birilerini zan altında bırakmak için toplanmadık. Bizim amacımız bu arsanın belediye nezdinde kalması ve farklı çözüm önerilerini belediyeye sunmamızdır. Mesela örnek verecek olursak; biz diyoruz ki bu arsa kalsın, farklı bir finansman modeliyle yine hizmet binası yapılsın. Hizmet binası kademeli olarak yapılsın, 1 senede değil 2-3 yılda yapılsın ama üzerinde bulunduğumuz arsa da kalsın. Belediye farklı yerdeki arsalarını satıp yine bu hizmet binasını da buraya yapabilir. Ama biz bu arsayı 20-30 yıl sonra tekrar edinemeyiz; burası belediye için son derece önemlidir. Odunpazarı'nın geleceği için doğru olan belediyeye ait kıymetli arsaları azaltmak değil, kamu varlıklarını koruyarak çoğaltmaktır. Bizler Odunpazarı'nın ortak değerlerinin korunması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle de söz konusu planın yeniden değerlendirilmesini, kamu yararı gözetilerek belediyeye ait arsanın devredilmeden hizmet binası yapılacak şekilde bir çözüm üretilmesini bekliyoruz.”</p></p>]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/mustafa-kemal-bandirmadan-odunpazari-belediyesine-arazi-tepkisi</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/03/mustafa-kemal-bandirmadan-odunpazari-pazari-belediyesine-arazi-tepkisi.jpg" type="image/jpeg" length="17612"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de ve Bilecik'te okula giden öğrencileri heyecanlandıracak açıklama]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/eskisehirde-ve-bilecikte-okula-giden-ogrencileri-heyecanlandiracak-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/eskisehirde-ve-bilecikte-okula-giden-ogrencileri-heyecanlandiracak-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Bilecik Veteriner Hekimler Odası Başkanı Erdinç Yuva, ilkokul ve ortaokul öğrencileri için resim yarışması düzenleneceğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir Bilecik Veteriner Hekimler Odası Başkanı Erdinç Yuva şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>“Dünya Veteriner Hekimler Günü, her yılın nisan ayının son haftası gerek dünyada gerekse ülkemizde birtakım etkinliklerle kutlanmaktadır. Biz de ilimiz başta olmak üzere Bilecik ilimizle beraber bu yıl özellikle ilkokul ve ortaokul öğrencilerini kapsayacak bir resim yarışması başlatma projesi gündeme getirdik. Bununla alakalı da iki ilimizdeki İl Milli Eğitim Müdürlükleriyle gerekli resmi yazışmaları başlatarak okullarımızda "Can Dostlarımızın Kahramanları Veteriner Hekimler" temasında bir yarışmayla inşallah evlatlarımızın katılımını beklemekteyiz.</p>

<p>Bu yarışmadaki amacımız öğrencilerimizin veteriner hekimlerin hayvanlara olan katkılarını anlamalarını sağlamak, farkındalık oluşturmak ve yaratıcılık yoluyla resimlerini bize sunmalarını beklemekteyiz. Bu yarışma özellikle şehrimizdeki ilkokul ve ortaokul öğrencilerimizi kapsamaktadır. İlkokul öğrencilerimiz ayrı değerlendirilecek, ortaokul öğrencilerimiz ise ayrı olarak değerlendirme fırsatı bulacağız.</p>

<p>Burada esas amaç ise "Can Dostlarımızın Kahramanları"dır. Çünkü her geçen gün bu sokaktaki kıymetli can dostlarımıza gerek odamız gerekse ilimizdeki tüm kamu kurumlarıyla gerekli destekler hep beraber verilmektedir. Ama aynı zamanda bu resim yarışması temasıyla da evlatlarımıza bu hayvan sevgimizi acaba nasıl işleyebiliriz hikayesini de burada hep beraberce gözlemlemiş olacağız. Resimlerdeki amacımız veteriner hekimlerin hayvanlara yardım ederkenki anlarını, hayvan sağlığını korumak için yaptıkları gayretlerini hep beraberce çocuklarımızın nakşetmesini resim yoluyla işlemesini bekleyeceğiz.</p>

<p>Burada ilkokul öğrencilerimizden 25x35 ve 35x50 cm ebatlarında bize resimleri hazırlamalarını talep edeceğiz. Ortaokul öğrencilerimizden ise sadece 35x50 cm ebatlarında resimlerini bize çizerlerse çok çok mutlu olacağız. Bu resimleri yaparlarken sulu boya, pastel ve guaj tekniklerinin her birini de isteklerinde kullanabilecekler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dediğimiz üzere burada amacımız hayvan sevgisini çocuklarımızda gerçekten bu faaliyetimizle farkındalıkla ortaya koymaktır. Çünkü her geçen gün gerçekten sokaktaki can dostlarımızın bize olan ihtiyaçları her geçen gün daha da artmaktadır. Tabii ki diğer faaliyetler yapılıyor ama bu faaliyetteki amacımız da bu sevgiyi çocuklarımızda ortak edebilmektir.</p>

<p>Son katılım tarihimiz 20 Nisan 2026 tarihine kadar resimlerimizi gerek odamıza gerekse Bilecik il temsilciliğimize iletmeleri durumunda ilgili kurduğumuz resim öğretmenlerimizin olduğu bir heyetle bu gelen resimler değerlendirilecek ve bu resimler içerisinde ilkokul grubundaki öğrencilerimizdeki ayrı birinci, ikinci ve üçüncülere hediyeler takdim edeceğiz. Ortaokuldaki öğrencilerimizde ise yine birinci, ikinci ve üçüncüleri belirleyerek onlara hediyelerini takdim ederek gerçekten çocuklarımızın resim ve sanat yoluyla da hayvan sevgisine bir bakışlarını hep beraberce görmek istiyoruz.</p>

<p>Şimdiden tüm şehrimizdeki, iki ilimizdeki, hem Eskişehir'deki hem Bilecik'teki tüm öğrencilerimizi yarışmalara bekliyoruz. Daha önce de söylediğim üzere bununla alakalı İl Milli Eğitim Müdürlüklerimiz tüm okullarımıza gerekli resmi yazışmaları yapmış durumdalar ve tüm okullar, tüm sınıflardaki öğretmenlerimizin de katkılarıyla inşallah katılımın güzel olmasını beklemekteyiz. Sonrasında da mayıs ayı içerisinde de başka planımızda da bu resimlerin bir kısmını da şehrimizin güzel noktalarında yayınlayacağız. Bu da bizi hep beraber mutlu edecek. Şimdiden tüm katılımlardan ötürü katılacak öğrencilerimize ve okullarımıza şimdiden teşekkür ederek hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.”</p></p>]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/eskisehirde-ve-bilecikte-okula-giden-ogrencileri-heyecanlandiracak-aciklama</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/03/eskisehir-bilecik-veteriner-hekimler-odasi-baskani-erdinc-yuva-4.jpg" type="image/jpeg" length="64922"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Petrol fiyatlarındaki artış esnafın işlerini kötü etkiliyor; Ekrem Birsen'den açıklama geldi]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/petrol-fiyatlarindaki-artis-esnafin-islerini-kotu-etkiliyor-ekrem-birsenden-aciklama-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/petrol-fiyatlarindaki-artis-esnafin-islerini-kotu-etkiliyor-ekrem-birsenden-aciklama-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Ekrem Birsen, petrol fiyatlarındaki artışın taşımacılık ve ürün fiyatlarını etkilediğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Ekrem Birsen şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>“Taşıma sektöründeki petrol üzerindeki artışlar, taşıma sektöründeki fiyatları artırdıkça tabii tüm emtialara birden etki edebiliyor. Dolayısıyla eşel mobil sistemiyle bu fiyat fahiş fiyat zammının önüne geçilmesi için bir adım atıldı. İnşallah bu konuyla ilgili de eşel mobil sistemiyle de yakıta gelecek motorin, yakıt, benzine gelecek zamların durdurulmasıyla fiyatlar bir nebze olsun bu petrol zamlarından etkilenmeyecek. Bunun uygulaması da önümüzdeki süreçte iyice belirgin hale gelecek, tabii ki daha yeni. İşte 10-15 gündür dünya piyasalarındaki petrol fiyatlarının artışlarının bütün dünya ekonomisi üzerinde birtakım etkileri olacağı varsayılıyor. Bunun etkileri de tabii ki görülmeye başladı.</p>

<p>Ama sonuç itibarıyla Ramazan ayı olması münasebetiyle de esnaf ve sanatkarımız Ramazan Bayramı çıkana kadar, yani 1 Nisan'a kadar çok büyük ölçeklerde zam gelmedikçe fiyatlarını değiştirmemek için direniyor. Esnaf Odaları Birliği olarak da biz esnaf ve sanatkarlarımızın bu zor süreçte etkilenmemesi için elimizden geldiğince birtakım kendilerine hizmetler sunmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla Ramazan ayı ile ilgili de tabii ki sadece sektörel bazda birkaç meslek kolunda hareketlilik var ama esnaf ve sanatkarlarımız bayrama hazırlanarak, bayram alışverişlerinden umduğunu bulmak için her türlü hazırlıklarını yaptılar. Buradan Eskişehir halkımıza da sokaklarımızın aydınlığı, ışığı olan esnaf ve sanatkarlarımıza destek verebilmek için Ramazan'daki alışverişlerini esnaf ve sanatkarlarımızdan yaptıkları gibi bayramda da esnaf ve sanatkarlarımıza destek olarak onlardan alışveriş yaparak onlara destek olmalarını ve sokaklardaki aydınlığı, her türlü bir şekilde mahallenin bekçisi, hamisi olan esnaf ve sanatkarlarımıza destek olmalarını bekliyoruz.</p>

<p>Ya sonuç itibarıyla tabii ki vatandaşlarımızın bilmediği bazı konularda, dolayısıyla bunun aydınlatılması için tabii ki nakliye, işte Antalya'dan bugüne kadar gelen fiyatlar, navlun fiyatlarındaki artışlar tamamen o ürünün üzerine konarak fiyatlandırıldığı için tabii çok büyük etkisi var. Nakliyatçılarımızın akaryakıta gelen zamları tabii ki taşıma sektöründe, taşımacılıkta yapmış oldukları işlerdeki faturaları da bunun üstüne yüklediğimizde gerçekten çok büyük etkisi var. Dünyadaki petrol fiyatlarının artmasıyla iğneden ipliğe her şeyin ilgilendirdiğini vatandaşlarımızın bilmesi lazım. Çünkü her şeyin başı ürünün bir yerden bir yere getirilerek satışa sunulması; dolayısıyla bu da nakliye ile yapılan bir iş. Nakliyecilikte dediğimiz gibi tamamen mazot, benzin ve arabanın her türlü şeyini etkileyebilecek, yani petrolden bildiğiniz gibi araç lastiği dahi etkileniyor.</p>

<p>Dolayısıyla bunların hepsini bir arada düşündüğümüzde petrol fiyatlarının her türlü iğneden ipliğe etki edeceğinin halkımız tarafından bilinmesini isteriz. Bunun da önüne geçilebilmesi için bir an önce dünyadaki savaşların bir an önce bitmesi ve huzurun ve kardeşliğin pekiştiği bir dünyanın bir an önce kendine gelmesi konusunda birtakım anlaşmalar yapılarak büyük devletlerin de bu konuyla ilgili saldırıları bir an önce bitirerek bunun önüne geçilmesinin sağlanması tabii ki hepimizin umudu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Odalardan zam talebi gelebilir. Yani olağanüstü bir durum olmadıkça 1 Nisan'a kadar zam yapmama kararı almıştık. Dolayısıyla onun üzerinde duruyoruz. Eşel mobil ile birtakım emtialara gelecek zamların durdurulması da işimizi kolaylaştırdı. 1 Nisan'dan önce zam yapmayı düşünmüyoruz.”</p></p>]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/petrol-fiyatlarindaki-artis-esnafin-islerini-kotu-etkiliyor-ekrem-birsenden-aciklama-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/03/petrol-fiyatlarindaki-artis-esnafin-islerini-kotu-etkiliyor-ekrem-birsenden-aciklama-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="68120"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir Bilecik Tabip Odası: "Toplumsal cinsiyet eşitliği için mücadelemizi sürdüreceğiz"]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/eskisehir-bilecik-tabip-odasi-toplumsal-cinsiyet-esitligi-icin-mucadelemizi-surdurecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/eskisehir-bilecik-tabip-odasi-toplumsal-cinsiyet-esitligi-icin-mucadelemizi-surdurecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Bilecik Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Nesrin Küçük, 8 Mart kapsamında kadın hekimlerin yaşadığı sorunlara ilişkin açıklama yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir Bilecik Tabip Odası Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Dr. Nesrin Küçük şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Dün, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü. Kadın hekimler olarak, hem toplumda hem sağlık sisteminde yaşadığımız toplumsal cinsiyet eşitsizliklerine karşı sesimizi yükseltmek ve eşitlik temelinde bir sağlık sistemi kurmak adına bir aradayız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçtiğimiz yıl, erkek egemen sistemin baskısını artırdığı, ama kadınların her alanda direndiği, mücadele ettiği bir yıl oldu.</p>

<p>“Aile Yılı” ilan edilen 2025 yılında kadınlar, bir yandan ev içi emek sorumluluğunu daha fazla yüklenirken, diğer yandan derinleşen yoksulluk nedeniyle ev dışında da kayıt dışı veya esnek işlerde çalışmak zorunda kaldılar. Güvencesiz çalışma koşulları nedeniyle artan sağlık sorunlarıyla baş etmek zorunda kalan kadınlar, kimi zaman Dilovası’nda olduğu gibi iş cinayetleriyle hayatlarını kaybettiler. Kadınların ekonomik ve medeni hakları olan nafaka, tazminat ve miras hakları yargı paketleriyle tehdit edildi. Kadınlar, kimi zaman da bedenleri, medeni durumları ve düşünceleri nedeniyle iş yerlerinde tacize, ayrımcılığa, kötü muameleye maruz kaldılar, hatta işlerinden edildiler.</p>

<p>Kadın hekimler haklarımızı ve yaşamı savunmaya devam ederken görevden alındılar, soruşturmalara maruz kaldılar, yetmedi, adli yargılama ile, tıpkı yakın zamanda Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu’nun önceki dönem yürütme kurulu üyesi Dr. Ayşe Uğurlu gibi, cezalandırılmaya çalışıldılar. Meslektaşlarımızın görevine iade edilmesi talebini yineliyoruz. İş yerinde kötü muameleye uğrayan hiçbir kadın arkadaşımız yalnız değildir. Kadınların güvencesiz çalıştırılmasına ve emeklerinin değersizleştirilmesine her zaman karşı çıktık, çıkmaya da devam edeceğiz.</p>

<p>Bu yıl yine kadınların bedenleri nesneleştirilirken, doğurmaya teşvik edilirken, doğum şekillerinden kıyafetlerine kadar özerk alanları kamusal tartışma malzemesi haline getirilirken kadın sağlığını koruma yönünde herhangi bir adım atılmadı. Gebelikten korunma yöntemlerine erişim güçleşti, kürtaj hakkı fiilen kullanılamaz hale geldi, menopoz ilaçları satın alınamaz oldu. Rahim ağzı kanserine karşı en etkili yöntemlerden biri olan HPV aşısının aşı programına alınacağı yönündeki sözler yine tutulmadı. Hastanelerde kadın hastalara kıyafetleri nedeniyle ayrımcılık yapıldı, evli olmayan kadınlar çeşitli tetkik ve muayenelerden mahrum bırakılarak sağlıkları riske atıldı. Kadın bedeni üzerinde kurulmak istenen iktidar, bu yıl da bitmek bilmeyen bir müdahale alanı yaratmaya devam etti.</p>

<p>Bu yıl, LGBTI+ bireylerin başta yaşam hakkı olmak üzere ifade, sağlık ve eşit yurttaşlık hakları da tehdit altındaydı. Erkek egemen sistem tarafından her yeni yargı paketinde LGBTI+ bireylerin hedef gösterildiğini, kimliklerinin kriminalize edildiğini gördük. Transseksüel bireylerin hormon tedavilerine ve uyum süreçlerine erişimi daha da zorlaştı, sağlık hizmeti almaya çalışırken ayrımcılık, şiddet ve engellerle mücadele etmek zorunda kaldılar.</p>

<p>Ve belki de bu yıl en çok, şiddeti yaşadık. İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılması ve 6284 sayılı kanunun etkin şekilde uygulanmaması nedeni ile giderek artan fiziksel ve cinsel şiddet, hastanede kocası tarafından vurulan kadın sekreterden çalıştığı okulda öldürülen kadın öğretmene, yıllarca uğradığı istismarın görmezden gelinmesi sonucu hayatını kaybeden anne kızdan Meclis Binası’nda çalışırken taciz edilen MESEM’li kız çocuklarına kadar her yerde idi. Erkek egemen şiddet, dünyanın pek çok coğrafyasında savaşlarla da ortaya çıktı. Filistin’de, Suriye’de, İran’da kadınlar ve LGBTI+ bireyler savaşların en ağır sonuçlarını yaşadı. Buna rağmen milyonlarca kadın ve LGBTI+ birey dünyanın dört bir yanında “Savaşa Hayır, Barış Hemen Şimdi” diye haykırdı. Çünkü biz kadınlar ve kadın hekimler, toplumsal cinsiyet eşitliği olmadan toplumsal barışın, barış olmadan da herkes için sağlığın söz konusu olamayacağını biliyoruz.</p>

<p>Bu yıl da ataerkil sistem bedenimiz, hayatımız ve haklarımız üzerinde hükmetmeye çalıştı, söz söyledi, hak iddia etti. Ama biz kadınlar ve kadın hekimler olarak, her yıl olduğu gibi bu yıl da haklarımız için, özgürlüğümüz için, barış için, eşitlik için mücadele ettik, mücadele etmeye de devam edeceğiz.</p>

<p>Eşit, ücretsiz, nitelikli, ulaşılabilir, kamusal sağlık hizmeti için. Kadınların sağlıklı koşullarda çalışması ve emeklerinin karşılığını alması için. Gebelikten korunma yöntemleri ve kürtaj hakkı için. HPV aşısı için. LGBTI+ bireylerin sağlığı için. İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi ve 6284 sayılı kanunun etkin uygulanması için. Sağlığın tüm alanlarında toplumsal cinsiyet eşitliği için mücadelemizi sürdüreceğiz. Çünkü biz biliyoruz ki kadınlar için başka bir sağlık sistemi mümkün, başka bir yaşam mümkün. Emeğimiz de, bedenimiz de, sözümüz de bizim."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/eskisehir-bilecik-tabip-odasi-toplumsal-cinsiyet-esitligi-icin-mucadelemizi-surdurecegiz</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/03/eskisehir-bilecik-tabip-odasi-yonetim-kurulu-genel-sekreteri-dr-nesrin-kucuk.jpg" type="image/jpeg" length="29958"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir’de 55 şüpheli hakkında işlem yapıldı]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/eskisehirde-55-supheli-hakkinda-islem-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/eskisehirde-55-supheli-hakkinda-islem-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de 02-09 Mart 2026 tarihleri arasında yapılan çalışmalarda 48 olaya müdahale edildi, 55 şüpheli hakkında işlem yapıldı, çeşitli maddeler ele geçirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir genelinde güvenlik birimleri tarafından yürütülen çalışmalarda çok sayıda olaya müdahale edildi. Eskişehir Valiliği koordinasyonunda İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gerçekleştirilen uygulamalar 02-09 Mart 2026 tarihleri arasında kent genelinde sürdürüldü.</p>

<p>Yapılan çalışmalarda ekipler toplam 48 olaya müdahale etti. Bu olaylarla bağlantılı olarak 55 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Yapılan işlemler sonucunda 6 kişi tutuklandı. Çalışmalar kapsamında 48 kişi ise serbest bırakıldı.</p>

<p>Operasyonlar sırasında farklı türlerde maddeler ele geçirildi. Ekiplerin yaptığı çalışmalar sonucunda 119,23 gram metamfetamin maddesi bulundu. Ayrıca 2.242,07 gram esrar maddesi ele geçirildiği bildirildi.</p>

<p>Çalışmalarda sentetik ecza hapları da tespit edildi. Yapılan aramalarda 637 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi. Bunun yanında 183,06 gram bonzai maddesi bulunduğu açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekipler tarafından yürütülen çalışmalarda kenevir bitkileri de ele geçirildi. Yapılan incelemelerde 12 kök kenevir tespit edildi. Ayrıca operasyonlarda 3,09 gram kokain maddesi ele geçirildi.</p>

<p>Denetim ve operasyonlar sırasında bir adet madde kullanma aparatı da bulunduğu bildirildi. İl genelinde yürütülen çalışmaların İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gerçekleştirildiği ve belirlenen tarihler arasında kent genelinde uygulamaların sürdürüldüğü aktarıldı.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/eskisehirde-55-supheli-hakkinda-islem-yapildi</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2025/04/polis-narko.jpg" type="image/jpeg" length="69714"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir’de bir haftada on binlerce araç denetlendi; İşte uygulanan ceza sayısı]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/eskisehirde-bir-haftada-on-binlerce-arac-denetlendi-iste-uygulanan-ceza-sayisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/eskisehirde-bir-haftada-on-binlerce-arac-denetlendi-iste-uygulanan-ceza-sayisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de 02-09 Mart 2026 tarihleri arasında yapılan trafik denetimlerinde 27.457 araç ve sürücü kontrol edildi, 10.166 trafik cezası uygulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir genelinde trafik güvenliğini sağlamak amacıyla yapılan denetimlerde binlerce araç ve sürücü kontrol edildi. Eskişehir Valiliği koordinasyonunda İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda, 02-09 Mart 2026 tarihleri arasında çok sayıda denetim gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kent genelinde yapılan kontrollerde ekipler farklı başlıklarda denetimler yaptı. Bir hafta süren uygulamalarda 27.457 araç ve sürücü kontrol edildi. Denetimler sırasında yük taşımacılığı yapan araçlar da kontrol edildi. Bu kapsamda 3.286 yük taşımacılığı denetimi gerçekleştirildi. Yolcu taşımacılığı yapan araçlar da ekiplerin incelemesinden geçti. Yapılan uygulamalarda 568 yolcu taşımacılığı denetimi yapıldı.</p>

<p>Trafik ekipleri sürücülerin kurallara uyup uymadığını görmek için alkol kontrolleri de gerçekleştirdi. Kent genelinde yapılan uygulamalarda 2.968 alkol denetimi yapıldı. Ayrıca motosiklet sürücülerine yönelik kontroller de sürdürüldü. Denetimlerde 788 motosiklet kontrol edildi.</p>

<p>Ekipler sürücülerin emniyet kemeri kullanımını da inceledi. Yapılan uygulamalarda 6.346 emniyet kemeri denetimi gerçekleştirildi. Denetimlerde trafik kurallarına uymayan sürücüler hakkında işlem yapıldı. Kontroller sonucunda toplam 10.166 adet trafik cezası uygulandı.</p>

<p>Denetimler sırasında bazı araçlar trafikten men edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde 337 araç trafikten men edildiği bildirildi. Ayrıca kurallara uymadığı tespit edilen bazı sürücülerin belgelerine de işlem yapıldı. Denetimler sonucunda 49 sürücü belgesine el konuldu.</p>

<p>Kentte aynı tarihler arasında meydana gelen trafik olaylarına ilişkin bilgiler de paylaşıldı. Buna göre Eskişehir’de 48 yaralanmalı trafik kazası meydana geldi. Bunun yanında 62 maddi hasarlı trafik kazası yaşandı.</p>

<p>İl genelinde yürütülen denetim çalışmalarının İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sürdürüldüğü ve uygulamaların belirlenen tarihler arasında kent genelinde gerçekleştirildiği bildirildi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/eskisehirde-bir-haftada-on-binlerce-arac-denetlendi-iste-uygulanan-ceza-sayisi</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2024/09/trafik-polisi-denetim.jpg" type="image/jpeg" length="20343"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mustafa Yıldırım Belbağı: "Bu soruların hepsinin ayrı ayrı cevabı bulunmalı"]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/mustafa-yildirim-belbagi-bu-sorularin-hepsinin-ayri-ayri-cevabi-bulunmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/mustafa-yildirim-belbagi-bu-sorularin-hepsinin-ayri-ayri-cevabi-bulunmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şuurlu Öğretmenler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mustafa Yıldırım Belbağı öğretmenlere yönelik olayların arttığını belirterek eğitimde acil adımlar atılması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şuurlu Öğretmenler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mustafa Yıldırım Belbağı şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"02 Mart 2026 tarihinde İstanbul Çekmeköy’deki bir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde meydana gelen ve Fatma Nur Çelik öğretmenimizin vefat etmesiyle sonuçlanan çok vahim ve çok elem verici üzüntülü haber ile başta ailesi, eğitim camiası ve ülke olarak büyük üzüntü duyduk.</p>

<p>Ancak şaşırdık mı. Çok da şaşırdığımızı söyleyemeyiz. Çünkü bundan önce de bu tür üzücü olayları yaşadık. İşin vahim tarafı şu ki bu tür olayların yaşanma zaman aralığı gün geçtikçe daralıyor, yani daha da sıklaşıyor.</p>

<p>Adana’da bir ilkokul öğretmeni, eski bir öğrencisinin cezaevinden çıkan velisi tarafından kurşun yağmuruna tutuluyor. Allah’tan öğretmen bu saldırıdan sağ kurtuldu.</p>

<p>Van’da okul bahçesinde kartopu oynayan çocukların arasında çıkan tartışmadan sonra çocuklardan birisinin velisi gelip tartışılan diğer çocuğu, oradaki çocukların gözü önünde hunharca dövüyor.</p>

<p>Diyarbakır’da bir öğrenci, kendisine disiplin cezası verilmiş olması gerekçesiyle okul müdürünü bacağından bıçaklıyor. Bunlar basına yansıyanların çok az bir kısmı. Basına yansıyan ve yansımayan o kadar çok olay var ki. Bu tür kötü olaylardan dolayı öğretmenler öğrencilerine dokunmaktan imtina eder hâle geldi. Bu olaylar psikolojik olarak öğretmenin elini kolunu bağlamış durumda ve öğrenci öğretmeni dinlemez, hatta öğretmenin sınıf içerisindeki otoritesini yerle bir edecek davranışlar sergiler duruma gelmiştir.</p>

<p>Geldiğimiz bu noktada Şuurlu Öğretmenler Derneği olarak şu sorulara acilen cevap bulunup eyleme geçilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Eğitimde neyi eksik bıraktık. Eğitimde neyi ihmal ettik. Öğrenci bu aşırılıkları yapacak cesareti nereden ve kimden alıyor. Polisiye tedbirlerle ne kadar başarılı olunur. Acaba hukuk sistemi suç işleyen öğrenciye, yaşına uygun olmak şartıyla caydırıcı ve etkin cezalar vermeye uygun mu. Yoksa bunlar daha reşit değil diyerek hafif cezalarla geçiştirip gözü korkutulmadığı için ileride daha büyük suçlar işlemesine sebep olur mu.</p>

<p>Ortaöğretim kurumları disiplin yönetmeliği öğrencileri suç işlemekten alıkoyacak nitelikte caydırıcı cezalar içeriyor mu. Öğretmenin sosyoekonomik konumu ne kadar güçlü. Öğretmenin saygınlığını ve elini güçlendirmek, itibarını kazandırmak için hangi düzenlemeler yapılabilir. Velilerin okul ve öğretmenler üzerindeki baskılarının bertaraf edilmesi için neler yapılabilir.</p>

<p>Elbette bu soruların hepsinin ayrı ayrı cevabı bulunmalı. Cevap bulmakla da kalınmamalı, acilen eylem planına geçilmeli ki daha fazla bu acılar yaşanmasın.</p>

<p>Şuurlu Öğretmenler Derneği olarak çözüme şuradan başlanmalı diyoruz. Önce ahlak ve maneviyat ilkesi hem temelimiz hem de hedefimiz olmalı. Ahlak ve maneviyatın olmadığı ortamda eğitimden, huzurdan ve güvenden bahsetmek beyhude olur.</p>

<p>Okullar en az ailenin içi kadar güvenli ve huzurlu olmalıdır. Zira okulların güvenlikli bir ortam hâline gelmesi demek sadece öğretmenlerin güvenliği anlamını taşımaz. Bu aynı zamanda eğitim öğretim ortamının tamamının güvenliği demektir. Kim istemez ki çocuklarının güvenli bir ortamda, ahlak ve maneviyat ekseninde eğitim görmesini.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Okullarda güvenliği temin etmek için üniformaya dayalı olmayan elektronik ve dijital yollarla da güvenlik sağlanabilir. Bu güvenlik sistemlerinin ülkenin her tarafındaki okullarda, doğuda batıda, şehirde ve köyde her okulda, eğitimde fırsat eşitliği ve sosyal statü farklılığı gözetilmeden standart hâle gelmesi, her okulun bu nimetten eşit şekilde istifade etmesi mümkün hâle getirilmelidir.</p>

<p>Aksi hâlde çok acil ve etkili tedbirler alınmazsa daha çok Fatma Nur, Zeynep, Mustafa, Ali ve Hasan öğretmenlerimizi ömürlerinin baharında toprağa veririz. Yetkililerimiz de ailesine ve sevenlerine başsağlığı diler, üzerine soğuk sular içilir gider. Ama ateş düştüğü yeri yakar. Ölen öldüğü ile kalır gider."</p>

<p></p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/mustafa-yildirim-belbagi-bu-sorularin-hepsinin-ayri-ayri-cevabi-bulunmali</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2025/07/ogretmen-sinif-egitim.jpg" type="image/jpeg" length="98721"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hatice Kılıç: "İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Yasa etkin bir biçimde uygulanmalı"]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/hatice-kilic-istanbul-sozlesmesi-ve-6284-sayili-yasa-etkin-bir-bicimde-uygulanmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/hatice-kilic-istanbul-sozlesmesi-ve-6284-sayili-yasa-etkin-bir-bicimde-uygulanmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİSK Emekli Sen Eskişehir Şube Başkanı Hatice Kılıç 8 Mart açıklamasında kadınların çalışma hayatındaki eşitsizlikleri, düşük istihdam oranlarını ve taleplerini anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DEV DİSK Emekli Sen Eskişehir Şube Başkanı Hatice Kılıç şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“8 Mart biz kadınların emeği, eşitliği ve özgürlüğü için verdiği tarihsel mücadelenin simgesidir. 8 Mart yalnızca bir anma günü değil, sömürüye, eşitsizliğe, şiddete ve ayrımcılığa karşı haklarımız için mücadele etme günüdür. Ancak bugün dünyanın pek çok yerinde savaşların ve çatışmaların en ağır yükünü de yine kadınlar taşıyor. Savaşlar yaşamları yıkıyor, yoksulluğu derinleştiriyor ve kadınların hayatlarını daha da güvencesiz hale getiriyor. Bu nedenle barış talebi, kadınların en temel taleplerinden biridir. Başta İran’da, Filistin’de savaşın ve işgalin gölgesinde yaşam mücadelesi veren kız kardeşlerimize ve dünyanın dört bir yanında savaşa karşı özgürlükleri için direnen tüm kadınlara dayanışma duygularımızı gönderiyoruz.</p>

<p>Bugün, 8 Mart’ta her zaman olduğu gibi dünyanın dört bir yanında kadınlar eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam için taleplerini haykırıyor. Biz de buradan DİSK’li kadınlar olarak aynı kararlılıkla sesleniyoruz.</p>

<p>Biz kadınlar hayatın her alanında eşitsizlikle ve ayrımcılıkla yüz yüzeyiz. Siyasal iktidarın yıllardır sürdürdüğü piyasacı, otoriter ve cinsiyetçi politikalar toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştiriyor, kadın emeğini değersizleştiriyor ve kadınları eve hapsetmeye çalışıyor. Nitekim son veriler Türkiye’de her 10 kadından yalnızca 3’ünün istihdamda olduğunu, kadın istihdam oranının yüzde 32 civarında seyrederken erkeklerde bu oranın yüzde 66’nın üzerinde olduğunu ortaya koymaktadır. Bu tablo, işgücü piyasasında cinsiyet temelli eşitsizliğin biz kadınlar aleyhine kalıcı hale getirildiğini göstermektedir.</p>

<p>Bugün Türkiye’de biz kadınlar erkeklere kıyasla daha düşük ücretlerle, daha güvencesiz koşullarda ve daha esnek biçimlerde çalıştırılıyoruz. Çalışan kadınların yaklaşık yüzde 30’u kayıt dışı çalıştırılmakta, özellikle kısmi zamanlı işlerde güvencesizlik oranı yüzde 60’lara kadar çıkmaktadır. Bu tablo kadın emeğinin sistematik biçimde değersizleştirildiğini gözler önüne sermektedir.</p>

<p>Eşdeğer işe eşit ücret hâlâ en temel taleplerimizden biridir. Kadınların erkeklerle aynı nitelik ve sorumluluk düzeyindeki işleri yapmalarına rağmen daha düşük ücret alması kabul edilemez bir ayrımcılıktır. Ücret eşitsizliği, denetimsiz ve cinsiyetçi bir çalışma rejiminin sonucudur. 8 Mart’ta talebimiz açıktır: Eşdeğer işe eşit ücret yasal ve fiili olarak güvence altına alınmalıdır.</p>

<p>Biz yalnızca işyerinde değil, yaşamın bütününde ayrımcılığa maruz bırakılıyoruz. Ev içi ve bakım emeği kamusal bir sorumluluk olmaktan çıkarılıp bizim “doğal görevimiz” gibi sunuluyor. Kreş hakkının yaygınlaştırılmaması, yaşlı ve engelli bakımının kamusal olarak desteklenmemesi biz kadınları ya düşük ücretli işlere ya da işgücünün dışına itiyor. Nitekim Türkiye’de 21,5 milyon kadın işgücüne dahil değildir ve milyonlarca kadın ev içi bakım yükümlülükleri nedeniyle çalışma yaşamının dışında kalmaktadır.</p>

<p>Oysa biz biliyoruz ki bakım emeği toplumsal yeniden üretimin temel dayanağıdır ve kamusal bir sorumluluktur. Ücretsiz ve nitelikli kreşlerin yaygınlaştırılması, yaşlı ve hasta bakım hizmetlerinin kamusal olarak örgütlenmesi ve ev içi ücretsiz emeğin sosyal güvence kapsamına alınması toplumsal cinsiyet eşitliği için zorunludur. 8 Mart’ta bir kez daha söylüyoruz: Bakım yükü bizim kaderimiz değildir.</p>

<p>8 Mart’ın tarihsel mirası bize şunu göstermektedir: Haklar lütufla değil mücadeleyle kazanılır. Eşitlik ancak örgütlü olduğumuzda mümkündür. Sendikalarda, işyerlerinde, mahallelerde, meydanlarda yan yana geldiğimizde taleplerimizi haykırdığımızda, şiddete ve ayrımcılığa karşı birlikte durduğumuzda güçleniriz. Ancak bugün Türkiye’de her 10 kadın işçiden yalnızca biri sendika üyesidir ve kayıt dışı istihdam da hesaba katıldığında gerçek sendikalaşma oranı yüzde 7’ye kadar düşmektedir. Bu nedenle kadınların örgütlenmesi yalnızca bir hak değil aynı zamanda eşitlik mücadelesinin temel aracıdır.</p>

<p>Bugün burada taleplerimizi hep beraber el ele, kol kola yeniden haykırıyoruz</p>

<p>İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Yasa etkin bir biçimde uygulanmalıdır.</p>

<p>25 Haziran 2021’de yürürlüğe giren ILO’nun 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi Türkiye Hükümeti tarafından onaylanmalı, etkin biçimde uygulanmalıdır.</p>

<p>Toplumsal cinsiyet temelli suçlarda, kadın cinayetlerinde cinsiyetçi iyi hal, tahrik indirimi gibi uygulamalardan vazgeçilmelidir.</p>

<p>İktidarın politikalarında kadın istihdamını artırmak için önerilen esnek çalışma biçimleri yerine kadınlar için tam zamanlı ve güvenceli istihdam olanakları yaratılmalıdır.</p>

<p>Kadınların işgücüne katılımının önündeki en büyük engellerden olan ve kadınlara özgü görülen bakım sorumlulukları için kamu kurumları ve yerel yönetimler tarafından kreş, gündüz bakım evi, hasta ve yaşlı bakım evleri gibi merkezler açılarak herkesin ücretsiz yararlanabileceği bir hak olarak tanımlanmalıdır.</p>

<p>Kamu özel ayrımı olmaksızın çalışan ebeveynlere dönüşümlü ve eşit olarak ücretli izin verilmelidir.</p>

<p>DİSK’li kadınlar olarak meydanlardan haykırdığımız talepleri örgütlü mücadelemizle ilmek ilmek örüyor, toplu iş sözleşmelerimizde taleplerimizi görünür kılıyoruz. Fabrikalarda, belediyelerde, bürolarda, tezgahlarda tüm işyerlerinde mücadelemize sahip çıkıyoruz. Toplu iş sözleşmelerimize İstanbul Sözleşmesi ve ILO 190 kapsamında toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik düzenlemelerin yaşama geçirilmesi için gerekli önlemlerin alınmasını teyit ediyor, ayrımcılık yasağını güvence altına alıyoruz. Kadınlara yönelik şiddet ve taciz vakalarında mücadele prosedürlerini ve politikaları kapsamında psikolog desteğini, eşine şiddet uygulayan erkek işçiye mali yaptırımları, iş akdinin feshi gibi idari yaptırımları hayata geçiriyoruz. İşyerinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ve ayrımcılığı önlemek amacıyla işe alım politikasında kadın kotasını uyguluyoruz. Çünkü biliyoruz ki haklar yalnızca talep edilerek değil, sözleşmelere yazdırılarak ve uygulanarak kazanılır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün 8 Mart’ta bir kez daha ilan ediyoruz: Haklarımızı geri alacağız. Eşdeğer işe eşit ücret için, güvenceli çalışma için, kamusal kreşler için, şiddetsiz işyerleri ve şiddetsiz bir yaşam için, özgürlük ve eşitlik için örgütleneceğiz. Çünkü biliyoruz ki bu düzen değişmeden eşitlik gelmez ve bu düzeni değiştirecek olan örgütlü kadınlardır. Bu nedenle işyerlerimizde ve toplumun her alanında kız kardeşlerimizin ellerinden tutarak örgütlenmeye devam edeceğiz.</p>

<p>Tut elimden örgütlen. Yaşasın kadın dayanışması. Yaşasın 8 Mart. Yaşasın DİSK.”</p></p>]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/hatice-kilic-istanbul-sozlesmesi-ve-6284-sayili-yasa-etkin-bir-bicimde-uygulanmali</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/03/hatice-kilic-istanbul-sozlesmesi-ve-6284-sayili-yasa-etkin-bir-bicimde-uygulanmali.jpg" type="image/jpeg" length="81437"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eda Düzgün: "Gelin, omuz omuza verelim, bu karanlığı birlikte yırtıp atalım"]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/eda-duzgun-gelin-omuz-omuza-verelim-bu-karanligi-birlikte-yirtip-atalim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/eda-duzgun-gelin-omuz-omuza-verelim-bu-karanligi-birlikte-yirtip-atalim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de yapılan 8 Mart açıklamasında Eda Düzgün kadınların yaşam hakkı, eşitlik ve barınma taleplerini dile getirerek çeşitli olaylara dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'de Genç Feministler Federasyonu adına konuşan Eda Düzgün şu ifadeleri kullandı</p>

<p>"Bugün burada, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün tarihsel direniş ruhuyla bir aradayız. Baskılara, yasaklara ve cezasızlık politikalarına inat bugün bu meydanda omuz omuza duran tüm kadınları, amfilerden yurtlara, kampüslerden sokaklara direnişi taşıyan sıra arkadaşlarımızı Genç Feministler Federasyonu adına selamlıyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bizlere makbul kadın olmayı dayatanlara, emeğimizi yok sayanlara ve özgürlüğümüzü elimizden almaya çalışanlara karşı yüzyıllardır susmayan o isyan sesini Eskişehir’den yükseltiyoruz. Bizler, o gün fabrikalarda direnen kadınların bugünkü yoldaşlarıyız.</p>

<p>Çok iyi biliyoruz ki 8 Mart kapitalizmin vitrin süsü değil. Emeği sömürülen, bedeni ve kimliği tahakküm altına alınmak istenen tüm kadınların dayanışma ve isyan günüdür. Bize dayatılan bu şiddet ve sömürü düzenine alışmayacağımızı, hiçbir kadının ve LGBTQ+’nın tedirgin edilmediği bir düzen kurana dek bu meydanları terk etmeyeceğimizi haykırmak için bugün omuz omuzayız.</p>

<p>Bugün sokakları dolduruyoruz çünkü uygulanan cezasızlık politikaları her gün yeni bir faile cesaret veriyor. Her güne yeni bir kadın cinayeti ya da üstü örtülmeye çalışılan bir ölüm haberiyle uyanıyoruz.</p>

<p>6284 sayılı kanunu etkin uygulamayıp tartışmaya açanlar katillere ve kadın düşmanlarına cesaret verenlerdir. 11. Yargı Paketi ile kazanılmış haklarımıza, soyadımıza ve özgürlüğümüze göz dikiyorlar.</p>

<p>Etki ajanlığı gibi muğlak kavramlarla kadınların ve LGBTQ+’ların örgütlü mücadelesini suçlu ilan etmek isteyen bu paketi reddediyoruz. Kutsal aile masallarıyla LGBTQ+ bireyleri yok sayan, toplumu nefretle bölmeye çalışan bu yasal saldırılara geçit vermeyeceğiz. Buradan bir kez daha söylüyoruz. Haklarımızı paketlere sığdıramazsınız. Ne soyadımızdan ne kimliğimizden ne de birbirimizden vazgeçmiyoruz.</p>

<p>Uzağa gitmemize gerek yok. Çok yakın bir zamanda, 27 Şubat’ta, bu şehirde Sevim Özdemir evli olduğu erkek tarafından boğularak öldürüldü. Biz Sevim’in acısını ve öfkesini kuşanarak buradayız. Biz o cinayetlerin münferit olmadığını, Sevim’in hayatını çalan failin o cesareti o mahkeme salonlarından nasıl aldığını çok iyi biliyoruz.</p>

<p>Biz bugün bu meydanda sadece Sevim’in değil, görev yaptığı okulda öldürülen Fatmanur öğretmenin, adalet ararken tarikat ve erkek devlet şiddetiyle hayattan koparılan Fatmanur ve kızı Hifa’nın, evine dönerken sokak ortasında öldürülen Ceren Özdemir’in yarım bırakılan gençliğinin, bir plazanın camından atılarak cinayeti örtbas edilmek istenen Şule Çet’in inatçı hak arayışının, üniversite hayalleri çalınan Özgecan Aslan’ın, üniformalı faillerin cezasızlığına karşı isyanımız olan İpek Er’in, vahşice aramızdan koparılan üniversiteli sıra arkadaşlarımız Pınar Gültekin’in ve Azra Gülendam’ın, göz göre göre öldürülen Ayşenur’un ve İkbal’in isyanının tam kendisiyiz.</p>

<p>Bizler bugün nefret cinayetlerine kurban giden, failleri korunan Hande Kader’in, Didem Akay’ın ve trans kadınların yaşam hakkına yönelen o karanlık zihniyetin hedefi olan tüm kız kardeşlerimizin hesabını sormak için buradayız.</p>

<p>Trans kadınlar kadındır, trans cinayetleri politiktir. Yerli, göçmen, trans fark etmeksizin hiçbir kadının hayatı bu şiddet çarkının içinde öğütülemeyecek.</p>

<p>Kutsal aile masallarıyla üstü örtülmeye çalışılan Narin’in, sır ölümlere kurban giden üniversiteli sıra arkadaşımız Rojin’in, yıllardır karanlıkta bırakılan Gülistan Doku’nun, Karabük’te ırkçılıkla erkek şiddetinin kıskacında ölüme terk edilen Gabonlu göçmen sıra arkadaşımız Dina’nın ve KYK yurtlarındaki o çürümüş ihmaller zincirinde hayattan koparılan Zeren Ertaş’ın sesini haykırmak için de buradayız.</p>

<p>Bu isyanla Eskişehir sokaklarından bir kez daha haykırıyor ve talep ediyoruz. İstanbul Sözleşmesi bizim yaşam güvencemizdir, geri alacağız. Kadınları koruyan yegane güvencemiz 6284 sayılı yasa kağıt üzerinde bırakıldıkça hiçbirimiz güvende değiliz. Bu cezasızlık düzenine derhal son verin. Barınma hakkımızı istiyoruz. Derinleşen ekonomik kriz ve fahiş fiyatlar yüzünden sokakta kalma korkusuyla baş başa bırakılmayı reddediyoruz. Bizleri can güvenliğimizin olmadığı, güvencesiz ve niteliksiz KYK yurtlarına mahkum eden bu sisteme karşı her bir öğrenci için insanca yaşanabilir, ücretsiz barınma koşulları acilen yaratılmalıdır.</p>

<p>Kampüsler bizimdir, özgürleştireceğiz. Tüm üniversitelerde Cinsel Tacizi Önleme Komisyonları aktif, bağımsız ve öğrenciden yana işletilmeli. Tacizci failleri aklayan yönetim anlayışı derhal son bulmalıdır. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.</p>

<p>Bize itaat etmeyi, susmayı ve makbul kadın olmayı dayatan bu çürümüş sisteme cevabımız Eskişehir sokaklarından yükselen isyanımızdır. Bizler haklarımızdan ve hayatlarımızdan bir adım bile geri atmayacağız. Genç Feministler Federasyonu olarak söz veriyoruz. Kampüslerde, yurtlarda ve sokaklarda hiçbir kadın ve LGBTQ+ birey kendini yalnız ve güvencesiz hissetmeyene dek mücadelemiz sürecek.</p>

<p>Tüm kadınlara sesleniyoruz. Gelin, omuz omuza verelim, bu karanlığı birlikte yırtıp atalım. Şiddete geçit yok. Asla yalnız yürümeyeceksin."</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/eda-duzgun-gelin-omuz-omuza-verelim-bu-karanligi-birlikte-yirtip-atalim</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/03/eda-duzgun-gelin-omuz-omuza-verelim-bu-karanligi-birlikte-yirtip-atalim.jpg" type="image/jpeg" length="69723"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Esra Doğan: "Bir kadın daha erkek şiddetiyle yaşamdan koparıldı"]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/esra-dogan-bir-kadin-daha-erkek-siddetiyle-yasamdan-koparildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/esra-dogan-bir-kadin-daha-erkek-siddetiyle-yasamdan-koparildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de yapılan basın açıklamasında Esra Doğan son bir yılda yüzlerce kadının hayatını kaybettiğini belirterek yaşam hakkı ve eşitlik taleplerini dile getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'de düzenlenen basın açıklamasında Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu adına konuşan Esra Doğan şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Bugün burada, bir kez daha bir aradayız. Savaşın gölgesinde, ekonomik krizin pençesinde, ama dayanışmanın gücüyle 8 Mart’ı karşılıyoruz. Sesimizi birleştirmek, dayanışmamızı büyütmek ve en temel hakkımız olan yaşam hakkını savunmak için buradayız. Çünkü biliyoruz yaşamak bir ayrıcalık değildir. Yaşamak bir lütuf değildir. Yaşamak birilerinin bize uygun gördüğü kadarına razı olacağımız bir hak değildir. Yaşam hakkı en temel haktır. Hiçbir koşula bağlanamaz. Ertelenemez. Görmezden gelinemez. Ama bu ülkede kadınlar hâlâ öldürülüyor. Kadınlar evlerinde, sokaklarda, iş yerlerinde öldürülüyor. Kadınlar koruma kararlarına rağmen göz göre göre öldürülüyor. Kadınlar şüpheli şekilde ölü bulunuyor. Her kadın cinayeti yarım bırakılmış bir hayattır. Her şüpheli ölüm cevapsız bırakılan bir sorudur. Ve biz biliyoruz. Bu ölümler kader değil. Bu ölümler öngörülebilirdi, önlenebilirdi. İktidarın siyasal tercihlerinin sonucunda geldi.</p>

<p>Geçtiğimiz 8 Mart’tan bu yana en az 293 kadın öldürüldü. 287 kadın ise şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Bu sayılar yalnızca istatistik değil. Bir hayat, önlenmemiş bir kadın cinayeti. Bu kadınlardan biri de Sevim Özdemir’di. Sevim Özdemir bu şehirde öldürüldü. Bir kadın daha erkek şiddetiyle yaşamdan koparıldı.</p>

<p>Bugün bir kez daha altını çiziyoruz. Kadın cinayetleri münferit değildir. Kadın cinayetleri politiktir. Sevim Özdemir’in davasını takip edeceğiz. Çünkü hayattan koparılan her kadın için adalet talep etmek, aslında geride kalan tüm kadınların yaşam hakkı için mücadele etmektir. Fakat yaşam hakkı yalnızca öldürülmemek değildir.</p>

<p>Yaşam hakkı yoksulluğa mahkûm edilmemektir, güvencesiz ve düşük ücretli işlerde çalışmaya zorlanmamaktır, emeğimizin görünmez kılınmaması ve değersizleştirilmemesidir. Bugün ekonomik kriz en ağır yükünü kadınların omuzlarına yüklüyor. İşsizlik arttığında ilk gözden çıkarılan kadınlar oluyor. Düşük ücretli ve güvencesiz işlerde en çok çalışanlar yine kadınlar, LGBTİ+’lar ve öğrenciler. Ev içi bakım emeği görünmez kılınıyor ve kadınların sorumluluğuymuş gibi dayatılıyor. Derinleşen yoksulluk kadınları daha da kırılgan hâle getiriyor. Ekonomik bağımsızlığı olmayan bir kadının hayatı üzerinde söz sahibi olması zorlaşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yüzden hatırlatıyoruz. Güvenceli çalışma yaşam hakkımızdır. Sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi yaşam hakkımızın bir parçasıdır. Bugün yaşam hakkını tehdit eden bir başka gerçekle daha burun burunayız: savaş. Savaş artık uzaklardan gelen bir haber değil. Hayatın hemen yanı başında duran bir gerçek. Bugün İran’da kadınlar ve çocuklar savaşın ortasında yaşama tutunmaya çalışıyor. Ve savaş bir kez başladığında ilk kırılan kadınların ve çocukların hayatı oluyor. Emperyalist Amerika ve Siyonist İsrail eliyle yürütülen savaşta daha ilk günden yüzlerce kız çocuğu öldürüldü.</p>

<p>Savaş yalnızca cephede yaşanmaz. Savaş hayatın her alanında eşitsizliği büyütür, yoksulluğu derinleştirir, şiddeti normalleştirir. Bu yüzden biz barışın tarafındayız. Çünkü biliyoruz Barış kadınların yaşam hakkıdır. Yaşam hakkı aynı zamanda kendimizi özgürce ifade edebilmemizdir. Kadınların konuşabildiği, söz kurabildiği, itiraz edebildiği bir kamusal alan olmadan gerçek bir eşitlikten ve tam bir yaşamdan söz edilemez. Biz kadınların sesinin kısılmadığı bir toplum, fikirlerini söyledikleri için hedef gösterilmedikleri bir ülke istiyoruz. Bugün bu meydanda yalnız değiliz. Burada kadınlar var. Burada LGBTİ+’lar var. Burada üniversiteli gençler var.</p>

<p>Bu şehrin sokaklarından, kampüslerinden, iş yerlerinden gelen bir eşitlik talebi var. Ve bugün burada bir kez daha söylüyoruz Yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz. Korkmadan yaşayacağız. Eşit yaşayacağız. Özgür yaşayacağız. Emeğimizin karşılığını alarak yaşayacağız. Şiddetsiz bir ülkede yaşayacağız. Yoksulluğa mahkûm edilmeden yaşayacağız. Savaşın gölgesinde değil, barış içinde yaşayacağız. Nefrete rağmen değil, eşit yurttaşlar olarak yaşayacağız. Hiçbir kadını, hiçbir LGBTİ+’yı yalnız bırakmayacağız. Lütuf değil yaşam hakkımız, kadın cinayetlerini durduracağız."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/esra-dogan-bir-kadin-daha-erkek-siddetiyle-yasamdan-koparildi</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/03/kadin-cinayetlerini-durduracagiz-platformu-adina-konusan-esra-dogan.jpg" type="image/jpeg" length="31784"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ne damgasını vuran kelime; Peki patriarka nedir?]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/8-mart-dunya-emekci-kadinlar-gunune-damgasini-vuran-kelime-peki-patriarka-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/8-mart-dunya-emekci-kadinlar-gunune-damgasini-vuran-kelime-peki-patriarka-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü boyunca sosyal medyada en çok konuşulan kavramlardan biri patriarka oldu. Gün boyunca yapılan paylaşımlarda bu kelime öne çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü sona ererken gün boyunca sosyal medyada yapılan paylaşımlarda en çok dikkat çeken kavramlardan biri patriarka oldu. Çok sayıda kullanıcı yaptığı paylaşımlarda bu kelimeye yer verdi. Gün içinde yapılan tartışmaların büyük bölümünde patriarka kavramı öne çıktı.</p>

<p>Sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımlarda birçok kişi kadınların toplumsal yaşamda karşılaştığı sorunları anlatırken patriarka kelimesini kullandı. Bu paylaşımlar gün boyunca geniş bir kitle tarafından görülürken kavram kısa sürede en çok konuşulan başlıklardan biri haline geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Patriarka kelimesi toplumda erkeklerin daha güçlü bir konumda olduğu yapıyı anlatmak için kullanılan bir kavram olarak biliniyor. Bu kavram genel olarak aile yaşamından çalışma hayatına, siyasetten günlük yaşama kadar birçok alanda erkeklerin daha fazla söz sahibi olduğu düzeni ifade etmek için kullanılıyor.</p>

<p>8 Mart kapsamında yapılan paylaşımlarda da patriarka kavramı sık sık gündeme getirildi. Bazı kullanıcılar kadınların karşılaştığı eşitsizlikleri anlatırken bu kavram üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Gün içinde yapılan paylaşımlarda kelimenin farklı yönleri de tartışıldı.</p>

<p>Sosyal medyada paylaşılan mesajlar ve yorumlar incelendiğinde patriarka kelimesinin gün boyunca en çok kullanılan ifadelerden biri olduğu görüldü. Özellikle 8 Mart ile ilgili yapılan paylaşımların büyük bölümünde bu kavramın yer aldığı dikkat çekti.</p>

<p>Patriarka kelimesi köken olarak eski Yunanca bir kelimeye dayanıyor. Kelimenin temel anlamı baba yönetimi ya da babanın otoritesi olarak biliniyor. Zaman içinde bu ifade yalnızca aile içindeki düzeni anlatmak için değil, toplumdaki güç ilişkilerini tanımlamak için de kullanılmaya başladı.</p>

<p>8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü boyunca yapılan paylaşımlar, patriarka kavramının sosyal medya tartışmalarında önemli bir yer tuttuğunu gösterdi. Günün sona ermesiyle birlikte yapılan değerlendirmelerde patriarka kelimesi 8 Mart tartışmalarında en çok konuşulan kavramlardan biri olarak öne çıktı.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/8-mart-dunya-emekci-kadinlar-gunune-damgasini-vuran-kelime-peki-patriarka-nedir</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 09:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/03/8-mart-dunya-emekci-kadinlar-gunune-damgasini-vuran-kelime-peki-patriarka-nedir.jpg" type="image/jpeg" length="91379"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Leyla Çam: "Kadınların sesi olmaya olmaya devam edeceğiz"]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/leyla-cam-kadinlarin-sesi-olmaya-olmaya-devam-edecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/leyla-cam-kadinlarin-sesi-olmaya-olmaya-devam-edecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti İl Başkan Yardımcısı Leyla Çam, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kadınların yaşadığı eşitsizlikler ve çözüm önerilerine değindi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti Kadın, Aile ve Sosyal Hizmetlerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Leyla Çam şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"8 Mart, eşitsizliğe, şiddete, sömürüye ve kadınların hayatlarını kuşatan sistematik ayrımcılığa karşı yükselen tarihsel bir itirazın günüdür.</p>

<p>Bugün, kadınların yüzyıllardır süren hak mücadelesinin, adalet arayışının ve eşit yurttaşlık talebinin sembolüdür.</p>

<p>8 Mart, kadınların eşit ve onurlu bir yaşam talep ettiklerini hatırlatan güçlü bir toplumsal çağrıdır. Kadınların emeğinin görünür kılınması, yaşam hakkının korunması, fırsat eşitliğinin sağlanması ve kadınların toplumsal hayatın her alanında eşit biçimde var olabilmesi için verilen mücadelenin ortak sesidir. Bu nedenle 8 Mart, bir kutlamadan çok eşitlik, adalet ve özgürlük talebinin yükseldiği bir mücadele günüdür.</p>

<p>Ne yazık ki Türkiye'de kadınlar hâlâ yaşamın birçok alanında ciddi eşitsizliklerle karşı karşıyadır.</p>

<p>Bugün Türkiye'de kadınlar sokakta, evinde ve iş yerinde güvende değildir. İş yerinde eşit değildir. Siyasette yeterince temsil edilmemektedir. Hukuk önünde yeterince korunmamaktadır.</p>

<p>Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri artık münferit olaylar olmaktan çıkmış, toplumsal bir yara hâline gelmiştir. Kadınlar çoğu zaman en yakınlarındaki erkekler tarafından hayatlarından koparılmaktadır. Her gün bir kadının öldürüldüğü bir ülkede yaşıyoruz.</p>

<p>Koruma kararları çoğu zaman kâğıt üzerinde kalmakta, gerekli önlemler zamanında alınmamakta, failler ise cezasızlık kültürüyle cesaret bulmaktadır. Mahkemelerde uygulanan "haksız tahrik" ve "iyi hâl" indirimleri adalet duygusunu zedelemekte ve toplum vicdanını yaralamaktadır.</p>

<p>Kadınların yaşam hakkı tartışma konusu yapılamaz.</p>

<p>Kadınların güvenliği bir siyasi tercih değil, devletin en temel sorumluluğudur.</p>

<p>Kadına yönelik şiddetle mücadele yalnızca cezai yaptırımlarla sınırlı değildir. Etkin bir koruma mekanizması, güçlü sosyal destek politikaları ve kararlı bir siyasi irade gerektirir. Şiddete maruz kalan kadınların korunması için kolluk kuvvetlerinden yargıya kadar tüm kurumların eşgüdüm içinde çalışması zorunludur. İktidarın görevi yalnızca suç işlendikten sonra müdahale etmek değil, aynı zamanda şiddeti doğuran koşulları ortadan kaldıracak önleyici politikaları hayata geçirmektir.</p>

<p>Bu noktada İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması, kadınların korunmasına yönelik en önemli uluslararası mekanizmalardan birinin ortadan kaldırılması anlamına gelmiştir. Bu karar, kadınların yaşam hakkını koruyan politikaların zayıflamasına yol açmış ve Türkiye'de kadınların güvenliği konusunda ciddi bir geri adım oluşturmuştur.</p>

<p>Kadına yönelik şiddetle mücadele ideolojik tartışmalara kurban edilemez.</p>

<p>Kadınların yaşam hakkı hiçbir siyasi hesaplaşmanın parçası hâline getirilemez.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi, kadın ve erkeğin eşit yurttaşlar olduğu bir toplumsal düzen üzerine kurulmuştur. 1926'da kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile kadınlar birey olarak kabul edilmiş, 1934 yılında ise Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde Türk kadınlarına birçok ülkeden önce seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.</p>

<p>Cumhuriyet devrimleri, kadınları toplumsal hayatın eşit ve özgür bir öznesi hâline getirmiştir.</p>

<p>Ancak bugün geldiğimiz noktada kadınların siyasette, ekonomide ve sosyal yaşamda yeterince yer bulamadığı bir tablo ile karşı karşıyayız. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kadın temsil oranı hâlâ yüzde 20 seviyelerinde kalmaktadır. Yerel yönetimlerde ve karar alma mekanizmalarında kadınların varlığı son derece sınırlıdır.</p>

<p>Kadınların eşit temsil edilmediği bir demokrasinin güçlü olması mümkün değildir. Siyaset, toplumun yarısını oluşturan kadınların deneyim ve katkıları olmadan eksik kalır. Kadınların karar alma süreçlerinde daha güçlü şekilde yer alması yalnızca kadın hakları açısından değil, demokrasinin niteliği açısından da hayati öneme sahiptir.</p>

<p>Ekonomik alanda da benzer bir tablo söz konusudur. Kadınların iş gücüne katılım oranı OECD ülkeleri arasında en düşük seviyelerden biridir. Milyonlarca kadın kayıt dışı, güvencesiz ve düşük ücretli işlerde çalışmak zorunda bırakılmaktadır.</p>

<p>Eşit işe eşit ücret ilkesi çoğu zaman uygulanmamaktadır. Kadın emeği sistematik olarak değersizleştirilmektedir. Kadın yoksulluğu giderek derinleşirken sosyal politikalar kalıcı çözümler üretmek yerine çoğu zaman geçici ve sınırlı uygulamalarla sınırlı kalmaktadır.</p>

<p>Kadınların ekonomik özgürlüğü olmadan gerçek eşitlikten söz etmek mümkün değildir.</p>

<p>Kadınların istihdama katılımını artıran politikalar geliştirilmeden, kreş ve bakım hizmetleri yaygınlaştırılmadan ve çalışma hayatında fırsat eşitliği sağlanmadan kadın ve erkek eşitliği kurulamaz. Kadınların üzerindeki bakım yükünün paylaşılması, çalışma hayatında ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve kadın girişimciliğinin desteklenmesi kalkınmanın da önemli bir parçasıdır.</p>

<p>Bir diğer önemli sorun ise kız çocuklarının eğitimden koparılması ve erken yaşta evliliklerdir. Kız çocuklarının eğitimden uzaklaştırılması, onları yoksulluğa, bağımlılığa ve eşitsizliğe mahkûm eden bir düzenin kapısını aralamaktadır.</p>

<p>Bir kız çocuğunu okuldan alıp erken yaşta evliliğe zorlayan anlayış sadece hukuka değil, insanlık onuruna da aykırıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kız çocuklarının kesintisiz eğitim hakkı garanti altına alınmalı, çocuk yaşta evliliklerin önlenmesi için mevcut yasalar tavizsiz biçimde uygulanmalıdır. Eğitim, kadınların güçlenmesinin ve toplumsal eşitliğin en temel anahtarıdır.</p>

<p>İYİ Parti olarak bizler kadınların hak ettikleri özgürlük, güven ve eşitlik içinde yaşayacakları bir Türkiye için söz veriyoruz.</p>

<p>Bu doğrultuda İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden yürürlüğe girmesi için mücadele edeceğiz. 6284 sayılı Kanun'un etkin ve tavizsiz uygulanmasının takipçisi olacağız. Kadın cinayetlerinde cezasızlık kültürüne son verilmesi için gerekli yasal düzenlemeleri hayata geçireceğiz. Kadınların siyasette, ekonomide ve kamusal yaşamda eşit temsilini güçlendirecek somut politikalar geliştireceğiz. Kadın istihdamını artıracak, kadın girişimciliğini destekleyecek kapsamlı ekonomik programlar uygulayacağız. Kreş, bakım hizmetleri ve sosyal destek mekanizmalarını yaygınlaştırarak kadınların üzerindeki bakım yükünü azaltacağız. Kız çocuklarının kesintisiz eğitim hakkını güvence altına alacağız.</p>

<p>Çünkü biz biliyoruz ki: Kadın bireydir. Kadın yurttaştır. Kadın eşittir. Kadınların eşit olmadığı bir toplumda demokrasi güçlü olamaz. Kadınların güvende olmadığı bir ülkede özgürlükten söz edilemez. Bugün kutlama günü değil, sorumluluk günüdür. Bugün kadınların sesini duymanın, sorunlarını görmenin ve gerçek çözümler üretmenin günüdür. Kadınların korkmadan yaşayabildiği, eşit haklara sahip olduğu, emeğinin karşılığını aldığı bir Türkiye mümkündür.<br />
İYİ Parti olarak söz veriyoruz: Kadınların sesi olmaya, adalet talebini büyütmeye ve eşitlik mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Çünkü kadınların mücadelesi yalnızca kadınların değil, bu ülkenin geleceğinin mücadelesidir. Kadın cinayetlerinin, şiddetin ve eşitsizliğin olmadığı bir Türkiye mümkündür. Ve biz o Türkiye'yi kurmak için mücadele edeceğiz."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/leyla-cam-kadinlarin-sesi-olmaya-olmaya-devam-edecegiz</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 08:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/03/leyla-cam-kadinlarin-sesi-olmaya-olmaya-devam-edecegiz.jpg" type="image/jpeg" length="46139"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir’de 13 kişiyle başlayan sanat yolculuğu 10 yılda büyüdü: Nihal Bağcı derneğin hikayesini anlattı]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/eskisehirde-13-kisiyle-baslayan-sanat-yolculugu-10-yilda-buyudu-nihal-bagci-dernegin-hikayesini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/eskisehirde-13-kisiyle-baslayan-sanat-yolculugu-10-yilda-buyudu-nihal-bagci-dernegin-hikayesini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Toplum ve Sanat Derneği 10. yılını düzenlenen etkinlikle kutladı. Dernek Başkanı Nihal Bağcı, kuruluş sürecini ve 10 yılda yapılan çalışmaları anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir Toplum Sanat Derneği Başkanı Nihal Bağcı şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>“Eskişehir Toplum ve Sanat Derneğimizin 10. yılına özel olarak düzenlediğimiz “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” etkinliğimize hoş geldiniz…</p>

<p>10 yıl önce 13 gönüllü arkadaşımız ile çıktığımız yolda bugün sizlerin karşısına; sanatsal çalışmaları ve toplumsal duyarlılığı ile Eskişehir kamuoyunda saygın ve aranılan bir dernek olmanın yanı sıra, ulusal ve hatta uluslararası platformlarda yaptığı ve dahil olduğu projelerle hedeflerini birer birer gerçekleştiren bir sivil toplum kuruluşu olmanın gururunu yaşayarak çıkıyoruz.</p>

<p>Toplumun “hayat damarlarından birini” oluşturan sanat, beş duyu organına hitap eden bir yetenekler gösterisi olmamalı; küçük ve dar çevrelere değil, kitlelere ulaşmalıydı. Bu işlevi de sadece yasalarda önerilen görevleri gereği yapan kurumlar değil, çağdaş ülkelerde olduğu gibi bizzat toplumun bireyleri yerine getirmeliydi düşüncesi içindeydi kurucu arkadaşlar. Toplumun yaşayan ruhu, sanatın eşsiz güzelliği ile buluşmalıydı. Sloganımız ortaya çıkmıştı: “Toplumun ruhu, sanatın soluğu”.</p>

<p>Bu heyecan ve coşku ile çıkılan yolda geçen 10 yılda neler yapmadık ki… Bunların hepsini farklı yollarla sizlerle paylaştık. Birçok etkinliğimizi birlikte yaptık, geliştik, çoğaldık ve topluma yayıldık. Çocuğundan gencine, dezavantajlısından yaşlısına kadar ulaştık. Onlar bize gelemiyorsa biz onlara gittik. Gün geldi salonlarda etkinlikler yaptık, okullara ve barınaklara ulaştık. Gün geldi sokaklarda çöp topladık, oyunlar oynayıp şenlikler düzenledik. Acılı günlerde birlik olduk, sırt sırta ve omuz omuza verdik. Kentimize yapılan haksızlıklara karşı tepki gösterdik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüreğimizdeki insan sevgisi ve bilincimizdeki toplumsal sorumluluk ile yolumuza çıkan engelleri aştık. Eskişehir halkından destek gördük, takdir aldık. Zaman zaman çok yorulduk, üzüldük. Ama yılmadık. Bizi ayakta tutan ve direncimizi artıran en büyük desteği Atatürk’ümüzün aydınlık yüzünden ve bize gösterdiği çağdaş Türkiye ışığından aldık. Sendelediğimiz anda “Gençliğe Hitabe”yi bir kez daha okuduk.</p>

<p>Bize katılan yeni arkadaşlarımız oldu. Onların bilgi ve görüşleri, bu 10 yıl içinde derneğimizi daha da güçlendirdi. Artık hedeflerimiz daha da büyüdü. Yerelden ulusala, oradan da uluslararası projelere ulaştık. Ülkemizdeki kurum ve sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yaparak, paydaş olarak hem derneğimizi hem de kentimizi başarı ve gururla temsil etmeye başladık.</p>

<p>Sanatı, bütün komplekslerinden arınmış olarak toplum yararına sunmaya hazır her bireye kapımızı açtık. Emekleme aşamasını geçip büyümeye ve gelişmeye başladık. Büyümekten kastımız ne nicelik ne de manşet olma derdi. Amacımız; topluma ve sanata daha fazla duyarlılık ve daha fazla çeşitlilik katmak. Bunun için de daha çok kişiye ulaşmak istiyoruz.</p>

<p>Bu yolda daha çok çalışarak, toplumla bütünleşip kollektif bir anlayışla dayanışma ve paylaşma içinde; emeklerimizi, bilgi ve birikimlerimizi hedeflerimiz doğrultusunda ileriye, daima ileriye götürmek dileğiyle…</p>

<p>Eskişehir Toplum ve Sanat Derneğimizin (ETOS) 10. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun.”</p></p>]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/eskisehirde-13-kisiyle-baslayan-sanat-yolculugu-10-yilda-buyudu-nihal-bagci-dernegin-hikayesini-anlatti</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 00:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/03/eskisehirde-13-kisiyle-baslayan-sanat-yolculugu-10-yilda-buyudu-nihal-bagci-dernegin-hikayesini-anlatti.jpg" type="image/jpeg" length="13611"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de konuşan Özgür Özel seçim beklediği tarihi açıkladı]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/eskisehirde-konusan-ozgur-ozel-secim-bekledigi-tarihi-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/eskisehirde-konusan-ozgur-ozel-secim-bekledigi-tarihi-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel, Eskişehir’de düzenlenen iftar programında kadınlarla bir araya geldi, konuşmasında kadınların toplumdaki rolü ve gündemdeki gelişmelere değindi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'de düzenlenen bir iftar programında konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Bugünü bir ilde geçireceğiz. Bununla ilgili Kadın Kolları Genel Başkanımız Asu Hanım, bunun için Eskişehir’e gelmeyi önerdi. "Tüm günü Eskişehir’de geçirelim" dedi. Çünkü Eskişehir’de Yılmaz Büyükerşen gibi efsanevi bir rektörün, belediye başkanının ve Türkiye’de çok bilinen hizmetleriyle görevini tamamlamış olan bir belediye başkanından sonra göreve bir kadın, bir hukukçu, bir hâkim, daha sonra belediyeciliği genel sekreterlikle deneyimlemiş ve başarıyla götürmüş birisi aday olmuştu. Biz onu Eskişehir’e emanet etmiştik. Eskişehir sağ olsun bizi kırmadı ve ona muhteşem bir destek verdi. O da tüm arkadaşlarımızla birlikte çok başarılı, örnek bir belediyecilik yapıyor. Bir kadının büyükşehir belediye başkanı olduğu ve kadınlara çok değer veren onları her zaman, bilhassa ben çok sevdiğim bir şey, sevgili Ahmet Ataç salı günleri Eskişehirli kadınları, sevgili Kazım Kurt Eskişehirli kadınları Meclis’e taşırlar. Gelirler Anıtkabir’i ziyaret ederler, grup toplantımızı izlerler, Meclis’i gezerler ve ayrılırlar. Kadınlara çok önem verilen, kadınların çok önde olduğu hem siyasette hem toplumsal yaşamda örnek bir kent burası. Günü burada geçirmek istedik. Hepinizin bir kez daha 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.</p>

<p>Tabii bir yandan Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz ama bir yandan hem kadın cinayetleriyle hem kadına karşı şiddetle hepimiz üzülüyoruz, kahroluyoruz ve bunların bir an önce azalmasını, yok olmasını temenni ediyoruz. Bununla ilgili bugün önemli toplantılar yaptık. Çok değerli konuşmalar dinledik, kadınları dinledik ve gelecekte Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarına yönelik de neler düşündüğümüzü Eskişehir’den paylaştık. Aynı zamanda Ramazan ayındayız. Bir kadın iftarında buluştuk. Bu kadar, 1500’ün üzerinde kadınla birlikte iftar yapmak bizim için çok büyük bir onur. Tabii ki Ramazan İslam dünyası açısından çok önemli. Küskünlüklerin unutulduğu, barışların sağlandığı, herkesin birbirinin halinden anlamaya çalıştığı bir dönem ama maalesef böyle bir mübarek ayda İsrail ile Amerika, İran’a saldırdılar ve İran’ı bombalıyorlar, İran’a füzeler atıyorlar. Savaşın ilk günlerinde 160 küçücük kız öğrenci okulda vuruldu, okulları vuruldu, hayatlarını kaybetti. 1500’e yakın kişi şu ana kadar hayatını kaybetti. Bu Ramazan sofrasından hem İran’a hem Filistin’e hem bütün dünya coğrafyasına barış dileyelim.</p>

<p>Tabii burada iki önemli şey söylemek gerekiyor. Bunlardan bir tanesi 1 Mart 2003’te Türkiye’de bir savaş tezkeresi oylanmıştı. Rahmetli Deniz Baykal ve arkadaşları Cumhuriyet Halk Partililer, 99 AK Parti milletvekilini ikna ederek Irak’ın işgalinin Türkiye üzerinden yapılmasını engel olmuşlardı. O günlerde Sayın Erdoğan, düşman askerlerinin Mersin Limanı’na gelmesini, İskenderun Limanı’na gelmesini, oradan doğuya, güneydoğuya yerleşmelerini, 6 büyük Amerikan askerine üs kurulmasını ve Irak’a buradan operasyon yapılmasını Amerikan Başkanı Bush’a söz vermişlerdi. Biz karşı çıktık, 99 AK Parti milletvekili buna engel olmuştuk. Irak’ta yine Müslüman kanı dökülmüştü ama en azından bizim elimize bulaşmamıştı. Şimdi aynı şeyi İran’a yapıyor Amerika ve İsrail. Burada bunlara karşı sert ve net bir tutum almak lazım. Ancak maalesef bugüne kadar Amerika Birleşik Devletleri’ne ve İsrail’e bu saldırılarını durdurmaları için gerekli tavır konmamış, tutum geliştirilmemişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu Ramazan sofrasından bir siyaset argümanı olarak değil ama bir vicdan, bir vicdani talep olarak bunu bir kez daha dile getirmeyi önemli görüyorum. Bir diğeri ise Filistin. Malum Filistin sorunu yaşanıyor ve Gazze’de büyük bir katliam yaşandı. 71.000, çoğu çocuk ve kadın Filistinli hayatını kaybetti. Dünya buna tepki vermekte gecikti. Sonradan tepkiler gelişti ama Amerikan Başkanı Trump geldi, "Gazze’yi öldürün" dedi. "Çok güzelmiş" dedi. "Orada Filistinlilerin ne işi var?" dedi. "Oraya güzel oteller, kışlalar, kumarhaneler kuracağım. Önünde de hidrokarbonlar var, onları istiyorum" dedi. Ve bizim savaş suçlusu dediğimiz Netanyahu’ya "Savaş Kahramanı" dedi. Ve en sonunda bu büyük binaları, kışlaları, kumarhaneleri, otelleri yapmak için oraya bir kurul oluşturdu; utanmadan adına da "Barış Kurulu" dedi. Bütün dünya ülkelerini çağırdı. Dünyanın aklı başında liderleri, Avrupa’nın aklı başında Trump’a teslim olmayan liderleri "Biz gitmeyiz" dediler. Maalesef Türkiye gitmeye karar verdi. İtiraz ettik, dedik ki: "Filistin Filistinlilerindir." Efendim, burada Filistinli olmayacak, İsrail olacak, biz onlara barışı getireceğiz. Ama tam ilk toplantıda iki gün önce bir numara çektiler Netanyahu ile Trump ve İsrail de o masaya oturdu. Filistinlinin olmadığı masada Trump’la, İsrail’le bizim Dışişleri Bakanımız oturdu; yarın öbür gün de Cumhurbaşkanı oturacak. Bu doğru bir iş değildi. Buradan, bu iftar sofrasından, bu Ramazan mübarek günde Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum: Trump’ın Filistin’i işgal masasından derhal kalkın.</p>

<p>Gün boyunca kadınlarla beraber olduk, belediye başkanlarımızla beraber olduk. Bulunduğumuz yerlerde kimini andık, kimini anamadık ama bugün bu toplantıda tüm belediye başkanlarımızla birlikteyiz.</p>

<p>Ben çok değerli belediye başkanlarımız Odunpazarı Belediye Başkanımız Kazım Kurt'a, Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç'a, Alpu Belediye Başkanımız Gürbüz Güller'e, Beylikova Belediye Başkanımız Hakan Karabacak'a, Çifteler'de sevgili Zehra Konakcı'ya, Mahmudiye'de İshak Gündoğan'a, Seyitgazi'de Uğur Tepe'ye, Sivrihisar'da Habil Dökmeci'ye ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce'ye bir kez daha çok teşekkür ediyorum. Bu güçlü ekibe sahip çıkan tüm ilçe başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Belediyelerini kazanamadığımız ilçe başkanlarımız var güçleriyle çalışacaklar. İnşallah Cumhuriyet Halk Partisi'ni önce iktidar yapacağız sonra Eskişehir'de tüm belediyeleri kazanıp tarihe bir kez de böyle geçeceğiz. Talat Başkanıma, ilçe başkanlarıma teşekkür ediyorum.</p>

<p>Aramızda bulunan kadın muhtarları, sivil toplum örgütü temsilcilerini, çiftçi kadınları, emekçi kadınları, hele hele en çok da evdeki emekleri ücretlendirilmeyen, emeklilik hakkı bile olmayan ev kadınlarını saygıyla selamlıyorum. Hepiniz iyi ki varsınız.</p>

<p>Buradan tüm müjdemi vermek istiyorum. Ama 6 ay sonra ama 1 yıl sonra ama en geç 1,5 yıl sonra seçim olacak. Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olacak. İktidarımızda iş bulamadığımız, veremediğimiz ya da evde çalışmak zorunda kalan tüm ev kadınlarının sigorta hakkı olacak, emeklilik hakkı olacak; söz veriyoruz.</p>

<p>Ve son sözüm, herkes çocuğunun geleceği iyi olsun ister. Artık ülkede bundan sonra her şeyin iyi olması için kararı anneler verecek. Emeklilerin, emekçilerin, çiftçilerin, esnafların kararı tamam ve artık sıra ev kadınlarında, ev hanımlarında.</p>

<p>Tüm ev hanımlarını, ev kadınlarını; daha zengin bir ülkede, çorbanın daha kolay kaynadığı bir ülkede, gelecek kaygısı duyulmayan bir ülkede, çocuğunun ve torununun daha iyi yaşamasını istediğiniz bir ülkede yaşamak istiyorsanız ben ev kadınlarına emanet ediyorum Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini. Hepinizi saygıyla selamlıyorum, sağ olun, var olun."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/eskisehirde-konusan-ozgur-ozel-secim-bekledigi-tarihi-acikladi</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/03/eskisehirde-konusan-ozgur-ozel-secim-bekledigi-tarihi-acikladi.jpg" type="image/jpeg" length="84742"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel Eskişehir’de konuştu; "Önlerinde saygıyla eğiliyorum"]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/cumhuriyet-halk-partisi-genel-baskani-ozgur-ozel-eskisehirde-konustu-onlerinde-saygiyla-egiliyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/cumhuriyet-halk-partisi-genel-baskani-ozgur-ozel-eskisehirde-konustu-onlerinde-saygiyla-egiliyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Eskişehir’de yaptığı konuşmada kadınların emeğine ve kadın temsilinin artırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi'nde konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Bu ülkenin emeğini omuzlarında taşıyan, bu ülkenin umudunu büyüten ve yan yana durduğu, birlikte yol yürüdüğü, birlikte hak mücadelesi verdiği kadınlarla birlikte hepimizin geleceğe dair olan umutlarını büyüten Türkiye’deki tüm kadınları, kadın hareketini, kadın örgütlerini ve ayrı ayrı tüm kadınları saygıyla selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz.</p>

<p>Sizler en karanlık zamanlarda bile direncinizle, mücadelenizle umudu ayakta tutanlarsınız. Tarlada, fabrikada, ofiste üreten, alın teri döken; aynı zamanda evinde görünmeyen emeğiyle bu ülkenin yarınlarını kuranlarsınız. Tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü hem kendi adıma bir birey olarak, Özgür Özel olarak hem de Cumhuriyetin kurucu partisinin genel başkanı olarak kutluyorum. İyi ki varsınız.</p>

<p>Kadın Kolları Genel Başkanımız, bugünü Eskişehir’de geçirmeyi önermişti. Bundan 2 yıl önce de yine 8 Mart’ta Eskişehir’de seçim takvimi sırasında; günde 3, 4, 5 miting yaptığımız günlerde 8 Mart’ta mitingimizi Eskişehir’de yapmıştık. O gün Eskişehir’e şöyle demiştim: Zor bir göreve talip olan birisi var. Çünkü Yılmaz Büyükerşen gibi efsane bir rektörden, efsane bir belediye başkanından sonra bu göreve Eskişehir’de bir kadın talip. O çok zor bir göreve talip ama biz ona çok inanıyoruz, çok güveniyoruz, onu size emanet ediyoruz demiştik.</p>

<p>Eskişehir, sevgili Ayşe Ünlüce’ye sahip çıktı, destek verdi. O günden sonra da Eskişehir’de hem Eskişehirli kadınların desteğiyle hem erkek belediye başkanlarımızın, kadın belediye başkanımızın desteğiyle omuz omuza birlikte bu çok zor yükü omuzladı. Hem Eskişehir’de hem Türkiye’de hatta verdiğimiz görevlerle Avrupa Konseyi’nde Yerel Yönetimler Türkiye Delegasyonunun da başkanı olarak bizim kendisine duyduğumuz güveni, inancı hiç boşa çıkarmadı ve güçlü bir kadın olarak hepimizi gururlandırdı. Ben onun şahsında Eskişehir’e teşekkür ediyorum.</p>

<p>Biraz önce de söylendi, 1857’de 129 kadın işçinin yaşamını yitirmesi o günden sonra bugünün Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasına sebebiyet verdi ve kutlanıyor. Dünyadaki kadın hakları mücadelesi büyük badirelerden geçti, ülkemiz ise Cumhuriyet ile birlikte bu alanda bir devrim yaptı. Bana biraz önce çok değerli sunucu arkadaşımız güzel şeyler söyledi ama yaptığımız her şey ülkenin kurucusu, partimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vasiyetidir, emanetidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>100 yıl sonra 2026 yılında, 2024 yılında kadınlara önem vermek, kotaları uygulamak, %33 olan kadın kotasını kademeli olarak %50’ye çıkarmak ya da partideki kadın belediye başkan sayısını 3.5 kat artırmak elbette ana göre kıymetlidir ama 100 yıl önce daha dünyanın en gelişmiş ülkeleri kadına bu hakları tanımamışken 1930’da yerel yönetimlerde, 1935’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde seçme ve seçilme hakkını tanıyıp 1935’te 18 kadın milletvekilini Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsilini sağlamak dünyanın en devrimci işidir. Dünyanın en büyük devrimcisinin hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz.</p>

<p>Kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, "Mümkün müdür ki bir toplumun yarısı topraklara zincirle bağlı kalıp diğer yarısının göklere yükselebilmesi?" derken bir kere toplumun tüm alanlarındaki eşitlik ihtiyacına vurgu yapıp kadınları bir yerde bırakıp da ülkenin bir yere gitmeyeceğini büyük bir kararlılıkla ve çok önemli bir vizyonla ortaya koymuştur. Biz bugün toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için ne söylersek ne yaparsak 100 yıl önce başlamış bir devrimin çok gecikmiş adımlarını tamamlama telaşı içinde olduğumuz için yapıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak eşit temsile inanıyoruz. Kadın kotası Cumhuriyet Halk Partisinde %20’den %33’e çıkmıştı. Tüzüğümüze bunu her yaptığımız kurultayda bir adım ileriye giderek 3 kurultay sonra, yani 2 yılda 3 yılda bir yapıldığına göre 6 ila 10 yıl içinde %50 eşit temsili sağlamayı tüzüğümüze koyduk ve oy birliğiyle geçirdik.</p>

<p>2019 yılında kadın belediye başkanı sayımızı üç buçuk kat artırdık. Öyle bir durumdaydık ki İzmir gibi bir şehirde bile Cumhuriyet tarihi boyunca 30 ilçemiz var en son. Daha önce daha azdı tabii. Bütün ilçelerde toplam sadece 6 kadın belediye başkanı seçilmişti bütün partilerden. Biz son seçimde 9 kadını aday gösterebildik ve 8 kadın İzmirli tarafından göreve getirildi.</p>

<p>Yeterli değildir, eksiktir. İzmir'de 30'da 15 olmadıkça o eksiktir. Türkiye'de bu işin yarı yarıya temsil rakamı yakalanmadıkça eksiktir. Nüfusu 300.000'in üzerinde olan kentlerde, metropol ilçelerde Adana'da Seyhan'ı, Denizli'de Merkezefendi'yi, Karşıyaka'yı, İzmir'de Konak'ı, Karabağlar'ı, Kocaeli'de İzmit'i, İstanbul'da Maltepe, Üsküdar ve Bakırköy'ü kadın belediye başkanları yönetmektedir. Bu, geçmişe göre atılmış çok önemli, çok kararlı adımdır ama yarısı kadın, yarısı erkek olana kadar eksiktir ve kararlılıkla düzeltmeye muhtaçtır.</p>

<p>Ayşe Ünlüce başkanımızı selamlayalım. Yine burada bulunan Bilecik'in Belediye Başkanı çok değerli başkanımızı selamlayalım. Bir selam daha yollayalım. Adana'nın Seyhan Belediye Başkanı Avukat Oya Tekin suçlanıyor. Aslında hiçbir suçunun olmadığı ortada. İddia bile, efendim sen belediye başkanısın, eşin filancayla ki o da doğru değil, onun da bir kumpas olduğu söyleniyor. Eşin filancayla oturmuş bilmem nerede görüşmüş. Burada bile Oya Tekin'e iddia eden bile eşinin yaptığı bir görüşmeden dolayı Oya Tekin'e suç atfedip onun üzerinden kendisini aylardır yetkisiz bir şekilde iddia Adana'da, Oya Tekin İstanbul'da Silivri'de tutuklu bulunuyor. Buradan Oya Tekin'e ve Silivri zindanlarında tutulan Ekrem Başkanımıza ve tüm arkadaşlarımıza selam yollayalım.</p>

<p>Bir de buradan bir gerçeğin altını çizmek lazım. Bunu bir erkek olarak yapmak bana düşer. Aslında bugün burada o kadar güzel, o kadar doğru konuşmacılar vardı ki en yanlış iki tanesinden biri benim, biri Talat Yalaz. Eskişehir İl Başkanımız. Bu kürsüde bugün kadınlar çok doğru şeyler söyledi. Ama bunu söylemek bana düşer. İstanbul Büyükşehir Belediye davası yarından itibaren görülecek.</p>

<p>Bu davada suçlanan kişinin suçu; Recep Tayyip Erdoğan'ı ve partisini her girdiği seçimde yenmiş olması ve ona hiç yenilmemiş olmasıdır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin suçu da yapılacak ilk seçimlerde iktidara gelmek üzere emin adımlarla yürüyor olmasıdır. Bunu durdurmak isteyen anlayış, bir siyasetçiyi İstanbul'a yargı kolları başkanı olarak yolladı. Yani kadın kollarıyla, gençlik kollarıyla, ana kademesiyle baş edemeyeceğini gördü. Geçmişte de çok hatalı kararlar veren, berbat kararlar veren, verdiği kararlar Anayasa Mahkemesi tarafından oy birliğiyle hak ihlali görülen birini oraya koydu. Sonra da tekrar onu siyasete çağırdı. O kişi gitti orada hukuku katletti.</p>

<p>Şimdi söyleyeceğim ve bana düşer dediğim kısım buradan sonrası. Şöyle bir yol izlediler. Herkesi topladılar. Özellikle de Ekrem Başkan'a yakın çalışanları ve özellikle zulmederek Ekrem Başkan'a karşı ifade vermek için insanların aldılar, evlatlarıyla tehdit ettiler, aileleriyle tehdit ettiler. Önlerine kâğıtlar koydular, at imzayı çık dışarı dediler. Dediğim gibi ifade verirsen. Vallahi Ekrem Başkan'ın dost, arkadaş bildiklerinden ya da liyakatli, dürüst bildiklerinden buradan yıllarca çıkamazsın ama Ekrem Başkan'a iftira atarsan, arkadaşlarına iftira atarsan dışarı çıkarsın deyip imzalar atıp dışarı çıkanlar oldu, iftiracılar oldu. Şimdi iddianamede bu iftiraların kanıtları, delilleri yok. O iftira edenler bunun hem inşallah hukuk önünde bu dünyada hem öbür dünyada en ağır şekilde bu iftiranın cezasını çekecekler.Olmayan olmuş gibi anlatan, imzayı atıp iftira atan dışarı çıkan; hatta bugün bir tanesi iktidara yakın bir gazetede bir sayfa röportaj vermiş. Yazın "Ya bu yaz denize girecek miyiz?" deyip sonra iftira atıp o savcının izniyle yazlığında Bodrum'da ev hapsinde duranlar oldu. Bak buradan bunu söylemek bana düşer. 450 kişi yargılanıyor ya en ağır baskıları da kadınlara çocukları üzerinden yaptılar. İftiracılar içinde bir tane kadın yok arkadaşlar, bir tane kadın yok!</p>

<p>Açın bakın ne kadınlar gördüm! Biri geçen hafta Aziz İhsan Aktaş davasında serbest kaldı. Yaz boyunca ağladı Silivri Kadın Cezaevi'nde. İftiracıların beyanlarına ağladı, kendisine atılan iftiralara ağladı. İlk mahkemede suçsuzluğu çıktı, şimdi dışarıya çıktı. Hüngür hüngür ağladı, önüne ittirilen kâğıda bir tane imza atmadı.</p>

<p>Kadınlara şöyle yaptılar: "Eşinden ayrıymışsın?" "Ayrıyım efendim." "Çocuk 12 yaşında efendim. E sensiz ne yapacak? Suçum yok bırakın gideyim efendim. At imzayı git kızının yanına." Öbürüne, "İki tane kızım var biri yurt dışında biri burada falan. Kim bakacak? Vallahi annemden başka kimse yok. Kaç yaşında? 78. Ellerinden öperim Kadriye teyzenin. At imzayı al çocuklarını." "Nasıl atayım? Ben yalan atamam, iftira atamam, öyle olmadı ki. E bu ihaleyi buna vermişsiniz. E iddianameyi ben yazdım en iyi ihaleyi yaptım, en doğru şekilde yaptım o kazandı. Öyle demesene yine, şöyle de: 'Ekrem Bey söyledi ihaleyi buna ver' diye de. Sen çık, Ekrem yatsın." "Ben bu yalanı atamam." dedi.</p>

<p>Bunu yapmayanlar, dedi ki sonra buna "O zaman sana iyi yolculuklar." Öyle deyince sandı ki beni Çağlayan'dan Silivri'ye gidiyorum diye iyi yolculuklar dedi savcı. Silivri'ye gitti, doktora götürdüler. Niye? Yolculuğun var. Ertesi sabah ringe bindirdiler. Birini Gebze'ye, birini Düzce'ye, birini Bolu'ya, birini Afyonkarahisar'a; iftira atmayan kadınları 26 kişilik koğuşa 40. kadın olarak yerde yatmaya. Sekiz aydır direniyorlar o iftirayı atmıyorlar. Önlerinde saygıyla eğiliyorum, önlerinde saygıyla eğiliyorum.</p>

<p>Kerameti kendinde arayıp Ekrem Başkan'ın gölgesinde yürüyüp orada burada belki de kendisi bazı namussuzluklar yapıp imzayı atıp kendini kurtarıp masumları yakan namussuzların hepsi maalesef bizden çıktı. Bütün kadınların önünde söylüyorum ki bir tanesi sizden çıkmadı. Hepsine helal olsun.</p>

<p>Bu kadın erkek eşitliğinin, siyasetteki eşitsizliğin en derin hatlarından bir tanesi bugün Türkiye'yi yönetenlerin nasıl tercihler yaptığında görülüyor. Tabii Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün iki koltuğu var; birinde ben oturuyorum, birinde Recep Tayyip Erdoğan maalesef. Cumhurbaşkanı, ilk Cumhurbaşkanı, daha 1935'te meclise 18 kadın milletvekili seçilmesinin önünü açarken o rakamlara daha yeni yeni yetiştik, geçtik. Yeni, uzun süre yakalanamadı o rakamlar.</p>

<p>Şimdi mecliste, şimdi ülkeyi yönetirken Erdoğan'ın kabinesinde 18 tane bakanlık var, 18. Bir bakan, o da kadından aileden sorumlu bakan, sadece kadın bakan; gerisi erkek. Ben hep kadın bakanın, aile bakanlarının arkadaşlara derim: Bütçede aile bakanına, kadın bakana eleştiri olur sakın sertlik yapmayın. Çok önemli bir görev yapıyorlar; kırmayın, üzmeyin. Saygı da duyuyorum, bütün eksikliklerine rağmen yine de ayrı bir yere koyduk hep.</p>

<p>Bir tek bakan aileden sorumlu, kafaya bakın. Yani 18 bakandan ve bir Cumhurbaşkanı yani 19 kişiden sadece aile bakanını kadın yapıyor çünkü kafada öyle kodlamış. Kadının yeri aile, evi bu. Sen dışişlerinden, içişlerinden, kültürden, sanattan, turizmden hiçbirinden anlamazsın. Sen sadece aileden anlarsın. Evde, ailede oturacaksın, çocuk doğuracaksın, büyüteceksin, orada olacaksın, siyasette de sadece aileye sen bakacaksın.</p>

<p>Biz geçmişte gölge kabine yaptık; 9'u kadındı, 9'u erkekti. Şimdi Cumhurbaşkanlığı aday ofisinde bir politika kurulu başkanlıkları yaptık; 6 tanesi kadın, 2 tane de koordinatör arkadaşımız, 8 arkadaşımız çalışıyor orada. Size şunu söyleyelim: Türkiye Cumhuriyeti'ni yeniden Cumhuriyet Halk Partisi yönettiğinde kadın bakan olacak ama sadece aileden değil. Yetenekleriyle, birikimiyle hangi bakanlığı kadın yönetmesi gerekiyorsa orayı kadın yönetecek.</p>

<p>Ayrıca şunu da söyleyelim: Aile ve Sosyal Politikalar zaten sosyal politikalar çok önemli ve bizim özellikle biraz önce söylendiği gibi temel vatandaşlık geliri diye iş bulamadığımız herkese bu ülkenin onurlu birer vatandaşı olmak için temel vatandaşlık geliri vereceğiz. Kimseyi açlığa, sefalete, barınma sorununa, hiç kimsenin çocuğunu hayata kopartamayacak kadar bir farkla arkadan başlamaması için gerekeni yapacağız. Ama bu aile ve sosyal politikaların sosyal politikalar bir yerde olacak, bakanlığın adı da Kadın ve Eşitlik Bakanlığı olacak.</p>

<p>Diğer taraftan, diğer taraftan, diğer taraftan aile meselesini; geçtiğimiz yıllarda emekli yılıydı, emeklinin canına okudular. Şimdi aile yılı yaptılar. Aileler, aileler büyük bir yoksullukla, işsizlikle, genç işsizliğiyle, kadın işsizliğiyle karşı karşıyalar ve maalesef, maalesef Dünya Ekonomik Forumu'nun 2025 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu'na göre kadınlarla erkekler arasındaki eşitsizliğin kapanması için dünya genelinde 130 yıla ihtiyaç olduğu söyleniyor.</p>

<p>Türkiye'de tablo çok daha ağır. Dünya Ekonomik Forumu'nun Küresel Cinsiyet Eşitliği Raporu'nda 148 ülke arasında maalesef bu iktidarın yönettiği ülkemiz 135. sırada, 135. Bizim önümüzdeki üç ülkenin isimlerini söyleyeceğim. Bakın, gerimizde değil, cinsiyet eşitliğinde önümüzdeki üç ülke: Suudi Arabistan, Papua Yeni Gine ve Umman Türkiye'nin önünde toplumsal cinsiyet eşitliğinde.</p>

<p>Bugün Türkiye'de kadınlar yoksulluğun en ağır yükünü çekiyorlar. Ülkemizde 15-24 yaş arası 1 milyon 889 bin kadın ne eğitimde ne istihdamda. Yani bu genç kadın nüfusun %34'ü demek. Ne okuldalar ne de işe yerleştirilmişler; evde oturuyorlar ev gençleri olarak yüzde 34. Geniş tabanlı verilere göre kadın işsizliği yüzde 40. Yani TÜİK kendi hesaplarında geniş tabanlı işsizlikte kadın %40.</p>

<p>Ne demek geniş tabanlı işsizlik? İşsiz olan, iş aramadan yılmış olan ya da iş arasa da bulmama umuduyla işim olsa çalışırım diyen ama çalışmayan ya da hak ettiği gibi bir işte değil; kısa zamanlı, gündelik, bölük pörçük işlerde çalışan. Belli bir yaşın üzerindeki kadınların ise üçte birinin hiçbir geliri yok, hiçbir geliri. Çalışan kadınların ise yüzde 30'u kayıt dışı çalışıyor. Hal böyle olunca da işsizlik büyük sorun ama kadın işsizliği çok daha büyük bir sorun. Kayıt dışı çalışma Türkiye'de sorun ama kadınların kayıt dışı çalıştırılması çok daha büyük bir sorun. Bir yandan da maalesef iş cinayetleri ve orada kaybettiğimiz kadınlar var.</p>

<p>Kayıt dışılık Kocaeli Dilovası'ndaki gibi kadınlara ölüm getiriyor. Dilovası yangınının üzerinden 120 gün geçti. 3'ü daha çocuk, 6 kadın işçimiz göz göre göre can vermişti. İş-Kur binasının hemen yanında, daha önce şikayet edilmiş, kaçak parfüm üreten ve sermayesi yine AK Partili bir iş adamına dayanan, o yüzden denetlenmeyen, o yüzden şikayet edildiği halde gidilip basılmayan ve sonra çıkan yangında 6 kadının hayatını kaybettiği o acı olay. Dilovası'nda ölen 6 kadın işçimizle birlikte geçen yıl kaybettiğimiz kadın işçi sayısı 138. Yani her ay 12 kadın işçimizi tedbirsizlik nedeniyle kaybediyoruz.</p>

<p>Diğer yandan ise iş cinayetleri bir yanda, erkeklerin işledikleri cinayetlerle maalesef Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun rakamlarına göre geçtiğimiz yıl 653 kadın cinayet ya da şüpheli ölüm nedeniyle yaşamını kaybetti. Geçen yıl ilk kez şüpheli kadın ölümü sayısı cinayet sayısını geçti. Aslında şüpheli kadın ölümü diye bir şey yoktur. Aydınlatılmayan dosyalar, korunan failler, sistemin koruduğu failler vardır. Aydınlatılmayan dosya diye söylendiğinde bu tablo yıllardır sürdürülen cezasızlık politikalarının bir sonucudur. Kadınların hayatını değersizleştiren bu düzen katlanılabilir ve sürdürülebilir değildir.</p>

<p>İktidara geldiğimizde yalnızca kadınları koruyan mekanizmaları güçlendirmekle kalmayacağız. Failleri, azmettirenleri ve bu cezasızlık düzenini kuranları hukuk önünde hesap verir hale getireceğiz. Devletin en temel görevi kadının yaşam hakkını korumaktır. Ben birçok yerde anlatıyorum, "Ya bu AK Parti hiç mi iyi bir iş yapmadı?" diyene, "Yaptı." diyorum. Hatta "Bana bir nazar boncuğu ver, onu AK Parti'ye takacaksın." dersen "Aha gel takıyorum." diye İstanbul Sözleşmesi'nden dolayı "Bu işi doğru yaptınız." diyeceğim tek iş buydu.</p>

<p>İstanbul Sözleşmesi, İstanbul'da İstanbul'un adını anarak, adını alarak kabul edildi bütün dünya ülkeleri tarafından. Biz hemen açıklama yaptık "Meclis'e hemen getirin oy verelim." diye ve İstanbul Sözleşmesi 2011 yılında kabul edildi. Biz Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri olarak iki elimizi birden kaldırmıştık o gün destek vermek için AK Parti'nin döneminde yapılan bir işe. Ve 2011 yılı öyle bir yıl ki kadın cinayetlerinin geriye düştüğü ilk yıl oldu. Ve tek yıl oldu maalesef. Neden olduğunu söyleyeyim hepiniz hatırlayacaksınız.</p>

<p>Hepiniz hatırlayacaksınız eskiden kapkaç diye halen olan ama şimdi milyonda bir olan, binde bir olan ama eskiden her gün yaşanan motorlu kapkaç olayları vardı. Kadınların kolundaki çantayı kapar, bazen bırakmayan, bazen kolu takılan kadın yerlerde sürüklenir. Yapanlar yakalanır, bu kapıdan girer bu kapıdan çıkardı. Her gün haberde, üçüncü kez kapkaç yaptı yine tutuksuz yargılanıyor. Bu toplumun bir gün burasına geldi. Ben de Meclis'teydim, hepimizin burasına geldi. Nihayet Adalet ve Kalkınma Partisi "Şu kapkaçı çözelim." dedi. Partilerin milletvekilleri, bu konuyu iyi bilen milletvekilleri oturdular, iyi bir çalışma yaptılar, Adalet Bakanlığından da bilgiler alındı. Ve bir kanun çıktı kapkaç için.</p>

<p>Eskiden 1 yıl ceza, 1 yılla 3 yıl falan filan bir kapıdan yatarı yok çıkıyorlar devamlı. Kapkaça öyle şeyler yazdı ki hukukçular "Efendim bu suçu nitelikli hale getirelim." Getirin kardeşim. "İki kişi olursa bunları çeteye sokalım." Sokun kardeşim. "Kadın sürüklenirse kasten öldürmeye teşebbüse sokalım." Sokun kardeşim. Bir kanun çıkardık, kapkaççı dedi ki o gün "Bunlar kafaya taktı, ben bu işi yaparsam bir daha gün yüzü görmeyeceğim, 15 yıldan az yatmayacağım." O gün bugün kapkaç olayı kalmadı.</p>

<p>İstanbul Sözleşmesi de bütün milletvekillerinin oy birliğiyle geçince kadın cinayetleri bir tek o yıl geri gitmiş. Sonra AK Parti İstanbul Sözleşmesi'ni tartışmaya başladıkça, üstüne düşenleri yapmadıkça, en sonunda da en nihayetinde koca Meclis'in onayladığı anlaşmadan bir başına Tayyip Erdoğan tek imzayla çıkınca bence çıkmadı. Bizzat da dava açtım, kadın örgütleri de dava açtı ama Danıştay üç kişi evet dedi, iki kişi bizi destekledi diye çıkmış gibi muamele gördü. Ne oldu biliyor musunuz? Ha, kadına karşı şiddeti engelleme kanunu duruyor ya, duruyor da aynı kapkaççıda olduğu gibi bunlar hep beraber bu işi kafaya taktılar demiyor şimdi kimse. Diyor ki zaten İstanbul Sözleşmesi'nden çıkıldı. Yani Tayyip Erdoğan o gün attığı imzayla devleti kadının arkasından çekti. Katile de dedi ki ben eskisi kadar kararlı değilim. Ben kadın cinayetleri, kadına karşı şiddet konusunda bu mutabakattan caydım.</p>

<p>Bu örtülü bir talimat gibi savcının da kulağına gidiyor, hakimin de kulağına gidiyor bilinçaltından, polisin de gidiyor, bu olaya müdahale etmesi gereken herkesin gidiyor ve otomatikman birileri de bu işlerden cesaret buluyor. Onun için biraz önce Kadın Kolları Genel Başkanımız da söyledi; ben bazen böyle siyaset hem umutla hem kararlılıkla hem iddia koymakla yapılan bir iş. Böyle zaman zaman önemli iddialar koyuyoruz arkadaşlarıma da diyorum. Er ya da geç bu seçim yapılacak. Seçimi de Cumhuriyet Halk Partisi Allah'ın izniyle kazanacak. İnşallah Cumhuriyet Halk Partili bir Cumhurbaşkanı olacak. O Cumhurbaşkanı'nın Meclis'e yollayacağı ilk iş İstanbul Sözleşmesi'ni yeniden onaylamak olacak.</p>

<p>Bende de bir kalem duruyor. Şimdi sağ olsunlar burada da diyorlar ya, genel başkan işte kadınlarla birlikte mücadele veriyor, kadın temsilinin artması için emek sarf ediyor falan diye. 24. dönem kadın milletvekillerimiz, ben genel başkan olunca ilk dönem birlikte olduklarım bir araya gelmişler beni ziyarete geldiler genel başkan olarak. Böyle kadınların çok sevdiği bir dolma kalem almışlar bana, taşlı maşlı.</p>

<p>Dediler ki: "Bu kalemi sana hediye ediyoruz. Sen çok kadın dostu birisisin, bu kalemi sana hediye ediyoruz. İnşallah kadınlarla ilgili güzel kararlara imza atarsın." diye. Ben de kalemi özel kalemime verdim. O da çok emekçi bir kadın. İçine de dedim ki: "Bunun mor mürekkep çekin." Mor mürekkebi de çektirdik. Kalem Gülen'de duruyor. Ne zaman iktidar olacağız, cumhurbaşkanımız İstanbul Sözleşmesi'ni yeniden onaya yollayacak; ilk imzayı bu kardeşiniz o kalemle, o mor mürekkeple atacak.</p>

<p>Bunları niye yapacağız? Bugün Muğla’da Sermin Bacak, 42 yaşında eşi tarafından öldürüldü. Dün, Allah gani gani rahmet eylesin, dün Konya’da acılı ailesini ziyaret ettim, Fatma Nur öğretmenin, okulda devletin koruyamadığı bir şekilde 17 yaşındaki bir katil tarafından öldürüldü. Aynı gün Fatma Nur öğretmenle birlikte, o da Fatma Nur Çelik, o da Fatma Nur Çelik, ne fena bir tesadüf, ne acı bir tesadüftür, Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra denizde ölü bulundu.</p>

<p>Ama Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra, kameraların önünde, onunla görüşen bizim arkadaşlarımıza, geçtiğimiz dönem Kadın Kolları Genel Başkanımız, şimdi Kadın Politikalarından Sorumlu Politika Kurulu Başkanımıza verdiği ve kayıt altındaki sohbette diyor ki: "Beni ve kızımı öldürebilirler, sonra da cinayeti örtmek için intihar süsü verebilirler. Eğer kızımla ben ölürsek bilin ki öldürülmüşüz, bizim peşimizi bırakmayın." Bu kadının katili, geçmişte kendisini istismar eden, sonra namus temizlenecek diye zorla evlendirildiği kocası. Bu kadının doğurduğu 8 yaşındaki kendi evladına tacizde bulundu diye kadın o adamdan kaçıyor.</p>

<p>Ama ama düşünün ki biraz önce kardeşimizin dediği gibi, 30 yerinden bıçaklamış, 16’sı öldürücü sayılmış, 2. mahkemede salınmış, bırakılmış, sonra tepkilerle alınmış. Ya da Oya Tekin kocasının yaptığı telefon görüşmesinden cezaevinde tutuklu olacak, bu adam filanca tarikattaymış diye birileri koruyacak kollayacak ve bu adam tutuksuz yargılanacak. Şimdi de kızıyla eşi öldürülmeden önce "Ölürsek bilin ki o öldürmüştür, kaza süsü vermiştir." diyecek. Denizde bulunacaklar, hala da bunu iktidara yakın medya bu çıplaklığıyla yazmaya karartma uygulayacak, hatta yazanlar yazamasın diye gizlilik kararı koyacaklar. Böyle bir ülkede yaşıyoruz.</p>

<p>Onun için bir daha Fatma Nur’lar olmasın, ne Fatma Nur Çelik öğretmen öldürülsün ne kızıyla birlikte Fatma Nur Çelik ölü bulunsun diye iktidarımızın ilk döneminde hem İstanbul Sözleşmesi hem bu konudaki en caydırıcı tedbirler alınacak. Biz kadınların korkusuzca yaşadığı, gençlerin, genç kadınların umutla yarınlara baktığı bir Türkiye’yi inşa etmek için yola çıkıyoruz. Kadına yönelik şiddetin cezasız kalmasını önleyeceğiz. Yeni, etkin yasal düzenlemeleri hayata geçirip eksiksiz uygulatıp eksik uygulayanlardan hesap soracağız. Kadını siyasi, sosyal ve ekonomik hayatta güçlendireceğiz.</p>

<p>Her mahallede devlet kreşleri açarak kadınların hem iş hayatına hem sosyal hayata katılmalarının önündeki engelleri kaldıracağız. Aile gelirinin %6’sını aşan kreş giderlerini devlet tarafından karşılayacağız. Eşit işe eşit ücret uygulamasını hayata geçirecek, kadın emeğinin erkek emeğinden %20 daha eksik ücretlendirildiği bu düzeni ortadan kaldıracağız. Kamu alımlarını kadın girişimcileri desteklemek için kullanacağız. Kadın-erkek eşitliğini iktidarımızın ilk 5 yılının sonunda kamu eliyle yapılabilecek her şeyi yaparak bütün göstergelerde ölçülebilir şekilde eşitliğe kavuşacak adımları atacağız.</p>

<p>Ben hem Kadın Kollarımıza hem Eskişehir’in kadın belediye başkanlarına, Eskişehir’in kadın milletvekiline, örgütümüzdeki bütün kadınlara, bizimle mücadele veren bütün yol arkadaşlarımız adına teşekkür ediyorum. Türkiye’deki bütün kadınları saygıyla selamlıyorum. Eşit, şiddetsiz, ölümsüz yarınlarda hep birlikte yaşamayı ümit ediyorum. Sevgiler, saygılar sunuyorum."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/cumhuriyet-halk-partisi-genel-baskani-ozgur-ozel-eskisehirde-konustu-onlerinde-saygiyla-egiliyorum</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 18:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/03/cumhuriyet-halk-partisi-genel-baskani-ozgur-ozel-eskisehirde-konustu-onlerinde-saygiyla-egiliyorum.jpg" type="image/jpeg" length="35935"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den Eskişehir’de anlamlı ziyaret; Yılmaz Büyükerşen’den açıklama geldi]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/ozgur-ozelden-eskisehirde-anlamli-ziyaret-yilmaz-buyukersenden-aciklama-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/ozgur-ozelden-eskisehirde-anlamli-ziyaret-yilmaz-buyukersenden-aciklama-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Eskişehir’de önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ve eşi Seyhan Büyükerşen’i evlerinde ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Eskişehir programı kapsamında önceki dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’i evinde ziyaret etti. Ziyarette Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ve Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de yer aldı. Görüşmede Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen ve eşi Seyhan Büyükerşen ile bir süre sohbet edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyarete ilişkin değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in gerçekleştirdiği ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in evimize yaptığı sürpriz ziyaretten mutluluk duydum. Keyifli sohbetleri ve paylaştığımız güzel anlar için Genel Başkanımız Özgür Özel başta olmak üzere beraberindeki heyete teşekkür ediyorum.”</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de ziyaretle ilgili açıklama yaptı. Ziyarette Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen ve eşi Seyhan Büyükerşen ile bir araya geldiklerini belirten Utku Çakırözer, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ile hepimizin mutlu, gururlu ve huzurlu yaşadığı bir şehir yaratan ilham kaynağımız önceki dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen ve kıymetli eşi Seyhan Büyükerşen’i evlerinde ziyaret ettik. Değerli büyüğümüz Seyhan Büyükerşen’in 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladık.”</p>

<p>Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de ziyaret sonrası değerlendirmede bulundu. Ayşe Ünlüce, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ile birlikte Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’i ziyaret ettiklerini belirterek şu açıklamayı yaptı:</p>

<p>“Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ile önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanımız Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen hocamızı evinde ziyaret ettik. Değerli eşi Seyhan Hanım’ın Kadınlar Günü’nü kutladık. Kıymetli hocamızla Eskişehir’e dair güzel bir sohbet gerçekleştirdik, birikimlerinden bir kez daha faydalanma imkânı bulduk. Nazik ev sahiplikleri için teşekkür ediyorum.”</p>

<p>Ziyarette Eskişehir’e ilişkin sohbet edilirken Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in uzun yıllara dayanan deneyimlerinden yararlanıldığı ifade edildi. Program sırasında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Seyhan Büyükerşen’in de günü kutlandı. Görüşmede Eskişehir’e dair değerlendirmelerin yapıldığı ve sohbet ortamında gerçekleşen ziyaretin ardından heyet evden ayrıldı.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/ozgur-ozelden-eskisehirde-anlamli-ziyaret-yilmaz-buyukersenden-aciklama-geldi</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 18:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/03/ozgur-ozelden-eskisehirde-anlamli-ziyaret-yilmaz-buyukersenden-aciklama-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="77397"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İspanyol rüzgarını arkasına alan Eskişehirspor İzmir temsilcisi karşısında farka koştu]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/ispanyol-ruzgarini-arkasina-alan-eskisehirspor-izmir-temsilcisi-karsisinda-farka-kostu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/ispanyol-ruzgarini-arkasina-alan-eskisehirspor-izmir-temsilcisi-karsisinda-farka-kostu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehirspor sahasında Bornova’yı 7-0 yenerek galibiyet serisini 10 maça çıkardı. Karşılaşmayı İspanya’dan da takip eden futbolseverler oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehirspor, TFF 3. Lig 4. Grup’ta şampiyonluk yolunda önemli bir galibiyet daha aldı. Siyah Kırmızılı ekip sahasında konuk ettiği İzmir Bornova 1877 SK takımını 7-0 mağlup etti. Karşılaşma boyunca üstün bir oyun ortaya koyan Eskişehirspor, aldığı farklı galibiyetle galibiyet serisini 10 maça çıkardı. Mücadele yalnızca tribünlerdeki taraftarların değil, yurt dışındaki futbolseverlerin de dikkatini çekti. Maçın yayınını İspanya’dan takip eden izleyiciler de karşılaşmayı izledi.</p>

<p>Teknik Direktör Hakan Şapçı yönetimindeki Eskişehirspor sahaya Bora, Bahadır, Recep, Talha, Arda, Ozan İsmail, Tayfun Tatlı, Kaan Baysal, Akın Akman, İsmail Kulet ve Christopher Jakob Aydemir ilk on biriyle çıktı. Karşılaşmanın ilk dakikalarından itibaren rakip yarı sahada etkili olan kırmızı siyahlı ekip, oyunun kontrolünü kısa sürede eline aldı.</p>

<p>Maçın 11. dakikasında Eskişehirspor önemli bir fırsat yakaladı. İsmail Kulet rakip ceza sahasında bulduğu pozisyonda topu ağlara gönderemedi ve meşin yuvarlak dışarı çıktı. Bu pozisyonun ardından baskısını artıran Eskişehirspor aradığı golü kısa süre sonra buldu.</p>

<p>Karşılaşmanın 13. dakikasında gelişen atakta Ozan İsmail topu ağlara göndererek takımını öne geçirdi ve skor 1-0 oldu. Golün ardından oyunun temposu düşmedi. Eskişehirspor rakip kalede etkili olmaya devam etti.</p>

<p>18. dakikada Christopher Jakob Aydemir önemli bir fırsat yakaladı. Ancak bu pozisyonda topu kaleye gönderemedi. Eskişehirspor bir dakika sonra yeniden etkili geldi. 19. dakikada Akın Akman ceza sahası çevresinde buluştuğu topu düzgün bir vuruşla ağlara gönderdi. Bu golle birlikte Eskişehirspor farkı ikiye çıkardı ve skor 2-0 oldu.</p>

<p>İlk yarının kalan bölümünde de oyunun kontrolü Eskişehirspor’da kaldı. Rakibine fazla alan bırakmayan kırmızı siyahlı ekip devre arasına Ozan İsmail ve Akın Akman’ın attığı gollerle 2-0 önde girdi.</p>

<p>İkinci yarıya da hızlı başlayan Eskişehirspor gol arayışını sürdürdü. Dakikalar ilerledikçe baskı daha da arttı. Takımın etkili isimlerinden Akın Akman ikinci yarıda da sahneye çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karşılaşmanın 55. dakikasında Akın Akman bir kez daha rakip fileleri havalandırdı ve skoru 3-0 yaptı. Eskişehirspor’un atakları bu golle birlikte daha da arttı. 63. dakikada Akın Akman bir kez daha gol sevinci yaşadı. Bu golle birlikte hem kendisinin hem de takımının dördüncü golü geldi ve skor 4-0 oldu.</p>

<p>Dakikalar 67’yi gösterdiğinde Christopher Jakob Aydemir ceza sahası içinde bulduğu fırsatı değerlendirdi. Topu ağlara gönderen Christopher Jakob Aydemir skoru 5-0’a taşıdı. Eskişehirspor bu golün ardından oyunun kontrolünü tamamen elinde tuttu.</p>

<p>Karşılaşmanın ilerleyen bölümünde Batuhan da gol sevinci yaşayan isimlerden biri oldu. Batuhan attığı golle Eskişehirspor’un altıncı golünü kaydetti ve skor 6-0’a geldi.</p>

<p>Maçın son bölümünde de Eskişehirspor ataklarını sürdürdü. 84. dakikada Christopher Jakob Aydemir bir kez daha sahneye çıktı. Attığı golle takımının yedinci golünü kaydeden Christopher Jakob Aydemir skoru 7-0 yaptı.</p>

<p>Karşılaşma bu skorla tamamlandı. Eskişehirspor sahasında Bornova karşısında farklı bir galibiyet elde ederek galibiyet serisini 10 maça çıkardı. Mücadele boyunca attığı goller ve ortaya koyduğu oyunla dikkat çeken kırmızı siyahlı ekip şampiyonluk yarışındaki iddiasını sürdürdü.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/ispanyol-ruzgarini-arkasina-alan-eskisehirspor-izmir-temsilcisi-karsisinda-farka-kostu</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 17:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/03/ispanyol-ruzgarini-arkasina-alan-eskisehirspor-izmir-temsilcisi-karsisinda-farka-kostu.jpg" type="image/jpeg" length="51145"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de çiftçik yapan kadın isyan etti; "Köylü milletin efendisidir dendi, köylü milletin enayisi oldu"]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/eskisehirde-ciftcik-yapan-kadin-isyan-etti-koylu-milletin-efendisidir-dendi-koylu-milletin-enayisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/eskisehirde-ciftcik-yapan-kadin-isyan-etti-koylu-milletin-efendisidir-dendi-koylu-milletin-enayisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bozüyük Kozkayı Köyü’nde çiftçilik yapan Ayşe Kepenek, 8 Mart programında kırsalda çalışan kadınların ağır çalışma koşullarını ve tarımdaki sorunları anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çiftçilik yapan Ayşe Kepenek şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Bozüyük Kozkayı Köyü’nde yaşıyorum. Doğma büyüme çiftçiyim. Meslekte dededen toruna denir. Ben bebekliğimden babaanneliğime kadar çiftçilik yaptım. 55 yaşımın 50 yaşını çiftçilikle geçirdim.</p>

<p>Arpa, buğday ektik; kuru tarımla uğraştık. Tarım işi çok ağır, çok zor. Üstü açık bir fabrika gibi. Güvenilmiyor, umduğun olmuyor. Üretip tüccarın önüne koyuyorsun, umduğun fiyat verilmiyor. Ama üretirken mazot fiyatını biz belirleyemiyoruz. Gübre fiyatını belirleyemiyoruz. Gübre fiyatımızı belirleyemiyoruz, mazot fiyatımızı belirleyemiyoruz. Ücretimizi, ürettiğimizin ücretini de belirleyemiyoruz. Bir kamyon buğday yolluyorsun, tüccarın önüne bir tabak buğday koyuyorsun. Tüccar ne verirse. Biri 13 lira 50 kuruş verdi, öbür tüccar 12 lira 80 kuruş verdi. Yahu bu çiftçiyle eğleniliyor mu? Bu millet markla, dolarla yaşarken; milyonlarla, milyarlarda yaşarken çiftçiye bu kadar mı değeri yok bu çiftçinin?</p>

<p>Kırsalda yaşamak zor. Çiftçi kadın olarak yaşamak daha zor. Benim 5 tane çocuğum var. Ben beşini de okuttum. Çiftçi olmasınlar diye okuttum.</p>

<p>Her yıl aynı fiyata buğday sattık 5 yıl üst üste. 50 liraya, 60 liraya buğday sattık. Aynı fiyata et sattık; 12,5 liraydı inek eti, 14,5 liraydı dana eti. Bunu da 4-5 yıl aynı fiyata sattık. Siz halkımıza soruyorum, acaba siz aynı fiyata kasaptan bir kilo et aldınız mı? Aynı fiyata fırından ekmek aldınız mı? Bunu soruyorum, ben başka bir şey sormuyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çiftçi bir kadının, tarımla uğraşan kırsalda yaşayan bir kadının izni yok, tatili yok. Günlük gelir bir şeyi yok, sigortası yok. Hiçbir sağlık mücadelesi yok, hiçbir kendini koruma bir şeyi yok. 24 saatimin 20 saatini ayakta geçirdim, banka borçlarından kurtulmadım. Her yıl bir parça arsa satıp borcumuzu ödüyoruz. Bu yıl altımızdaki arabaya kadar sattık.</p>

<p>Değerli Gazi Mustafa Kemal Atatürk Paşamızın dediği gibi: "Saban süngünün ucunda; saban süngüden, kılıçtan değerlidir." dedi. Niye sabana sahip çıkmıyoruz? Bu sabanın ucunu kaybettiriyorlar millete. Saban kılıçtan üstünse niye bu rezillik? Bu çiftçinin bu vatandaşa rezilliği bu kadar.</p>

<p>"Köylü milletin efendisidir." dendi, köylü milletin enayisi oldu. Yok 50 kuruş, yok 80 kuruş. Çiftçiyle eğlenir gibi rakam veriliyor. Daha bu ne olacak bu? Fiyatını siz kurun, çiftçinin hakkını koruyun. Ben bu kadar söylerim."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/eskisehirde-ciftcik-yapan-kadin-isyan-etti-koylu-milletin-efendisidir-dendi-koylu-milletin-enayisi-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 17:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/03/eskisehirde-ciftcik-yapan-kadin-isyan-etti-koylu-milletin-efendisidir-dendi-koylu-milletin-enayisi-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="24344"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
