<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gazete26 Gzt26</title>
    <link>https://www.gzt26.com</link>
    <description>Eskişehir Haber, Gazete 26, Gzt26, Eskişehir'in haber platformu, Eskişehirspor haberleri, Son dakika Eskişehir haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gzt26.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 25 Apr 2026 19:30:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakan Durmuş: "Önemli olan çevrenin, ormanın, ziraatin sürekliliğini sağlamak"]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/hakan-durmus-onemli-olan-cevrenin-ormanin-ziraatin-surekliligini-saglamak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/hakan-durmus-onemli-olan-cevrenin-ormanin-ziraatin-surekliligini-saglamak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İç Anadolu’da yağışlara rağmen kuraklık riski sürüyor. Hakan Durmuş, suyun doğru kullanılması ve doğaya süzülmesinin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Ormancılar Derneği Eskişehir Temsilcisi Hakan Durmuş şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Bu sene yağışların iyi gitmesine rağmen fakat İç Anadolu Bölgesi'ne baktığımızda yine kuraklık söz konusu. Yüzeysel akışa geçen yağışlar hızla derelere ve denizlere ulaştığı için bizim için önemli olan doğadaki kazanımlar süzülerek toprak aşağısına inmesidir, süzülerekdir. Bu yüzden yine de her şeye rağmen barajlardaki doluluk oranları 25 Nisan gibi iyi olsa da fakat yine de bir kuraklık tehlikesi ile karşı karşıya bulunmamız söz konusu.</p>

<p>Çevre, orman, doğa ve 23 Nisan'ı yakın zamanda kutladığımız için çocuk temasına değineceğiz. Olması gerekenleri, yapılması gerekenleri panelimiz boyunca 5 panelistimiz dile getirecekler. Öncelikli olarak hangi önlemleri almalıyız? Bunlar dile getirilecek. Önemli olan çevrenin, ormanın, ziraatin sürekliliğini sağlamak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gerçekten güncel bir konu, yeni obrukların oluşması muhtemelen yanlış ziraat arazilerinde su kullanımından kaynaklanan bir olay. Bunun için sularımızı yeterince kullanmalıyız, boşa su sarf etmemeliyiz. Bunlar için su depolamasını iyi kullanmalıyız."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/hakan-durmus-onemli-olan-cevrenin-ormanin-ziraatin-surekliligini-saglamak</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/04/hakan-durmus-onemli-olan-cevrenin-ormanin-ziraatin-surekliligini-saglamak.jpg" type="image/jpeg" length="12327"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Serdar Ulucan: "Son nefesimize kadar mücadele edeceğiz"]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/serdar-ulucan-son-nefesimize-kadar-mucadele-edecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/serdar-ulucan-son-nefesimize-kadar-mucadele-edecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de düzenlenen 23 Nisan etkinliğinde İYİ Parti İl Başkanı Serdar Ulucan, çocukların gelecekteki rolüne ve Cumhuriyetin önemine vurgu yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bundan tam 106 yıl önce Türkiye Cumhuriyeti devletimizin temelleri atılırken, Gazi Meclisimizde demokrasinin ilk ışığının başladığında; 5000 yıllık bir tarihe sahip olan ve 100 yıllık Cumhuriyet değeri ile bizlerin en doğru şekilde yaşayabildiği, yaşatabildiği ve yaşatabildiğimiz Cumhuriyetin ve demokrasinin temeli olan Gazi Meclisimizin açılış gününde; Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kurucu önderimiz, kurucu liderimiz bu günü çocuklarımıza armağan ederken yarınlara baktığımızda, yarınları inşa edecek olan kişilerin bugünün çocukları; dün biz çocuktuk bugün Cumhuriyetimize sahip çıkıyoruz.</p>

<p>Yarın arkamızdan gelecek nesiller de aynı şekilde sahip çıkacak. Ama maalesef ki az önce kıymetli ilçe başkanım da değindi konuya; geçen hafta hem Urfa Siverek'te hem de Kahramanmaraş'ta yaşanan bu menfur olaylar hepimizin yüreğini derinden yaralamıştır. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu 100 yıllık tarihi itibarıyla bu ve bunun gibi birçok provokasyonla, girişimle ve birçok sıkıntıyla da karşı karşıya kalmıştır. Ama hiçbir zaman ne çelik iradesinden kendini ödün vermiş, ne de gelecek günlere doğru sağlam, kararlı, emin bir şekilde yürümekten de vazgeçmemiştir.</p>

<p>Bugün de biz burada aynı ruh, aynı heyecan; yani bundan 106 yıl önce Gazi Meclisimizin kurulduğu günkü ruh neyse, aynı ruh aynı heyecanla İyiler ve Cesurlar Hareketinin yılmayan neferleri olarak o günleri hem anıyoruz, hem yad ediyoruz, hem de gelecek nesillere daha sağlam, daha demokratik, daha aydınlık bir Cumhuriyet bırakabilme adına bir mücadele ediyoruz.</p>

<p>Ve bugün burada çocuklarımızın hayattaki değeri, önemini biraz daha pekiştirmek adına onlar için Odunpazarı ilçemiz burada bir stant açtı. Ve bu stantta da çocuklarımıza ikramlar, hediyeler ve gelecekte not bırakacakları -bakın bu çok çok önemli- geleceğe not bırakacakları, onların duygu ve düşüncelerini de ifade eden bir hatırat defterimiz var. Ve biz bu hatırat defterini aşağı yukarı 3 yıl oldu il başkanı, ilçe başkanımız olalı, 3 yıldan beri yapıyoruz. Ve o hatırat defterine çok çok farklı duygular, çocuklar çok çok farklı duygularını yazıyor. Emin olun ki İYİ Parti teşkilatları olarak da sadece onu orada sözde bırakmıyoruz. O çocukların duygu ve düşünceleriyle yarınlara nasıl ışık tutabiliriz diye önemsiyoruz.</p>

<p>Biz "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" ilkesiyle var olduk. Allah bu bize bunları nasip eden, bu Cumhuriyeti nasip eden başta kurucu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ışığında; şehit olan, gazi olan, ebediyete intikal eden bütün herkesi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Cumhuriyetin ışığında da İyiler ve Cesurlar Hareketi olarak Türkiye'yi hak ettiği günlere taşımak için son nefesimize kadar mücadele edeceğimize de söz veriyoruz. Hepinize katılımlarınızdan dolayı saygı ve şükranlarımı sunuyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/serdar-ulucan-son-nefesimize-kadar-mucadele-edecegiz</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/04/serdar-ulucan-son-nefesimize-kadar-mucadele-edecegiz.jpg" type="image/jpeg" length="37301"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gürol Yer: "Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkacağız"]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/gurol-yer-mustafa-kemal-ataturkun-emanetine-sahip-cikacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/gurol-yer-mustafa-kemal-ataturkun-emanetine-sahip-cikacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, 23 Nisan mesajında çocukların güvenliği, eşit eğitim hakkı ve toplumsal sorumluluğa vurgu yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İYİ Parti Odunpazarı İlçe başkanı Gürol Yer şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Büyük Türk milletinin umudu ve geleceğinin teminatı olan çocuklarımız; ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ulusal egemenliğin mühür günü olan 23 Nisan’ı Çocuk Bayramı ilan ederek en büyük hediyeyi verdiği evlatlarımız; kıymetli hemşehrilerimiz, basın emekçileri ve misafirlerimiz…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>106 yıl önce atılan ilk adım ve devamında verilen mücadeleyle bir milletin uyanışı, ayağa kalkışı ve dirilişinin unutulmaz günlerinden birinde bir aradayız. Bu 23 Nisan’da Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiseler sebebiyle kalbimiz buruk, vicdanımız yaralı, duygularımız örselenmiş durumda. Acımız büyük, ancak duruşumuz da bir o kadar kararlıdır. Yaşadığımız yasın ardından, özellikle çocuklarımızın mağdur olduğu ve kayıplar verdiğimiz günlerin ertesinde; yasımızı paylaşarak hafifletirken sahip olduğumuz bilinçle Cumhuriyet kenti Eskişehir’de, Cumhuriyet çocuklarıyla umudu büyütmeye devam ediyoruz.</p>

<p>Gülüşleri yarım kalan tüm çocuklar için bugün; sessiz kalmamanın, yaşananları, sebeplerini ve sorumlularını unutmadan sorgulamanın ve hesap sormanın günüdür. Bir tek çocuğun güvenliği hepimizin ortak vicdanı ve sorumluluğudur. Bu anlayışla 23 Nisan’ı; Kurucu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkarak, çocuklarımızı koruyup bilinçlendirerek ve onlara hak ettikleri değeri vererek yaşatacağız.</p>

<p>“Bir çocuğu sevmek ve korumak, dünyayı iyileştirmektir.” Her çocuğun güvenle uyandığı bir sabah ve huzur içinde yaşadığı her gün, hepimizin sorumluluğudur. Çocuklarımız çocukluklarını yaşayabilmeli; hak ettikleri eğitimi ve yaşam koşullarını elde edebilmeli; milletine ve ailesine umut olabilmelidir.</p>

<p>Bugün umutla, yarın güvenle anılmalıdır. Türk çocuklarının son dönemde yaşanan olumsuzlukları bir daha yaşamaması temel beklentimizdir. Eşit eğitim, eşit yaşam ve eşit şartlar altında; güven içinde, yüzleri gülerek yetişen çocuklarımızın, ailesine, vatanına ve milletine layık bireyler olması esastır. Milli şuur ve toplumsal bilinçle, insani ve ahlaki değerler doğrultusunda yetiştirilmeleri büyük önem taşımaktadır. Atatürk’ün gösterdiği yolda, Cumhuriyet değerlerine bağlı bireyler olarak yetişmelerinin gerekliliği açıkça ortadadır.</p>

<p>İYİ Parti teşkilatları olarak; her 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim ve 10 Kasım’da olduğu gibi bugün de aynı kararlılık ve inançla buradayız. Çocuklarımıza verilebilecek en değerli hediyeler olan sevgi, eğitim, şefkat ve tebessümün artarak sürmesi temennisiyle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/gurol-yer-mustafa-kemal-ataturkun-emanetine-sahip-cikacagiz</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/04/gurol-yer-23-nisan.jpg" type="image/jpeg" length="63868"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Reşat Küçükerkan 23 Nisan programında konuştu: "Ne Mutlu Türküm Diyene"]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/resat-kucukerkan-23-nisan-programinda-konustu-ne-mutlu-turkum-diyene</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/resat-kucukerkan-23-nisan-programinda-konustu-ne-mutlu-turkum-diyene" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Reşat Küçükerkan ve İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan 23 Nisan dolayısıyla İsmet İnönü Caddesi'nde çocuklarla bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İYİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Reşat Küçükerkan şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Değerli basın mensupları, bugün burada yağmur dolayısıyla ertelediğimiz 23 Nisan'ı kutlamak için toplanmış bulunmaktayız. Bugünü çocuklara armağan eden Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını yad ediyoruz dualarımızla birlikte. Bizim için önemli olan, ülkemiz için önemli olan şey çocuklar ve gençler. Yakın zamanda yaşadığımız elim olayları hepimiz biliyoruz, hatırlıyoruz. Bununla ilgili konuşmak istemiyorum. Çünkü bununla konuştuğumuz zaman bu iş daha çok reklama girecek gibi geliyor bana. Onun için sadece ve sadece tek söyleyeceğim şey var; Ne Mutlu Türküm Diyene! Buyurun Başkanım."</p>

<p>Reşat Küçükerkan'ın ardından bir açıklama yapan İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan da şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>Değerli ilçe başkanım, kıymetli hazirun, basınımızın çok çok kıymetli emekçileri; bugün az önce Reşat Başkanım da söyledi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın, yani temele baktığımızda bundan tam 106 yıl önce demokrasinin temellerinin atıldığı ve bizlerin cumhuriyete bağlılığının sağlandığı Gazi Meclisimizin açılışının 106. yıl dönümünde ve kurucu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de dünün çocukları bizlere ve bugünün çocukları yarının da geleceğin teminatı olan evlatlarımıza armağan ettiği bayramı idrak etmek vesilesiyle bir arada bulunuyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baktığımızda 100 yıllık bir Cumhuriyet tarihimizde maalesef Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan elim olay gibi birçok olay, hazin badire atlattık. Bunun gibi durumlar bizim cumhuriyet aşkımızı, demokrasi temelimizi, birlik bütünlüğümüzü hiçbir zaman bölmedi, bölemez ve parçalayamazlar. Biz İYİ Parti ailesi, cesurlar hareketi olarak da burada bugünün çocukları, yarının ülkemizdeki temsilcisi olacak insanları hatırlamak, onların duygularını okşamak ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere armağan ettiği bu cumhuriyeti daha müreffeh noktalara taşımak adına 23 Nisan'da da, 19 Mayıs'ta da, 30 Ağustos'ta da ve 29 Ekim'de de nasıl bu temel ve değerlerimize sahip çıkıyorsak bugün de yarın da sahip çıkmaya her daim devam edeceğiz.</p>

<p>İYİ Parti olarak teşkilatlarımızın vermiş olduğu destekle karınca kararınca kendi hazırladığımız imkanlarla burada Eskişehirli gençlerimizle, Eskişehirli çocuklarımızla buluşuyoruz. İnşallah liderimiz Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu'nun öncülüğünde de daha aydınlık günlere ki güneş de tepemizde çok çok güzel bir aydınlık hava var, daha da aydınlık günlere hep beraber ulaşacağız diyoruz. İYİ Parti nerede haklı, nerede doğru varsa her daim onun yanında duruyor ve durmaya devam edecektir. Biz İYİ Partililer olarak hep şunu söylüyoruz; iyi oynayanlar değil, iyi olanlar kazansın. Güçlü olan değil, haklı olan kazansın. Biz İYİ Parti olarak da her daim hakkın ve haklının yanında duracağız diyorum.</p>

<p>Tekrar bu vesileyle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın, Gazi Meclisimizin açılışının 106. yılını kutluyor, başta kurucu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile beraber bütün silah arkadaşlarını, ebediyete irtihal etmiş gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. İnşallah tekrar okullarımızda öğretmenlerimizin, öğrencilerimizin sorun yaşamadığı, korku içerisinde endişeyle sokağa çıkmakta panik duymadığı aydınlık günlerde hep beraber kavuşuruz diyorum, saygılar sunuyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/resat-kucukerkan-23-nisan-programinda-konustu-ne-mutlu-turkum-diyene</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/04/resat-kucukerkan-23-nisan-programinda-konustu-ne-mutlu-turkum-diyene.jpg" type="image/jpeg" length="76764"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mustafa Kemal Bandırma: "Çocuklar mutlu oldu mu dünya da güzelleşiyor"]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/mustafa-kemal-bandirma-cocuklar-mutlu-oldu-mu-dunya-da-guzellesiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/mustafa-kemal-bandirma-cocuklar-mutlu-oldu-mu-dunya-da-guzellesiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de Hamamyolu Caddesi üzerinde düzenlenen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliğinde AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Mustafa Kemal Bandırma açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hamamyolu Caddesi üzerinde düzenlenen etkinlikte konuşan AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Mustafa Kemal Bandırma şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Bu yıl Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşunun 106. yıl dönümü, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Perşembe günü hava muhalefeti nedeniyle programımızı ertelemiştik. Bugün Odunpazarı İlçe Yönetimi olarak arkadaşlarımızla burada bir 23 Nisan etkinliği yapıyoruz. Çocuklar geleceğimizdir, onları korumak lazımdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı zamanda Maraş’ta da biliyorsunuz kötü bir olay yaşadık. Oradaki vefat eden öğretmenimizi ve çocuklarımızı rahmetle anıyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz, ailelerine sabırlar diliyoruz. Olayın tekrarlanmamasını temenni ediyoruz. Bizler de bundan sonra daha büyük bir sorumlulukla inşallah çocuklarımıza sahip çıkacağız. Onları daha fazla korumamız gerekiyor, hep beraber sahip çıkacağız.</p>

<p>Yediler Parkı’nda başladık, yürüyüş esnasında bayrak dağıttık, kalemlerimizi dağıttık. Burada da etkinliğimiz var; boyama yapılıyor, çocuklara yüz boyama yapılıyor. Güzel bir şekilde onlara bayramı kutluyoruz, bayramı unutturmuyoruz. Çocuklar mutlu oldu mu dünya da güzelleşiyor."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/mustafa-kemal-bandirma-cocuklar-mutlu-oldu-mu-dunya-da-guzellesiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/04/ak-parti-odunpazari-ilce-baskani-mustafa-kemal-bandirma.jpg" type="image/jpeg" length="25175"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli Veteriner Hekimleri Derneği'nden sert çıkış: “Kutlama değil haykırış günü”]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/emekli-veteriner-hekimleri-dernegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/emekli-veteriner-hekimleri-dernegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekli Veteriner Hekimleri Derneği Başkanı Uğur Görür, emekli veteriner hekimlerin düşük maaş ve hak kayıplarıyla karşı karşıya kaldığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekli Veteriner Hekimleri Derneği Başkanı Uğur Görür şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>Emekli Veteriner Hekimleri Derneği olarak DVHG nedeniyle birincisini geçen yıl Çanakkale’den başlattığımız basın açıklamaları serisinin bu yıl ikincisini Trakya’dan, Trakya’nın merkezi Edirne’den başlattık. Bir haftadır yollardayız. Yapacağımız bu basın açıklaması için aramıza katılarak bizlere güç verdiğiniz için öncelikle sizlere derneğimiz adına teşekkür ederim. Hoş geldiniz.</p>

<p>Her yıl nisan ayının son cumartesi günü tüm dünyada Dünya Veteriner Hekimler Günü olarak kutlanır. Ancak biz iki yıldır bu meydanda bir kutlama yapmak için toplanamıyoruz.</p>

<p>Neyi kutlayacağız. Sağlık hizmetleri kapsamında bir meslek olmamıza karşın sağlık hizmetlerinden ayrı tutulduğumuzu mu. BAĞ-KUR, SSK ve Emekli Sandığı kapsamında emekli olmuş meslektaşlarımızın maaşları arasındaki derin farklılıkları mı. 2023 yılında uygulamaya konulan 3600 ek gösterge nedeniyle yardımcı sağlık sınıfı tekniker ve teknisyenlerden daha az maaş aldığımızı mı. Yine 2023 yılında çalışan memurlara verilen ancak emekli memurlara verilmeyen seyyanen zammı mı.</p>

<p>Söyleyin, bu ekonomik zorluklar içinde geçinemeyen veteriner hekimler bugün neyi kutlayacak.</p>

<p>Biz bugün buradan hep beraber haykırıyoruz. Bizler için bugün, unutulan fedakârlığın, görmezden gelinen ve değersizleştirilen bir mesleğin kutlama değil, sadece haykırış günüdür.</p>

<p>Hakkımızı istemek için toplandık. Yılların emeğinin yok sayılmasına itiraz etmek için toplandık.</p>

<p>İnsanlık tarihi kadar eski ve kutsal bir mesleğin yirmi birinci yüzyıldaki mensupları olarak bugün burada sorunlarımızdan değil, gelecek için projelerimizden konuşmak ve tartışmak için toplanmamız gerekirken ne yazık ki yine yıllardır çözüm bekleyen sorunlarımızı konuşmak için bir aradayız.</p>

<p>Tüm emeklilerde olduğu gibi emekli veteriner hekimlerin de büyük sorunları ve ciddi hak kayıpları vardır.</p>

<p>Bu ülkenin köylerinde, mezralarında, dağ başlarında görev yaptık. Çamurun içinde, salgının ortasında, gece yarılarında çalıştık. Şap, brusella, tüberküloz, kuş gribi, kist hidatik, şarbon, Covid ve diğer zoonotik hastalıklarla mücadele ettik. İnsan ve halk sağlığını koruduk. Üreticiyi ve bu ülkenin hayvancılığını ayakta tuttuk.</p>

<p>Bütün bunların karşılığında bugün ne görüyoruz.</p>

<p>Emekli veteriner hekimler yoksulluk ve açlık sınırının altında maaşlara mahkûm ediliyor. Sağlık hizmetleri sınıfında olmamıza rağmen sağlık çalışanı sayılmıyoruz. Risk aldık ama karşılığı yok. Sorumluluk aldık ama değerimiz yok.</p>

<p>Ülkemizdeki emeklilerin maaş durumları biliniyor. Tüm emekliler aylardır meydanlarda seslerini duyurmaya çalışıyor. İster kamudan ister SSK veya BAĞ-KUR’dan emekli olmuş olsun tüm emekli veteriner hekimler de aynı sorunları yaşamaktadır.</p>

<p>SSK ve BAĞ-KUR emeklileri açlık sınırının altında maaş almakta ve bu koşullarda hayatlarını sürdürmeye çalışmaktadır.</p>

<p>Beş yıl gibi uzun ve zor bir eğitim sürecinden geçerek meslek hayatına atılan, her türlü koşulda görev yapan veteriner hekim emeklileri, açlık sınırının 40 bin liraları, yoksulluk sınırının 100 bin liraları geçtiği bir ortamda açlık sınırının altında maaş almaktadır. Bu maaş, alınan eğitim ve verilen hizmetlerle örtüşmemektedir.</p>

<p>Ekonomideki enflasyon, temel giderlerdeki artış ve hayat pahalılığı emeklilerin yaşam koşullarını daha da zorlaştırmıştır.</p>

<p>Böylesi bir ortamda veteriner hekimler olarak derneğimizi kurduk ve sesimizi duyurma gereği hissettik. Son iki yıldır taleplerimizi kamuoyuna ve kanun yapıcılara hem sahada hem de meclis ziyaretleriyle iletmeye çalışıyoruz.</p>

<p>Veteriner hekimler bir sağlık mensubudur ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır.</p>

<p>Emekli olduğumuzda aynı sınıfta yer aldığımız diğer sağlık meslek mensuplarıyla aynı maaşı alıyorduk. Ancak 2018 yılında çıkarılan ve 2019 yılı ocak ayında yürürlüğe giren 7146 sayılı kanunla 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na ek 84. madde eklendi. Bu düzenleme ile beşerî hekimler ve diş hekimleri için ciddi bir iyileştirme yapıldı ve arada büyük maaş farkı oluştu. Bugün pratisyen bir beşerî hekim, veteriner hekimden yaklaşık 30 bin TL daha fazla emekli maaşı almaktadır.</p>

<p>Veteriner hekimlik sadece hayvan sağlığı değil, insan ve halk sağlığı, gıda güvenliği ve çevre sağlığının da temel unsurlarından biridir.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımladığı Tek Sağlık kavramının temel unsurlarından biri veteriner hekimliktir. Bu nedenle bu mesleği sağlık hizmetleri sınıfı dışında değerlendirmek mümkün değildir.</p>

<p>2006 yılının eylül ayında 3600 ek gösterge ile emekli oldum. Emekli olduğumda aldığım maaş asgari ücretin yaklaşık üç katıydı. 2026 yılı nisan ayında ise emekli maaşım asgari ücretten biraz fazladır. Oysa bugün de aynı oranın korunması gerekirdi.</p>

<p>2023 yılında çalışan memurlara verilen 8 bin liralık seyyanen zam emeklilere yansıtılmadı. O dönem 8 bin lira olan bu artış bugün yaklaşık 22 bin liraya karşılık gelmektedir.</p>

<p>3600 ek gösterge düzenlemesiyle yardımcı sağlık personeli de bu haktan yararlandı ve bazı durumlarda veteriner hekimlerden daha yüksek maaş alır hale geldi. Bu durum maaş dengesini bozdu. Ek göstergenin 7200’e çıkarılması gerekmektedir.</p>

<p>Bugün tüm emekli veteriner hekimler ciddi geçim sıkıntısı yaşamaktadır.</p>

<p>Taleplerimiz açıktır. Seyyanen zammın emeklilere de bugünkü değeriyle verilmesi. Ek 84. maddenin kapsamının genişletilerek veteriner hekimlerin de bu düzenlemeye dahil edilmesi. 3600 ek göstergenin 7200 olarak yeniden düzenlenmesi. BAĞ-KUR, SSK ve Emekli Sandığı arasındaki farkların giderilmesi. Tüm emekliler için insanca yaşanabilir gelir sağlanması.</p>

<p>Talebimiz ayrıcalık değil eşitliktir. İsteğimiz imtiyaz değil adalettir. Yıllarca hizmet verdiğimiz bu ülkenin bize hak ettiğimiz değeri vermesini istiyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emekli veteriner hekimler, diğer sağlık çalışanlarıyla eşit haklara sahip olana kadar bu mücadeleyi sürdürecek ve kararlılığından vazgeçmeyecektir.</p>

<p>Dernek olarak mücadelemizi bu adaletsizlik giderilene kadar hem hukuki hem toplumsal platformlarda sürdürmeye kararlıyız.</p>

<p>Bu konuda yerel basının, halkın ve sivil toplum kuruluşlarının desteğini bekliyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/emekli-veteriner-hekimleri-dernegi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/04/emekli-veteriner-hekimleri-derneginden-sert-cikis-kutlama-degil-haykiris-gunu.jpg" type="image/jpeg" length="39266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SOL Parti: "Eskişehir Hava Hastanesi Eskişehir halkınındır, özelleştirilemez"]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/sol-parti-eskisehir-hava-hastanesi-eskisehir-halkinindir-ozellestirilemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/sol-parti-eskisehir-hava-hastanesi-eskisehir-halkinindir-ozellestirilemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SOL Parti İl Temsilcisi Hüseyin Öztürk, Eskişehir Hava Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınmasına tepki göstererek kararın kabul edilemez olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>SOL Parti Eskişehir İl Temsilcisi Hüseyin Öztürk şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"AKP iktidarı halkın mallarını, sermayeye peşkeş çekmeye devam ediyor. Geçmişi Cumhuriyet’ten daha eski olan ve Eskişehir halkının kent hafızasında önemli yeri olan “Hava Hastanesi” Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle özelleştirme kapsamına alınmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1920 yılında yapılan hastane, Kurtuluş Savaşı ve işgal dönemlerinde Kırşehir’e nakledilmiş olsa da Cumhuriyet tarihi boyunca Eskişehir halkına hem askeri hem de sivil alanda hizmet veren önemli bir sağlık kuruluşu olmuştur. Dolayısıyla Cumhuriyetle birlikte en az onunla yaşıt ve en az onun kadar önemli bir değerdi. 2016 yılında “Hava Hastanesi”ni kapatıp burayı Yunus Emre hastanesinin bir bölümü haline getiren AKP iktidarı bu uygulamayla Eskişehir halkının Cumhuriyetle ilgili hafızasına da önemli bir darbe vurmuştu.</p>

<p>24 yıllık iktidarı boyunca; Cumhuriyetle hesaplaşmayı ilke edinen AKP iktidarı; aynı zamanda sermayenin ve rant çetelerinin partisi olması nedeniyle de Cumhuriyetin kazanımları olan tüm varlıkları özelleştirme adı altında temsil ettiği sermaye-rant çetelerine peşkeş çekmeye devam ediyor.</p>

<p>Emperyalist tekellerin istekleri doğrultusunda; aslında ücretsiz kamusal bir hizmet olması gereken sağlık hizmetlerinde özelleştirme politikalarını iktidara gelir gelmez yürürlüğe koyan AKP iktidarı; AVM benzeri devasa “şehir hastaneleri” yaparak sağlık hizmetlerini tek merkezlerde toplamaya başladı. Böylece sağlık hizmetleri yurttaşların yaşadığı yerlerden uzaklaştırılarak merkezîleştirildi ve ticari alanın bir bölümü haline getirildi. Daha önce yurttaşların yaşam alanlarına daha yakın olan devlet hastanesi vb alanlar, boşa çıkarıldı. Şimdi bu alanlar; zora düşen “müflis tüccarın” elinde ne var ne yoksa satışa çıkardığı gibi ekonomik alanda da zora düşen AKP iktidarınca özelleştirme kapsamına alındı.</p>

<p>Resmi gazetede yayınlanan kararnameye göre toplam 32 ilde kamuya ait gayrimenkuller özelleştirme kapsamına alınmıştır. Bu alanların tamamının sağlık kuruluşlarına ait olan yerler olduğu belirtilmektedir. Bu özelleştirmeler aynı zamanda AKP iktidarının yıllar önce yürürlüğe koyduğu sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi politikasının bir aşamasıdır. Bundan sonra satış sırası; şehir hastanelerinde merkezileştirilen sağlık hizmetlerindedir. Sonuç olarak; her yurttaş için kamusal ve parasız olması gereken sağlık hizmeti “paran kadar sağlık hizmeti”ne dönüştürülmektedir.</p>

<p>Cumhuriyet kadar geçmişi olan; içinde İl Sağlık Müdürlüğü binası ve “Uçucu Sağlığı Araştırma ve Eğitim Merkezi”ni de barındıran “Eskişehir Hava Hastanesi”ninin özelleştirilerek sermayeye peşkeş çekilmesi kabul edilemez. Bu arazi ve binalar, Eskişehir halkının öz varlıklarıdır. “Bu satışlardan elde edilen gelirle sağlık hizmetlerinin finanse edileceği” söylemi tamamen bir yalan olup; bu yağmanın meşrulaştırmasından başka bir anlamı yoktur.</p>

<p>AKP sağlığa zararlıdır. Ülkemizde sağlık hizmetleri sorunlar yumağıdır: Doktor yetersizliğinden tutun da sağlıktaki özelleştirmenin sonucu ortaya çıkan (Yenidoğan çetesi gibi) sağlık alanındaki çeteleşmeye kadar sorunlar saymakla bitmiyor. Bugün yurttaşlar hastane randevusu almakta zorlanmakta ya da aylar sonrasına randevu alabilmektedir. Röntgen, MR sırası beklemek gibi sorunlar artık yurttaşları bıktırmıştır. Diğer yandan; doktor yetersizliği gibi nedenlerle doktorların ve diğer sağlık çalışanlarının iş yükü giderek ağırlaşmakta böylece kaliteli bir sağlık hizmeti sunma konusunda zorlanmaktadırlar. Doktorlar bir hastasına ortalama 5 dakika muayene süresi ayırabilmektedir.</p>

<p>Parasız, nitelikli, kamusal sağlık hizmeti her yurttaşın en temel hakkıdır. Ancak AKP iktidarı sağlıktaki sorunları çözmek yerine tek bildiği, yağma ve talan politikalarını uygulayarak; özelleştirme adıyla elde avuçta ne varsa haraç mezat satmayı tercih etmektedir. Daha önce Eskişehir Devlet hastanesinin arazisini özelleştirme kapsamına alan iktidar bugün de “Hava Hastanesini” özelleştirme kapsamına almıştır. Bu arazi ve binalar şehrin merkezi yerlerinde bulunan rantsal değeri yüksek yerlerdir. Sağlığa yatırım yapacağına tüccar mantığıyla ne var ne yoksa satışa çıkarmayı planlamaktadır.</p>

<p>Eskişehir halkına çağrımızdır: Bu yağma ve talana izin vermeyelim. Kamu mallarını peşkeş çeken tarikat-rant iktidarından; ülke halkına, doğasına ve kamu varlıklarına, insani değerlere, yoksul emekçi halka ve geleceğe daha fazla zarar vermeden, hep birlikte birleşik mücadelemizle şimdi kurtulma zamanıdır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/sol-parti-eskisehir-hava-hastanesi-eskisehir-halkinindir-ozellestirilemez</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/04/sol-parti-eskisehir.jpg" type="image/jpeg" length="29349"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir’de ortak akıl buluşması: Fesih Bingöl yerel sorunlara dikkat çekti]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/eskisehirde-ortak-akil-bulusmasi-fesih-bingol-yerel-sorunlara-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/eskisehirde-ortak-akil-bulusmasi-fesih-bingol-yerel-sorunlara-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de düzenlenen çalıştayda kent sorunları ele alındı. Fesih Bingöl, geniş katılımla yapılan toplantıda ortak çözüm arayışına vurgu yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl şu ifadeleri kullandı;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bu binanın benim için ayrı bir özelliği var, bunu ifade etmek zorundayım. 1996 yılında bu binayı Eskişehir'e bu kardeşiniz kazandırdı. Eskişehir'in gerçekten ihtiyacı olan o dönemde, özellikle bu salonlara ihtiyacı vardı ve İMPAŞ Yönetim Kurulu Başkanı'yla yaptığım görüşmede Eskişehir'de buna ihtiyaç olduğunu söyledim. Dolayısıyla böyle bir yatırımı Eskişehir'e kazandırdık. O zaman Tepebaşı Belediyemizin de katkıları olmuştu. Dolayısıyla hepsine teşekkür ediyorum.</p>

<p>Tabii bugün bu salonda hepimiz birlikteyiz. "Ortak Akıl Güçlü Şehir" çalışması çalıştayı var. Biz öncelikle bir şeyi ifade etmek istiyoruz. Biz Eskişehir'de bütün paydaşlarımızı; Eskişehir'de sendikalarımızı, derneklerimizi davet ettik. 130'un üzerinde bir davetimiz oldu. Özellikle Eskişehir'in yerel sorunlarını birlikte konuşmak ve çözüm önerileri ortaya koymakla ilgili bir çalıştaydı. İnşallah bu çalıştayımız verimli olur, o düşüncedeyim. Dolayısıyla burada katkıda bulunacak herkese şimdiden teşekkür ediyorum.</p>

<p>Ben tabii şu an katılımcılar söz alacağı için çok fazla uzatmayacağım ama bir şey ifade etmek istiyorum. Özellikle bu konular belirlenirken, yaşanabilir bir Eskişehir'in, herkesin yarınlara umutla bakabildiği bir şehir açısından beş konu üzerinde biz bir gündem belirledik. Bu konuların içinde de elbette görüşler serdedilebilir, ifade edilebilir. Ancak ifade ettiğimiz bu beş konu gerçekten şehrimizin önemli gerçekliğidir. Özellikle burada teknik büyüklerimiz var, insanlarımız var; onlar mutlaka bu konuda görüşlerini beyan edecekler.</p>

<p>Benim uzmanlık alanım aslında deprem mühendisliği, kentsel dönüşüm, su konusu; fakat bu konuda ben bugün çok fazla konuşmak istemiyorum. Zaman zaman basın toplantılarımızda, irtibat toplantılarımızda Eskişehir'in yerel sorunlarını ve çözüm önerilerini biz anlatmaya gayret ediyoruz. Bugün daha çok söz buraya katılan katılımcıların olsun arzusundayız. Dolayısıyla onların görüş ve düşünceleri bizim için çok kıymetlidir. Ben bu çalıştayın başarılı olmasını temenni ediyorum, hepinize saygılar sunuyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/eskisehirde-ortak-akil-bulusmasi-fesih-bingol-yerel-sorunlara-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/04/saadet-partisi-eskisehir-il-baskani-fesih-bingol-2504.jpg" type="image/jpeg" length="24291"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sinan Tekin Eskişehir'de konuştu]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/saadet-partisi-genel-baskan-yardimcisi-sinan-tekin-eskisehirde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/saadet-partisi-genel-baskan-yardimcisi-sinan-tekin-eskisehirde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sinan Tekin, Eskişehir’de düzenlenen çalıştayda kentin tarım, sanayi ve ekonomi alanındaki durumunu değerlendirerek yerel çözüm vurgusu yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Genel Başkanımız Mahmut Arıkan’ın sizlere selamını iletmek istiyorum. Kendisi şu an yoğun bir program içerisinde İstanbul’da vatandaşlarımızla buluşuyor. Bütün genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimizle birlikte biz de Anadolu’nun dört bir tarafında kıymetli vatandaşlarımızla hemhal oluyoruz. Milletimizin derdiyle dertleniyor ve bu dertlere çözüm üretme noktasında gayret sarf ediyoruz.</p>

<p>Dün ben Çanakkale’deydim. Çanakkale Kara Savaşları’nın 111. yılında Çanakkale’den Edirne’ye giderken Gelibolu ile Keşan arasında Bolayır diye bir belde vardır, hiç gitmişliğiniz oldu mu bilmiyorum. Bolayır biraz böyle tepe bir yerdedir. Orada Avrupa fatihi, Rumeli fatihi olarak geçen Gazi Süleyman Paşa’nın bir mezarı var. Hemen o mezarın yanında vatan şairi olarak bildiğimiz Namık Kemal’in de mezarı bulunuyor. Çanakkale Kara Savaşları’nın 111. yılında biz de orada denk geldik. Kendilerinin huzurunda, bu vatan için şehit olan tüm şehitlerimiz için bir dua etme imkânı bulduk. Bugün de Cenab-ı Allah lütfetti, şu an Eskişehir’deyiz. Eskişehir, Milli Mücadele’nin Batı Cephesi’nin en kilit noktalarından biridir. Bundan dolayı bizi bugün burada bir araya getirdiği için Cenab-ı Allah’a şükrediyorum.</p>

<p>Ben bu Ortak Akıl Güçlü Şehir çalıştaylarımızdan biraz bahsedeyim. Bugün burada 46. programımızı gerçekleştiriyoruz. Amacımız nedir? 81 ilimizde yerel sorunları yerinde tespit edelim. Kimlerle tespit edelim? O şehirde yaşayan kanaat önderlerimiz, sivil toplum kuruluşu temsilcilerimiz, meslek odası temsilcilerimiz, basın mensuplarımız, akademisyenler ve o şehrin paydaşlarıyla bir araya gelelim. O şehrin sorunlarını onlardan dinleyelim. O sorunlara en güzel çözümü üretecek olanlar da gene orada yaşayan insanlardır diyerek onları dinleyelim ve buradan bir rapor elde edelim. Bu, çalıştayın raporu olsun. Biz bunu 81 ilde yapalım ve böylelikle iktidara hazırlanan bir siyasi parti olarak, Milli Görüş’ün tek temsilcisi Saadet Partisi olarak 81 ilimizde iktidara hazırlık sürecimizde sorunları yerinde tespit edelim ve bunlara çözümleri vatandaşlarımızla birlikte üretelim. Amacımız budur ve bunun için “Ortak Akıl” dedik ve “Güçlü Şehir” adını koyduk.</p>

<p>Biz illerimize gitmeden önce illerimizin verilerini inceliyoruz. Ben Eskişehir’e üçüncü gelişimdir. Daha önce iki sefer gelişim mesleki faaliyetlerle alakalı olmuştu. Şimdi Fesih Başkanım “İki sefer gelmişsin de bizi hiç görmedin” demesin. Biz o zaman bir adliye ziyareti, mesleki faaliyet için gelmiştik. Siyasi bir çalışma olarak ilk defa geliyorum. Ancak gelmeden önce, bu programlarımıza gelmeden önce o ilin aslında biz bütün verilerini bir elimize alıyoruz. Eskişehir raporlarda nasıl gözüküyor? Bu şehrin tarım noktasındaki durumu nedir? Ekonomi noktasında durumu nedir? Sanayi noktasında durumu nedir? Bunlara bir bakıyoruz. Ondan sonra şehrimizi de bir nebze olsun tanımış oluyoruz. Bu raporlarla katılımcılardan alacağımız bilgiler tutuşuyor mu, onu da gözlemlemiş oluyoruz.</p>

<p>Eskişehir bir taraftan bir tarım şehridir. Gerçekten baktığınız zaman 24.000 kayıtlı çiftçinin olduğu, 5,5 milyon dekar tarım alanının olduğu, 3,4 milyon dekar mera alanının olduğu ki malum hayvancılık için çok önemlidir. Türkiye’de şeker pancarı üretiminin %7’sinin gerçekleştiği; gerçi Sosyal İşler Başkanımızla bugün kahvaltıda beraberken “Eskişehir’de şeker pancarını bitirdiler” dediler. Gerçekten de bitirmişler ama bitmiş hali de baktığınız zaman %7; bu iyi bir rakamdır. Demek ki zirve olduğu dönemde şeker pancarı noktasında Eskişehir ne haldeymiş, bunu da onun sözünden anlamış oluyoruz. Mısırda ülke üretiminin %6’sı, soğanda %6’sı; sebzecilik noktasında özellikle Sarıcakaya ve Mihalgazi bölgesi 500.000 tonun üzerine çıkmış bir üretim kapasitesiyle aslında Eskişehir’imizi bir tarım şehri olarak tanımlayabiliriz, ifade edebiliriz.</p>

<p>Eskişehir bu tarımsal üretimi yapıyor ancak burada eksik olan şey nedir? Artılarını koyalım, eksilerini de ortaya koyalım. Üretiyor ancak bu ürettiği ürünü maalesef işlemiyor. Üretiyor ama bunu markalaştıramıyor; verilerden, raporlardan bunu görüyoruz. Dolayısıyla bu üretimden arzu edilen katma değer maalesef ki ortaya çıkmıyor ve bundan dolayı ciddi bir gelir kaybı oluşuyor. Ekonomi noktasında baktığımızda 2026 yılı başı itibarıyla aylık 130 milyon dolar civarında bir ihracat var. Dolayısıyla Türkiye’nin önemli sanayi şehirlerinden bir tanesi olduğunu ifade edebiliriz. Malum biliyorsunuz ihracat noktasında çok sıkıntılar varken, birçok ilimizde ihracat rakamlarında düşüşler varken, Eskişehir’de bunun artış ortaya koyması önemli bir durumdur. Açılan firma sayısı, kapanan firma sayısından fazladır; bu da artı ve iyi bir durumdur. Ancak bir taraftan da bakıyoruz, karşılıksız çeklerde de ciddi bir artış vardır. Yani üretim var, evet doğru ama karşılıksız çeklerdeki sayının artışta olmuş olması demek finansal bir kırılganlığın Eskişehir’de yaşanıyor olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Sanayide 1000'in üzerinde tesislerin olması da Eskişehir'in artılarından birisi olarak ifade edilebilir. Dolayısıyla bizim öngörümüz, şimdi sizlerden de dinleyeceğiz, Eskişehir bir tarım ve sanayi merkezi haline gelebilecek potansiyelde olan bir şehrimiz. Peki, yeni dönemde Eskişehir'in ne yapması lazım?</p>

<p>Sadece artık günümüzde üretmek yetmiyor, üretimin biçimi çok önemli bir hale gelmiş durumdadır. Yeni dönem aslında dijitalde dönüşümün yaşandığı, yeşil kalkınmanın gerçekleştirildiği, girişimciliğin önem arz ettiği ve insan odaklı büyümenin önem arz ettiği bir dönemdir kıymetli arkadaşlar. Evet, insan odaklı büyüme... Üretebilirsin, çok fazla gelir elde edebilirsin ama o şehrinde, o ülkende gelir dağılımında adaletsizlik varsa, bir kişiye 9, 9 kişiye bir pul düşüyorsa şairin ifade etmiş olduğu gibi burada insan odaklı bir büyümenin olduğunu maalesef ki söyleyemeyiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bizim en önemli devlet düsturlarımızdan bir tanesi nedir? İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Dolayısıyla günümüzde yarış, yani güçlü şehir olma, daha güçlü şehir olma yarışı aslında sadece üretimde değil üretimin biçimiyle alakalı olduğunu ifade edebiliriz. Dolayısıyla artık günümüzde daha az kaynakla daha çok üretim yapan, daha az enerjiyle daha verimli üreten, daha yüksek katma değer oluşturan şehirler aslında daha güçlü şehir olacaktır.</p>

<p>Bir diğer husus, ben bugün hızlı trenle geldim İstanbul'dan buraya. Geldiğimde hani kafamda hep şey vardı; Eskişehir bir üniversite şehri, hani gençlerin yoğun olduğu bir şehir olarak kafamda bir algı vardı. Gerçekten de trenden indiğim gibi gördüm. Gerçekten Eskişehir bir öğrenci şehri, bir gençlik merkezi olarak ifade edebiliriz. Dolayısıyla Eskişehir'in de en büyük gücü aslında insan kaynağıdır diyebiliriz. Bu şehir sadece öğrenciyi yetiştirip mezun eden değil, onları üretime katan, girişimciliğe yönlendiren ve teknolojiye yönlendiren bir şehir olması gerektiğini ifade etmemiz gerekiyor.</p>

<p>Biraz önce insan unsurundan bahsettik ve il başkanımız çok güzel konulara burada temas ettiler, başlıkları ifade ettiler. Şimdi biz her gittiğimiz ilde şunu söylüyoruz: Bakın, insanı yaşat ki devlet yaşasın. Turgut Cansever'in biliyorsunuz kendisi çok önemli bir hem filozof da diyebiliriz yani bir felsefeci ve mimar, esas mesleği de mimarlık... Turgut Cansever'in bir sözü var. Diyor ki: "Şehirleri imar ederken nesilleri ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesiller imar ettiğiniz şehirleri harabe eder." Biraz tekerleme gibi zor söyleniyor Fevzi Başkanım, bir daha söyleyelim. Ne diyor? "Şehirleri imar ederken nesilleri yani gençleri ihya etmezseniz, yani onları maddi ve manevi olarak ihya etmezseniz o ihmal ettiğiniz nesiller gelir sizin o cansiperane her türlü fedakarlıkla oluşturmuş olduğunuz o güzel şehri maalesef ki harabe edebilirler."</p>

<p>Bu nokta en önemli hususlardan birisidir kıymetli katılımcılar. Biz bence, okuduğum raporlardan ve şimdi sizleri dinleyeceğim, sizlerden alacağım ifadeler de bu hedeflerin oluşmasında bir katkı sağlayacak ama şu an itibarıyla bence Eskişehir için hedef; tarımda verimlilikten katma değere geçiş, sanayide düşük teknolojiden yüksek teknolojiye geçiş, finansal yapının güçlendirilmesi, gençlerin üretime dahil edilmesi ve şehir ekonomisinin daha dirençli hale getirilmesi hususlarında Eskişehir'imizde yapılması gereken çok şey olduğunu düşünmekteyim. Hedefi bu şekilde koyabiliriz diyorum.</p>

<p>Tabii ki bu ekonomi, tarım, sanayi vesaire bunlardan bahsettikten sonra bizim önemli hususlardan bir tanesi de Eskişehir'in deprem bölgesi olması hasebiyle kentsel dönüşüm, depreme hazırlık ve bununla birlikte tüm şehirlerimizi adeta bitiren uyuşturucu meselesi ve maalesef ki Birleşmiş Milletler raporlarında da bu geçiyor, Türkiye çok ciddi bir su stresi yaşayan bir ülke... Bakın yarın Konya'da olacağım. Konya'da ciddi, aynı Eskişehir gibi ciddi, daha fazla belki Eskişehir'den su kıtlığı yaşayan bir bölge... 2050 yılına kadar çok ciddi problemlerin su noktasında problemlerin oluşabileceği ifade ediliyor. Raporlar bunu söylüyor. Ciddi obruk oluşumları var. Elhasıl şimdi biz sizi dinlemeye geldik. Bu konuları konuşacağız. Sizlerden isteğimiz her başlıkta ve biraz önce il başkanımızın ifade ettiği başlıklarda bize hem sorunları hem de çözüm ne olabilir, buna ilişkin sizlerden bilgilerinizi almak istiyoruz. Bunları da bir rapor haline getirip bunu gerek Meclis'te gündeme getirmek hem de parti politikalarımızın oluşturulması noktasında önemli bir doküman olması hasebiyle sizlerden bilgilerinizden istifade etmek istiyoruz diyorum. Bizi bu güzel ortamda bir araya getiren başta il başkanımız olmak üzere kıymetli il sosyal işler başkanımız ve tüm teşkilatımıza çok teşekkür etmek istiyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/saadet-partisi-genel-baskan-yardimcisi-sinan-tekin-eskisehirde-konustu</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/04/saadet-partisi-genel-baskan-yardimcisi-sinan-tekin-eskisehirde-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="82495"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir’de imar süreci ve kentsel dönüşüm gündemi: Erdoğan Aydoğmuş planlama sürecini anlattı]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/eskisehirde-imar-sureci-ve-kentsel-donusum-gundemi-erdogan-aydogmus-planlama-surecini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/eskisehirde-imar-sureci-ve-kentsel-donusum-gundemi-erdogan-aydogmus-planlama-surecini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erdoğan Aydoğmuş, Eskişehir’de imar planlarının tarihsel gelişimini ve kentsel dönüşüm çalışmalarını anlatarak planlama sürecindeki yetki ve uygulamaları değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İmar ve Bayındırlık Komisyonu üyesi Erdoğan Aydoğmuş şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Değerli dostlar, ben biraz sizleri geriye götürmek istiyorum. Sene 1993; o zaman Eskişehir tek belediye, yani diğer illerle olduğu gibi tek belediye. 8 Eylül 1993 yılında 541 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Samsun ve Antalya ile birlikte 7 ili Büyükşehir Belediyesi statüsüne dönüştürüldü. Yani sene 93; 94 seçimleri ile birlikte Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ne dönüştü.</p>

<p>Burada iki tane alt kademe belediyesi oluştu. Şehrimizin ortasından geçen Porsuk Nehri ikiye böler, burada Porsuk Nehri’nin güneyinde kalan yer Odunpazarı Belediyesi, kuzeyinde kalan yer ise Tepebaşı Belediyesi olarak oluşturuldu. Yani iki tane merkez ilçe, 12 tane de kırsal ilçemiz oluştu. Eskişehir’in 14 tane ilçesi var şu anda.</p>

<p>Buradan şu konuya geçmek istiyorum: Kentin, o kentte yaşayanların sağlıklı ve düzenli bir yaşam biçimini sürmeleri için o bölgenin imar planlarının olması gerekir. Yani imarsız bir kentleşme, sıkıntılı ve sağlıksız bir kentleşmedir. Burada sene 86; rahmetli Sezai Aksoy Belediye Başkanı ve Eskişehir imar planlarını İller Bankası’na yaptırdığı nazım imar planı Belediye Meclisince onaylandı.</p>

<p>Daha sonra Eskişehir’in bütününü kapsayan 1/1000 ölçekli uygulama imar planları etaplar halinde 1987, 88 ve 89 yıllarını kapsayacak şekilde onaylandı, hayata geçti. Bundan önce, yani 86 yılından önce İrem Acaroğlu’nun yaptığı parçacıl imar planları vardı ama sağlıklı değildi, o da daha sonra mahkeme kararıyla iptal edildi. Netice itibarıyla Eskişehir planlı bir sürece 1986 yılında rahmetli Sezai Aksoy döneminde girmiş oldu.</p>

<p>Yine hatırlayacağınız üzere, rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal zamanında 2981 sayılı imar affı yasaları çıkartıldı. Kentin varoş olan kesimleri, yani hisseli, paydaşlı mülkiyet halinde olan taşınmazlar müstakil tapuya kavuştu. Bu arada hazine mülkleri üzerine yapılan, belediye mülkleri üzerine yapılan yapılar da bu af kapsamından yararlanarak mülkiyet sahibi oldular.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Değerli dostlar, planlama süreci yine bu şekilde devam ediyor. Yine 2002 yılında revizyonlar yapıldı, 2004’te revizyonlar yapıldı. En son 15.06.2022 tarihinde Eskişehir’in 1/5000 ölçekli revizyon imar planı yapıldı; 15.06.2022 tarihinde.</p>

<p>Arkadaşlar, değerli dostlar; bunları anlatmamın amacı o kentin, biraz önce Sayın Genel Başkan Yardımcısı’nın da ifade ettiği gibi, nerede tarım yapılacak, nerede sanayi yapılacak, nerede konut yapılacak, nerede ticaret yapılacak; bunların belirlendiği bir ölçek. Değerli dostlar, plan yapmak o kadar zor bir olay ki birçok kamu kurumundan gerekli izinleri almanız gerekir; başta tarım olmak üzere.</p>

<p>Başta tarım; tarım arazilerinin tarım dışı gaye ile kullanılmasına dair yönetmelik hükümleri gereği tarım iznine tabi. Marjinal arazi mi, mutlak tarım arazisi mi; bunları belirleyerek bu tarımdan gerekli izinler alınarak, jeolojik etütler yapılarak bir planlama sürecine girersiniz.</p>

<p>Plan sadece belediyeler tarafından yapılmıyor değerli dostlar. Planı TOKİ yapar; en son yayınlandı dünkü resmi gazetede, Özelleştirme İdaresi yapar. Özelleştirme İdaresi yapar, TOKİ yapar, belediyeler yapar, bakanlıklar yapar; Çevre ve Şehircilik, İklim Bakanlığı yapar. Dolayısıyla böyle karmaşık bir düzen içindeyiz. En son dünkü resmi gazetede Eskişehir’i direkt yakından ilgilendiren bir konu herhalde gözünüze çarpmıştır, dünkü resmi gazetede yayınlandı. Bu, Eskişehir’in Cumhuriyet dönemi yapısı olan ve aynı zamanda 2012 yılında tescil edilmiş olan, yani Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca tescil edilmiş bir alanı, 68 bin metrekare yanlış hatırlamıyorsam, Hava Hastanesi’nin olduğu kent belleği olan bir alanı Özelleştirme İdaresi özelleştirme kapsamı içine almıştır.</p>

<p>Bu alanın ne şekilde değerlendirileceği Özelleştirme İdaresinin kendi uhdesinde olan bir husus.</p>

<p>Değerli dostlar, bu kadar değerli bir alanın havadan baktığınızda o binanın uçak şeklinde olduğunu görürsünüz. Havadan bakıp o bina uçak şeklindedir. Yani netice itibarıyla bu tür yapılaşma ile ilgili planlama ile ilgili farklı birimlerin plan yapması son derece sıkıntılı.</p>

<p>Değerli dostlar, ben 6306 sayılı yasaya kısaca değineyim. Burada yasa gereği belediyelerin riskli bina tespiti ancak ve ancak lisanslı bürolar tarafından riskli bina olarak değerlendirilen yapılar, ancak belediyenin ilçe belediyesi olarak bizim yapacağımız husus bu binaları 90 gün içinde tahliye etmek, elektriğini kestirmek, suyunu kestirmek, doğal gazını kestirmek.</p>

<p>Akabinde bu işlemler yapıldıktan sonra belediye bu binaları yıkar. Yani riskli bina tespiti yapılmış bir binanın ancak ve ancak biz boşaltma ve yıkım işlerini gerçekleştiriyoruz. Riskli alan tespiti ise Cumhurbaşkanlığının yetkisi dahilinde olan bir husus. Riskli alan tespiti, riskli bina ayrı bir husus, riskli alan tespiti ayrı bir husus.</p>

<p>Bunun akabinde Büyükşehir’in ben aynı zamanda Büyükşehir Belediye Meclis üyesiyim. Burada Büyükşehir’in yapmış olduğu çalışmalardan da kısaca bahsetmem gerekirse şunu tutabilir misiniz? Gündoğdu bir alanı 9,6 hektar, burası kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak 2010 yılında tespit edilmiş. Bu alanda her türlü anlaşma işlemleri yapılmış, ihaleye çıkarılmış ancak ihaleye katılan olmamıştır. Burada yaklaşık 800 konutun üretilmesi planlanmaktadır.</p>

<p>Yine Gündoğdu iki kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı 20,67 hektar. Burada parsel sayısı 107, malik sayısı 330. Burada da biraz önce bahsettiğim gibi 11.11.2010 tarihinde burası da kentsel dönüşüm alanı ilan edilmiş ancak vatandaşlarla uzlaşmanız gerekiyor. Yani vatandaşla uzlaşacaksınız. Burada kamulaştırma yapamazsınız, vatandaşla uzlaşı yoluyla çözeceksiniz. Burada da uzlaşma çalışmaları halen yürütülmektedir. Yine burada devam eden çalışmalar, ihale çalışmaları devam ediyor.</p>

<p>Ha şunu da kısaca bahsedeyim. Hemen bu bahsettiğim Gündoğdu proje alanının bitişiğinde Bakanlığın ilan ettiği riskli alanlar var. Burada herhangi bir çalışma yapılmamıştır bu tarihe kadar. Belediyenin yaptığı çalışmaların haricinde burada Bakanlığa ait alanda en ufak bir çalışma yok.</p>

<p>Yine Odunpazarı’nın eski oto sanayi bölgesi olarak belirlenen alan Bakanlık tarafından burası riskli alan ilan edilmiş ancak burada da bugüne kadar en ufak çalışma yapılmamıştır. Büyükşehir Belediyesi olarak yine Gündoğdu Mahallesi’ndeki çalışmalar devam ediyor. Bu konuda Estonbentli’nin olduğu alanlarda projeleri tamamlanmış ve burada vatandaşlar eliyle yani kendileri tarafından bu hazırlanan imar planlarını hayata geçireceklerdir. Bu Gündoğdu Mahallesi’ndeki çalışmalar süreklilik arz etmekte, anlaşmalar devam etmekte, hayata geçirilmeye çalışılmaktadır.</p>

<p>Bunun haricinde Büyükşehir Belediyesi olarak Porsuk bir ve Porsuk iki projelerini de oluşturmuş, burada vatandaşlar eliyle yani kendileri tarafından hayata geçirilmesi sağlanacaktır. Belediyeler burada aracı konumda yani yönlendirici konumda işlemlerini yürütecektir. Ben kısaca planlama ve yapılan işler hakkında kısaca bilgi verdim. Hepinize saygılar sevgiler sunarım.</p>

<p>Ha bu arada şunu da ifade edeyim. Şehrin içinden geçen şu anda imar yolu vasfında olan kentimizin ortasından geçen Ankara otoyolu maalesef imar yolu vasfında. Bunun için gerek kuzey çevre yolu veya gerekse güney çevre yolunun acilen Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından gündeme alınması gerekir. Yani kuzey çevre yolu statik yönden daha az sanat yapısına gereksinim duymakta dolayısıyla kuzey çevre yolunun daha çabuk yapılabileceği, daha çabuk hayata geçirilebileceği yönünde çalışmalar sürdürülüyor. İnşallah yatırım programına alınıp bu süreci hızlandırılması gerekir. Bunun akabinde Büyükşehir Belediyesi olarak da bu yollara paralel ana kuşak yollarının çalışmasını da sürdürmekte, kamulaştırma işlemleri yürütülmektedir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/eskisehirde-imar-sureci-ve-kentsel-donusum-gundemi-erdogan-aydogmus-planlama-surecini-anlatti</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/04/eskisehirde-imar-sureci-ve-kentsel-donusum-gundemi-erdogan-aydogmus-planlama-surecini-anlatti.jpg" type="image/jpeg" length="16580"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müberra Çetinkaya'dan Eskişehir’de riskli binalar ve caddeler için dikkat çeken uyarı]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/muberra-cetinkayadan-eskisehirde-riskli-binalar-ve-caddeler-icin-dikkat-ceken-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/muberra-cetinkayadan-eskisehirde-riskli-binalar-ve-caddeler-icin-dikkat-ceken-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Odunpazarı Belediyesi CHP Meclis Üyesi Müberra Çetinkaya, kentsel dönüşümde sosyal etkilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Odunpazarı Belediyesi CHP Meclis Üyesi Müberra Çetinkaya şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Bu toplantı çok değerli, düzenleyen, emeği geçen herkese de çok teşekkür ediyorum. Şimdi ben çok kısa Fesih Bey ile ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. Fesih Bey hem ülke sorunlarına hem kent sorunlarına son derece duyarlı, bu konularda çalışan, raporlayan ve bunu kamuoyuyla paylaşan bir meslektaşımız. Hatta bence kendisi önce mühendis sonra politikacıdır diye düşünüyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şimdi ülkede yaşayan tüm vatandaşların hem kamu hizmetlerinden eşit yararlanma hem de güvenli binalarda oturma hakkı vardır. Yani binasının yıkılmayacağını ya da sokağa çıktığında da güvenle yürüyebileceğini düşünür vatandaş.</p>

<p>Şimdi ben çok teknik kısımlarını anlatmayacağım zaten yeterince Erdoğan Bey anlattı. Şimdi kentsel dönüşümün ekonomik boyutu kadar önemli olan sosyal boyutu vardır. Diyelim ki bir binayı riskli ilan ettiniz, yıkılması gerekiyor. Peki o binada yaşayan kaç daire varsa o vatandaş ne olacak? Öncelikle bunları düşünerek çözüm üretilmesi gerekir.</p>

<p>Ve birçok Eskişehir'in şanssızlığı olarak söyleyelim, Eskişehir'de şehir merkezindeki en güzel, en büyük caddeler bitişik nizamdır. Ve bunlar neredeyse ekonomik ömrünü tamamlamak üzere olan binalardır. Ama bu binaları boşaltmak ya da o bölgeyi daha yaşanır hale getirmek son derece güçtür. Bu sadece belediyelerin işi değildir, sadece Bakanlığın işi değildir, vatandaşın işi de değil. Yani bu durumda diyalogla çözülecek birçok yöntem vardır mutlaka.</p>

<p>Yani Eskişehir'in özelinde riskli ilan edilen alanlar dışında bir de riskli caddeler vardır. Sadece alanlar değil, çok büyük nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu bölgeler vardır; bunlar için de çözüm üretilmelidir.</p>

<p>Şimdi kentsel dönüşümden önce diğer yapılması gereken bir şey de, ve bir miktar Büyükşehir Belediyemiz ve alt belediyelerimiz buna başladı, mevcut durumun tespiti. Yani önce bir envanter çalışması olmalı; hangi binalar risklidir, hangi caddeler risklidir. Daha sonra bunların envanteri çıkarılarak öncelik sırasına konulmalı.</p>

<p>Bunun için biraz sonra İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı arkadaşımız da anlatır, İnşaat Mühendisleri Odası ve belediyeler iş birliği ile şehrimizde 52.000 adet bina incelendi ve bir rapor hazırlandı. Yani bu rapor daha sonraki kentsel dönüşümle ilgili çalışmalara bir altlık olacak ve bunun da artarak devam etmesi gerekiyor şehrimizde."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/muberra-cetinkayadan-eskisehirde-riskli-binalar-ve-caddeler-icin-dikkat-ceken-uyari</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/04/muberra-cetinkayadan-eskisehirde-riskli-binalar-ve-caddeler-icin-dikkat-ceken-uyari.jpg" type="image/jpeg" length="65230"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Oytun Gökten Eskişehir’de riskli yapı ve kentsel dönüşüm sürecini değerlendirdi]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/oytun-gokten-eskisehirde-riskli-yapi-ve-kentsel-donusum-surecini-degerlendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/oytun-gokten-eskisehirde-riskli-yapi-ve-kentsel-donusum-surecini-degerlendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Oytun Gökten, Eskişehir’de 6 bin binanın acil dönüşmesi gerektiğini belirterek kentsel dönüşüm ve altyapıya dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Başkanı Oytun Gökten şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Değerli katılımcılar, hepinizi Eskişehir İnşaat Mühendisleri Odası ve şahsım adıma selamlıyorum. İyi ki buradasınız, iyi ki güçlü bir şehir oluşturmak adına ortak akıllı bir iş yapıyoruz. Öncelikle çok teşekkür ederiz bizleri buraya davet ettiğiniz için. Ortak akıl cümlesini oda olarak, şahsım olarak da çok önemsiyoruz.</p>

<p>Ayşe Ünlüce başkanımız geçenlerde, aynı sizin yaptığınız gibi bütün akademik odaları topladı ve projelerini bizlerle paylaşarak bir talepte bulundu; "Bizi eleştirin." dedi. Bu çok önemli bir şey. Bir kere her eleştiriye, her söze kıymet vermeliyiz ve buna tahammül etmeliyiz, katkı sunmayı bilmeliyiz. Bizler bu konuda kendimizi yetiştiren, büyüklerimizden aldığımız ödevlerle, derslerle, onlardan aldığımız tecrübelerle mesleğimizi bir arada götürmeye çalışan dinamik insanlarız.</p>

<p>Bizler mühendisiz, şehirleri inşa etmeye çalışan mimarlarız, şehirleri yaşanabilir bir hale getirmeye çalışan şehir plancılarıyız. Demin dediniz ya başkanım çok güzel bahsettiniz; şehirleri imar ederken hani nesilleri ihya etmezsek... Çok güzel ve çok anlamlı bir yaklaşım. Bizler ihya edemedik nesilleri, onun için maalesef ki hepimiz şehrin mahvoluşunu izlemek zorunda kalıyoruz. Onun için de bu çalıştayları yapmak zorunda kalıyoruz. Siyasetçilerin de aslında görevi, amacı da bu, çok da doğru bir şey.</p>

<p>Şimdi değerli katılımcılar, bizler Büyükşehir Belediyesi ve diğer belediyelerimizle, demin Mübeccel Hanım'ın da bahsettiği gibi bir altlık oluşturmak adına bir çalışma yürüttük. Bu çalışmada yaklaşık 52.000 binanın denetimini, ön denetimini, gözlemsel, tahribatsız anlamda bir denetimini yaptık. Bakın burada çok çarpıcı bir şey var, birçok sivil toplum kuruluşu burada. Arkadaşlar 6.000 bina acilen, bakın acilen yenilenmek zorunda, dönüşüme girmek zorunda. Bu binaların birçoğunda yarın yaşanabilecek 6 ve üzerindeki deprem durumunda gerçekten ciddi hasar olacak ve can kaybı olmama ihtimali çok az.</p>

<p>Şimdi bizlerin amacı şu; bizler şehirlerimizi dönüştürürken aynı zamanda da yaşanabilir bir şehir haline getirmekten geçiyor. Bu önerilerimizi de sıralamaya gayret gösterdik. Her basına açıklamalar yaptık. Çeşitli ilgili arkadaşlarımızla, değerli başkanlarımızla görüşürken teknik anlamda açıklamalarımızı, önerilerimizi ilettik. Bunların başında şu geçiyor; bakın depremle savaşılırken bir kere imarla barışamayız. Bunu bir kere aklımızın bir kenarına yazmamız gerekiyor. Erdoğan Başkan bahsetti, yani 1970'lerden bu tarafa bir imar affı sürecini yaşadık, yaşamaya maalesef devam ediyoruz. Kuralsızlık ve kanunsuzluk üzerine bir ülke inşa edilemez, edilmemelidir.</p>

<p>Bakın yenilerde bir düzenleme var, işte bahçe düzenlemeleri vesaire vesaire. Ben bir kamu görevlisiyim, aynı zamanda bir kooperatifçiyim. Yaklaşık 200 tane konutu imal etmeye çalışıyoruz ortak akılla, herkesi bir araya getirerek, bütünleştirerek, kolektif bir çalışmayla. Bunu başarmak için de her türlü kurala, kaideye uymak zorundayız ve bunun için var kanunlar, kurallar bunun için var. Kanunsuzluk üzerinden, kuralsızlık üzerinden bir siyaset devşirmeyi ben doğru bulmuyorum. Bunun üzerinden de insanları etkilemeyi, vatandaşları yönlendirmeyi de doğru bulmuyorum. Çünkü o insanlar da mağdur oluyor, o insanlar da bir yerden sonra çıkmazın içine giriyor.</p>

<p>Burada vatandaşlarımızı bizler siyasetçiler olarak, "bizler" dedim pardon, "sizler" siyasetçiler olarak doğru bir seviyeye getirmek en büyük göreviniz. Bizler de meslek odaları olarak, siyaset dışı unsurlar olarak aslında, sendikalar, sivil toplum örgütleri olarak (zaman zaman bu kelimenin altını çiziyorum) sizlere de istikamet çizmek zorundayız, kusura bakmayın. Bunu bizler yapmak zorundayız. Bu istikameti yanlış anlamayın bizi, sizi zapturapt altına almak için değil, mesleki kaygılarımızı toplum üzerinde gidermek adına yapmak zorundayız. Toplumcu bir mühendisliği aşılamak adına yapmak zorundayız, toplumcu hareket etmek zorundayız.</p>

<p>Bir de şuna değinmek istiyorum arkadaşlar; emperyalist bir paylaşım içerisine girmiş, kan emici bir şeytani bir siyonist akıl çok net bir şekilde ülkemizi kuşatmış durumda. Şimdi eğer bu akılla bizim baş edebilmemiz için, yani öyle bir bakış açısındalar ki kimin ne olduğu, neyin kime benzediğini anlayamıyoruz. Bunu sizler hele daha iyi biliyorsunuz. Onun için bu akılla baş etmek adına bir kere kendi küçük pragmatist faydacıklarımızdan vazgeçerek toplumsal faydacılığı öne çıkarmamız gerekiyor. Bunu yapmak hepimize düşüyor, bu görev hepimize düşüyor. Önce kendimizi iyi tahlil etmekten, toplumu iyi tahlil etmekten geçiyor. Bu tahlili yaparken de kimseyi dinine, ırkına, hayat görüşüne, ideolojik farklılıklarına göre yargılamaktan değil; bütünleşerek, ortak aklı şimdi sizin yaptığınız gibi kesişim kümelerini arttırmaktan geçiyor.</p>

<p>Bizler bu dönemde şöyle bir sloganla çıkmıştık yola, ben buradan tavsiye niteliğinde şunu söylemek istiyorum. Vatandaşa şunu söylemek zorundayız, vatandaş kızıyor, eleştiriyor diyor ki; "Şehir benim için ne yaptı?". Şunu dedirtmeliyiz ilk etapta; "Şehir benim için daha ne yapsın?". En son aşamaya geldiğimizde de "Ben şehir için ne yapabilirim?"i konuşmamız gerekiyor. İşte bu kolektif çalışmayla üretebilirsek başarabiliriz.</p>

<p>Şimdi teknik birkaç tavsiyelerde de bulunup daha fazla uzatmayayım. Birincisi yeni imar bölgeleri ile ilgili çok tartışmalar yaşanıyor. Maalesef bu tartışmaların odağında da genellikle ne hikmetse hep ticari odalar var. Ticari odalarımıza baktığımızda hepsi ne hikmetse "Orayı imara açın, burayı imara açın" diye tutturuyorlar. Bakın bu bir eleştiridir, ben meslek odasıyım, meslek açısından bakacağım, şehir açısından bakacağım. Arkadaşlar bizim şehrimizin Yunus Emre Caddesi, Atatürk Caddesi imarda, depremde yerle bir olacağı gerçeği dururken (parantez içinde o 6.000 dediğim binanın neredeyse %50'si de o caddelerde) biz imarı açarsak buralar nasıl yenileşecek? Sorarım size nasıl yenilenecek? Nasıl yenileceğiz? Hangi müteahhit bunu gelip yapacak? Bu bir.</p>

<p>Onun için diyorum ki evet imara açalım ama şimdi değil. Buraların yenilenmesi için ortak akılla bir çözüm bulalım, buraları yenileyelim ondan sonra gidelim bilmem ne bölgesini açalım. Çünkü bu haksız bir rantiyenin de önünü açmak oluyor ama öbür türlü gerçekten hem depreme hem kentsel anlamda şehre hizmet etmek oluyor. Önereceğim en önemli şeylerden bir tanesi bu.</p>

<p>Tepebaşı Belediyemiz gerçekten büyük bir özveriyle ve gerçekten ortak akılla ve gerçekten şehrin muhalefeti olan şu anki iktidar partisinin de desteğini alarak bir çalışma yürüttü. Yeşiltepe Mahallesi'nde bir çalışma yapıldı. Ada bazlı, bakın bu cümle çok önemli, bizlerin her zaman önerdiği, yapmaya çalıştığı bitişik nizamdan kurtulup ada bazlı hem rahat şehirler hem depreme hazırlıklı şehirler yaratmak adına bunu yaptı. Ama gel gelelim ki maalesef ucuz bir siyasete kurban edilmeye çalışılıyor. Bu bizi üzüyor. Bakın buradan siyaset devşirmek çok doğru değil, yanlış yaklaşımlar. Mağduriyetler olabilir, mağduriyetler giderilir. Mağdur olanlara otururuz hep beraber bizler meslek odaları olarak da bunun önünü açabiliriz. Çünkü bizler tarafsızız, biz gelecek Erdoğan Bey'i de eleştireceğiz, biz gelecek Ayşe Ünlüce başkanımızı da eleştireceğiz yeri geleceğince. Ama bizler ortak ve doğru yapılan şeye de doğru anlamda katkıyı sunmakla mükellef bir meslek odasıyız.</p>

<p>Çalışmaları gerek partilerin gerek sivil toplum kuruluşlarının ve bizim gibi siyaset dışı unsurların desteklemesinin önünün açılması gerekiyor. Bizlerin de bu desteği yaptık diye bir tarafa çekilmemesi gerekiyor. Çünkü biz tarafsız bir şekilde doğrularımızı savunmaya devam edeceğiz.</p>

<p>Şehrin kentsel dönüşümünü artık bir program ya da bir sistem geliştirmeye çalıştık. Bu dönemde o kadar çok diğer odalardan arkadaşlar dedi ki, bir akademisyen arkadaşımızın yönetimdeki arkadaşımızın önerisiyle ortaya çıktı. Arkadaşlar, bu ülke artık bir mevzuat kirliliğine, mevzuat çöplüğüne dönüşmeye başladı. Her dakika bir şey değişiyor. Yenilerde depremle ilgili yıkılmış yapılardaki hasar tespit yönetmeliği değişti. Düşünebiliyor musunuz? Her dakika bir şey değişiyor. Bizler mesela oda olarak böyle bir talep olduğunu görünce Temas diye Teknik Mevzuat Alarm Sistemi diye bir sistem geliştirmek zorunda kaldık. Şaka gibi değil mi gerçekten?</p>

<p>Çünkü o kadar çok yeniliyoruz ki 1999 depremi bize her şeyi anlatmış olması lazımdı. Ondan sonra yaşanan Van depremi, sonraki büyük depremler bize bir şeyler anlatmış olması lazımdı. Ama geldiğimiz noktada şubat depremi ile birlikte yine hiçbir şey anlamadık. Bunun altını kocaman çiziyorum. Yine ucuz siyasete kurban gidecek ve ateş düştüğü yeri yakacak. Belki bir deprem olduğunda buradaki yarısının hayatta olmadığını gözünüzün önünden geçirin. Ya da yarınız hayatta kaldınız ama eviniz yok barkınız yok, yakınlarınızdan biri yok. Bu gerçeği biz her yerde söylemeye çalışıyoruz, inatla da söylüyoruz. Deprem konusunu son cümlemle bitireceğim. Trafikle ilgili birkaç bir şey söylemek istiyorum.</p>

<p>İstanbul depremine karar aldık yönetim olarak. Her çıktığımız konuşmada İstanbul depremini vurgulamak istiyoruz. Nedeni şu; dünyada birçok ülkeden daha büyük nüfusa sahip olan, ülkenin gayrisafi milli hasılasının neredeyse %57’sinin geçtiği bir bölge olan İstanbul depremi, ülkemizi sadece etraftaki illeri değil, ülkemizin bağımsızlığını, ülkemizin ekonomik anlamda güçlü bir noktaya doğru erişmesini, her şeyi ama her şeyi kaybetmesine sebep olabilecek tehlikede, sebep olabilecek sıkıntıda bir depremdir. Ortada büyük bir Godzilla var amiyane tabirle ve bu ülkemize doğru yaklaşıyor. Lütfen ama lütfen değerli başkanım, sizlere de bunu bastırarak söylüyorum. Her gittiğiniz yerde bunu vurgulamaya gayret gösterin. Bunlar ucuz siyasete lütfen kurban edilmesin. Bunlar hepimizin canını, malını derinden etkileyecek ve hakikaten hepimizin bağımsızlığını, ekonomik bağımsızlığını, sosyal bağımsızlığını sıkıntıya çok sokacak bir gelişmedir. Bunun altını çizerek kentsel dönüşümle ilgili konuyu bitirmek istiyorum.</p>

<p>Eskişehir küçük bir şehir. Gerçekten bir kimliğe büründü. Hani bu konuda Sayın Yılmaz Büyükerşen'i de anmadan geçemeyeceğiz. Emekleri çok, diğer başkanlarımızla birlikte emekleri çok ama hakikaten bir şehir; tarımsal ve sanayi şehrinin yanına bir eğitim şehri, bir parklar şehri diye bir kimlik daha yerleştirdi. Bu önemli ve değerli bir şeydir. "Yiğidi öldür hakkını ver" demişler, bu konuda da teşekkürleri hak ediyor. Yalnız tabii bunlar yapılırken de yine teknik anlamda bazı konularda bizler dinlenmedi. Bunun da altını çizelim. Keşke bizlerin önerileri bunlar yapılırken daha dikkate alınsaydı, bugün trafik sorunu, bugün yaşadığımız işte bazı problemler yaşanmayacaktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yine aynı şekilde bir önceki dönemdeki başkanımızı da anmadan geçemeyeceğim Orkun Başkanımızı. Onun döneminde de bir 7 maddelik bir tavsiye niteliğinde trafik sorunuyla ilgili çözümler üretmeye çalıştık. Bakın tramvay, gelişmiş dünyaya özgü güzel bir hafif raylı sistem olarak geçer, önemli bir şeydir. Burada artık şehir kalabalıklaşmaya başladıkça bu trafik sorunu, sorun haline gelmeye başladı. Aslında Eskişehir'de devasa bir trafik sorunu olduğunu da söylemiyorum açıkçası ama belli saatlerde tramvayların uzatılması, yani 256 kişilik kapasitenin 500 kişiye, 600 kişiye çıkarılarak bu şekilde duraklarda ve durakların da büyütülerek en azından yollarla kesişilen noktalarda daha az bir duraklamanın olacağını düşünüyoruz. Bu konuda da büyük bir öneri getirmek istiyoruz. İlk önce bundan başlanmalı diye düşünüyorum.</p>

<p>Diğer bir konu, çevre yolu muhabbeti. Arkadaşlar ben öğrenciydim, ben lisedeydim, çevre yolu konuşuluyordu. Ben büyüdüm, inşaat mühendisi oldum, hâlâ çevre yolu sorunu konuşuluyor. Ben inşaat mühendisliğini bitirdim, kamuda 15. yılımı neredeyse devirdim, hâlâ neyi konuşuyoruz? Güney Çevre Yolu'nu, Kuzey Çevre Yolu'nu konuşuyoruz. Ben bir keresinde şunu söylemiştim Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yetkililerine: "Arkadaşlar, sizlerin 20 yıllık, 25 yıllık iktidarınızda söylediğiniz en önemli bir şey var, haklısınız da bir şey demiyoruz; yol yaptık dediler." Doğru, güzel yollar yapıldı. Biz de diyoruz ki Eskişehir için; en iyi bildiğiniz şeyi yapın, yol yapın. Bize yolumuzu yapın, bu kadar basit. Yani Kuzey Çevre Yolu'nu hayata geçirin ki bizler de artık diyelim ki belediye sen bu yolu niye yapmıyorsun? Şimdi senin ana görevini sen yapmadığın zaman bizler teknik insanlar olarak palyatif çözümlere gitmeye çalışıyor belediye. Şu anda Atatürk Caddesi'nde yapılan, buradan da bu hadi iddialı bir cümle olsun, yapılan her çözüm palyatiftir. Bir yerden sonra kilitlenecek. Bunu meslek bakımından hocalarımız da söylüyor, üniversiteye destek olan hocalarımız da söylüyor. Bir yerden sonra kilitlenecektir. Ha, bunu toplu taşımayı teşvik ederek, toplu taşımanın önünü açarak engelleyebiliriz ama bir diğer taraftan yeni yollar açılabilmesi için demin Erdoğan Başkanım imar yolu dedi. Bakın bu çok önemli bir cümle; imar yolu. Şimdi imar yolunun imar hâline getirebilmemiz için bizim gerçekçi çevre yollarına ihtiyacımız var. Bunun için de sanırım açıklamalar devam ediyor yani hükümetin yetkilileri de bence gayret gösteriyorlar il bazında. Üretmeye çalışıyorlar ama bir yere kadar demek ki onların da etkisi olmuyor yani bu önemli bir sorun.</p>

<p>Trafik, bu çevre yolu yapılınca da bitmeyecek. Bilhassa da viyadük, köprülerimizi, o tarz sanat yapılarımızın depreme karşı dayanıklı olup olmadığının acilen incelenmesi gerekiyor. Yaşanacak bir depremde herhangi bir göçme sırasında Eskişehir'i kuzey ve güney olarak düşünün; kuzeyinden mi güneyine geçiş olmayacak? Bu çok büyük tehlike arz ediyor. Yine bir şeye daha değinmek istiyorum. Arkadaşlar bizler, Fesih Başkanım da öyle, belki 10 yıldır, 12 yıldır Tıp Fakültesi'nin güçlendirilmesi mi, yıkılması mı, yapılması mı bunlar tartışılıyor duruyor. Hep tartışılıyor ama hiç bir hamle yok ve maalesef fay hattına da çok yakın olduğu bilinen, belki de üstünden geçtiği tahmin edilen bir tıp fakültemiz var bizim nur topu gibi. Bunun acilen önlem alınması gerekiyor. Bakın ondan sonra bizim oda başkanımızdan bir tanesini Hatay depreminden sonra 83 yapısı ayakta, bir tanesi yıkılmış; 82 bina ayakta bir tanesi. O da altında kolon kesme var, illiyet bağı kesilmiş olmasına rağmen maalesef zoraki bir şekilde, zorlama bir şekilde arkadaşımızı içeri attılar. Sebebi de şu; oda başkanlığı süresince yaptığı bu açıklamaları da delil olarak koymuşlar. Bakın bir akıl tutulmasıdır bu. Tuz koktuysa ne yapsın vatandaş, ne yapsın tuz koktuysa? Hani bunun için hepimizin adalete, hakka, hukuka sahip çıkması gerekiyor. Bu haksızlık hukuksuzluk bir gün gelip hepimizi bulur.</p>

<p>Bir de küçücük su sorununa değinip yerime geçmek istiyorum izninizle. Umarım başınızı şişirmiyorumdur. Değerli arkadaşlar, Eskişehir bir su şehri gibi gözükse de aslında ülkemizin büyük bir kesimi gibi maalesef ilerleyen zamanlarda bir su fakiri bir ülke olacak ve bir şehir olacak. Eskişehir'deki su sorununun ortaya çıkmasının, bilhassa ben bir Çiftelerliyim, Çifteler bölgesinde o küçüklüğümüzde yüzdüğümüz ana göletin, işte o Gökgöz diye tabir edilen yerin susuz kalmasının ana sebebi mevcut başkanın oraya iki toprak, kum atmasından değil. Bu bir algı yönetmek, çok büyük hata ve yanlıştır. Ben bunu teknik kimliğimle söylüyorum. Asıl mevzu; Çifteler-Sakarya havzasında derin kuyu dediğimiz 300-400 metrelik kuyularla hidrojeoloji dediğimiz, yine bunlar bizim mesleğimizin bilimi içerisindedir, o hidrojeolojik yapının incelenmeksizin bir anda hoyratça o suyun çekilmesi. Yine tarım politikasına sizler vurgu yaptınız; tarım politikasına gidiyor. Sonrasında da ciddi anlamda yer altı suyu kalmadığı için; giren ve çıkanlar çok basit bir hesap. Ne kadar yağdı, ne kadar çıktı? Çok fazla çıkıp az yağarsa da çok basit su sorunu yaşıyorsunuz. Şimdi bunun bedelini kim ödeyecek? Tarım yapmaya çalışan, "beş dönüm pancar ekeyim de işte ekmeğimin parasını kazanayım" diyen insanlardan önce bunun hesabı sorulacak. Hep öyle olmuştur; en güçsüz çünkü en ayaklar altında kalandır.</p>

<p>Yine aynı şekilde Porsuk havzasıdır; aslında Eskişehir'i besleyen, Eskişehir'e su kaynağı olan Porsuk havzasıdır. Porsuk Barajı çok büyük bir barajdır düşündüğümüzde ve yaklaşık 300 milyon metrekare gibi bir alandan beslenir ancak maalesef ki o havzanın içerisine dört beş tane gölet yapılarak 300 bin olan kapasite 200 bine düşmüştür. Bu kapasiteden dolayı da Porsuk havzası, Porsuk havzasından oluşacak su, Porsuk Barajı'nda yeterince bir tutum gösteremediği için ciddi anlamda ileride Eskişehir'i bir su sıkıntısı beklemektedir. Bu konuda da DSİ'nin şu açıklamaları yapmaması gerekmektedir; "Kütahya şubesi biz oralara gölet yapmazsak Kütahya şubesi ne yapacak?" gibi açıklamalar yapılmaması gerekir. Çünkü akıl ve mantık teknikle birleştirilmelidir, beraber yürünmelidir bu yollar. Bu konuda da altını kocaman çizmek istiyorum. Etki konusuna da değinmek istiyorum. Hata yapılır, hata yapan bedelini öder, ödemelidir de ancak hata yapanın sanki bedeli ödememiş gibi bir hareket etmenin de kimseye faydası yoktur. Bu konuda da gerekli adımlar atılmalıdır, bizler de atılacağına inanıyoruz. Bu konuda halkın kesinlikle yanlışa sürüklenmemesi, halkın parasının kesinlikle korunması gerekmektedir. Ancak hataların üstüne de hatalarla gitmemeliyiz. Ortak akılla, şimdiki sizin yaptığınız gibi bir konsensüsle gitmeliyiz. Bu arada şunun bilgisini de vereyim; bizler Su Komisyonu'nu acilen toplantıya çağırdık. Bu hafta ilk toplantılarını yapacaklar. Değerli hocalarımız, konunun uzmanları, eski DSİ bölge müdürlerinden tutun konuya hakim olan arkadaşlarımız var ve yakın gelecekte de Eskişehir'in su sorunuyla ilgili geniş çaplı bir raporu sizlerin, bütün kamuoyunun huzuruna bir basın açıklamasıyla sunmayı planlıyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/oytun-gokten-eskisehirde-riskli-yapi-ve-kentsel-donusum-surecini-degerlendirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/04/oytun-gokten-eskisehirde-riskli-yapi-ve-kentsel-donusum-surecini-degerlendirdi.jpg" type="image/jpeg" length="49467"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hüseyin Durmazlar Eskişehir’de deprem gerçeği ve kentsel dönüşüm ihtiyacını anlattı]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/huseyin-durmazlar-eskisehirde-deprem-gercegi-ve-kentsel-donusum-ihtiyacini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/huseyin-durmazlar-eskisehirde-deprem-gercegi-ve-kentsel-donusum-ihtiyacini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gelecek Partisi İl Başkanı Hüseyin Durmazlar, Eskişehir’de 7.4’e varabilecek deprem riskine dikkat çekerek planlı kentsel dönüşüm çağrısı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aynı zamanda Jeoloji Mühendisi de olan Gelecek Partisi Eskişehir İl Başkanı Hüseyin Durmazlar şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Eskişehir'in en büyük sorunlarından biri depremdir. Biz depremi eğer karşısında durduğumuz bir aygıt, bir afet olarak düşünürsek burada yanılırız. Depremle yaşamak yerine depremle savaşmayı tercih edersek her zaman kaybederiz. Bu, yağmuru durdurmak veya güneşe kurşun sıkmak gibi bir şeydir. Depremle savaşmayı değil, depremle yaşamayı öğrendiğimiz gün biz depremi anlamış ve depremin etkilerinden arınmış oluruz. Deprem nedir? Kısa bir başlık altında toplarsak veya küçük özetlersek ben şunu diyorum: Deprem bir doğum sancısıdır. Nasıl doğum sancısından sonra bir bebek dünyaya gelirse her depremden sonra bir musibet, ardından bir de güzellik meydana gelir. Depremlerden sonra yer altı sularımız zenginleşir, mineralli sularımız ortaya çıkar, sıcak sularımız meydana gelir. Deprem bizim yeni maden yataklarımızın oluşmasına da katkı sağlar. Sadece bir musibet olarak görmememiz gerekiyor. Bunun için depremlerle yaşamamız en büyük sorumluluk kaynağımız olmalıdır.</p>

<p>Peki, Eskişehir'deki deprem açısından riskli yerleri birçoğumuz biliyoruz. Bunun haricinde deprem açısından ne yapıldı? Ufak bu konuya değinmek istedim. Osmangazi Üniversitemizin de arasında bulunduğu 3 tane üniversitenin bir projesi vardı. Bu projeden sonra Turgutlar'dan başlayıp 71 Evler'e kadar olan nitelikli bir çalışma sonucunda bir fay ortaya çıktı. Bu fay 3 sistemden oluşuyor. Bu fayın üretebileceği yaklaşık deprem boyutu 6.4 olarak belirlendi. Ancak 6 Şubat'taki deprem gibi birbirini tetiklerse bu 7.4'e kadar çıkabileceği düşünülüyor. 7.4 çok büyük bir şiddetli depremdir. Çok büyük yıkımlara neden olur. Eski yapılarımız artı bu 2014 öncesindeki yeni yapılarımıza da zarar verecek niteliktedir. Bugün bir kentsel dönüşüm dedikleri, benim ise yerinde dönüşüm dediğim binaların yıkılmasında bile sağlam binaların hasar aldığını görebiliyoruz. Veya 2014'te zemin iyileştirme yöntemlerinin farklılaşması, bugünkü kadar derin olmaması veya sağlam olmaması nedeniyle farklı oturmalardan dolayı yıkımlar veya kullanılamayacak binaların ortaya çıkması aşikardır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Biz jeoloji mühendisleri olarak Eskişehir'de kesinlikle planlı bir kentsel dönüşüme ihtiyacınız olduğunu düşünüyoruz. Daha önceden Sayın Yılmaz Büyükerşen zamanında bu denendi. Farklı mahkemeler açıldı, davalar açıldı. Bu nedenle bu terk edilmişti. Bu kentsel dönüşüm bir kerelik bir işaret fişeği olmaktan ziyade veya bir davada bırakılacak bir süreç niteliğinde olmaktansa halkla, insanlara bu konu anlatılarak, onların da düşüncelerini alarak, neden bu kentsel dönüşümün burada veya belirlenen bölgede olduğunu söyleyerek onları ikna ederek bu süreçlerin yapılması doğru olur.</p>

<p>Son olarak su mevzusunda çok konuşmak istemem ama bizim jeoloji mühendisliğinin bir konusudur. Ben bu konuda Fesih Bey'in çalışmalarını çok takdir ederim; çok önemli çalışmaları ve projeleri vardır. Bu konuda kendisinden daha fazla söyleyecek bir sözüm de yoktur açıkçası. Son olarak bir şey eklemek isterim. Bu kentsel dönüşüm veya yerinde dönüşümler sırasında binaların yıkılması; bizim 2018 yılından önce çimentolarımızda yani katkı maddelerimizde asbest kullanıldı. Bu çok önemlidir. 2018 öncesi yapılan yapılarda kullanılan asbest nedeniyle yıkımlarda toz oluşur. Bu tozların solunması akciğer kanserleri veya mide zarı kanserlerine neden olur, sırf bu asbest nedeniyle. Bu konunun da kent sağlığı veya halk sağlığı neticesinde büyük sorunlara neden olacağı için ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/huseyin-durmazlar-eskisehirde-deprem-gercegi-ve-kentsel-donusum-ihtiyacini-anlatti</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/04/huseyin-durmazlar-eskisehirde-deprem-gercegi-ve-kentsel-donusum-ihtiyacini-anlatti.jpg" type="image/jpeg" length="28928"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir’de erişim sorunları gündemde: Engelli bireyler yaşadıkları zorlukları anlattı]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/eskisehir-sakatlar-dernegi-uyeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/eskisehir-sakatlar-dernegi-uyeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de düzenlenen çalıştayda engelli bireyler ulaşım ve erişim sorunlarını dile getirdi. Yetkililer çözüm için çalışmaların süreceğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir Sakatlar Derneği üyeleri Fatma Yuna ve Osman Uslu şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Ulaşım konusunda fazlasıyla sıkıntı yaşıyoruz. Özellikle binalarda, yollarda ve yeni yapılan yapılarda ciddi sorunlarla karşılaşıyoruz. Bir yere gitmek istediğimizde ilk düşündüğümüz şey, oraya ulaşıp ulaşamayacağımız oluyor. Bunu sadece engelliler açısından düşünmeyin.</p>

<p>Alanönü’nden Sivrihisar Caddesi'ne gelirken yolun ortasından gelmek zorunda kaldık. Tabakhane Caddesi’ne kadar geliş sebebimiz de buydu. Dernekten çıktık ve doğrudan yolun ortasından ilerledik. Başka çaremiz yoktu. Engelli yolu hattı bile işgal edilmişti. İki tekerlekli sandalye kullanan arkadaşım bile taşıt yolundan gelmek zorunda kaldı, kaldırımı kullanamadı. Daha ağır durumdaki arkadaşlarımız ne yapacak? Engelli kaldırımları da işgal edilmiş durumda.</p>

<p>Dört tane engelli yerine park etmiş araç gördüm. Kaldırımlar da zarar görmüş. Bu yüzden taşıt yolundan gelmek zorunda kaldık. Bu büyük bir sorun. Sadece engelliler haftasında hatırlanmak istemiyoruz.</p>

<p>Öyle bir sistem var ki hayatın normal akışında engeller kaldırılmıyorsa engelsiz bir yaşamdan söz edemeyiz. Bu bizim için çok büyük bir sorun. Engel camiasındaki herkes için geçerli bu durum. Görme engelliler, bedensel engelliler, zihinsel engelliler, ortopedik engelliler... Farkındalık oluşması için mücadele ediyoruz. Ya bizimle birlikte hareket edecekler ve durumu görecekler ya da biz kendimizi fark ettirene kadar gücümüz yettiği sürece mücadele etmeye devam edeceğiz.</p>

<p>Bu konularda toplumsal bir etki oluşturduğunuzda, yaşamın içinde bizim de olduğumuzu daha iyi anlayacaklar. Engel hayatın bir gerçeği. Doğuştan olabilir, sonradan olabilir. Herkese sağlık diliyoruz ama her an engelsiz bir yaşamdan söz etmek mümkün değil. Engel bizim hayatımızın içinde. Bu sorunlar giderildiğinde biz de daha rahat bir yaşam sürebiliriz.</p>

<p>Şu an yapılan imar planları ve kentsel dönüşüm çalışmaları da önemli bir konu. Özellikle Odunpazarı’nda, İçmekent ve Karapınar tarafında yeni dönüşümle birlikte alanlar açıldı. Ancak tekerlekli sandalye kullanan bir arkadaşım için bu bölgelerde ciddi zorluklar var. Rampalar uygun değil, seviyeyi koruyacak düzenlemeler yok.</p>

<p>Odunpazarı Meydanı turistik bir gezi noktası olduğu için yoğun kullanılıyor. Bu durum engelliler için de ayrı bir sıkıntı oluşturuyor. Tekerlekli sandalye kullananlar ve görme engelliler için erişim zorlaşıyor. Bu sorunlar dile getirildiğinde ve bizler de fark edildiğimizde mutlu oluruz."</p>

<p>Bu eleştirilere yanıt veren Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin şu ifadeleri kullandı;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Sosyal İşler Başkanlığı olmamız hasebiyle tabii engelli vatandaşlarımızın hakları, sorunları, buna ilişkin çözümler konusunda çalışan birim aslında Sosyal İşler Başkanlığı. Biz geçtiğimiz Ramazan ayında Ankara’daki engelli derneklerimizin bir araya geldiği bir iftar programımız oldu. Akabinde o katılımcı derneklerimizi ben bizzat bir ziyaret ettim. Bir tanesi de Türkiye Sakatlar Federasyonu. Kıymetli Başkanı ve yöneticileriyle beraber oturduk ve diğer engelli derneklerimizi ziyaret ettik.</p>

<p>Bununla birlikte şimdi 8 Mayıs tarihinde genel merkezimizde Genel Başkanımız Mahmut Arıkan’ın da katılımıyla ve Ankara’daki bütün engelli derneklerinin üst kuruluşları, federasyonlar, konfederasyonlar; malum Ankara’da, onların katılımıyla da engellilerin güncel sorunları ve çözüm önerileri çalıştayımızı inşallah Ankara’da genel merkezimizde yapacağız. Ben bu konularla ilgilenen bir siyasi partiyiz, siyasi hareketiz ve aslında ilk daha bu engellilerle alakalı Başbakanlıkta birimin kurulması Milli Görüş’ün icraatıdır. 54. Hükümet zamanında gerçekleşmişti, idari başkanlık şeklinde. Daha sonra devam etti.</p>

<p>Tabii Türkiye’de %12 civarında engelli vatandaşımız var. Yani engelli oranı çok büyük bir oran. Görme engelliler var, bedensel engelliler var vesaire. Tabii bu engelli vatandaşlarımızın sosyal hayata katılımı, iş hayatına katılması noktasında da ciddi çalışma yapmamız gerekiyor. Şöyle bir örnek vereyim, hem de biraz değişiklik olsun. Biz o Ankara’da derneklerimizi ziyaret ederken Görme Engelli Hukukçular Derneği var, oraya gittik. Biz de hukukçu olmamız hasebiyle orada yönetimdeki arkadaşlarımız adliyelerde bilirkişilik hizmeti veriyorlar. Yani bilirkişilik biliyorsunuz dosyanın çok ciddi incelenmesi, rapor tanzimi vesaire gerçekten çok meşakkatli, zor, uzmanlık gerektiren, bizzat dosya üzerinde hâkimiyet gerektiren bir iş koludur.</p>

<p>Görme engelli hukukçularımız bu bilirkişilik hizmetini yıllardır veriyorlar. Ben orada şunu gözlemledim: Gerçekten engelli vatandaşlarımızın toplumsal hayatta, iş hayatında yapamayacakları iş yok dedim ve bir hukukçu olarak orada bu sahneye, bu bilgiye değindiğimde aklıma gelen bir şey de oydu. Oradan çıktık bir başka engelli derneğimize gittik, yine görme engelli ancak belli oranda görme yetisi var. Biz orada dernek ziyaretimiz esnasında bizim fotoğrafımızı o çekti mesela. Dedim ki; evet, orada kesin kanaat sahibi oldum, dedim ki engelli vatandaşlarımızın yapamayacağı iş yok. Yeter ki hayat kolaylaştırılsın.</p>

<p>Zaten Türkiye Cumhuriyeti Devleti tanımlanırken sosyal bir devlet olduğu ifade edilir anayasamızda. Sosyal devlet ne demek? Sosyal devlet aslında vatandaşın hayatını rahatlatan devlettir. Hem engelli vatandaşlarımız için hem de diğer tüm vatandaşlarımız için bu noktada yapılması gereken çok şey var. Bunu ifade etmek isterim, devam edelim inşallah sizlerin de bu sorunları üzerine esnafımızdan da kesitler alalım."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/eskisehir-sakatlar-dernegi-uyeleri</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/04/eskisehir-sakatlar-dernegi-uyeleri-fatma-yuna-ve-osman-uslu.jpg" type="image/jpeg" length="28502"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İbrahim Haydar Büyükeren Eskişehir'deki trafik sorunu ve otopark yetersizliğini yorumladı]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/ibrahim-haydar-buyukeren-eskisehirdeki-trafik-sorunu-ve-otopark-yetersizligini-yorumladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/ibrahim-haydar-buyukeren-eskisehirdeki-trafik-sorunu-ve-otopark-yetersizligini-yorumladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sürücü kursu işletmecisi İbrahim Haydar Büyükeren, trafik sorununun çok paydaşlı yapısına dikkat çekerek, Eskişehir’deki temel sorun alanlarını sıraladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sürücü Kursu İşletmecisi İbrahim Haydar Büyükeren şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Bugün trafik ile ilgili probleme değineceğim. Arkadaşların bir kısmı biliyor; biz de bu konunun muhatabıyız. 17 yıldır trafikle ilgili eğitim alanında konunun bir muhatabı olarak karşınızda bulunmaktayım.</p>

<p>Şimdi trafik mevzusu tek başına bir kurumun veya bir kuruluşun çözebileceği bir mevzu değil. Yani trafik mevzusunu eğer ele alıyorsak ve bunun çözümüne yönelik bir hamle yapacak her şeyden önce trafik sorununu iyi anlamamız gerekiyor. Bunun paydaşları var. Trafik sorununun paydaşları; Millî Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı ve belediyeler bu meselenin paydaşlarıdır.</p>

<p>Şimdi bu sorunun paydaşları trafik sorununu bütüncül olarak ele alarak değerlendirdikleri takdirde biz trafikle ilgili belli yolları alabiliriz. Eğer bu paydaşlar ortak bir politika çerçevesinde; sürdürülebilir ve uygulanabilir bir politika çerçevesinde birleşmezlerse veya bu konu hakkında iş birliği yapmazlarsa maalesef trafik sorunu hakkında çok fazla yol alabilmemiz söz konusu değildir.</p>

<p>Şimdi trafik sorununun etkilerini tabii kaza boyutuyla değil de çevreye olan etkileri ve maddi kayıplarımız çerçevesinde ele alacağım. Zaten diğer kayıplarla ilgili kamu spotlarımız gibi birçok bilgimiz var. Trafiğin gereğinden fazla yoğun olması ülke genelinde her birimizin hayatından 10 ile 25 dakika arasında zaman alıyor. Yine trafiğin yoğun olması yakıt tüketimini %20 ile %40 arasında artırıyor. Araçlar bu trafik yoğunluğu sebebiyle yıllık 2 ile 4 milyar litreden fazla yakıt tüketiyorlar. Bu yakıt tüketiminin maliyeti 100 milyar ile 200 milyar TL arasında oluyor. Zaman, yakıt ve verim kaybını toplam olarak değerlendirdiğimiz zaman da 150 milyar ile 300 milyar TL arasında bir kaybımız söz konusu oluyor.</p>

<p>Yine trafiğin çevreye olan etkileri var. 2 ile 4 litreden fazla yakıt tüketimi, 5 ile 10 milyon ton ek karbondioksit salınımı oluşturuyor. Yine şehir merkezlerinde 2 ile 5 derece arasında sıcaklık artışına sebebiyet veriyor. Tabii bir de bunun gürültü boyutu var. Gürültü kirliliği de önemli bir boyuttur; bu da 70 ile 90 desibel arasında gürültü kirliliği oluşturuyor. Buna bağlı olarak karbondioksit salınımıyla alakalı olmak üzere astım, KOAH ve kalp hastalıklarının artmasına sebebiyet veriyor. Yani trafik yoğunluğu karşımıza böyle yan etkiler çıkartıyor.</p>

<p>Şimdi paydaşlardan bahsettik. Çok kısa ben paydaşlardan bahsedip daha sonra olayı yerele getireceğim. Millî Eğitim Bakanlığı bu işin paydaşlarından bir tanesidir. Biz trafik sorunu dediğimiz zaman belki hiç göz önüne getirmiyoruz ama önemli bir paydaştır. Çünkü sürücü eğitimi ve sınavı gibi işleri Millî Eğitim Bakanlığı yapıyor. Eğer Millî Eğitim Bakanlığı bu görevini hakkıyla yerine getirirse trafikteki olası problemleri ortadan kaldıracağız. Mesela Millî Eğitim Bakanlığı yetkilendirdiği kurumlar eliyle sürücü adaylarında bir trafik kültürü oluşturmalı. Bu trafik kültürüne sahip olan sürücüler daha konforlu, daha hızlı ve daha ekonomik ulaşım neyse onun takibini yapıp o şekilde hareket etmeli. Yine Millî Eğitim Bakanlığı ülkemizin trafiğinin yoğunluğuyla alakalı kayıpları insanlara doğru şekilde aktarabilirse bunlar sürücülerin davranışlarında olumlu etki yaratacaktır. Yine Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim ve ortaokullarda trafik eğitiminin çocuklara ciddi ve etkin bir şekilde verilmesi gerekiyor. Siz bu işi baştan yapmazsanız sonradan bu işleri yapmak çok da kolay olmuyor. Onun için Millî Eğitim Bakanlığını gözden kaçırmamak lazım.</p>

<p>Yine diğer bir muhatap İçişleri Bakanlığıdır. İçişleri Bakanlığı trafikle ilgili denetim ve trafik kazalarına müdahale gibi görevleri yapıyor. İçişleri Bakanlığı ile ilgili yaşadığımız en büyük kriz tutarsızlıktır. Yani İçişleri Bakanlığı maalesef trafik konusunda çok tutarsız davranıyor. Yıllardır halkımızın da ifade ettiği bir konu vardı; trafik cezalarının caydırıcı olmadığı söyleniyordu. Bununla ilgili yakın zamanda belli adımlar atıldı ama burada da İçişleri Bakanlığında bir tutarlılık göremiyoruz. Cezaların uygulanması noktasında halkın bu konuda büyük çekinceleri var ve haksız da sayılmazlar. Özellikle bazı dönemlerde trafik konusunda hassas ve keskin tavırlar alınması, bazı dönemlerde ise gevşetilmesi halkın bu konuda tavır geliştirmesini ve kendini bir yere konumlandırmasını engelliyor diyebiliriz. Onun için İçişleri Bakanlığını da trafik konusunda gözden kaçırmamak gerekiyor.</p>

<p>Bir diğer bakanlık da Ulaştırma Bakanlığıdır. Karayolları Genel Müdürlüğü Ulaştırma Bakanlığına bağlıdır. Karayollarının yapım, bakım, onarım ve standartlarının belirlenmesini bu bakanlık yapıyor. Ulaştırma Bakanlığı ile ilgili de şöyle bir durum var; trafik kazalarındaki suç unsurlarına baktığınız zaman yol yapım, bakım ve onarımdan kaynaklı kazalar çok düşük çıkıyor. Sebebi de muhtemelen o kadar düşük olmaması lazım ama trafik kazalarında kaza tutanakları tutulurken eğer ölümlü ve yaralanmalı bir trafik kazası söz konusuysa bu tutanakları trafik uygulayıcıları yapıyorlar. Baktığımız zaman bu yol hataları da sürücü hatası hanesine yazılarak geçiştiriliyor ama maalesef Ulaştırma Bakanlığının da bu konuda eksiklikleri var. İşte bu eksiklikleri de tamamlaması gerekiyor.</p>

<p>Diğer bir mevzu aslında bugünümüzün mevzusu olan belediyelerdir. Belediyeler yerleşim yeri içindeki yolların yapım, bakım, onarım ve düzenlenmesi gibi işleri yapıyorlar. Toplu ulaşım hizmetleri, otopark alanları, yaya ve mikro ulaşım düzenini belediyeler sağlıyor. Aslında bugünkü mevzumuz da buydu ama ben meseleyi biraz daha detaylı aldım. Şunun için aldım; trafik sadece belediyenin tek başına çözebileceği bir mesele değildir. Hakkaniyetli yaklaşabilmek açısından bu gerçeği de dikkatinize sunmak istedim.</p>

<p>Şimdi Eskişehir özelinde problem odakları nelerdir? Eskişehir'de trafikle ilgili ne gibi problemler var? Birincisi kavşak tasarımları ve kavşakların yetersizliğidir. Evet, şu anda Eskişehir'de maalesef kavşaklar yeni yol yapılarına ve yeni trafik yoğunluğuna uygun değil. Tasarımlarının muhakkak tekrar elden geçirilmesi gerekiyor; bu önemli bir mevzudur.</p>

<p>Diğer bir başlığımız tramvay yolunun taşıt yoluna etkileri ve kesişim krizleridir. Az evvel Mühendisler Odası Başkanı da ifade etti; tramvay yolu Eskişehir için güzel bir ulaşım aracıdır fakat kara yoluyla kesiştiği yerlerde ciddi kriz kaynakları oluşturuyor. Maalesef Eskişehir'de taşıt yoluyla tramvay yolunun kesişimiyle ilgili hiçbir kavşak düzenlemesi söz konusu değil. Yani tramvayın veya taşıt yolunun aşağı alınması ya da yukarı alınması gibi en azından birkaç alanda düzenleme yapılması gerekir. Eskişehirlilerin hepsi biliyorlar; Çamlıca'dan tutunuz da Sanayi Kavşağı'na ve Ertuğrul Gazi Kavşağı'na kadar olan yerlerde ciddi krizler yaşanıyor. Onun için tramvay yolunun taşıt yoluna etkilerinin bence baştan aşağı tartışılması gerekiyor. Çünkü tramvay yolu sadece trafik yoğunluğunun çok olduğu alanlarda değil, mahalle aralarında bile şu anda problem oluşturur şekildedir. Bunun muhakkak tekrar ele alınması gerekiyor.</p>

<p>Trafik yönetimi hatalarıyla ilgili de burada ortak akıldan bahsediyoruz ama Eskişehir'de trafikle ilgili alınan kararlarda herhâlde böyle bir yaklaşım yok gibi görünüyor. Mesela son yapılan bisiklet yollarının ne kadar işlevsel olduğu Eskişehir halkı tarafından ciddi şekilde tartışılıyor. Ben aktif bir bisiklet kullanıcısıyım. Bisiklet yolundan en çok memnun olacak insanlardan bir tanesi benim ama işlevsel olması çok önemlidir. Trafiğin diğer muhataplarını veya trafiğin akışını bozmayacak şekilde kurgulanması çok önemlidir. İşte hepimizin takdir ettiği gibi yakın zamanda Eskişehir'imizde bisiklet yolları yapıldı ama bu yollar trafiği hem otopark yönüyle hem de trafik sıkışıklığı yönüyle nasıl etkiledi? Artı ve eksi yönüyle değerlendirdiğimiz zaman bize ne kazandırdı dediğimizde, takdir edersiniz ki çok olumlu bir tablonun karşımızda olmadığı görülüyor.</p>

<p>Bir sonraki maddede buna değindim. Biraz buna şunu da ekliyorum; yani trafik meselesini çözmede biraz irade eksikliği olduğunu da düşünüyorum. Bu önemli bir boyut. Çevre yolu sorunu, evet çevre yolu sorunundan az evvel Başkan da ifade etti. Maalesef Eskişehir’in bir çevre yolu sorunu var. Şu anda Ankara-İstanbul istikametinde olan çevre yolu iç yol hâline gelmiş durumda. Bunun artık bu şekilde sürdürülmesi söz konusu değil. Özellikle trafiğin pik olduğu saatlerde bu çevre yolu tıkanmakta ve bu çevre yolu aynı zamanda Eskişehir halkının birçoğu biliyorsunuz organize sanayi bölgesinde çalışıyor ve bu insanlar için zaman değerli. Organize sanayinin giriş ve çıkış saatlerinde ciddi anlamda yoğunluklara sebebiyet veriyor. Onun için güney ve kuzey çevre yolları noktasında gerekli iradenin ortaya, gerekli gayretin ortaya konulması muhakkak gerekiyor. Bu ihmal edilebilecek bir mevzu değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alternatif güzergâh eksikliği; evet Eskişehir’in sorunlarından bir tanesi de bu alternatif güzergâh eksikliği. Yine Mühendis Odası Başkanı beyefendi söyledi. Deprem anında Eskişehir’in kuzeyi ile güneyi arasında irtibatın kesileceğinden bahsetti. Fesih Bey tabii bu konunun uzmanı ama ben de trafik içinde olan bir kişi olarak şunu merak ediyorum; acaba Eskişehir büyük bir depremle karşılaştığında, afet anında mahalleler arasında, sokaklar arasında bir iletişim söz konusu olabilecek mi? Benim öngörüm bunun çok büyük bir kriz yaratacağı noktasında. Muhakkak belediyelerin alternatif güzergâhlar konusunda çalışması gerekiyor.</p>

<p>Otopark yetersizliği; otopark yetersizliği de çok önemli bir sorun. Bir de Eskişehir’in özelinde şöyle bir sıkıntı var; keşke belediye yetkilileri burada olmuş olsalardı, kendilerine de sormak isterdim. Ben aslen Konyalıyım. Mesela Konya’ya gittiğim zaman ben otopark ücretlerinin çok ucuz olduğunu görüyorum, belediyenin yaptığı yerlerde. Ama Eskişehir’de çok yüksek geliyor bana. Yani İstanbul gibi, Ankara gibi büyükşehirlerin popüler mahallelerinde olan ücretlerin Eskişehir’de olduğunu görüyorum. Burada bildiğim kadarıyla, yanlış biliyorsam düzeltilsin, ticaret odalarının karar aldığı noktasında bir şey ifade ediliyor ama otopark alanlarının muhakkak makul seviyede olması gerekir ki insanlar otoparklara araçlarını koysunlar. Çünkü insanlar otoparka araçlarını koymadıkları zaman ne oluyor; trafik yoğunluğuna etki ediyor. Yani ikinci mevzu bu konuda da yine Fesih Bey’in bilgisi muhtemelen daha fazladır; müteahhitler eğer otopark yapmıyorlarsa belediyeye bir para veriyorlar. Doğru mu Başkanım? Bunlar belli fonda toplanıyor. Bu fon başka bir yerde kullanılamıyor. Acaba belediye bu fonları etkin bir şekilde değerlendirebiliyor mu? Ben bunu da merak ediyorum. Ne kadar para toplanıyor veya bunun halka dönüşü nasıl oluyor? Bu da benim merak ettiğim konulardan bir tanesi. Gerçekten ben gözlemlediğim kadarıyla böyle bir çalışmanın olmadığını görüyorum. Böyle bir çalışma yoksa neden yok? Fondaki para mı yetersiz? Fondaki para doğru mu değerlendirilemiyor? Çünkü siz eğer yeteri kadar otopark alanı yapmıyorsanız işte trafik yoğunluğu meselesine sebebiyet veriyorsunuz demektir.</p>

<p>Toplu taşımanın niteliksel problemleri; yani Eskişehir’de şöyle bir durum var. Şöyle bir siyaset olduğunu düşünüyorum; insanları toplu taşımaya yöneltme. Evet, bu doğru, makul bir şey. Ama az evvel de bahsettiğim gibi; yani toplu taşımaya yöneltmek istiyorsanız bunun daha konforlu, daha hızlı ve daha ekonomik olması gerekir. Yani bunun altyapısının hazırlanması gerekir. Yani böyle bir düşünce var, evet insanları toplu taşımaya yöneltelim yöneltelim diye bir düşünce var ama bunun yeteri kadar altının Eskişehir’de doldurulamadığını düşünüyorum. Hem toplu taşımanın ücreti noktasında hem işlevselliği noktasında insanları toplu taşımaya yöneltecek bir altyapının olmadığını düşünüyorum. Bu çalışmaların muhakkak yerelde yapılması gerektiğini düşünüyorum.</p>

<p>Tek merkezli şehir yapısı; tek merkezli şehir yapısı da trafiğin yoğunluğuna etki ediyor. Fakat tabii ki benim bugüne kadar aklıma gelmeyen bir konuyu Mühendisler Odası Başkanı söyledi. Çok bildiğim bir konu değil ama kent merkezinde kentsel dönüşüme girmeden yeni imar alanlarının açılmasının pek uygun olmadığını söyledi. Teknik bir konu, benim üstünde çok yorum yapabileceğim bir konu değil ama netice itibarıyla tek merkezli şehir yapısı Eskişehir’de trafik problemini büyüten, trafik problemine olumsuz anlamda katkı sunan bir durum.</p>

<p>Sinyalizasyon; sinyalizasyonların dinamik olarak yönetilmesi mevzusunda sinyalizasyonların elden geçirilmesi gerekiyor. Yani sinyalizasyonlarda trafik yoğunluğuna göre sinyalizasyonun o kavşakları yönetmesi gerekiyor. Şimdi burada bir bakıyorsunuz, kavşak kolunun bir tanesinde bir tane araba var, diğerinde 10 tane araç var ama süre olarak ikisine de belli sürede hizmet veriyor sinyalizasyon. Bu sinyalizasyon yapılarının hızlı bir şekilde Eskişehir’de yenilenmesi gerekiyor ki çünkü kavşaklar, kesişim noktaları trafik yoğunluğunu tetikleyen en önemli noktalar. Yani siz sinyalizasyonu aslında ne kadar azaltabilseniz, keşke bir trafik manzumelerine, trafik kurallarına harfiyen uygulayabilen bir yapıda olsak da bu ışıkları mümkün olduğu kadar azaltabilsek. Çünkü siz bunu ne kadar azaltırsanız o kadar trafik yoğunluğu meselesini azaltmış olursunuz. Yine Eskişehir’de sinyalizasyonla ilgili muhakkak bir çalışma yapılması gerekiyor.</p>

<p>Yolların bakım onarım konusunda gerekli hassasiyetin maalesef Eskişehir’de gösterilmediği noktasında tahmin ediyorum ki Eskişehir halkının ortak bir kararı var. Maalesef bu konuda gerekli özen, gerekli dikkat gösterilmiyor. Onun için bu konuya da muhakkak özen göstermek gerekiyor. Çünkü yolların bakım onarımı aynı zamanda taşıtlarımız milli bir servet, taşıtlarımız ithal araçlar. Bunlarda olan hasarlar bizim milli kaynaklarımızın heba olmasına sebebiyet veriyor. Onun için yolların bakımı onarımı noktasında Eskişehir’in hassas davranması gerekiyor. Bir diğer mevzu da az evvel ifade ettim; yöneticilerin sorunların çözümü noktasında gerekli iradeyi ortaya koyamadıkları düşüncesini genel olarak paylaşıyoruz. Çünkü Eskişehir halkına yerel seçimler öncesinde sorulduğunda Eskişehir halkının en fazla problem olarak gördükleri şey trafik problemi. Halk böyle görürken yönetime talip olanların gündeminin böyle olmadığını görüyoruz veya seçildikten sonra bu gündem üzerine hareket etmediklerini görüyoruz. Evet, trafik konusu tek başına belediyenin çözebileceği bir konu değil, burada hakkını ortaya koymak gerekiyor ama bu hiçbir şey de yapılamayacağı anlamına gelmez. Yerelde belki bu bakanlıkların temsilcileriyle koordineli çalışılabilse ve gerçekten trafik konusunda gerekli hassasiyet ortaya konulabilse önemli şekilde yol alınabileceğini, trafik mevzusunda önemli yol alınabileceğini düşünüyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/ibrahim-haydar-buyukeren-eskisehirdeki-trafik-sorunu-ve-otopark-yetersizligini-yorumladi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/04/ibrahim-haydar-buyukeren-eskisehirdeki-trafik-sorunu-ve-otopark-yetersizligini-yorumladi.jpg" type="image/jpeg" length="32721"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mehmet Ektaş’tan şehir planlaması ve deprem uyarısı: “Sorun tespit değil, uygulama iradesi”]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/ahpadi-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/ahpadi-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AHPADİ Başkanı Mehmet Ektaş, şehirlerin insan odaklı planlanması gerektiğini vurgulayarak, deprem, trafik ve konut sorunlarında çözüm için uygulama iradesine dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adaletin Hukuku ve Parlamenter Demokrasi İdeali Derneği (AHPADİ) Başkanı Mehmet Ektaş şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Saadet Partisi il başkanlığımızı böyle bir çalıştaya imza attığı için kutluyor, bizleri davet ettiği için de teşekkür ediyorum. Tabii ki Sayın Başkanımız Fesih Bey yıllardan beri Eskişehir'in sorunlarına hakim kadrosuyla birlikte ancak bu çalıştayla geniş bir kamuoyunun da görüşlerini almak istemesi büyük bir nezaket olmuş, kutluyorum kendisini.</p>

<p>Az önce Engelliler Derneği'nden aramızda bulunan arkadaşlarımız kendi sorunları ile ilgili bir paylaşım yapınca şu geldi aklıma; şehirler insan ölçekli olmalı. Bizim inşaat eğitiminde okuduğumuz, Sayın Başkanım bilecektir, Neufert kitabı vardı Almanların Türkçeye çevrilen. Neufert çok kalın bir kitap, kapak sayfasında bir insan profili vardır. Binalar, odalar, salonlar, mutfaklar, tezgah yükseklikleri, hastaneler, genişlikleri, girişler, kaldırımlar, caddeler her şeyin planlanmasında insan vardır. Şehir insana göre planlanmalı ve insana göre biçimlenmelidir. Eğer siz şehirlerinizi ranta göre planlıyor ve biçimlendiriyorsanız, siz şehirlerinizi araçlara göre planlıyor ve biçimlendiriyorsanız o zaman burada konuştuğumuz sorunlarla karşı karşıya kalmamız zaten kaçınılmaz.</p>

<p>Trafikle ilgili çok güzel bir sunum hazırlamışsınız, kutluyorum. Eskişehir'in deprem, su, eğitim, trafik gibi tüm sorunları zaten biliniyor. Sorunları tespit etmek ve bu sorunlara etkili, sürdürülebilir çözümler üretmek hiç de zor değil. Bugüne kadar bunlar defalarca da yapıldı. Sorun iradedir. Eğer sizin çözümleri uygulama iradeniz yoksa, öncelikleriniz halkın sorunları değilse, öncelikleriniz insanların yaşam kalitesini artırmak değilse sorunlara istediğiniz kadar tespitte bulunun sorunlarla baş edemezsiniz, sorunlar olduğu yerde kalmaya devam eder. Trafikle ilgili sorunları hangimiz bilmiyoruz sizin çıkardıklarınızı? Biliyoruz. Peki bugüne kadar çözüm noktasında defalarca konuşulan bu sorunların çözümü için herhangi bir adım atıldı mı? Ne yazık ki atılmadı.</p>

<p>Şimdi aramızda, ben tabii söz almakta geciktim keşke daha önce söz alsaydım, iki tane belediyenin bir de İnşaat Mühendisleri Odası'nın temsilcisi vardı. Bu sorunlara yönelik olarak deprem dahil konuşmalarından şunu anladım; belediyeler çözüm üretecek noktada değiller, biriken bu sorunlarda belediyelerimizin hiçbir kusuru yok, bütün kusur merkezi idarenin. Eğer ki bu toplantıya merkezi idareden de katılımcılar olsaydı onlar da bu kürsüde söz alacaklardı, bunun tam tersini söyleyeceklerdi. Ben bir yurttaş olarak mazeret dinlemek istemiyorum. Ben bir yurttaş olarak Anayasa'nın 56. ve 57. maddelerinde karşılık bulan çevre hakkımın ve konut hakkımın bana kazandırılmasını istiyorum.</p>

<p>Mazeretler benim hiç umurumda değil. Ne diyor Anayasa'nın 56. maddesi çevre hakkında? Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir diyor. Sağlıklı ve dengeli çevre. Çevre ne? Sadece çevre örgütlerinin çok haklı olarak yaptıkları ormanlarda ağaçların kesilmemesi ya da maden ruhsatları verilmesinden ibaret değil. Çevre yaşadığımız evden, onun önündeki bahçeden, kaldırımdan, caddeden, sokaktan başlıyor. Sağlıklı çevre dediğimiz bu, dengeli çevre dediğimiz bu. 57. madde ne diyor? Konut hakkı diyor. Nasıl bir konut hakkı? İnsan onuruna yaraşır, sağlıklı ve güvenli bir konut hakkı. Güvenli diyor arkadaşlar. Depremsellik konusu güvenli konut hakkının yurttaşlara verilmemesinin bir karşılığı.</p>

<p>Peki bunları kim yapacak? Bunları devlet dediğimiz aygıtın iki tane, yürütme anlamında söylüyorum, karşılığı var. Birisi merkezi iktidar, diğeri de yerel iktidar. Her ikisinin de bu alanlarla ilgili sorumlulukları ve görevleri var. Bizim onlardan beklentilerimiz bu sorumluluklarını ve görevlerini yerine getirmeleri. Yöneticileri seçiyoruz, yöneticiler şehrin sahibi gibi davranıyorlar. Halbuki şehrin sahibi o şehirde yaşayan kentliler, yani bizleriz. Dolayısıyla şehrin planlanmasında, biçimlenmesinde, yönetilmesinde ve denetlenmesinde şehirde yaşayanlar söz sahibi olmalıdırlar. Bugünkü temsili demokrasi yoluyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde milletvekilleri, yerelde belediye meclislerindeki belediye meclis üyeleri ve grup kararıyla elleri kolları bağlanmış temsili yönetim sistemiyle az önce söylediğim yurttaşların şehirlerin yönetime katılma, planlama, biçimlendirme, yönetme ve denetleme süreçlerinde yer alması mümkün değil. Öncelikle sorunlarımızın çözümü için gerçekçi bir modelin ortaya konulması gerekiyor. Yoksa biz gerçekten söylüyorum havanda su dövmeye devam ederiz.</p>

<p>Mesela depremi konuştuk. İnşaat Mühendisleri Odası'nın temsilcisinin sözüne çok şaşırdım. Eski binaların olduğu yerler yıkılmadan yeni imar alanları açılmamalıymış dedi. Eğer yeni imar alanları açılırsa eski binalar zaten kalırmış. Gerçekten anlayamadım, burada olsaydı, ayrılmasaydı cevap hakkını kullanmasını isterdim. Şimdi eski binalar dediğimiz yerler 40, 50'şer yıllık binalar. Orada ilk sahipleri kalmamış, çoğu mirasa girmiş. Torunları 5 kişi, 10 kişi her bir dairenin sahibi. Onun içinde kim yaşamış, yarın kim ölmüş umurunda değil. Kirasını bu ay 15.000 liraya, 20.000 liraya daireyi kiraya veriyor mu, altındaki dükkanı 50.000-60.000 liraya kiraya veriyor mu onun derdinde.</p>

<p>Hangi binalar dönüşüyor? Dönüşebilen tek binalar hakkında çürük raporu alınmış olan binalar. Peki Eskişehir'de çürük sıfatını taşıyan binlerce bina var, İnşaat Mühendisleri Odası da bunu biliyor. Peki bu raporlar aldırılıyor mu? Aldırılmıyor. Niye gizliyoruz? Peki bu kadar insan nerede yaşayacak denildi. Tamam, bu kadar insan nerede yaşayacak, deprem olunca bu kadar insan ölecek. Yani bildiğimiz bu konutlarda yaşatmaya devam edeceğiz ve öldüreceğiz. Halbuki biz bu binalara çürük raporlarını aldırsak, belediye bu işe öncülük etse, bunun sosyal maliyetinden, seçim maliyetinden kaçınılmasa o binalar içindekiler tarafından dönüştürülmek zorunda kalacaklar. Hamamyolu'nda yıkımı nedeniyle gündeme damga vuran bir köşede bir binamız vardı. Bu binayı oradaki konut sahipleri isteyerek mi yıktılar? Hayır. Apartmanda oturan bir kişi dönüşümünü istedi, bu nedenle gitti masraf yaptı; isteyen de orayı yapan müteahhitti, kendi dairesi vardı, yılını doldurmuş dedi ki ben buradan bir daha kazanayım bir para daha dedi. Gitti raporunu aldırdı, binayı yıkmak zorunda kaldılar. Siz binaların çürük raporlarını aldırmaz ve yıktırmaz iseniz hiçbir zaman dönüşüm sağlayamazsınız. Bir; öncelikle şehrin yeni imar alanlarına ihtiyacı var, insanlar konuta, yeni ticaret merkezlerine kavuşacaklar, şehrin içerisindeki eski yerler değerini yitirecek, oralardan kira, rant sağlayamayacak insanlar mecburen oraların dönüşmesine rıza gösterecekler. Ben bu konudaki görüşlerimi bu şekilde ifade etmek istiyorum.</p>

<p>Sadece araç trafiği değil, Eskişehir’in çok önemli bir yaya trafiği sorunu var. Eskişehir’in diğer illerimizde olduğu gibi bütün kaldırımları işgal altında. Bulvarların kenarında apartmanların bahçeleri, çekme mesafeleri kafeterya olmuş, restorant olmuş, yeşil alanlar yok edilmiş. Bunlar da trafikle ilgili sorun. Ne dedik? Her şey insan odaklı olması gerekir dedik. Trafik dediğimizde insana hizmet etmeyen her şey sorun bizim için. O zaman sorunun çözümüne öncelikle yaya trafiğini kolaylaştıracak işlerden de başlamak gerekiyor. Yine bakıyoruz hep araç odaklı değerlendirmelerde bulunuyoruz. Bunları ifade etmek istedim.</p>

<p>Depremle ilgili son bir görüşümü ve önerimi söyleyip sözlerimi sona erdireceğim. Deprem konusunda tabii ki binaların dönüşümünden bahsediyoruz, sağlıklı ve güvenli konutlardan bahsediyoruz ancak deprem meydana geldiğinde depreme hazırlıkla ilgili de yeterince çabamız yok. Bugün her depremden sonra diyoruz ki deprem oldu, 48 saat sonra su gitmedi, 48 saat sonra araç girmedi. Dünyanın hiçbir yerinde büyük depremden 3 saat sonra depreme ulaşabilen bir sistem yok. Onun yerine mahalle afet yönetim sistemi kurulması gerekir. Yani depremde ilk mağduriyet yaşayanların sağlık araç gereçlerine, küçük kesici araç gereçlere, suya erişebilecekleri bir afet yönetim sistemi oluşturulması gerekir.</p>

<p>Çünkü depremde 24 saat, AFAD’ın verilerine göre 48 saat ulaşılamaması bazen mümkün olmuyor. O sırada oradaki enkaz altında kalanların kurtarılabilmesi, yaralılara ilaç tedavisi, pansuman tedavisi gibi hizmetlerin götürülebilmesi için bütün mahallelerin içerisinde afet yönetim sistemi çerçevesinde acil deprem konutlarının ve depolarının oluşturulması, mahallelerde yine depreme müdahale edecek heyetlerin ve ekiplerin oluşturulması gerekiyor. Bu konuyla ilgili de büyük bir zafiyetimiz olduğunu ve bu zafiyetimizin de devam etmekte olduğunu ifade etmek istiyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/ahpadi-2</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/04/mehmet-ektastan-sehir-planlamasi-ve-deprem-uyarisi-sorun-tespit-degil-uygulama-iradesi.jpg" type="image/jpeg" length="47211"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milli Gençlik Vakfı Eskişehir İl Sorumlusu Emin Irmak: "Tarih bize net bir hakikat söylüyor"]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/milli-genclik-vakfi-eskisehir-il-sorumlusu-emin-irmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/milli-genclik-vakfi-eskisehir-il-sorumlusu-emin-irmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Gençlik Vakfı Eskişehir İl Sorumlusu Emin Irmak, gençliğin milli ve manevi değerlerle yetişmesinin güçlü bir gelecek için belirleyici olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Gençlik Vakfı Eskişehir İl Sorumlusu Emin Irmak şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Eğitimci olarak güçlü bir şehir, güçlü bir yaşadığımız ortam, güçlü bir gelecekle ilgili bir eğitimci olarak konuşmak istiyorum. Güçlü olabilmek için gençlerin durumuna bakmalıyız. Okullara bakmalıyız. Bir eğitimci olarak konuyu gençlere öneminin ne kadar önemli olduğu, gençlerin güçlü olabilmek için ne kadar etkili olduğu konusunda birkaç şey söylemek istiyorum. Gençlerin ve gençliğin milli ve manevi değerlerde yetişmesinde eğitimin rolü hakkında ve güçlü bir şehir olma konusunda bir şeyler söyleyeceğim inşallah.</p>

<p>Tarih bize net bir hakikat söylüyor. Bir milletin tankı yoksa üretir, parası yoksa kazanır, toprağı işgal edilirse geri alır ama milli ve manevi değerlerle donanımlı gençliğini kaybederse o millet tarih sahnesinden silinir. Bu hakikatin ilk tatbikatını alemlere rahmet Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem yaptı. Birinci modelimiz Yesrib’e gönderilen genç. Hicretten önce İslam’ın kaderini belirleyecek şehir Yesrib’di. Peygamberimiz oraya bir ordu, bir siyasetçi, bir zengin tüccar göndermedi. 25 yaşında bir genç gönderdi: Mus’ab bin Umeyr. Kimdi bu Mus’ab bin Umeyr? Mekke’nin, İslam’dan önce Mekke’nin en asil, en yakışıklı, en zengin, ipekler içinde yaşayan bir genciydi. İman ettikten sonra ailesi onu her şeyden mahrum etti. Peygamberimiz bu kaybedeni değil, bu kazananı Yesrib’e ilk muallim, ilk sefir olarak tayin etti.</p>

<p>Mus’ab’ın elinde ne bir kılınç ne de bir silah vardı. Mus’ab’ın elinde Kur’an vardı, ahlak vardı, davası vardı ve 1 yıl içinde bunlarla ne yaptı? Mus’ab bin Umeyr ilk başta milli değer inşa etti. Evs ve Hazreç kabilelerinin 120 yıldır süren kan davasını bitirdi, Ensar ve Muhacir diyecek bir milletin temelini attı. Manevi değer inşa etti; putları kırdı, tevhidi öğretti, Allah’tan başka ilah yoktur dedi. Sonuç; savaşsız bir fetih. Yesrib’in adı değişti, Medine-i Münevvere yani aydınlanan şehir oldu. Demek ki Peygamberimizin sünneti şudur: Bir toplumu dönüştürmek istiyorsanız, güçlü bir gelecek, güçlü bir ortam ulaştırmak, güçlü bir ortam oluşturmak istiyorsanız gençliğe yatırım yap, eğitimi seferberlik haline getir, milli ve manevi değerlerle eğitimi yoğur.</p>

<p>İkincisi, ikinci örneğimiz çağımızın yorumu; rahmetli Erbakan Hocamızın teşhisi. Aradan 14 asır geçti; bu topraklarda bir ilim adamı, bir bilim adamı, büyük bir devlet adamı çıktı ve aynı hakikati çağın diliyle haykırdı. Merhum Profesör Doktor Necmettin Erbakan dedi ki: "Bir milletin asıl gücü tankı, topu, tüfeği değil; imanlı ve inançlı gençliğidir." Dikkat buyurun; Erbakan Hoca ağır sanayi, TÜLOMSAŞ, ASELSAN, TAKSAN dedi ama hepsinden önce ne dedi? Önce ahlak ve maneviyat. Çünkü çok iyi biliyordu; fabrika kurmak 5 yıl, imanlı mühendis yetiştirmek 25 yıl. Ahlakı olmayan mühendis tank üretmez, o tankı düşmana satar. Maneviyatı olmayan doktor şifa olmaz, organ mafyası olur. Yani Erbakan Hocam da Peygamberimizin Yesrib stratejisi 20. yüzyılda tekrar etti: İlim, iman, milli şuur karşısında kalkınma.</p>

<p>Üçüncüsü tarihten ispatlar; bu formül işliyor mu bir bakalım. Tarih bize şunları işaret ediyor: Fatih Sultan Mehmet 21 yaşında çağ kapattı ama onu Fatih yapan Akşemseddin’in terbiyesiydi. Yani manevi değer, milli hedef, ilim, İstanbul’un fethi geldi. 1945’te Japonya atom bombası yedi, yerle bir oldu. İmparatorluğun ilk emri şuydu: "Yıkılan fabrikaları değil, sağ kalan öğretmenleri sayın." Eğitime sarıldılar, 30 yılda dev oldular.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bütün bunlardan ne çıkaracağız? Birincisi müfredata sadece integral, DNA kodlama anlatmayacağız. O dersi Mus’ab’ın ahlakıyla, Fatih’in milli şuuruyla anlatacağız. Çocuk "Neden öğreniyorum?" sorusuna cevap verecek. İkincisi rol model olarak; Mus’ab Yesrib’de yaşayarak öğretti. Biz de sınıflarda, koridorlarda, okul bahçesinde yaşayarak öğreteceğiz. Gençler nutuk değil, duruş dinliyor. Üçüncüsü sevdirerek öğretmek.</p>

<p>Mahşer günü hepimize öncelikle iki soru sorulacak: Birincisi "İlmin ile ne yaptın?", ikincisi "Gençliğini nerede çürüttün?". Peygamberimiz Mus’ab’a güvendi, Medine’yi aydınlattı. Erbakan Hocam gençliğe güvendi, Anadolu’nun makus talihini değiştirdi. Şimdi sıra bizde. Eğer güçlü bir çevre istiyorsak, güçlü bir şehir istiyorsak, güçlü bir geleceği inşa etmek zorundayız. Bu panelden çıkarken Mus’ab’ın azmine, Erbakan Hocamın şuuruna sahip çıkmaya, eğitimciler olarak sınıflarımızı birer Medine yapmaya söz vererek hareket edeceğiz. 2012 yılında bir Milli Eğitim Bakanı çıktı, eğitimi yerle bir etti. Şimdi bir Milli Eğitim Bakanı çıktı; iyi veya kötü bazı şeylerle onarmaya çalıştığını görüyoruz. İyi şeylerini destek, elbette eksik şeylerini de söylemek zorundayız."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/milli-genclik-vakfi-eskisehir-il-sorumlusu-emin-irmak</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/04/milli-genclik-vakfi-eskisehir-il-sorumlusu-emin-irmak-tarih-bize-net-bir-hakikat-soyluyor.jpg" type="image/jpeg" length="71347"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mustafa Yıldırım Belbağı: “Şehir planlamasının merkezinde insan ve eğitim olmalı”]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/mustafa-yildirim-belbagi-sehir-planlamasinin-merkezinde-insan-ve-egitim-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/mustafa-yildirim-belbagi-sehir-planlamasinin-merkezinde-insan-ve-egitim-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şuurlu Öğretmenler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mustafa Yıldırım Belbağı, şehir planlamasında eğitimin merkeze alınması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şuurlu Öğretmenler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mustafa Yıldırım Belbağı şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Programımız Ortak Akıl Güçlü Şehir görüşmesi. Evet, eskiden buna istişare denilirdi şimdi beyin fırtınası ifadesi kullanılıyor. Allah razı olsun sayın başkanımız ve yetkili arkadaşlarımız bu istişareyi planladılar, sizler de katıldınız. Çok teşekkür ediyoruz. Çok güzel eleştiriler, güzel yaklaşımlar, güzel bakış açıları sergileniyor.</p>

<p>Şimdi biz de sayın moderatörümüzün ifade ettiği gibi eğitim açısından olaya bir bakış açısı getirmek istiyoruz. Sayın Genel Başkan Yardımcım Sinan Tekin Bey, Şeyh Edebali'nin sözüyle konuşmaya başladı. Dedi ki "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın." Biz de ahlak ve maneviyat temelli bir eğitim kuruluşu olan ÖĞDER olarak diyoruz ki "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın, insanı eğit ki devlet de eğitilmiş olsun."</p>

<p>Yine Sinan Başkanımız şunu ifade etmişti: "Şehirleri imar ederken nesilleri ihmal edersek o zaman bizim 10 yılda, 20 yılda, 50 yılda, 100 yılda imar ettiğimiz şehirleri ihmal ettiğimiz nesiller kısa bir zaman içerisinde perişan edebilirler."</p>

<p>Dolayısıyla biz bugün şu ana kadar, yani kürsüye çıkıncaya kadar demin avukat kardeşimiz çok farklı bir bakış açısı getirdi ama ondan önce galiba meslek ağırlığından olsa gerek şehir dendi miydi hep binadan, şehir dendi miydi hep çürük binadan, sağlam binadan, bitişik yapıdan, ayrık yapıdan falan bahsedildi. Ama şehirleri kurarken ya da şehirleri kurulmuş şehirleri imar ederken, yeniden düzen kurarken, yeniden yapılandırırken eğitimin merkeze alınması gerektiğini düşünüyoruz. Eğitim merkeze alınmalı ki sürdürülebilir, kapsayıcı ve yaşanabilir bir çevre oluşturmanın temel taşını yerine koymuş olalım.</p>

<p>Eğitim şehir planlamasında sadece okul binalarının nerelere yapılacağını planlamak, tasarlamak değildir. Evet, bir şehri planlarken sosyal donatılar olarak sosyal donatıların içerisinde yer alan okulların nerelere yapılacağını tespit etmek önemlidir, önemli olabilir. Ancak şehir planlamasında eğitimin önemi dendiğinde sadece okulları nereye yapacağımız değil, bu nereye yapacağımız sorusunun cevabında şunun da olması lazım: Okulları nerelere yaparsak ulaşım daha güzel olur? Okulları nerelere yaparsak öğrenci ile çevre uyumunu, iletişimini daha iyi sağlamış oluruz? Okulları nerelere yaparsak güvenliği daha iyi temin etmiş oluruz? Dolayısıyla okul yapımında, eğitim alanları yapımında sadece bina değil insan faktörünün de önemli olduğunu düşünmemiz gerekiyor.</p>

<p>Şehir düzeninde eğitimin önemi şu başlıklar altında toplanabilir: Sürdürülebilir ve öğrenen şehirler planlamamız gerekiyor. Sürdürülebilir; yani A yönetimi gitti, B yönetimi geldi, sil baştan yeniden bir şeyler yapalım, eskilerin yaptığını duraksatalım ya da eskilerin yaptığını çöpe atalım, yeniler yeni fikirler ortaya koysun değil; sürdürülebilir ve aynı zamanda da öğrenen şehirler yapmak gerekiyor.</p>

<p>Şimdi öğrenen şehirler konseptinden, öğrenen şehirler yapmaktan neyi kastediyoruz? Bireylerin kişisel gelişimini yani yeşil alan, sağlıklı çevre bilincini destekleyecek bir planlamanın yapılması. Öğrenen şehirlerden kastımız bu. Sosyal kapsayıcılık ve toplumsal uyum baz alınmalı, dikkat edilmeli buna. Eğitim alanlarının yerleşim birimlerine yakın ama trafik gürültüsünden, trafik kirliliğinden, egzoz kirliliğinden, hava kirliliğinden böyle soyutlanmış; fakat bu soyutlamayı yapalım derken de şehrin merkezinden uzak olmayan, dolayısıyla insanların ihtiyaçlarını, çocukların ihtiyaçlarını rahat bir şekilde karşılayabilecekleri, toplumla ilişkilerini rahat bir şekilde kurabilecekleri ortamlar oluşturmamız gerekiyor.</p>

<p>Bir diğer ayağı ise bunun ekonomik kalkınma ve nitelikli iş gücü yetiştirebilecek şekilde eğitim noktaları tespit etmek ve buna göre planlar hazırlamak gerekiyor. Çünkü eğitim tesislerinin doğru konumlandırılması, doğru yerlere yapılması girişimcilik ve nitelikli iş fırsatlarını da beraberinde getirir. Dolayısıyla yerel şartlar gözetilerek yapılan eğitim planlaması, ki buna mikro planlama diyoruz, bölgenin ekonomik ihtiyaçlarına uygun iş gücü yetiştirilmesine katkı sağlayacaktır. Ben bir Mesleki Teknik Anadolu Lisesi teknik öğretmeni olarak bunun çok önemli olduğunu ve bu konunun üzerine eğilinmesi gerektiğini düşünüyorum.</p>

<p>Kentsel yaşam kalitesi ve erişilebilirlik. Şimdi Engelliler Derneğini temsilen gelen hanım kardeşlerimiz ve beyefendi kardeşimiz var burada. Demin sıkıntılarını birkaç kelimeyle birkaç cümleyle ifade ettiler ama inanıyorum ki eminim ki aslında o ifade etmek istediklerinden daha fazla şeyler konuşacaklardı. Çok daha fazla dertleri vardı, çok daha fazla sıkıntıları vardı. Ama maalesef yerel yönetimlerde söz sahibi olan arkadaşlarımız şu anda aramızda yoklar. Keşke az evvelki avukat arkadaşımızın dediği gibi bu arkadaşlarımızın konuşmalarını onlar da dinleselerdi.</p>

<p>Şimdi ben kentsel yaşam kalitesi ve erişilebilirlikten neyi kastetmek istediğimi söyleyeyim: Şehir planlamasında eğitim tesisleri için yer seçimi çok önemli olduğunu az evvel ifade etmiştim. Yoğun nüfuslu alanlara yakın ama o gürültüden uzak toplu taşımanın olduğu, hatta hiç aksamadan çok rahat bir şekilde öğrencinin okuluna vaktinde ulaşmasına ya da öğretmenin okuluna vaktinde ulaşmasına imkan tanıyacak bir düzenlemenin yapılması şarttır diye düşünüyorum. Aynı zamanda engelli öğrencilerimiz, engelli vatandaşlarımız var. Mesela görüyordum, engelli öğrencilerimiz var bizim, annesi ve babası çocuğunu sabah getirip, öğlen yemeğine alıp, öğleden sonra yemekten sonra tekrar okula teslim edip akşamleyin alma hususunda çok olağanüstü bir gayret sarf ettiklerini görüyordum ve hakikaten üzülüyordum.</p>

<p>Yani bu 1, 2 gün, birkaç aylık bir mevzu değil ki. Belki 15-16 yıl tahsil görecek, 15-16 yıl boyunca bu bir çile.</p>

<p>Evet, bir diğer husus yine planlayıcıların, söz sahibi olan yerel yönetimlerin şehir planlamalarında dikkat etmesi gereken bir diğer husus, güvenli ve dirençli şehirler oluşturma. Ne demektir bu? Eğitim düzeyi yüksek bir toplum şehir planlaması süreçlerinde daha bilinçli davranır.</p>

<p>Ve eğitim; dayanıklılık ve kapasite odaklı kentsel planlamaya, örneğin afet yaşanması durumunda afet odaklı kentsel planlamaya, örneğin işte altyapı problemlerine, bir afet yaşandığı zaman afetle ilgili ortaya çıkabilecek muhtemel problemlere karşı daha bilinçli bir toplum oluşturur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğer biz şehirleri planlarken sadece binadan, altyapıdan, ulaşımdan ibaret düşünmez de eğitimi de bu planın merkezine koyarsak; o zaman bilinçli bir toplum yetiştirmiş olmamız mümkün olacaktır.</p>

<p>Özetle eğitim; şehirlerin fiziksel yapısını, sosyal dokusunu ve ekonomik geleceğini şekillendiren mekânsal düzenlemelerin ayrılmaz bir parçası haline gelecektir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/mustafa-yildirim-belbagi-sehir-planlamasinin-merkezinde-insan-ve-egitim-olmali</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/04/mustafa-yildirim-belbagi-sehir-planlamasinin-merkezinde-insan-ve-egitim-olmali.jpg" type="image/jpeg" length="88841"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir-Bilecik Tabip Odası'nda genel kurul heyecanı yaşanıyor]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/eskisehir-bilecik-tabip-odasinda-genel-kurul-heyecani-yasaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/eskisehir-bilecik-tabip-odasinda-genel-kurul-heyecani-yasaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir-Bilecik Tabip Odası’nda genel kurul süreci başladı. Tek listeyle gidilecek seçimlerin 26 Nisan’da yapılması planlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir-Bilecik Tabip Odası’nda genel kurul süreci başladı. Seçimlerin 26 Nisan Pazar günü tek liste ile gerçekleştirileceği bildirildi. Mevcut başkan Dr. Nazan Başıbüyük Aksaray’ın yeniden başkan seçilmesinin beklendiği ifade edildi.</p>

<p>Genel kurul kapsamında belirlenen yönetim kurulu adayları da açıklandı. Buna göre Dr. Nazan Başıbüyük Aksaray’ın yer aldığı listede Nesrin Küçük, Mehtap Yıldız, Tansu Sakarya, Birtürk Özkavak, Aslı Turla Ünügür ve Sedef Öztürk bulunuyor.</p>

<p>Türk Tabipleri Birliği Büyük Kongre delegasyonu için belirlenen adaylar arasında İlhan Özgüneş, Nesrin Ekici, Bülent Karalar, Muharrem Şenel, Bülent Nazım Yılmaz, Mehmet Akif Aladağ ve Neşe Yılmaz yer aldı.</p>

<p>Onur kurulu aday listesinde ise Hüseyin İlhan, Hamit Güçlüer, Tamer Kaya, Ferdi Köşger ve Ali Fırat Varol’un isimleri açıklandı.</p>

<p>Denetleme kurulu için belirlenen adaylar ise Erdal Keçecioğlu, Nilgün Karakaş Başmak ve Ayşehan Şebnem Soyukan oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genel kurul sürecinde seçimlerin tek liste ile yapılacak olması dikkat çekerken, mevcut yönetimin görevine devam etmesi bekleniyor. Seçim sonuçlarının ardından yeni dönemde görev alacak kurul üyeleri belirlenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/eskisehir-bilecik-tabip-odasinda-genel-kurul-heyecani-yasaniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/04/eskisehir-bilecik-tabip-odasinda-genel-kurul-heyecani-yasaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="48662"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nazan Aksaray: "Eskişehir Bilecik Tabip Odası olarak büyük bir gurur duyuyoruz"]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/nazan-aksaray-eskisehir-bilecik-tabip-odasi-olarak-buyuk-bir-gurur-duyuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/nazan-aksaray-eskisehir-bilecik-tabip-odasi-olarak-buyuk-bir-gurur-duyuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Başkanı Dr. Nazan Aksaray, sağlık alanındaki sorunlara dikkat çekerek, meslektaşlarının emeğinin önemine vurgu yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Başkanı Dr. Nazan Aksaray, sağlık alanındaki sorunlara dikkat çekerek, meslektaşlarının emeğinin önemine vurgu yaptı. <a href="https://t.co/65QvoGjjDg" rel="nofollow">pic.twitter.com/65QvoGjjDg</a></p>
— Gazete26 Gzt26 Eskişehir (@gazete26) <a href="https://twitter.com/gazete26/status/2048021460707340757?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">April 25, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Başkanı Dr. Nazan Aksaray şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>“2 yıl aslında bakılırsa çabuk geçti. Ülkemizin sağlık ortamının bu kadar kaotik olmasına rağmen çok çabuk geçti. Hele son 1 yıl nasıl geçti doğrusu anlamış değiliz. Bu dönemde seçili kurullarda görev yapan meslektaşlarımızın emekleri çok kıymetlidir. Aramızda Halil ağabeyimiz var, Halil Aydınlıoğlu. 16 yıl benim bildiğim onur kuruluna başkanlık yaptı, onur kurulunda görev aldı. Emeği çok çok kıymetlidir.</p>

<p>Tüm meslektaşlarımızın emekleri çok kıymetlidir. Komisyonlarda görev alan arkadaşlarımızın, aktivistlerimizin, olumlu olumsuz eleştirileriyle bizleri her zaman yanımızda olan, güçlü kılan tüm meslektaşlarımızın destekleri çok çok önemlidir. Onun için tüm meslektaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Avukatımız Ali Çuvalcı'ya, büro elemanımız Esra Armutlu'ya çok çok teşekkür ediyorum, emekleri çok kıymetlidir.</p>

<p>Sevgili meslektaşlarım, 25 yıllık AK Parti iktidarının ülkemizi getirip taşıdığı noktanın içerisinden geçiyoruz. Bunları tek tek özetlemeye hiç gerek olduğunu düşünmüyorum, hepimizin malumudur. Bunu her fırsatta zaten dile getiriyoruz. Sağlık alanında yaşattıklarının içinden geçiyoruz zaten. Tıp eğitiminden 1, 2, 3. basamakta, kamuda, özel sektörde büyük bir bozunma yaşattılar, yaşatıyorlar.</p>

<p>Artık son perdelerini görüyoruz bunun. Hekimlik değerlerini hiçe sayıyorlar; emeğimizi, bilimi hiçe sayıyorlar. Hastalarımızın haklarını hiçe sayıyorlar. Sağlıkta Dönüşüm dedikleri bir garabeti biliyorsunuz 25 yıl önce dayattılar bu ülkeye ve onun son perdelerini hep birlikte yaşıyoruz. Artık burada insanın, bizim emeğimizin, hastalarımızın haklarının hiçbir kıymeti yok. Bunu her fırsatta dile getiriyoruz.</p>

<p>Bu düzen aynı zamanda şiddet doğran bir düzendir. Liyakatsiz yöneticilere teslim ettikleri, onların mobbingi ve baskısı altında, şiddet endişesi ve fiilen de yaşadığımız şiddetle iç içe olduğumuz bir düzen yarattılar. Emekli hekimlerimiz zor durumdalar. Onları büyük bir çaresizlikle, dar ekonomik koşullarla baş başa bırakan bir düzenin içerisinde ayakta durmaya çalışıyorlar.</p>

<p>Toplumsal alanda ise yine çok büyük bir bozunmanın içerisinden geçiyoruz. Ülkemiz güvende değil. Hiç kimse kendini güvende ve güvencede hissetmiyor. Okullarımız güvende değil. Daha yakında yaşadığımız elim hadiseleri hepimiz büyük bir üzüntüyle izledik. Sağlık kurumlarımız güvende değil, sokaklarımız güvende değil.</p>

<p>Kadınlar, çocuklar, hayvanlar, doğa katlediliyor; iş cinayetleri her gün daha çok artıyor. Gençlerimizin geleceğe dair umutları yok maalesef. Büyük bir boşluk içindeler, hemen hepsinin ideali ülkeyi terk etmek ve kendilerine daha iyi koşullarda yaşam koşulları oluşturmak. Çevre katliamı dedim ama bu sadece bir çevre katliamı değil, ülkemiz gerçekten talan ediliyor. Dört bir yanı böyle ve bu aynı zamanda halk sağlığı kıyımıdır.</p>

<p>Şehrimizde de bu açıdan biliyorsunuz büyük bir mücadele veriyoruz. O mücadelenin içerisinde Eskişehir Bilecik Tabip Odası olarak bulunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu halk sağlığı yıkımı ile hep birlikte mücadele ediyoruz ve edeceğiz. Barışı her fırsatta dile getiriyoruz. Coğrafyamız, yakın coğrafyamız bir savaş alanıdır. Filistin'de ve İran'da yakın coğrafyamızda yaşananlar hepimizi derinden üzüyor. Ülkemiz de bir savaş tehdidi altında ve bu duyguyu bize sürekli yaşatıyorlar. Bundan beslenen bir düzen içerisindeyiz maalesef. Göçler bu nedenle önemli bir sorun olarak hem de sağlık sorunu olarak yaşadığımız bir başka önemli noktadır.</p>

<p>Biz bu dönemde sağlık alanında yaşadığımız tüm sorunları yüksek sesle dile getirdik. Çözüm önerilerimizi dile getirdik. Basın her fırsatta her zaman yanımızda oldu, onlara tekrar çok teşekkür ediyorum. Meslektaşlarımızın her fırsatta yanlarında olmaya gayret ettik. Toplumsal sorunlar konusunda emeğin, adaletin, eşitliğin, laikliğin, özgürlüğün ve barışın gerekliliğini yine her fırsatta yüksek sesle dile getirdik. Bu mücadelelerin, toplumsal mücadelenin bazen lokomotifi bazen bileşeni olarak her zaman içinde bulunduk.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başka bir sağlık sisteminin mümkün olduğunu biliyoruz ve bunun ancak başka bir Türkiye'de mümkün olduğunu da biliyoruz. Bunu her fırsatta yüksek sesle dile getiriyoruz. Bunun için mücadele verdik, vermeye de devam edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/nazan-aksaray-eskisehir-bilecik-tabip-odasi-olarak-buyuk-bir-gurur-duyuyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2026/04/nazan-aksaray-eskisehir-bilecik-tabip-odasi-olarak-buyuk-bir-gurur-duyuyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="25011"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[O banka ile çalışanlar dikkat; IBAN numaraları değişecek]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/foto-galeri/o-banka-ile-calisanlar-dikkat-iban-numaralari-degisecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/foto-galeri/o-banka-ile-calisanlar-dikkat-iban-numaralari-degisecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enpara.com’un 3663 şubesi Enpara Bank A.Ş.’ye devrediliyor. IBAN’lar yenilenecek, hesap numaraları aynı kalacak, masrafsız bankacılık sürecek]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FOTO GALERİ</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/foto-galeri/o-banka-ile-calisanlar-dikkat-iban-numaralari-degisecek</guid>
      <pubDate>Sun, 17 Aug 2025 22:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2024/12/kredi-karti-alisveris.jpg" type="image/jpeg" length="58158"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son 1 yılda altın ne kadar kazandırdı; Kuyumcularda hareketlilik var]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/foto-galeri/son-1-yilda-altin-ne-kadar-kazandirdi-kuyumcularda-hareketlilik-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/foto-galeri/son-1-yilda-altin-ne-kadar-kazandirdi-kuyumcularda-hareketlilik-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altın, son bir yılda yüzde 73 değer kazandı. Kuyumcularda hareketlilik dikkat çekiyor. Düğün sezonu yaklaşırken fiziki altına ilgi artıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p data-end="554" data-start="300"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-end="1119" data-start="813"></p>

<p data-end="1603" data-start="1398"></p>

<p data-end="1922" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="1605"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FOTO GALERİ</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/foto-galeri/son-1-yilda-altin-ne-kadar-kazandirdi-kuyumcularda-hareketlilik-var</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Jun 2025 12:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2024/12/kuyumcularda-2025-yili-ile-beraber-yeni-bir-donem-baslayacak.jpg" type="image/jpeg" length="93410"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Günlerdir bekleniyordu; Ayşe Ünlüce Kurban Bayramı için beklenen müjdeyi açıkladı]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/foto-galeri/gunlerdir-bekleniyordu-ayse-unluce-kurban-bayrami-icin-beklenen-mujdeyi-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/foto-galeri/gunlerdir-bekleniyordu-ayse-unluce-kurban-bayrami-icin-beklenen-mujdeyi-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayşe Ünlüce, Kurban Bayramı süresince tramvay ve otobüslerin 4 gün boyunca ücretsiz olacağını açıkladı. Amaç, sevdiklere kolayca ulaşmak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FOTO GALERİ</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/foto-galeri/gunlerdir-bekleniyordu-ayse-unluce-kurban-bayrami-icin-beklenen-mujdeyi-acikladi</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Jun 2025 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2025/03/eskisehirde-tramvay-bakim-alani-ile-ilgili-onemli-gelisme.jpg" type="image/jpeg" length="32993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir'de bayramda yapılacak tramvay seferleri ile ilgili önemli açıklama]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/foto-galeri/eskisehirde-bayramda-yapilacak-tramvay-seferleri-ile-ilgili-onemli-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/foto-galeri/eskisehirde-bayramda-yapilacak-tramvay-seferleri-ile-ilgili-onemli-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de Kurban Bayramı nedeniyle 6-9 Haziran tarihleri arasında tüm tramvay hatlarında pazar sefer saatleri geçerli olacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p data-end="537" data-start="269"></p>

<p data-end="1219" data-start="859"></p>

<p data-end="1404" data-start="1221"></p>

<p data-end="1591" data-start="1406"></p>

<p data-end="1777" data-start="1593"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-end="1777" data-start="1593"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FOTO GALERİ</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/foto-galeri/eskisehirde-bayramda-yapilacak-tramvay-seferleri-ile-ilgili-onemli-aciklama</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Jun 2025 09:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2025/03/eskisehirde-tramvay-ve-otobus-bileti-fiyatlarina-zam-geldi-iste-yeni-fiyatlar.jpg" type="image/jpeg" length="84912"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Üniversitesi’nde mezuniyet heyecanı başlıyor: Tören takvimi açıklandı]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/foto-galeri/anadolu-universitesinde-mezuniyet-heyecani-basliyor-toren-takvimi-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/foto-galeri/anadolu-universitesinde-mezuniyet-heyecani-basliyor-toren-takvimi-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu Üniversitesi’nde 2025 mezuniyet törenleri belli oldu. Açıköğretim öğrencileri 15 Haziran’da, örgün sistem öğrencileri ise 25-27 Haziran’da mezuniyetlerini kutlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FOTO GALERİ</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/foto-galeri/anadolu-universitesinde-mezuniyet-heyecani-basliyor-toren-takvimi-aciklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Jun 2025 21:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2025/02/anadolu-universitesinden-ogrencilerine-onemli-hatirlatma.jpg" type="image/jpeg" length="78031"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir'de tramvay seferleri ile ilgili sevindiren düzenleme]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/foto-galeri/eskisehirde-tramvay-seferleri-ile-ilgili-sevindiren-duzenleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/foto-galeri/eskisehirde-tramvay-seferleri-ile-ilgili-sevindiren-duzenleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[31 Mayıs ve 1 Haziran’da AÖF sınavları için Eskişehir’de tüm tramvay hatlarında seferler sıklaştırılacak. Estram öğrenciler için uyarı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FOTO GALERİ</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/foto-galeri/eskisehirde-tramvay-seferleri-ile-ilgili-sevindiren-duzenleme</guid>
      <pubDate>Sat, 31 May 2025 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2024/10/eskisehirde-beklenen-mujde-geldi-tramvay-otobusler-ucretsiz-olacak.jpg" type="image/jpeg" length="74297"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehirspor camiası Ulaş Entok'un kararını bekliyor; İşte son gelişmeler]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/foto-galeri/eskisehirspor-camiasi-ulas-entokun-kararini-bekliyor-iste-son-gelismeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/foto-galeri/eskisehirspor-camiasi-ulas-entokun-kararini-bekliyor-iste-son-gelismeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehirspor’da genel kurul öncesi gözler Ulaş Entok ve ekibinde. Yeniden adaylık desteğe bağlı. Şu an resmi adaylık açıklaması yapılmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr"></p>

<p dir="ltr"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr"></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FOTO GALERİ</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/foto-galeri/eskisehirspor-camiasi-ulas-entokun-kararini-bekliyor-iste-son-gelismeler</guid>
      <pubDate>Sat, 31 May 2025 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2025/03/eskisehirspor-baskani-ulas-entok-bu-motivasyon-ile-sahaya-cikiyoru.jpg" type="image/jpeg" length="26524"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir'de yıllarca sahneye çıkmıştı: Sevilen şarkıcı hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/foto-galeri/eskisehirde-yillarca-sahneye-cikmisti-sevilen-sarkici-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/foto-galeri/eskisehirde-yillarca-sahneye-cikmisti-sevilen-sarkici-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2021'de meme kanserini yenen şarkıcı Şimal, beynindeki tümörle sürdürdüğü ikinci mücadeleyi kaybetti. Şimal'in ölüm haberini eşi Necati Arıcı duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p data-end="525" data-start="309"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-end="939" data-start="527"></p>

<p data-end="1219" data-start="941"></p>

<p data-end="1577" data-start="1440"></p>

<p data-end="1831" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="1762"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FOTO GALERİ</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/foto-galeri/eskisehirde-yillarca-sahneye-cikmisti-sevilen-sarkici-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 30 May 2025 23:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2025/05/simal-hayatini-kaybetti-4.jpg" type="image/jpeg" length="65249"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TFF'den Eskişehirspor'u da ilgilendiren önemli açıklama]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/foto-galeri/tffden-eskisehirsporu-da-ilgilendiren-onemli-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/foto-galeri/tffden-eskisehirsporu-da-ilgilendiren-onemli-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehirspor, Nesine 3. Lig'de 6 Eylül 2025’te sezona başlayacak. İlk yarı 14 Aralık’ta, ikinci yarı ise 10 Ocak 2026’da başlayıp 18 Nisan’da sona erecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p data-end="557" data-start="313"></p>

<p data-end="758" data-start="559"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-end="1035" data-start="760"></p>

<p data-end="1288" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="1037"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FOTO GALERİ</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/foto-galeri/tffden-eskisehirsporu-da-ilgilendiren-onemli-aciklama</guid>
      <pubDate>Fri, 30 May 2025 21:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2025/05/tffden-eskisehirspora-agir-darbe-bu-karar-oldukca-can-sikacak.jpg" type="image/jpeg" length="70051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bayram haftasında hızlı trene binmek isteyenler için müjde geldi]]></title>
      <link>https://www.gzt26.com/foto-galeri/bayram-haftasinda-hizli-trene-binmek-isteyenler-icin-mujde-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gzt26.com/foto-galeri/bayram-haftasinda-hizli-trene-binmek-isteyenler-icin-mujde-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TCDD, Kurban Bayramı’nda artan yolcu talebi için Ankara-İstanbul arasında ek Yüksek Hızlı Tren seferleri ve trenlere vagon takviyesi yapılacağını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FOTO GALERİ</category>
      <guid>https://www.gzt26.com/foto-galeri/bayram-haftasinda-hizli-trene-binmek-isteyenler-icin-mujde-geldi</guid>
      <pubDate>Fri, 30 May 2025 21:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gzt26com.teimg.com/crop/1280x720/gzt26-com/uploads/2025/05/eskisehirde-yasayan-vatandaslar-hizli-tren-bilet-fiyatlarindan-sikayetci.jpg" type="image/jpeg" length="57804"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
