Saadet Partisi Tepebaşı İlçe Eğitim Başkanı Tuncay Akyol şu ifadeleri kullandı:

“Şehrimizin kanayan yarası olan trafik sorunu devam etmektedir. Uzun süren trafik ışıkları, anlamsız tek yönlü yollar, giriş çıkışı sürekli tıkanan sokak araları ve şehir merkezinde fahiş fiyatlar yüzünden otoparklara bırakılamayan araçlarla tıkanan yollar… Elbette günümüzde araç sayısının artması ve şehrin belli bölgelerinde yaşamın yoğun olması nedeniyle bu sorunu hep konuşmaya devam edeceğiz. Çünkü çözümler ancak belli bir süre trafiği rahatlatsa da yine eski hâline geri dönüyor. Çünkü yapısal bir sorun, palyatif çözümlerle giderilemez.

Bir İstanbul, bir Ankara gibi trafik sorunumuzun olmaması; trafikte sorun yaşamadığımız anlamına gelmiyor. Birkaç yolu açıp birkaç duba koymak, gidiş-geliş yönlerini değiştirmek sorunu çözmez; bazen daha korkunç hâle getirebilir. Örneğin Şeker, Işıklar, Hacı Seyit mahallelerinin olduğu bölgeden İstasyon’a gelmek isteseniz, aracı bırakıp yürüyerek daha çabuk varırsınız. Araçla gitmek için ise ya Şair Fuzuli-Atatürk Caddesi’ni ya da Espark tarafını kullanmanız gerekiyor. Daha önce Haller önünde açılan yolun kapatılması, gereksiz yere tüm istikameti bu iki tarafa yüklüyor. Bir karmaşayı önleyeyim derken daha büyük bir karmaşa ve yoğunluk meydana geldi.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de zaten dar olan yollara bisiklet yolu ayrılarak trafik çekilmez hâle gelmiştir. Bakın, görece daha yeni kurulan yerleşim yerlerinde geniş yol planlaması var. Bisiklet yolunu buralarda yapabiliriz; çok şık olur. Bir yağmurda bile allak bullak olan trafiğimizin, bir de çok kullanılmayan bisiklet yolları ile daraltılması sorunu çözmek şöyle dursun, araç kullananlar için bir travmaya dönüşmüş durumda. Gözlemlediğimiz ve halkımızın görüşlerini aldığımız kadarıyla bisiklet yollarının çok fazla bir kullanımı da yok. Çoğu zaman motor bisiklet kullanıcılarını rahatlattığını söyleyebiliriz. Zaman zaman da kaldırımlarda bebek arabasıyla gitmek zor olduğu için çocuklu anne ve babaların tercihi oluyor; yahut trafik yoğunsa tercih ediliyor. Bunun dışında çok yoğun bir kullanıma şahit olmadık. Elbette yetkililer bir istatistik tutuyorlardır. Bizlerle paylaşırlarsa seviniriz. Bir yanılgımız varsa düzeltmiş oluruz.

Trafik ile ilgili bakanlık, belediye vb. ne kadar resmî otorite varsa hepsi araçlarımızı kullanmak yerine toplu ulaşım araçlarını kullanmamız gerektiğini söylüyor. Ancak orada da durum çok iç açıcı değil. Birkaç hat ve istikamet dışında maalesef sıkıntılar çok ciddi. Vatandaşlarımız bu konudan muzdarip. Gelmeyen otobüsler, sürekli değişen minibüs güzergâhları, taksi vb. ulaşım araçlarının gittikçe daha pahalı hâle gelmesi insanımızı kendi aracını kullanmaya mecbur bırakıyor. Yoksa ulaşım rahat ve nispeten gidilecek hedefe yakın olması hâlinde neden kendi aracımızı kullanalım? Elbette hamleler trafiği rahatlatmak için. Ancak sonuç biraz daha karmaşık hâle geldi.”