ESKİŞEHİRSPOR

Sadri Atam: "Eskişehirspor bu oyunu oynayabiliyorsa hedef belli"

EASKF Başkanı Sadri Atam, Eskişehirspor’un son maçtaki oyununu ve iki takım arasındaki süreci değerlendirerek önemli açıklamalarda bulundu.

Abone Ol

ES TV'de konuşan Eskişehir Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (EASKF) Başkanı Sadri Atam şu ifadeleri kullandı;

"Puan açısından bakıldığında, belki sonucu ya da sıralamayı çok fazla değiştirmeyecek bir maç gibi gözüküyor. Ancak iki takım arasında haftalardır süren, taraftarlar ve camialar arasında başlayan gerginlikler var. Hatta daha geriye gidersek, ilk yarıda Kütahya’da oynanan maçta başlayan ve Eskişehir Anadolu Sportif Faaliyetler’in Kütahya’daki karşılaşmasıyla devam eden bir gerilim söz konusu. Orada yaşananlar ortamı daha da yükseltti.

Sonrasında 1-0, 1-0, 1-0 kazanılan maçlar ve son dakikalarda atılan goller bu atmosferi iyice artırdı. İki takım taraftarının sosyal medyada birbirlerine yönelik paylaşımları, Kütahyaspor futbolcularının Eti Puf ya da başka unsurlarla poz vererek açıklamalar yapması camiayı daha da gerdi. Bunların hepsi maçın gidişatını ciddi şekilde etkiledi.

Aslında en büyük korku maçta olay çıkmasıydı. Süreç gerçekten sıkıntılı bir noktaya gelmişti. Ancak bu maçta bizim kazanmamız ortamı bir nebze yumuşattı. Öte yandan asıl amaç, Kütahyaspor’un burada şampiyonluğunu ilan etmemesiydi. Eskişehirspor camiası açısından hedef buydu ve bu da gerçekleşti. Bu sonuç yerinde oldu.

İki camia birbirine denk değil. Kütahyaspor ile Eskişehirspor arasında camia açısından büyük fark var. Eskişehirspor’u ligde yenebilirsin ya da onun önünde şampiyon olabilirsin; bunlar futbolda olan şeylerdir. Eskişehirspor’un transfer yasağı var, yıllardır küme düşmeler yaşamış ve bunun getirdiği psikolojik bir yorgunluk bulunuyor. Kütahyaspor tarafında ise durum böyle değil. Daha küçük bir camia olduğu için toparlanma süreci daha hızlı olabilir; bir dönem şampiyonluk mücadelesi verip, birkaç yıl sonra düşüp tekrar çıkmak daha olağan karşılanabilir.

Ancak Eskişehirspor camiası bu şekilde değerlendirilebilecek bir yapı değil. Eskişehirspor, uzun yıllar üst liglerde yer almış, Süper Lig’de ve Avrupa kupalarında mücadele etmiş, uluslararası bilinirliği olan bir kulüp. Bu nedenle iki kulübün camia olarak eşit seviyede olması mümkün değil. Bu durum daha önce de dile getirildi.

Bu süreçte karşılıklı söylemlere yanıt vermemek ve gerilimi artıracak adımlardan kaçınmak daha doğru olurdu. Çünkü sahaya çıkılıp maç oynanacak ve Kütahyaspor şu an şampiyonluğa en yakın takım konumunda. Böyle bir durumda ortamı germeden ligi tamamlamak daha sağlıklı bir yaklaşım olur. Şampiyonluk gelirse bu şekilde gelmeli; gelmezse de en azından iki komşu şehir arasında gereksiz bir gerginlik oluşmaması gerekir.

Maalesef ortam fazlasıyla gerildi ve bu gerilimin büyük bölümü Kütahyaspor camiasından kaynaklandı. Yapılan paylaşımlar, atışmalar ve söylemler süreci daha da tırmandırdı. Oysa Eskişehirspor camiası gerçekten büyük bir camiadır. İlk yarıdaki maçta “cehenneme hoş geldin” denilerek atmosfer övülmüş, taraftarın etkisi anlatılmıştı. Ancak o karşılaşmada stat dolu görünse de yaklaşık 5-6 bin kişi vardı ve oynanan futbol ile takımın durumu ortadaydı.

İkinci maça gelindiğinde ise tablo tamamen değişti. Tribünlerde 33-35 bin taraftar vardı ve bu atmosferde rakip takım oyun kurmakta zorlandı. Takımın sahadaki durumu da bu farkı ortaya koydu. Camia dediğin budur; birleştiği zaman karşısında durmak çok zordur.

Böylesine bir atmosferde oynanan maçta emeği geçen herkesi ayrıca tebrik etmek gerekir. Söylenecek çok fazla söz yok. Bu lig seviyesinde bir maç ancak bu kadar oynanır. Daha üstünü TFF 2. Lig’de ya da TFF 3. Lig’de hatırlamak gerçekten zor.

Yıllardır maç izlerim. Aslında 2-3 sezon önce yine TFF 3. Lig’deydik. O grubun şampiyonları buraya geldi, onları da izledik. Ancak oyunsal açıdan kıyasladığında bu takımın ortaya koyduğu futbol çok farklı. Daha önce TFF 2. Lig’de oynanan dönemleri de hatırlıyorum; orada da böyle bir oyun yoktu.

Dünkü futbolla, pazar günü oynanan futbolla play-off maçlarına çıksan, rahatlıkla fark yaratırsın. Hatta iddia ediyorum, TFF 2. Lig’den TFF 1. Lig’e yükselme play-off maçlarında bile bu seviyede oyun izlemek zor. Böyle bir takım bulmak kolay değil. Bu oyunla 2. Lig’de olsan doğrudan TFF 1. Lig’e çıkarsın.

Sahada müthiş bir oyun vardı. Takım inanmıştı; oyuncular sürekli birbirine yardım eden, koşan, mücadele eden bir görüntü sergiledi. Hırs, azim ve mücadele hem sahada hem kulübede net şekilde hissediliyordu. Taraftar ise zaten olağanüstü bir destek verdi.

Gollere baktığında da ortaya çıkan tablo bunu destekliyor. Takım bu kadar isteyince karşılığını da aldı. İlk gol, maçın daha başında, taçtan gelen topta yapılan kafa vuruşuyla geldi. İkinci golde Tayfun’un vole vuruşunu neredeyse kimse takip edemedi. Üçüncü golde takım rakibini adeta ezerek geçti. Christopher’ın attığı gol ise tamamen bireysel becerinin ürünüydü; bu seviyede, hatta çoğu zaman Süper Lig’de bile böyle pozisyonlara sık rastlanmaz.

Dördüncü golde Akın Akman’ın yerden vuruşu da dikkat çekiciydi. Ondan önceki pozisyonda ise birden fazla rakibini geçip yakaladığı fırsat golle sonuçlansaydı çok daha farklı bir an yaşanabilirdi. Ayrıca Batuhan’ın karşı karşıya kaldığı ve kaçan pozisyon başta olmak üzere birçok net fırsat vardı. Maç rahatlıkla 5-6 gole, hatta ihtiyaç olsa daha fazlasına ulaşabilecek bir akıştaydı.

Pazar günü ortaya konan oyun ve skor üretme iştahı, her açıdan üst düzey bir performansın göstergesiydi.

Herkesi tebrik ediyorum; taraftarından yönetimine, teknik ekibinden futbolcusuna kadar herkes büyük bir emeğin parçası oldu. Bu birliktelik, bu inanç ve ortaya konan futbol gerçekten çok değerli. Bu anlayışın play-off sürecinin sonuna kadar devam etmesi gerekiyor. Bu şekilde devam ederse, play-off’ta da her maçı kazanabilecek bir potansiyel var.

Ancak burada önemli bir noktayı gözden kaçırmamak gerekir. Çok iyi oynandı ve güçlü bir rakibe karşı net bir galibiyet alındı ama ayakların yere basması şart. Bu seviyede bu oyunu sürekli sürdürmek kolay değil. Önümüzde Balıkesir maçı, ardından içeride oynanacak Alanya maçı ve devamında play-off karşılaşmaları var. Tüm bu süreçte aynı motivasyon, aynı disiplin, aynı hırs ve aynı ciddiyet korunmalı.

Bu takım bu oyunu oynayabiliyorsa, hedef net olmalı: TFF 2. Lig’e çıkmak. Aksi bir senaryo, bu kadar iyi futbolun ve emeğin karşılığını bulamaması anlamına gelir. Bu süreçte elde edilen atmosferin ve başarının yarım kalmaması gerekir. Bu nedenle sonuna kadar aynı kararlılıkla devam edilirse, hedefe ulaşmak mümkün görünüyor.