ESKİŞEHİRSPOR

Sadri Atam o hamle nedeniyle Eskişehirspor Teknik Direktörü Hakan Şapçı'yı tebrik etti; "%80'imiz yapmazdı"

Sadri Atam, Eskişehirspor’un Afyonspor karşısında aldığı 3-0’lık galibiyeti değerlendirerek ilk yarıdaki oyunu ve ikinci yarıda yapılan değişikliklerin maça etkisini anlattı.

Abone Ol

ES TV'de konuşan Eskişehir Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (EASKF) Başkanı Sadri Atam şu ifadeleri kullandı;

"Hem puan durumuna hem de iki takımın gücüne baktığımızda çok kolay geçeceğini tahmin ettiğimiz bir maçtı. İçeride, kendi sahamızda, taraftarımızın önünde çok rahat kazanabileceğimiz bir maç gibi görünüyordu. Yanılmıyorsam Afyonkarahisar'daki maç da 5-1 bitmişti. Farklı bir galibiyet almıştık. Hatta atmosfer olarak da kötü bir ortamda oynanan bir maçta 5-1’lik bir galibiyet vardı.

Rakibin gücü de yok. Bölgsele Amatör Lig takımlarından çok farklı bir takım değiller. Eskişehirspor’a geldiğimizde, biz de belki sezonun en kötü ilk yarısını oynadık. Maç daha başlar başlamaz, 1. dakikada pozisyon verdik. Rakip futbolcu iyi vursa zorlanabileceğimiz ya da gol olabilecek bir pozisyondu. Yani aslında maça 1-0 mağlup da başlayabilirdik. Bunun dışında başka pozisyonlar da verdik. Bizim ilk yarıda pozisyonumuz var mı? Bence hiç yok. Vardır belki ama benim gördüğüm kadarıyla yok. Akılda kalan en net pozisyon oydu. Onun dışında da öyle ciddi bir pozisyon yok.

Biraz kıpırdasak, biraz koşsak, mücadele etsek, bir şeyler yapsak çok rahat alabileceğimiz bir maçtı. Hatta çok büyük farklara gidebileceğimiz bir maçtı. Ama ilk yarı kötü oynayınca maalesef kafada soru işaretleri oluşmaya başladı. Ama ben aslında hep şunu da düşündüm. Kaan Baysal çıkar, Christopher Jakob Aydemir çıkar ya da Akın Akman çıkar; birileri muhakkak bu maçı alır. En ufak bir kıvılcım maçı getirecek gibiydi. Nitekim öyle de oldu. İkinci yarı başladığında, 56. dakikada yapılan değişiklikle Hasan Şen çıktı, yerine Batuhan Doğrukıran girdi. Batuhan Doğrukıran direkt santrafora geçti, Christopher Jakob Aydemir sol kanada geçti, Kaan Baysal da ortaya çekildi. İçeride yapılan bu değişiklik rakibin de dengesini bozdu. Orta dersin, şut dersin, ne dersen de ama sonuçta gol mü gol. Christopher Jakob Aydemir perdeyi açtı. Ondan sonra Batuhan Doğrukıran’ın jeneriklik golü geldi. Ardından oyuna giren Mert Başer’in güzel vuruşuyla gelen gol de bizi 3-0'lık skora götürdü ve 3 puanı getirdi.

İyi oynadık mı, oynamadık. Ama bizim karşımıza çıkan, özellikle buraya gelen her rakip varını yoğunu ortaya koyarak geliyor. Bunu söylemek lazım. Afyonspor belki de bu maça kadar hiç bu kadar üst düzey oynamamıştır ya da hiç bu kadar motive çıkmamıştır bir maça. Belki de en motive çıktığı maç Eskişehirspor maçıdır. Ama bize gelen bütün rakipler için aynı şeyi söyleyebiliriz.

Biz ne kadar erken golü bulursak o kadar çok şey açılıyor. Takımın direncini kırıyorsun. Geçtiğimiz hafta da böyleydi, ondan önceki hafta da aynıydı. Altay maçında ne kadar zorlandığımızı gördük. Biz mümkün olduğu kadar sahaya iyi motive olarak, hazır halde çıkmak ve en kısa sürede golü bulmak zorundayız. Başka türlü zorlanıyoruz, zorlanırız da.

Ama maçı alır mıyız? %100 alırız. Ben bu takımın bu saatten sonra puan kaybedeceğine de inanmıyorum. Eskişehirspor için söylüyorum bunu. Kötü oynayabiliriz ama yine de maçı alırız. Afyonspor maçı da bunlardan bir tanesiydi. Zorlandık diyoruz ama zorlandığımız maçı 3-0 kazandık. İkinci yarı belki 6-7 olabilirdi ama 3-0 bitti. Yani beğenmediğimiz oyunda bile maç 3-0 bitti. O yüzden bundan sonraki maçlarda çok zorlanacağımızı tahmin etmiyorum. Zorlanırız ama puan kaybedeceğimizi düşünmüyorum. Büyük ihtimalle sezon sonuna kadar seriye devam ederiz gibi geliyor.

Herkes biliyor ki bu takım Afyon’a bir şekilde golünü atacak. Atar yani, atacaktır. İşte bu rahatlık da belki ilk devredeki kötü oyunumuzun sebebi olabilir. Çünkü rakibi ne olursa olsun hafife almayacaksın. Kim olursa olsun rakip ayırt etmeyeceksin. Saha ayırmayacaksın; zemin, hava şartı, yağmur, çamur ayırmayacaksın.

Biz bu maçların telafisi var, bu maçları bir şekilde çıkarırız. Ama yarın play-off’ta ya da daha güçlü takımlara karşı, Kütahya maçında veya Karşıyaka maçında işte o zaman zora girebiliriz. Eğer yağmurlu havada Akın Akman istediğini yapamazsa ya da karlı havada Yakup atamazsa, vuramazsa veya pasını veremezse o zaman sıkıntı olur.

Ama belki bu durum takımın da hayrına olabilir. Şöyle değerlendirmek de lazım: İlk devrede bazı eksikleri ve yapamadıklarını görmek de önemli.

İnsanoğlu böyle işte, bazen rehavete kapılabiliyor. Bir de rakibin durumu var. Puan durumu, düşmüş olması falan… Sonuçta futbolcular da insan, onlar da etkileniyor. Ama önemli olan o rehavetten çıkabilmek zaten.

Kulübe yine çok büyük iş yaptı. Hocamız oyunun kaderini tamamen değiştirdi. Batuhan’ı alarak sadece bir oyuncu değişikliği yapmadı. Kaan’ı göbeğe çekti, Batuhan’ı forvette direkt santrfor olarak oynattı, Yakup’u sola aldı, Akın Akman’ı da 10 numara pozisyonuna çekti. Batuhan Doğrukıran çok yetenekli bir futbol. Kaç dakika oynarsa oynasın. İşini yapıyor. Golünü de atıyor. Rakip defansları da bozuyor. Böyle oyuncu her takıma lazım. Eskişehirspor’da forma giymesi büyük şans. Hocanın elinde iki tane çok iyi forvet var. Christopher Jakob Aydemir ve Batuhan Doğrukıran. Eskişehirspor Teknik Direktörü Hakan Şapçı Christopher Jakob Aydemir’i kanata gönderdi, Batuhan Doğrukıran’u santrafor olarak değerlendirdi. Teknik Direktörlerin yüzde 80’i bunun tam tersini yapar ve Batuhan Doğrukıran’ı kanata gönderirdi.

Sonraki değişiklikler de önemliydi. Hatta bakıyorum, 79. dakikada Akın’la Jakop’u çıkarıyor, Elias ve Mert Başer giriyor. Onlar da oyuna daha fazla katkı veriyor. İkisi de gol atıyor, golleri buluyorlar. Orada oyuna farklı bir boyut geldi. Oyun genişledi, açıldı. Elias’la birlikte oyun kenarlara yayıldı. Attığımız golde de zaten Mert Başer ikinci forvet gibi geliyor. 10 numara pozisyonundan ceza sahasına girip golünü atıyor.

Onları oyuna soktuktan sonra bu sefer Mert Başer’i Ozan İsmail’in yanına aldı, Kaan’ı tekrar biraz daha öne attı. Yani sahanın içindeki diziliş yine tamamen değişti.

Skoru aldıktan sonra, 3-0 yaptıktan sonra da 89. dakikada Talha ve Murat’ı çıkardı. Aslında normalde çıkmaması gereken oyuncuları çıkardı ama oynamamış oyunculara da süre verdi. Önceki haftalarda burada söylemiştik ya, diğer oyunculara da daha fazla süre vermek lazım diye; işte hocanın bunu yapması gerçekten takdire şayan bir durum.

Çünkü Deniz Keskin sana yarın öbür gün lazım mı? Lâzım. Sol bekte lazım olur, ön liberoda lazım olur, defansın göbeğinde lazım olur. Aynı şekilde Bahadır… Sezon başında hep onunla oynadık. İyi oyuncu mu? İyi oyuncu. Bence en az şu an oynayan Murat Şenel kadar iyi bir oyuncu, ben buna inanıyorum.

Ama taraftarla arasında bir durum oldu, psikolojik olarak biraz etkilendi. Ben de o konuda sizinle aynı fikirdeyim başkanım. Orada bir kırılma yaşadı ama yine de bize lazım mı? Lâzım. Üstelik o dönem sakat sakat oynadı.

Yani skoru aldıktan sonra hocanın yaptığı değişiklikler de yine doğru ve başarılı değişikliklerdi. Haftaya da büyük ihtimalle skoru aldıktan sonra başka oyunculara süre verecek. Herkesi hazır tutmaya çalışıyor.

Zaten doğrusu da bu. Çünkü yarın öbür gün ne olacağı belli değil. Allah korusun, bir sorun çıkabilir. Kırmızı kart olur, sakatlık olur. Ya da futbolun içinde var, “Paramı alamadım oynamıyorum” diyen bile olabilir. Bunlar futbolda yaşanan şeyler. O yüzden her zaman B planı, C planı hazır olmalı. Bu açıdan hoca ve kulübe bu hafta bence çok çok önemliydi.

Bir parantez de hakeme açmak lazım. Bana göre sahanın en kötülerinden biri hakemdi. Özellikle ilk yarı çok kötü düdük çaldı. Bu kadar mı kötü yönetilir bir maç?

Biz zaten işin gerçeğine bakmak zorundayız. Aslında play-off’a kalacakmışız gibi ve play-off’tan çıkacakmışız gibi ona odaklanmamız lazım. Rakip kim olursa olsun, biz iyi konsantre olup iyi çalışıp maça çıktığımız zaman bu ligde bizi yenmek çok zor. Ben bunu bu lig için söylüyorum."