Eskişehir Şehir Hastanesi Destek ve Kalite Müdürü Mehmet Düzgün’ün umrede olduğu sırada çalıştığı hastaneden rapor aldığı öne sürülmüştü. Konu ile ilgili konuşan Sağlık-Sen Eskişehir İl Başkanı Hasan Hüseyin Köksal şu ifadeleri kullandı:

“Bu konu bize geçen hafta geldi. Öncelikle bilmeyenler için şunu söyleyeyim: İsmi geçen arkadaş sendikal olarak bizim üyemiz ve arkadaşımızdır. Yıllardır beraber çalıştığımız bir personeldir. Ancak ben Hasan Hüseyin Köksal olarak buradan vakıflara, derneklere, siyasi partilerde taraf olan birçok kişiye bir mesaj vermek istiyorum. Biz öncelikle doğrunun ve hakkaniyetin yanındayız.

Konudan, Şehir Hastanesinde çalışan bir sekreter arkadaşımızın bana gönderdiği mesajla haberdar olduk. Mesaj, ‘Sayın Başkanım, biz mesaiye yarım saat geç kalsak hakkımızda işlem yapılıyor. Arkadaşlar yurt dışından rapor alıyorlar, mesaide yoklar’ cümlesiyle başladı.

Konuyu bilmeyenler için tekrar özetleyeyim. Ben bu konuyu öğrendikten bir dakika sonra ilgili Sağlık Müdürümüze ilettim. Sağlık Müdürümüz de bana Vali Bey’e söylememi belirtti. Ben de konuyu Vali Bey’e ilettim. Aynı zamanda ilgili başhekimimizle de görüştüm.

Bu süre zarfında işlem yapıldı mı, yapılmadı mı bilmiyoruz. İki gün boyunca herhangi bir ses çıkmadı. Konunun şehrimizdeki bir basın yayın organında yayımlanmasıyla beraber, bütün şehir gibi biz de olayı basından takip etmeye başladık. Üzülerek görüyorum ki sosyal medyada basın mensuplarının paylaşımlarının altına yorum yapan, kendisini Müslüman veya vakıfçı olarak tanımlayan bazı insanlar, gayriihtiyari veya istemeden de olsa böyle bir hataya sebebiyet veren kişiyi savunurken, ‘Sendika oraya kendi adamını mı atayacak?’ şeklinde yorumlar yapıyor.

Benim bu şehirde personel atamak veya onun yerine müdür atamak gibi bir derdim olsaydı, sözleşme döneminde bunu açıkça dile getirirdim ve bu talepte bulunurdum. Altı bin üyesi olan bir sağlık sendikasıyız. Sağlık çalışanları arasından rastgele müdür atasanız, her 10 idarecinin 8’i zaten Sağlık-Sen üyesi olur. Bizim şehrimizde böyle bir problem yok.

Konu tamamen çarpıtılıyor. Buradan Valiliğe de açık bir çağrımız var. Bu yanlış yorumlar devam ettiği ve soruşturmanın akıbeti açıklanmadığı sürece ben bu olayı bundan sonra resmî olarak basına taşıma taraftarıyım.

Çünkü başka bir yerde böyle uygunsuz bir olay yaşansaydı, buradan olmayan birisinin yurt dışından rapor aldığı ortaya çıksaydı, geldiğinde zaten otomatik olarak istifa ederdi. Ben Hasan Hüseyin Köksal olarak ayrı bir bireyim ancak aynı zamanda 6 bin kişilik Sağlık-Sen ailesini temsil ediyorum. Zaman zaman bizim de istemediğimiz olaylara karıştığımız oluyor. Bağrışmalar veya kavgalar yaşanabiliyor. Böyle durumlarda bile utanç duyuyoruz ve kendimizle ilgili yapmamız gereken bir şey varsa gereğini yapıyoruz.

Ancak bugün konuşulan konu, ‘Olayı kim yaydı?’ meselesine dönüştü. Ben bunu kendi kulağımla duydum ve sosyal medyada paylaşmak zorunda kaldım. Şimdi konu birinin sahte rapor alması mı? Konu birinin orada olmadığı hâlde kendisine rapor verilmesi mi? Yoksa konu bunu basına kimin gönderdiği mi?

Konuyu çarpıtan ve hâlâ bunu savunmaya çalışan insanlara gerçekten acıyorum. Özellikle inanç değerleri yüksek olan insanların bu konularda daha dikkatli olması gerekir. Bugün Kıbrıs’a kumar oynamaya giden birinin sahte rapor almasına belki insanlar gülüp geçebilir. Ancak ibadet edilen bir yere sahte raporla giderseniz, temsil ettiğiniz vakıflara ve derneklere daha fazla zarar verirsiniz.

Bir de utanmadan sağa sola telefon açıp, ‘Bu haberi Hasan Hüseyin Köksal mı yaptırdı?’ diye soruyorlar. Haberin doğruluğu mu önemli, haberi kimin yaptırdığı mı önemli? Biz buradaki çelişkiye üzülüyoruz. Ben olayı duyduktan bir dakika sonra ilgili başhekime ve Sağlık Müdürüne konuyu zaten iletmişim.

İki gün sonra olay başka bir noktaya gelmiş. Aslında meseleye biraz daha teknik bakmak gerekiyor. Perşembe günü bu kişi neredeymiş, cuma günü neredeymiş? Perşembe ve cuma gününü hiç konuşmadan, ‘Bu olay haberlere nasıl düştü, gazeteye nasıl düştü?’ diye konuşulan bir ülkede nasıl ilerleme sağlanmasını bekliyorsunuz? Bunu gerçekten çok merak ediyorum. Konu bu kadar basit.”