Sağlık-Sen Eskişehir İl Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, sağlık hizmetlerinin tamamen ücretsiz veya çok düşük maliyetli olmasının oluşturduğu yoğun talep, randevu sistemi, personel eksikliği ve Eskişehir'deki sağlık kuruluşlarının iş yüküne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hasan Hüseyin Köksal, aile hekimlerinin daha merkezi bir konuma getirileceği yeni bir randevu modelinin konuşulduğunu belirterek, sistemin sevk uygulamasına doğru ilerlediğini söyledi.

"Sağlık hizmetlerinin belirli ölçüde ücretli hale getirilmesi gerekiyor düşüncesinde olanlar var. Mevcut ekonomik koşullarda tepki görmez mi? Burada nasıl bir yol izlenmesi gerekir?" sorusunu yanıtlayan Sağlık-Sen Eskişehir İl Başkanı Hasan Hüseyin Köksal şu ifadeleri kullandı;

"Randevu sisteminde yeni bir modele geçilmesi konuşuluyor. Aile hekimliği sistemi daha merkezi bir konuma getirilecek. İnsanlar öncelikle aile hekimine gidecek ve randevu sürecini oradan başlatacak. Bu aslında bir anlamda sevk sistemine dönüş anlamına geliyor. Önce aile hekiminizle görüşeceksiniz, ardından ihtiyaç varsa hastaneye gideceksiniz.

Ancak bizim insanımız doğrudan dahiliye uzmanına gitmek istiyor. Doğrudan beyin cerrahına muayene olmak istiyor. Doğrudan cildiye profesörüne görünmek istiyor.

Sistemi tamamen ücretsiz veya çok düşük maliyetli tuttuğunuzda, örneğin bir uzman hekime 100 lira gibi bir rakamla ulaşılabildiğinde bir hasta aynı hafta içerisinde üç farklı hekime gidebiliyor. Beyin cerrahına gidiyor, muayene oluyor, memnun kalmıyor ve bir hafta sonra başka bir beyin cerrahına başvuruyor. Dahiliye uzmanına muayene oluyor, verilen tedaviyi ve ilaçları uygulamadan başka bir doktora gidiyor. Böyle bir talep karşısında sağlık sisteminin yetişme şansı yok.

Vatandaş açısından da belirli yaptırımların olması gerektiğini düşünüyoruz. Sağlıkta şiddetin önüne geçebilmek için bir doktoru veya hemşireyi darp eden kişiye sağlık hizmetlerinden yararlanmasına ilişkin ciddi yaptırımlar getirmediğiniz, belirli durumlarda SGK kapsamında aldığı hizmetlere yönelik yaptırımlar uygulamadığınız sürece istediğiniz kadar yasa çıkarın, istediğiniz kadar sağlık tesisi açın, sorunu çözmek kolay olmayacaktır.

Şu anda dünyanın en fazla MR ve tomografi çekilen, en fazla tetkik istenen ülkelerinden biri olma noktasına doğru gidiyoruz. Gelişmekte olan ülkelerin rakamlarıyla gelişmiş ve sağlık alanında öne çıkan ülkelerin rakamlarına baktığımızda arada çok büyük farklar olduğunu görüyoruz.

Belçika'ya, Almanya'ya veya Hollanda'ya gittiğinizde insanların her rahatsızlıkta doktora gitmediğini görüyorsunuz. Bizim yıllar önce kullandığımız Gripin benzeri basit ilaçların yerine örneğin Defalgan gibi ilaçlarla süreci geçirip yalnızca rutin kontroller için doktora giden insanlarla karşılaşıyorsunuz.

Bizde ise sürekli doktora gitme, beyin cerrahına görünme, MR veya tomografi çektirme talebi var. Bu ölçekteki bir talebe hiçbir sağlık sisteminin yetişme şansı yok.

Bir sivil toplum kuruluşu temsilcisi olarak şunu açıkça söylüyorum: Şu anda sağlık çalışanlarının en mutsuz olduğu dönemlerden birini yaşıyoruz. Buna rağmen 25 yılın sonunda geldiğimiz noktada vatandaşın da sağlık hizmetlerinden en fazla mutsuz olacağı dönemlerden birine doğru gidiyoruz.

Bazı siyasiler bunu görmezden gelebilir ancak bugün sokağa çıkıp vatandaşa mikrofon uzattığınızda karşınıza aynı tablo çıkıyor. Vatandaş, "Sıra bulamıyorum, randevu alamıyorum, MHRS'den randevu oluşturamıyorum" diyor.

Siyasetçilere de her gün yüzlerce benzer mesaj geliyor: "Bana randevu al, sıramı öne çektir, sağlık kurulunda yardımcı ol." Bu kadar talep geliyorsa sistemin bir yerinde sorun olduğu açıktır.

Sağlık hizmetlerinde sürekli yeni yerler açarak, "Sorun yok" görüntüsü vererek veya "Basın duymasın, vatandaş duymasın, haberlere düşmeyelim" kaygısıyla hareket ederek mevcut tabloyu değiştiremezsiniz. Sahadaki gerçek duruma baktığınızda toplumdaki karşılığı şu: Vatandaş mevcut sağlık hizmeti sunumundan memnun değil.

Sağlık hizmetini sunan insanlar da memnun değil. Çünkü çok ağır bir iş yükü var ve artık yetişmekte zorlanıyoruz.

Eskişehir'de daha önce yaklaşık 600 bin nüfusa hizmet veren sağlık çalışanı sayısıyla bugün yaklaşık 1 milyonluk nüfusa hizmet vermeye çalışıyoruz. Şu anda 10-11 bin civarındaki sağlık çalışanıyla Eskişehir'deki ihtiyaca yetişemiyoruz. Bunu günlerdir, aylardır, yıllardır söylüyoruz.

Üstelik Eskişehir yalnızca kendi nüfusuna hizmet vermiyor. Bilecik, Kütahya ve Afyonkarahisar'dan da hastalar geliyor. Eskişehir bölgesel hastane konumunda olduğu için çevre illerin nüfusuna da doğrudan sağlık hizmeti sunuyoruz. Bu nedenle personel açısından sayısal olarak yetersiz kalıyoruz.

Sağlık çalışanları konusunda artık şeffaf bir şekilde yeni bir kanuna ve yeni bir düzenlemeye ihtiyaç var. Aktif sağlık hizmetinde çalışamayan ve geri hizmette bulunan personelin sayısal planlamada nasıl değerlendirileceğine ilişkin yeni bir sistem kurulması gerekiyor.

Örneğin son 2-3 ayda yeni valimiz ve sağlık müdürümüzle birlikte Sağlıklı Hayat Merkezlerinin açılışları yapılıyor. Sizler de bu açılışlara katılıyorsunuz. Ancak açılan Sağlıklı Hayat Merkezlerinin resmi kadroları yok. İnsanları geçici görevle buralara gönderiyoruz.

Her açılan Sağlıklı Hayat Merkezi'nde 30-35 kişinin çalışması gerekiyor. Fakat bazı merkezlerde kendi kadrosunda bulunan 2-3 kişi var, geri kalan yaklaşık 30-33 kişi başka yerlerden geçici görevle getiriliyor. Siz yeni bir merkez açarken aslında başka bir yerde çalışan personeli oraya kaydırıyorsunuz.

Bugün Eskişehir Şehir Hastanesi'nde, Yunus Emre Devlet Hastanesi'nde ve Osmangazi Üniversitesi'nde sunulan sağlık hizmetlerine baktığınızda da benzer sorunları görüyorsunuz. İnsanlar, "Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin hocası çok iyi ama sağlık hizmetinde hemşire yok, personel yetişemiyor, odada problem var, yatakta problem var" diyor.

Gece bir kaza meydana geliyor, yüzlerce insan bizi arıyor. Yoğun bakım konusunda sıkıntı yaşandığını söylüyor.

Bir taraftan her gün açılış yapıyor, her gün kurdele kesiyorsunuz. Ancak istediğiniz kadar yoğun bakım yatağı açın; sistemdeki eleme mekanizmasını ve acil servis sistemini düzenlemediğiniz, vatandaşı sağlık hizmetlerinin doğru kullanımı konusunda bilgilendirmediğiniz ve hastaneye başvuru sistemini değiştirmediğiniz sürece bu talebe yetişme şansınız yok."