CHP Odunpazarı İlçe Başkan Adayı Selçuk Sürmeli şu ifadeleri kullandı;

“1970 Eskişehir doğumluyum. 12 yaşına kadar çocukluğum köylerde geçti. 4 yıl pancar suladım. 23 yıl iş makinesi operatörlüğü yaptım. Bizim zamanımızda makinelerde kabin yoktu. Tozun içinde mücadele etmiş, emekçi bir insanım.

Sonrasında Eskişehir Atatürk Lisesi Fen Bölümü’nü, ardından üniversitede Kamyon Öğretmenliği Bölümü’nü bitirdim. Daha sonra, insanın yalnızca kendisi için yaşamasının bir şey ifade etmeyeceği inancıyla, halkıma daha faydalı olabilmek amacıyla Odunpazarı İlçe Başkanlığı’na aday oldum.

Şimdi Sayın Odunpazarı Belediye Başkanımız Kazım Kurt, “seçimler adil yapılıyor, hiçbir sorun yok” diyerek mutlu bir tablo çiziyor. Ama olayın iç yüzü öyle değil. Örneğin seçimlerde gözetmen bulunmuyor. 12 kişilik gruplar hâlinde kadın üyeler gelenleri etkileyerek Mavi Liste’ye oy vermelerini istiyor, aynı şekilde erkekler de yardım ediyor. Köylerde de “Tüpçü Yaşar” olarak bilinen bir kişi var. Emekli olduktan sonra sadece ilkokul mezunu olmasına rağmen Odunpazarı Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’ne atanmış. Eşi, kızı, oğlu, damadı da belediyede görev alıyor. Seçim dönemlerinde köy köy dolaşıp üyeleri etkilemeye çalışıyor. Eğer seçilirsem, Odunpazarı Belediyesi’nin adını “Tüpçü Belediyesi” olarak değiştireceğim, o derece rahatsızız bu durumdan.

Seçimlerde Rahmi Çınar’ın ismi hiç geçmiyor. Sürekli Kazım Kurt’un adı öne çıkarılıyor. Belediyenin 500-600 personeli var. Belediyenin imkânları kullanılarak orantısız bir güç oluşturuluyor. Üyeler aranıyor, “Odunpazarı Belediyesi’nin selamı var, Mavi Liste’ye oy istiyoruz” deniliyor. Bu, demokrasi şehri Eskişehir için büyük bir ayıp. Biz Türkiye’ye örnek olmuş bir şehiriz, böyle devam etmesine izin veremeyiz.

Ben İlçe Başkanlığı’na gittiğimde sürekli “toplantı var” denildi. Bir gün kapıyı açtığımda içeride yine Tüpçü Yaşar vardı. Yani toplantılar onunla yapılıyormuş. Buna rağmen Sayın Kazım Kurt, seçimlerde hiçbir hile olmadığını söylüyor. Oysa kimlik kontrolü yapılmıyor, gözetmen yok. Rami, “sandığa 2 metreden fazla yaklaşmayın” derken kendisi sandığın dibine kadar gidip üyeleri etkiliyor. Buradan ona soruyorum: “Rahmi, sen melek misin de biz şeytan mıyız?”

Yıllarca görüşümüze emek vermiş Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi Ali Haydar Çelik ve eşi Ayfer Hanım seçimlerde saldırıya uğradı. Bunu yapanları esefle kınıyorum. Demokrasi şehrimizde böyle bir şeye nasıl izin veriliyor? Belediye Başkanının şoförü, başkan orada değilken neden seçim yerinde bulunuyor? Neden Rahmi bu kadar önemseniyor, neden Mavi Liste bu kadar destekleniyor? Rahmi kimdir? Atatürk gibi bir deha mı? Bildiğim kadarıyla meslek lisesi mezunu ve Eskişehirli bile değil.

Taşbaşı’nda, Hamamyolu’nda standlar kuruldu. Hiç kimse Rahmi’yi oralarda görmedi. Mahalle toplantıları da yapmadı, vatandaşı dinlemedi. Ben seçilirsem, her ay tüm mahallelerde toplantılar düzenleyip vatandaşın sorunlarını dinleyeceğim ve çözüm için elimden geleni yapacağım. Saldırgan tutumlara asla izin vermeyeceğim.

Seçimlerin adil yapılmadığını herkesin bilmesini istiyorum. Cumhuriyet Halk Partisi üyelerine çağrım: Tepkinizi sandıkta gösterin.

30 Ağustos Zafer Bayramı tüm vatandaşlarımıza kutlu olsun. Çocukluğumda tarlada öğrendiğim bir şey var: İnsan başak gibidir. Başak doluysa eğilir, saygı gösterir. Ben de böyle öğrendim. Yaşı ne olursa olsun herkese saygı gösteririm. Ancak Rami’de ve belediye çevresinde bu saygıyı göremiyorum. Tartışma olabilir ama saldırı olmamalıdır. Benim dönemimde asla buna izin verilmeyecek.”