TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder şu ifadeleri kullandı;

“Ülke tarımında dengeler bozuldu. İlk olarak tarım politikası anlamında bir bozulma yaşandı. Bir tarım politikamız var mı? Evet, var. Ancak hem üreticiyi hem zincirin aradaki halkalarında bulunan kişileri, örneğin zirai ilaç bayilerini ve lojistikle uğraşanları, hem de nihai olarak tüketiciyi kapsayacak bütüncül bir tarım politikamız yok.

Tek taraflı bir politika uygulanıyor. Durum böyle olunca ister istemez arz ve talepte bu tarz iniş çıkışlar yaşanıyor. Keşke üretim başlamadan önce çiftçimiz hangi üründen ne kadar ekeceğini veya dikeceğini, ürünün kendisine ne kadara mal olacağını, ne kadara satacağını ve sonrasındaki pazarlama sürecinde sıkıntı yaşamayacağını bilse ve buna göre desteklense. O zaman ülkemiz için tam anlamıyla bir üretim ve tarım politikasından söz edebiliriz.

Ürün tarlada kaldı diye çok şikayet alıyoruz. Eskişehir için de diğer illerimiz için de böyle durumlar var. Geçmiş yıllarda da olmuştu, hatırlarsınız. Bursa Karacabey’de domateste yaşandı. Bunun dışında kavun, karpuz ve soğanda da benzer durumlar yaşandı. Türkiye’nin her yerinde bunlar oluyor ve olmaya da devam edecek.

Çünkü ilk başta da söylediğim gibi planlı üretim her şekilde şart. Planlı üretimde çiftçi örgütleri ve kooperatifler de çok önemli. Ülkemizde kooperatifleşme her geçen gün zayıflıyor. Biz Ziraat Mühendisleri Odası olarak 17-19 Ağustos tarihlerinde Sarıcakaya’da kooperatifçilik eğitimiyle ilgili bir seminer vereceğiz. Bunu Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte yapıyoruz. Bu semineri daha sonra başka ilçelerimizde de vereceğiz.

Burada çiftçinin örgütlenmesi çok kıymetli. Yurt dışındaki modeller de böyle işliyor. Çiftçi örgütlenecek, kooperatifler olacak, ziraat odaları aktif olacak. Biz Ziraat Mühendisleri Odası olarak bu yapının içinde olacağız. Kamu, özel sektör ve tabii ki akademi de sürece dahil olacak. Üniversitelerimiz ve birliklerimiz de bu yapının içinde olduğunda tam anlamıyla planlı bir üretim modeli oluşturulabilir.

Masanın etrafında oturan herkes bu konudaki fikirlerini ve deneyimlerini ortaya koymalı. Ancak bunların uygulanabilir, icraata geçebilecek fikir ve deneyimler olması gerekiyor. Bütün taraflar birlikte hareket etmek zorunda.“