İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan şu ifadeleri kullandı;

"Bugün Türkiye yalnızca ekonomik bir darboğaz yaşamamaktadır. Ne yazık ki ülkemiz geçim krizinin, adalet krizinin, üretim krizinin, aile krizinin ve yönetim krizinin aynı anda yaşandığı ağır bir sürecin içine sürüklenmiştir.

Milletimiz her geçen gün daha fazla yoksullaşırken, iktidar ise gerçek sorunları çözmek yerine algı siyasetiyle günü kurtarma çabasına devam etmektedir.

Gençlerimiz diploma alıp işsiz kalmakta, emekçiler ağır vergi yükü altında ezilmekte, çiftçi üretimden kopmakta, esnaf borçla ayakta kalmaya çalışmaktadır.

Vatandaş pazarda enflasyonla, sokakta güvensizlikle, devlet kurumlarında ise ilgisizlik ve liyakatsizlikle karşı karşıya bırakılmıştır.

Bugün devlet yönetiminde milletin ihtiyaçları değil, siyasi hesaplar öncelik hâline gelmiştir.

Kurumlar güçlendirilmek yerine etkisizleştirilmekte, şehirler arasında adalet değil siyasi yakınlık belirleyici olmaktadır.

Bunun son örneklerinden biri de şehrimizde, yaşanmaktadır.

Bir tarafta Hava Hastanesi, eski Devlet Hastanesi ile Sivrihisar ve Mihalıççık’taki sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alınması girişimleri, diğer tarafta ise Eskişehir PTT Başmüdürlüğü’nün kapatılarak Ankara 4. Bölge Müdürlüğü’ne bağlanması şehrimizin adım adım kurumsal gücünü kaybettirilmeye çalışıldığını açıkça göstermektedir.

Hava Hastanesi, eski Devlet Hastanesi ile Sivrihisar ve Mihalıççık’taki sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin resmi gazete yazısının ardından kamuoyunda oluşan yoğun tepki üzerine iktidar temsilcileri tarafında geri adım atılmış iş çözülmüş algısı oluşturmaya çalışılmıştır.

Ancak aradan geçen zamana rağmen kamuoyuna yapılmış açık, net ve bağlayıcı herhangi bir resmî açıklama hâlâ ortada yoktur.

Milletin ortak malı üzerinden oluşan bu büyük rahatsızlık karşısında net bir duruş sergilemek yerine, belirsizlik oluşturarak günü kurtarmaya çalışmak kabul edilemez bir siyasi anlayıştır.

Eskişehir halkı artık şunu açıkça görmektedir:
Önce kamuoyunun nabzı yoklanmakta, tepki yükselince geri adım atılmış görüntüsü verilmekte, ardından süreç unutturularak milletin aklıyla oynanmaktadır.

Ancak unutulmamalıdır ki milletin malını korumak bir lütuf değil, hükümetin asli görevidir.

Eskişehir halkının hafızasında önemli yeri bulunan sağlık alanlarının satış tehdidiyle karşı karşıya bırakılması bile başlı başına büyük bir yönetim zafiyetidir.

Şimdi soruyoruz. Neden sürekli Eskişehir’in kurumları ve değerleri hedef alınmaktadır?

Neden Cumhuriyet kültürüyle, üretim gücüyle, sanayisiyle ve eğitim yapısıyla örnek gösterilen bir şehir sistematik şekilde zayıflatılmaktadır?

Neden yatırım yapılması gereken Eskişehir’in yetkileri azaltılmakta, kamu kurumları birer birer etkisiz hâle getirilmektedir?

Malum olduğu üzere PTT Genel Müdürlüğü’nün 2026 yılının ilk günlerinde hayata geçirdiği bölge yapılanması kapsamında Eskişehir PTT Başmüdürlüğü kapatılmıştır.

Yıllardır Afyonkarahisar, Kütahya, Bilecik ve Eskişehir olmak üzere yaklaşık 2,5 milyon nüfusa hizmet koordinasyonu sağlayan köklü bir yapının tasfiye edilmesi, şehrimiz adına ciddi bir kurumsal kayıptır.

Daha da vahimi şudur:
Eskişehir’in elinden alınan Bölge Müdürlüğü yetkisi, birçok açıdan şehrimizle kıyas dahi kabul etmeyecek bir yapılanmayla Malatya’ya verilmiş ve burada yeni bir Bölge Müdürlüğü kurulmuştur.

İktidar temsilcileri ise her zamanki gibi etkisiz ve günü geçiştirmek adına bir tavır sergilemektedir.

Eskişehir AKP İl Başkanı “Vatandaş hizmet açısından olumsuz etkilenmeyecek” açıklamasını bugün yaşanan gelişmeler karşısında yeniden değerlendirmesi gerekmektedir.

Çünkü bugün Mahmudiye PTT Şubesi’nin haftanın yalnızca üç günü, Han PTT Şubesi’nin ise haftanın sadece iki günü açık tutulacak olması konuşulmaktadır.

Soruyoruz. Bu mudur vatandaşın hizmete erişiminin etkilenmemesi?

Yarın Eskişehir genelinde yeni şube kapatmaları yaşandığında da aynı açıklamaları mı duyacağız?
Şehrimizin kamu hizmetleri adım adım küçültülürken buna sessiz kalmak Eskişehir’e sahip çıkmak mıdır?

Yine Sayın İl başkanı’nın katıldığı bir programda “Konuyu tekrar Bakan Bey ile görüşeceğim” şeklindeki açıklamasını da dikkatle takip ediyoruz.

Bu görüşme yapılmış mıdır? Yapılacak mıdır? Yoksa Eskişehir kamuoyu bir kez daha oyalama siyasetiyle mi karşı karşıyadır?

Ayrıca şunu açıkça ifade etmek gerekir. Dört ili kapsayan köklü bir Başmüdürlüğün kapatılmasının kendi siyasi dönemlerine denk gelmesinden en ufak bir rahatsızlık duymayanların, Eskişehir adına siyaset yaptıklarını söylemeleri artık inandırıcılığını kaybetmiştir.

Bizler İYİ Parti Eskişehir İl Teşkilatı olarak buradan açıkça beyan ediyoruz. Eskişehir sahipsiz değildir.

Bu şehrin hastanelerine de, sağlık alanlarına da, kamu kurumlarına da, bürokratik gücüne de, Cumhuriyet birikimine de sonuna kadar sahip çıkacağız.

Eskişehir’i masa başında küçültmeye çalışan anlayışa karşı susmayacağız. Şehrimizin yetkilerini azaltan, kurumlarını kapatan, sağlık alanlarını satışa açan ve gençlerini göçe zorlayan bu yanlış anlayışın karşısında olmaya devam edeceğiz.

Çünkü bizim mücadelemiz milletimizin hakkını, şehrimizin geleceğini ve devlet ciddiyetini yeniden hâkim kılma mücadelesidir.

Eskişehir sahipsiz değildir. Bu millet çaresiz değildir. Günü geldiğinde sandıkta gereken cevabı verecektir."