İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan şu ifadeleri kullandı:
"Dede Korkut Parkı, Eskişehirlilerin bir parkı olarak bilinirken Adalet ve Kalkınma Partisi'nin piknik, panayır ve eğlence aktiviteleri alanında faaliyet gösterdiği bir park konumundaydı. Burada kamuoyundan da takip ettiğimiz, bizim de gözlemlediğimiz kadarıyla aileler zaten daha önce de çeşitli etkinliklerde bulunuyorlardı.
Ama ne hikmetse, ne sebeple, ne gerekçeyle olduğunu anlayamadığımız bir durumla karşı karşıyayız. Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı'nın oğlu Necmeddin Bilal Erdoğan'ın da Eskişehir'de aileyle ilgili yapılan programlarda gerçekleştirdiği konuşmaları takip ettik. Ailenin önemi, ailede kadının önemi ve çocuğun değeri konuşulurken Adalet ve Kalkınma Partisi'nin panayır ve mesire yeri gibi görülen bir parktan kadınların çıkarılmasını kesinlikle kabul etmiyoruz.
Daha önce mevcut AKP İl Başkanı'nın yaptığı açıklamalara baktığımızda, 'Biz herkesi parka davet ediyoruz' diyordu. Bugün ise milleti çağırıp oradan kovmaktan, uzaklaştırmaktan büyük haz alıyorlar, zevk alıyorlar. Bunu bir düşünüp değerlendirmemiz gerekiyor. Bu kabul edilebilir bir şey değil.
Bugün Eskişehir'de gerek belediyelere ait parklar olsun gerekse Millet Bahçesi ile birlikte Dede Korkut Parkı olsun, buraların hükümetin parkı gibi görüldüğünü görüyoruz. Bu şekilde ayrışmaları biz İYİ Parti olarak kesinlikle kabul etmiyoruz.
Eskişehir'de yaşayan, Eskişehir sınırlarında bulunan herkesin vergileriyle yapılmış kamuya açık alanların tamamının vatandaşlarımız tarafından rahat bir şekilde kullanılabilmesi gerektiğini net olarak söylüyoruz.
Diğer taraftan mevcut İl Başkanı Gürhan Albayrak'ın, sanki bir parti devleti anlayışıyla hareket ederek kamuya ait alanlarda yapılacak faaliyetleri, çalışmaları, tadilatları, düzenlemeleri ve iyileştirmeleri kendisi yapıyormuş gibi göstermesini de kabul etmiyoruz.
Bugün geldiğimiz noktada tuzun koktuğunu, Cumhuriyet'in demokratik değerlerinden ziyade bir parti devletine doğru evrildiğimizi net bir şekilde görüyoruz.
İnşallah seçim zamanı geldiğinde, sandık kurulduğunda aziz milletimiz, oradan kovulmanın ve kendilerine yapılan zulümlerin cevabını verecektir."





