İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan şu ifadeleri kullandı:

“İYİ Parti’mizin kuruluş yıl dönümünü birlikte anıyoruz. Bunlardan biri, yokluklar içerisinde verilen bağımsızlık mücadelesinin ardından kurulan devletimizin adıdır. Diğeri ise o devletin temel değerlerini yaşatmak için verilen siyasi mücadelenin onurlu ve şerefli adıdır. Her ikisinin kuruluşunda da aynı inanç ve kararlılık vardır: Türk milleti kendi geleceğine kendisi karar verir.

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, Millî Mücadele kahramanlarımızı ve vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmet, minnet, saygı ve şükranla anıyoruz.

Onların bizlere bıraktığı emanet yalnızca bir devlet değildir. Bu emanet; bağımsızlık, millî egemenlik, adalet, eşit yurttaşlık ve Türk milletinin başı dik yaşama iradesidir. Cumhuriyet, milletin kendi kaderini eline almasıdır. Devletin herhangi bir kişinin, zümrenin ya da siyasi iktidarın mülkü değil, milletin ortak emaneti olmasıdır.

Cumhuriyet’i sevmek yalnızca sağa sola bayrak asmak değildir. Milliyetçilik söylemleriyle ortalıkta dolaşıp terörist başı caninin yoldaşlarıyla aynı masada oturmak da Cumhuriyet’in değerleriyle bağdaşmaz.

Cumhuriyet’i sevmek, çocuğunun geleceğinden endişe eden bir annenin kaygılarına çözüm bulabilmektir. Çalışmasına rağmen ay sonunu getiremeyen bir babanın derdine derman olabilmektir. Ürettiğinin karşılığını alamayan çiftçiye sahip çıkmaktır. Geçim sıkıntısı çeken emeklinin sorunlarıyla ilgilenmektir. Sağlık hizmetine ulaşamayan vatandaşın ihtiyacını karşılayabilmektir.

Çünkü Cumhuriyet, vatandaşına yalnızca bir kimlik değil, onurlu bir yaşam ve gelecek umudu sunmaktır.

Cumhuriyetimizin 103. yılında sorumluluğumuz, geçmişimizle övünmekle yetinmeyip bu büyük mirası bugünün sorunlarını çözerek geleceğe taşımaktır.

Çok değerli dava arkadaşlarım, ailemiz ve yuvamız olan İYİ Parti’miz, 9 yıl önce bizleri kolay bir yolun beklemediğini bile bile kuruldu. Demokrasiye ve adalete yönelik müdahalelerin yaşandığı bir süreçte siyasi mücadelemize başladık.

Salonların bizlere verilmediği, salon ışıklarının kapatıldığı, imkânlarımızın kısıtlandığı ve başaracağımıza inanılmayan günlerden geçtik. Teşkilat mensuplarımız ailelerinden, işlerinden ve zamanlarından fedakârlık etti. Seçim dönemlerinde kar, kış, yağmur, çamur, sıcak ve soğuk demeden aziz milletimizle kucaklaştı.

Bazen yorulduk, bazen kırıldık. Bazen de verdiğimiz emeğin karşılığını hak ettiğimiz ölçüde alamadık. Ancak milletimize olan inancımızdan hiçbir zaman vazgeçmedik. Aziz Türk milletine asla sırtımızı dönmedik.

Aramıza katılıp bizden biri gibi görünen ancak tek amacı kişisel siyasi geleceğini güvence altına almak olanların ihanetlerine ve çıkarları uğruna sergiledikleri iki yüzlülüklere de şahit olduk. Bu salondaki bütün dava arkadaşlarımızla birlikte tüm bu zorlukları aşarak bugünlere geldik.

Çünkü biz bu yola makam, mevki ya da kişisel siyasi hesaplar için çıkmadık. Türk milletinin hakkı yenilmesin, Cumhuriyetimizin değerleri aşındırılmasın, evlatlarımız korkuyla değil umutla büyüsün diye yola çıktık.

Bizlere ‘Yapamazsınız, başaramazsınız, dağılıp gidersiniz.’ dediler. Fakat bu hareketin temelinde makamını korumaya çalışanlar değil, memleketini korumak için mücadele eden, gerektiğinde kendinden vazgeçmeyi göze alan inanmış insanlar vardı.

Dün de bu insanlar vardı, bugün de var. Yarın da aynı inanç ve kararlılıkla dava arkadaşlarımızla birlikte yürümeye devam edeceğiz.

İYİ Parti’nin kuruluşu, adaletin, liyakatin, millî iradenin ve Cumhuriyet değerlerinin yanında durma sorumluluğunun bir sonucuydu.

Kapı kapı dolaşan, stant açan, gecenin geç saatlerine kadar çalışan, sandık başında sabahlayan bütün isimsiz kahramanlarımızı huzurlarınızda saygıyla selamlıyorum. Eskişehir teşkilatlarımız da bu mücadelenin her zaman en fedakâr unsurları arasında yer aldı.

Siyaset yalnızca seçim kazanmak değildir. Siyaset, kimsenin sizi alkışlamadığı günlerde de doğru bildiğinizin arkasında durabilmek, inandığınız değerler uğruna mücadele edebilmektir.

Dava adamı olmak kolay değildir. Asıl dava adamlığı, herkes yanınızdayken değil, zor zamanlarda da davanızın yanında kalabilmek ve onun uğruna mücadeleyi sürdürebilmektir.

Geçmişte bu mücadeleye katkı sunmuş, bugün çeşitli nedenlerle aramızda bulunmayan bütün arkadaşlarımızın emeğini çok kıymetli görüyorum.

Çok iyi biliyorum ki bugün birçok arkadaşımız yeniden İYİ Parti’ye dönmek, ay ve güneşli rozetimizi yakasında şerefle taşımak istiyor.

Buradan açık ve net bir çağrıda bulunuyorum: Derdi millet, vatan ve memleket olan; kurucu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyet’e ve kurucu değerlerimize sahip çıkmak isteyen bütün gönüldaşlarımıza il ve ilçe teşkilatlarımızın kapıları sonuna kadar açıktır.

Çünkü bu partinin harcında nice insanımızın, nice gönüldaşımızın emeği, alın teri ve fedakârlığı vardır.

Çok kıymetli dava arkadaşlarım, Eskişehir bizim için yalnızca görev yaptığımız bir şehir değildir. Eskişehir; Yunus Emre’nin, Nasreddin Hoca’nın, Şeyh Edebali’nin ve Hacı Bektaş Veli’nin insan sevgisini yaşatan, Cumhuriyetimizin aydınlık yüzünü bütün Türkiye’ye gösteren bir şehirdir.

Mihalıççık’ın Sazak köyünde yetişmiş bir kardeşiniz olarak şunu çok iyi biliyorum: İnsan, memleketine hizmet etme sorumluluğunu önce vicdanında taşımalıdır.

Bu nedenle Eskişehir’in sorunlarını konuşmak, esnafımızı dinlemek, üreticimizin sesini duyurmak ve gençlerimizin geleceğe umutla bakmasını sağlamak, bu salonda bulunan ve davamıza omuz veren her bir yol arkadaşımızın önemli görevidir.

İYİ Parti’nin adı umutsa bu umudu hep birlikte büyüteceğiz. Cesaretse cesaretimizi göstereceğiz. Haysiyetse haysiyetimizden bir zerre bile vazgeçmeyeceğiz.

Genel Başkanımız, yolbaşçımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun ortaya koyduğu siyasi istikamet doğrultusunda Cumhuriyet’e, millî egemenliğe, hukuka ve Türk milletinin birliğine hep birlikte sahip çıkacağız.

Liderimize bağlılığımızı yalnızca sözlerimizle değil, sahada çalışarak, teşkilatımızı büyüterek ve milletimizin güvenini kazanarak göstereceğiz.

Hedefimiz yalnızca siyasi varlığımızı sürdürmek değil, Türkiye’yi yönetmeye talip güçlü bir siyasi iradeyi hep birlikte oluşturmaktır.

Kıymetli dava arkadaşlarım, 9 yıl boyunca sevinçler de yaşadık, zor günler de geçirdik. Ancak her defasında ‘Bismillah.’ diyerek yeniden ayağa kalktık.

Çünkü bu ülkenin geleceğinin birkaç kişinin kararına teslim edilemeyeceğine, devletin gerçek sahibinin aziz Türk milleti olduğuna bütün kalbimizle inandık.

Hukukun herkes için eşit uygulanmasını, adaletin tesis edilmesini, emeğin karşılığının verilmesini istiyoruz. Kimsenin kimliğine, inancına ya da düşüncesine bakılmadan bütün vatandaşlarımızın huzur içerisinde yaşayacağı bir Türkiye için mücadele ediyoruz.

Çünkü bizim başka bir vatanımız yok.

Bize ‘Dur.’ diyenlere çalışarak, ‘Olmaz.’ diyenlere başararak dün de cevap verdik, bugün de cevap vereceğiz. Yarın da Allah’ın izniyle sandıkta siyasi mücadelemizle gereken cevabı vereceğiz.

Şunu hiçbir zaman unutmayalım, kıymetli dava arkadaşlarım. Saygıdeğer Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi, bütün siyasi partiler ve bütün kaleler zapt edilebilir. Ancak İYİ Parti’nin inancı, cesareti ve haysiyeti hiçbir zaman teslim alınamaz.

Bu dava bir binadan, bir tabeladan ya da bir makamdan ibaret değildir. Bu dava, Türk milletinin vicdanında karşılık bulan yüce bir fikirdir. Fikirler, onları yaşatacak insanlar olduğu sürece ayakta kalır ve yaşamaya devam eder.

Değerli dava arkadaşlarım, yarın Cumhuriyetimizin 103. yılını coşkuyla kutlayacağız.

Bu millet, büyük savaşların, yokluğun ve yıkımın ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde bağımsızlığını kazandı ve egemenliğin millete ait olduğunu bütün dünyaya ilan etti.

Bugün bize düşen, o mücadeleyi yalnızca anmak değil, onun sorumluluğunu hayatımızın her alanında ve benimsediğimiz ilkelerde hissetmek ve taşımaktır.

Cumhuriyet’i demokrasiyle, hukukla, bilimle, eğitimle ve üretimle güçlendirmektir. Gençlerimize umutlu bir gelecek, kadınlarımıza eşit ve güvenli bir yaşam, çiftçilerimize kendi topraklarında üretmeye devam edebilme imkânı, emeklilerimize huzur ve çalışanlarımıza hak ettikleri değeri sağlamaktır.

Cumhuriyet’in 103. yılında kendimize şu soruyu sormalıyız: Bizden önceki kuşakların bu vatan için verdiği mücadelenin hakkını bugün verebiliyor muyuz?

Bu sorunun cevabı, hepimizin yarından itibaren sahada üstleneceği sorumluluklarda saklıdır.

Bizler Cumhuriyet’i korumak, demokrasiyi güçlendirmek, millî iradeye sahip çıkmak, üretimi ve refahı büyütmek için mücadele edeceğiz.

Çünkü Cumhuriyet hepimizindir, bayrak hepimizindir, vatan hepimizindir. Gelecek de hepimizin ortak sorumluluğundadır.

Değerli dava arkadaşlarım, Cumhuriyetimizin 103 yıllık birikimi ile İYİ Parti’mizin 9 yıllık mücadelesini buluşturan ortak değer, milletin kendi geleceğine sahip çıkma iradesidir.

Her zaman söylüyorum: Biz dün vardık, bugün varız, yarın da var olacağız.

Ben Serdar Ulucan olarak, bu memleketin bir evladı ve İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı sıfatıyla huzurlarınızda söz veriyorum.

Eskişehir’in sorunlarını sürekli gündeme getirmeye, hemşehrilerimizin sesini her platformda duyurmaya, üreticimizin, esnafımızın, emeklilerimizin, çalışanlarımızın ve gençlerimizin yanında durmaya devam edeceğiz.

Cumhuriyetimizin değerlerini ve kurucu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere bıraktığı emaneti son nefesimize kadar savunacağız.

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun siyasi istikameti doğrultusunda daha çok çalışacak, daha fazla insana ulaşacak ve milletimizin güvenini kazanacağız.

Şimdi birlik içerisinde çalışma, aramızdaki kırgınlıkları geride bırakma ve ortak hedeflerimize, ortak değerlerimize odaklanma zamanıdır.

Çünkü biz kolay günlerin değil, sorumluluk gerektiren günlerin insanlarıyız. Biz, günü geldiğinde iyi oynayanların değil, iyi olanların kazanacağına inanmış ve bunun için mücadele etmeye ant içmiş cesurlar hareketiyiz.

İYİ Parti’mizin 9. kuruluş yıl dönümünü kutlarken, başta Kurucu Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener olmak üzere partimizin kuruluşunda emeği geçen bütün kurucularımıza teşekkür ediyorum.

Bugün bizlere yol gösteren, İYİ ve cesur hareketin başını bir an olsun öne eğdirmeyen, sokakta başımız dik bir şekilde siyaset yapmamızı sağlayan Genel Başkanımız, liderimiz Sayın Müsavat Dervişoğlu’na şükranlarımı sunuyorum.

Geçmişten bugüne görev yapan bütün teşkilat mensuplarımıza, bu mücadeleye gönül veren vatandaşlarımıza ve bizlere oylarıyla destek olan hemşehrilerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Ve diyorum ki:

‘Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!’