Endel Şirketler Grubu Başkan Yardımcısı Şeref Burak Özaydemir şu ifadeleri kullandı:
"Sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bugün Eskişehir için de ayrıca çok anlamlı bir gün. 2 Eylül, Eskişehir’imizin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü. Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bağımsızlığımız için mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.
Cumhuriyet’imizin kuruluşuna giden yolda önemli bir yere sahip olan Eskişehir, Cumhuriyet ile birlikte üreten, sanayileşen, gelişen, kültür ve sanatla büyüyen bir şehir hâline geldi.
Bugün burada bizi bir araya getiren pişmiş toprak da aslında bu dönüşümün ve Eskişehir’in kimliğinin önemli simgelerinden biridir. Çünkü pişmiş toprak, bir sanat ham maddesi olmasının ötesinde Eskişehir’in üretim kültürünün, sanayileşmesinin ve kent hafızasının önemli bir parçasıdır. Kılıçoğlu olarak bizim hikâyemizin temelinde de aynı ham madde, toprak vardır.
1927 yılında Eskişehir’de başlayan yolculuğumuzda önümüzdeki yıl çok özel bir döneme giriyoruz. 2027 yılında Kılıçoğlu’nun 100. yılını kutlayacağız.
Kılıçoğlu’nun 100 yıllık hikâyesini yalnızca bir şirketin geçmişi olarak görmüyoruz. Cumhuriyet ile birlikte büyüyen Eskişehir’in ve sanayileşen Türkiye’nin içinde toprağı değere dönüştüren, kuşaktan kuşağa aktarılan ve geleceğe bakan bir üretim kültürünün tarihi olarak görüyoruz.
Bu nedenle 100. yılımıza girerken köklerimizin bulunduğu Eskişehir’de ve ham maddemiz olan toprağın sanatla buluştuğu böylesi değerli bir organizasyonda yer almak bizim için ayrıca gurur vericidir.
Bu yıl sempozyumun şehrimize bırakacağı eser de bana göre bu açıdan çok özeldir. Sempozyuma katılan sanatçılarımızın kolektif bir çalışma ile ortaya çıkaracakları “Atatürk ve Çocuk” temalı eserin, Cumhuriyet’imizin değerlerini ve geleceğe olan inancımızı çok güçlü bir şekilde yansıtacağına inanıyorum.
Atatürk’ü çocuklarla, yani Cumhuriyet’in geleceği ile buluşturan bu eserin hem taşıdığı anlam hem de sanatsal değeri ile Eskişehir’in kültürel hafızasında özel bir yere sahip olacağını ve tüm Türkiye’de beğeni ile karşılanacağını düşünüyorum.
Bugün Eskişehir’in farklı noktalarında gördüğümüz pişmiş toprak eserlerinin her biri, bu organizasyonun şehrimize bıraktığı kalıcı bir izdir. Bu yıl ortaya çıkacak eserin de bu mirasın çok kıymetli bir parçası olacağına inanıyoruz.
Bu yıl sempozyumun Profesör Doktor İlber Ortaylı anısına düzenlenmesi ise organizasyona ayrıca kıymetli bir anlam katıyor. Türkiye’nin tarih ve kültür birikiminin geniş kitlelere aktarılmasında önemli bir yere sahip olan Sayın Ortaylı’nın isminin, kültürün ve sanatın merkezinde yer aldığı böyle köklü bir organizasyonla birlikte anılmasını son derece değerli buluyor, kendisini saygı ve rahmetle anıyorum.
Bir etkinliği başlatmak kadar onu yıllar boyunca yaşatabilmek, her yıl yeni sanatçılar, yeni eserler ve yeni fikirlerle geliştirebilmek de çok önemlidir. Bu organizasyonun 25 yıldır sürekliliğini sağlayan Tepebaşı Belediyesine ve Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Ataç’a da bu vizyonları ve emekleri için özellikle teşekkür etmek istiyorum.
Kılıçoğlu olarak biz de 100. yılımıza girerken doğduğumuz ve büyüdüğümüz bu şehrin üretim, sanat ve kültür hayatına değer katan böyle bir yolculuğun parçası olmaktan büyük onur duyuyoruz.
Geçmişten aldığımız güçle üretmeye, yenilik yapmaya, Eskişehir’e ve ülkemize değer katmaya, bizden sonraki kuşaklara güçlü bir miras bırakmak için çalışmaya devam edeceğiz.
Bu duygularla Eskişehir’imizin kurtuluşunun yıl dönümünü bir kez daha kutluyor, 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun şehrimize, sanat dünyamıza ve kültür hayatımıza değerli katkılar sunmasını diliyorum.
Emeği geçen herkese ve eserleriyle sempozyumumuza değer katacak tüm sanatçılarımıza teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum."





