Atatürkçü Düşünce Derneği, Eğitim İş Eskişehir Şubesi ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği adına hazırlanan açıklamayı seslendiren Sevgi Akmen şu ifadeleri kullandı;

Cumhuriyetin kazanımlarına ve toplumsal aydınlanmaya yönelik sistemli saldırıların yoğunlaştığı 1990’lı yıllarda Atatürk ilke ve devrimlerini rehber edinen ve araştırmacı kimlikleri ile topluma önderlik eden Uğur mumcu, Muammer aksoy, Bahriye üçok, Ahmet taner kışlalı, Necip hablemitoğlu ve çok sayıda aydınımız peş peşe aramızdan koparıldı.

Bu süreçte “özgür basın” üzerinde kurulan baskı ile demokratik değerlere açıkça saldırıldı. Büyük Atatürk’ün çağdaş ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti hedefi aydınlara yönelik cinayetler ile gölgelenmeye çalışıldı. Uğur mumcu da bu karanlık dönemde katledilen aydınlarımızdandı.

Adalet ve Demokrasi Haftasında aramızdan koparılan tüm aydınlarımızı ve Uğur mumcu’yu saygıyla, sevgiyle, özlemle anıyoruz.

Unutulmamalıdır ki, aydınlarımızı yaşamdan koparan cinayetler, demokrasiye karşı yapılan en ağır darbelerdir. Aydınlar katlederek toplumu sindirmeyi amaçlayan karanlık zihniyet ise demokrasinin ve bilimin ışığında kaybolmaya mahkumdur.

Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’e olan bağlılıklarını koruyan, adalet ve demokrasiyi savunurken canlarını kaybeden aydınlarımıza minnet borçluyuz. Onların mücadelelerini sürdürmek görevimizdir. Bu bağlamda laik Cumhuriyetimize karşı olan sorumluluklarımızın bilincindeyiz.

Büyük bir inançla ifade ediyoruz ki, katledilen her aydınımız bir fikir abidesidir. Toplumun örnek aldığı aydınlanma önderidir.

Uğur mumcu, hayali ihracat, gerici örgütlenme, kontrgerilla, ipekçi cinayeti, ağca–papa suikasti daha birçok konuyu inceleyen araştırmacı gazeteciliğin öncülerinden biriydi.

Uğur mumcu, araştırmaları ve kitaplarıyla hukuk devletini, insan haklarını ve Atatürkçülüğü en güzel şekilde anlattı. Uğur mumcu, toplumun örnek aldığı katıksız bir Atatürkçüydü.

Atatürk ilke ve devrimlerinin yılmaz savunucusu, kalpaksız kuvayı milliyeci Uğur mumcu’nun karanlık güçler tarafından katledilmesini bir kez daha şiddetle kınıyoruz.

Uğur mumcu’yu kaybetmemizden bu yana geçen 33 yılın sonunda, o günlerde ortaya koyduğu ilişkilerin ortaya çıkardığı sonuçlar bakımından Uğur mumcu hep haklı çıktı. Ne yazık ki siyaset mafya tarikat ilişkileri daha da güçlendi. Çok sayıda yolsuzluk, kamu vicdanını yaralamaya devam etti.

Bizler Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri olarak, Adalet ve Demokrasi haftasında, tüm demokrasi şehitlerimizin önünde saygıyla eğiliyoruz.

Ülkemizde yaşanan faili meçhul cinayetler, haksızlıklar, yolsuzluklar karşısında suskun kalmayan ve bu uğurda yaşamını yitiren başta Uğur mumcu olmak üzere tüm gazetecileri ve aydınlarımızı unutmayacağız, unutturmayacağız.

“Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım, unutma bizi… Bir gün sesimiz hepinizin kulaklarında yankılanacak ey halkım unutma bizi. Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz şimdi, hep birlikteyiz ey halkım unutma bizi, unutma bizi, unutma bizi…”